DİRİLTİLEN ÖLÜLER

DİRİLTİLEN ÖLÜLER

Ölümlerden kim fayda sağlar?

Mezar kazıcıları, mezar soyguncuları, mezarlık malzeme satıcı ve tasarlayıcıları.

Silah tüccarları.

Hayatını başkasının ölümüne bağlayan herkes.

-Birde tarihin çöplüklerine atılmış, çürümüş ve kokmuş kokuşmuş, hükmü kalmamış, denenmiş ve tükenmiş düşünceleri diriltenler de ölmüşlerden yarar sağlarlar.

Kominizm, sosyalizm, materyalizm, başta olmak üzere batı ve doğu menşeli izm-ler.[1]

Bugün dünyada ölmüş ideolojiler diriltilmeye çalışılmaktadır.

1970 yıllarında bize kominizm belası başımıza mübtela edilirken, 1991 yılındaki bitişiyle komünizmin ürettiği terör ve terörist temsilcisi olan PKK 50 yıldır başımıza bela edilmiş durumda.

PKK komünist ve Ermeni teröristleri içinde barındırır ve 20 küsur batılı devlet tarafından da desteklenir.

***************   

Yıllardır söylediğimiz odur ki PKK, sol, sosyalist, komünist bir örgüttür. 

1917 yılında kendine savaşmak için düşman oluşturan Yahudi zihniyeti ve ABD 1917 yılında Rusya’da Komünizmi kurmuş ve bunu 1991 yılına kadar, dünyayı kan gölüne dönüştürürcesine sürdürmüştür. 

1991 yılı Komünizmin yıkılmasından sonra Müslüman terörist, yeşil sermaye düşmanlığını üreterek Ortadoğu ve Müslüman ülkelerini parçalayıp yutma politikasını izlemiştir. 

Bunda da en önemli yöntem olarak devşirdiği ve piyon olarak kullandığı kimseleri devreye koymuş ve başa geçirmiştir. 

Türkiye bunun başlarında gelmektedir. 

-Zamanla içten yapamadığını Rusya’nın yıkılması ve Komünizmin çökmesiyle içimizde boşta ve boşlukta kalan sol ve komünist maşalarla birlikte Ermenileri bir araya getirerek PKK terör örgütünü kurmuş ve her türlü desteği vermiştir. 

Yapılacak anlaşmalara bizzat müdahale edip, engellemiştir. 

**************  

Neden diriltilen ölü?

Dünyada en hayret edilecek şey, inkardır.

Bir sanatın sanatkarını inkardır.
Bir teyip veya kayıt cihazı ne kadar kurgulanmış bir şekilde, beni yapan yok, beni yapan yok derse desin, kendi kendisini inkâr etmiş olur.
Onun kadar hayret edilecek bir diğer husus ise, Allah’ı tanımayanın hükmünü, emir ve yasaklarını yani yaptıklarını inkâr etmesidir.
Ne garip hem inanma hem de sorgulayıp tenkid et.
Oysa bir iğne bile ustasız olmuyor, bir köy muhtarsız olmuyor, o halde nasıl olur şu koca alem sahipsiz ve yaratıcısı olabilir?

 

***************  

Eğer denilirse;

O halde Allah varsa kendisini inkâr eden kâfirin dünyaya gelmesine niye müsaade ediyor?
İbrahim’in babası Azer’e müsaade etmeseydi, İbrahim olmazdı.
Mesela Billy Gates’e müsaade etmeseydi ve benzerlerine elektronik alanında bunca gelişmeler olmazdı.
Dünyanın imarında katkı sağlanamazdı.

Kabiliyetler gelişmezdi.

Zira her şey zıddıyla bilinir.

Bunlar birçok hikmetlerinden biridir.

MEHMET ÖZÇELİK

18-05-2024

 

 

[1] https://tesbitler.com/index.php?s=kominizm

Loading

No ResponsesMayıs 18th, 2024

2.Abdulhamid ve THEODor Herzl görüşmesi ve konuşulanlar NELERDİR?

  1. Abdulhamid ve THEODor Herzl görüşmesi ve konuşulanlar NELERDİR?

  2. Abdülhamid ve Theodor Herzl arasındaki görüşme, modern Siyonizm’in babası olarak kabul edilen Herzl ile Osmanlı İmparatorluğu’nun son güçlü sultanlarından biri olan Abdülhamid Han arasında gerçekleşmiştir. Bu tarihi görüşme, 19 Mayıs 1901 tarihinde yapılmıştır ve Siyonist lider Herzl’in, Filistin’de Yahudilere toprak satılması için Sultan Abdülhamid’e yaptığı teklifleri içermektedir⁵.

    Görüşmede Herzl, Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarını ödemeyi ve ekonomik destek sağlamayı teklif etmiş, ancak karşılığında Yahudilerin Filistin’e yerleşmelerine izin verilmesini istemiştir. Ancak Sultan Abdülhamid, Osmanlı topraklarının satılmayacağını ve Yahudilerin Filistin’e yerleşmesine izin vermeyeceğini belirtmiştir. Bu duruşuyla tanınan Abdülhamid, “Devlet-i Âliye’nin satılık tek bir karış toprağı yoktur” sözüyle anılmaktadır⁵.

    Bu görüşme, Herzl’in Siyonist hareketi için önemli bir dönüm noktası olmuş ve daha sonraki yıllarda İsrail devletinin kurulmasına giden yolda önemli bir etken olmuştur. Görüşmenin detayları ve sonuçları, o dönemin siyasi ve sosyal yapısını derinden etkileyen faktörler arasında yer almaktadır.

    Herzl’in Sultan Abdülhamid’e yazdığı mektuplar ve görüşmelerin detayları, tarihi kaynaklarda ve arşiv belgelerinde yer almakta olup, bu konu üzerine yapılan çalışmalar ve yayınlar, olayın daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır⁴⁵⁶.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) Herzl’in gizemli mektubu, 2. Abdülhamid toprak sattı mı? – Haber Global. 
    https://haberglobal.com.tr/gundem/herzlin-gizemli-mektubu-2-abdulhamid-toprak-satti-mi-288439.
    (2) Sultan II. Abdülhamit ve Theodor Herzl, Tarihi gerçekler. http://www.turkyahudileri.com/index.php/tr/makale-ve-tezler/112-sultan-ii-abdulhamit-ve-theodor-herzl-tarihi-gercekler.
    (3) Vav Tv Programlar | Tarihe Yolculuk – Sultan 2. Abdulhamid Han ve …. https://www.vavtv.com.tr/programlar/tarihe-yolculuk/sultan-2-abdulhamid-han-ve-filistin-i-tarihe-yolculuk.
    (4) 4K , Renkli | II.Abdülhamid Ve Teodor Herzl Görüşmesi. https://www.youtube.com/watch?v=bDtYz52OOdQ.
    (5) Sultan Abdülhamid Han Theodor Herzl görüşmesi. https://www.youtube.com/watch?v=sLrkHT4Nevo.
    (6) Rare Footage Of Sultan Abdul Hamid ll And Theodore Herzl, Founder Of Zionism. https://www.youtube.com/watch?v=vQ9-AqBdYF0.
    (7) Görüntülerin II.Abdülhamit ve Theodor Herzl’in görüştüğü anları …. https://teyit.org/analiz/goruntulerin-iiabdulhamit-ve-theodor-herzlin-gorustugu-anlari-gosterdigi-iddiasi.

    @@@@@@@@

    Herzl ve Abdülhamid arasındaki görüşme sonuçları nelerdi?

    Sultan II. Abdülhamid ve Theodor Herzl arasındaki görüşmenin sonuçları, Osmanlı İmparatorluğu’nun Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulmasına yönelik Herzl’in tekliflerinin Sultan tarafından reddedilmesi şeklinde özetlenebilir. Görüşmelerde Herzl, Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarının ödenmesi ve ekonomik destek karşılığında Filistin’de Yahudilere yerleşim izni verilmesini talep etmiş, ancak Sultan II. Abdülhamid bu teklifi kabul etmemiştir⁴⁵⁶.

    Sultan II. Abdülhamid, Osmanlı topraklarının bütünlüğünü koruma konusunda kararlı bir tutum sergilemiş ve “Devlet-i Âliye’nin satılık tek bir karış toprağı yoktur” ifadesiyle bilinen bir duruşa sahip olmuştur. Bu görüşme, Herzl’in Siyonist hareketi için önemli bir dönüm noktası olmuş ve daha sonraki yıllarda İsrail devletinin kurulmasına giden yolda önemli bir etken olmuştur⁴⁵⁶.

    Görüşmelerin içeriği ve sonuçları hakkında farklı yorumlar bulunmakla birlikte, genel kabul gören görüş, Sultan II. Abdülhamid’in Herzl’in tekliflerini reddettiği ve Osmanlı topraklarının satışına izin vermediği yönündedir⁴⁵⁶.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) Görüntülerin II.Abdülhamit ve Theodor Herzl’in görüştüğü anları …. https://teyit.org/analiz/goruntulerin-iiabdulhamit-ve-theodor-herzlin-gorustugu-anlari-gosterdigi-iddiasi.
    (2) Sultan II. Abdülhamit ve Theodor Herzl, Tarihi gerçekler. http://www.turkyahudileri.com/index.php/tr/makale-ve-tezler/112-sultan-ii-abdulhamit-ve-theodor-herzl-tarihi-gercekler.
    (3) Herzl’in gizemli mektubu, 2. Abdülhamid toprak sattı mı? – Haber Global. https://haberglobal.com.tr/gundem/herzlin-gizemli-mektubu-2-abdulhamid-toprak-satti-mi-288439.
    (4) 4K , Renkli | II.Abdülhamid Ve Teodor Herzl Görüşmesi. https://www.youtube.com/watch?v=bDtYz52OOdQ.
    (5) Sultan Abdülhamid Han Theodor Herzl görüşmesi. https://www.youtube.com/watch?v=sLrkHT4Nevo.
    (6) Complete Story of Theodor Herzl – The Father of Israel | Payitaht Abdülhamid. https://www.youtube.com/watch?v=8iA54S1XV_g.
    (7) Siyonizmin kurucusu Teodar Herzl’in yazdığı mektup ilk kez … – Akşam. https://www.aksam.com.tr/guncel/herzl-toprak-degil-yerlesim-yeri-istemis/haber-722720.

    @@@@@@

    Herzl’in Sultan Abdülhamid’e yazdığı mektuplar ve görüşmelerin detayları nelerdir?

    Theodor Herzl’in Sultan II. Abdülhamid’e yazdığı mektuplar ve aralarında gerçekleşen görüşmelerin detayları, Siyonizm hareketinin ve Filistin’de bir Yahudi devleti kurma fikrinin gelişiminde önemli bir yer tutar. Herzl, Osmanlı İmparatorluğu’nun borçlarını ödemek ve ekonomik destek sağlamak karşılığında Filistin’de Yahudilere yerleşim izni verilmesini teklif etmiştir. Ancak, Sultan II. Abdülhamid bu teklifleri reddetmiş ve Osmanlı topraklarının satılmayacağını, Yahudilerin Filistin’e yerleşmesine izin vermeyeceğini belirtmiştir¹².

    Herzl’in Sultan’a yazdığı mektuplarda, Duyun-u Umumiye ile görüşmelerinden bahsederek, ne yapılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca, Herzl’in Sultan II. Abdülhamid’e yaptığı ilk teklif, dostu olan Polonyalı aristokrat Phillip de Nevlinsky aracılığıyla olmuş, ancak sonuç alınamamıştır. Herzl, 1896’da İstanbul’a gelmiş ve Başkente dört defa daha ziyarette bulunarak Yıldız Sarayı ile bağlantısını 1902’ye kadar sürdürmüştür².

    19 Mayıs 1901 tarihinde gerçekleşen karşılıklı görüşmenin detaylarına göre, Herzl Sultan II. Abdülhamid’in huzuruna çıkmış, ancak Siyonistlerin Filistin’e yerleşmelerine izin verilmediği belirtilmiştir. Bu görüşme, “Devlet-i Âliye’nin satılık tek bir karış toprağı yoktur” söyleminin ortaya çıkmasına ve Herzl’in Padişah’ın huzurundan kovulduğu şeklinde bir mizansenle anılmasına neden olmuştur².

    Bu tarihi görüşmeler ve mektuplaşmalar, Siyonizm hareketinin gelişimi ve daha sonraki yıllarda İsrail devletinin kurulmasına giden süreç üzerinde büyük etki yapmıştır. Herzl ve Sultan II. Abdülhamid arasındaki bu önemli diyalog, tarihi kaynaklarda ve arşiv belgelerinde detaylı bir şekilde incelenmiştir¹²³.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) Sultan II. Abdülhamit ve Theodor Herzl | Şalom Gazetesi – 08.05.2024. https://www.salom.com.tr/arsiv/haber/102963/sultan-ii-abdulhamit-ve–theodor-herzl.
    (2) Sultan II. Abdülhamit ve Theodor Herzl, Tarihi gerçekler. http://www.turkyahudileri.com/index.php/tr/makale-ve-tezler/112-sultan-ii-abdulhamit-ve-theodor-herzl-tarihi-gercekler.
    (3) Siyonizmin kurucusu Teodar Herzl’in yazdığı mektup ilk kez … – Akşam. https://www.aksam.com.tr/guncel/herzl-toprak-degil-yerlesim-yeri-istemis/haber-722720.
    (4) Osmanlı Arşiv Belgeleri Şaşıracaksınız: Sultan Abdulhamit ve Theodor …. https://www.mavimarmaragazetesi.com/haber/18256382/osmanli-arsiv-belgeleri-sasiracaksiniz-sultan-abdulhamit-ve-theodor-herzl-gorusmeleri-detaylari.

    @@@@@@@@

    Herzl ve Abdülhamid arasındaki mektuplaşmaların tamamı nerede bulunabilir?

    Theodor Herzl ve Sultan II. Abdülhamid arasındaki mektuplaşmaların ve görüşmelerin detayları, Osmanlı arşivlerinde bulunabilir. Bu tarihi belgeler, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerine ve Siyonizm hareketinin başlangıcına ışık tutar niteliktedir. Arşiv belgeleri, araştırmacılar ve tarihçiler tarafından incelenmiş ve bu konuda çeşitli yayınlar yapılmıştır¹²³.

    Ayrıca, bu belgelerle ilgili seminerler ve konferanslar düzenlenmekte, arşiv araştırmacıları tarafından konu hakkında bilgi verilmektedir. Örneğin, Osmanlı arşiv araştırmacısı Nermin Taylan Erkutlu’nun “Arşiv Belgeleriyle Filistin Gerçekleri” konulu bir seminer düzenleyeceği belirtilmiştir¹.

    Eğer bu konuda daha fazla bilgi edinmek ve belgelere erişmek istiyorsanız, Osmanlı arşivlerine erişim sağlayan resmi kurumlarla iletişime geçebilir veya konuyla ilgili akademik çalışmaları inceleyebilirsiniz. Ayrıca, bu tür belgeler genellikle tarih ve arşivcilikle ilgili kitaplarda veya akademik makalelerde de bulunabilir¹²³.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) Osmanlı arşiv araştırmacısı, belgelerle Filistin gerçeğini anlattı …. https://www.iha.com.tr/istanbul-haberleri/osmanli-arsiv-arastirmacisi-belgelerle-filistin-gercegini-anlatti-41122577.
    (2) Sultan II. Abdülhamit ve Theodor Herzl | Şalom Gazetesi – 08.05.2024. https://www.salom.com.tr/arsiv/haber/102963/sultan-ii-abdulhamit-ve–theodor-herzl.
    (3) (PDF) Osmanlı Arşiv Belgeleri Işığında II. Abdülhamid Döneminde …. https://www.academia.edu/34505239/Osmanl%C4%B1_Ar%C5%9Fiv_Belgeleri_I%C5%9F%C4%B1%C4%9F%C4%B1nda_II_Abd%C3%BClhamid_D%C3%B6neminde_Yahudilerin_Filistine_Yerle%C5%9Fim_%C3%87abalar%C4%B1_Akademik_Arastirmalar_Dergisi_pdf.

    @@@@@@

    Bu belgelerin dijital kopyaları var mıdır?

    Evet, Sultan II. Abdülhamid ve Theodor Herzl arasındaki mektuplaşmaların ve görüşmelerin dijital kopyaları bulunmaktadır. Özellikle, İstanbul Üniversitesi’nin Sultan II. Abdülhamid’in Yıldız Fotoğraf Koleksiyonu’nun dijitalleştirilmesi projesi kapsamında, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine dair eşsiz görsel belgeler dijital ortamda araştırmacıların kullanımına sunulmuştur¹. Bu koleksiyon, çeşitli şehirlerden, saraylardan, törenlerden, yabancı devlet adamlarının ziyaretlerinden, mimari yapılardan, askerlik faaliyetlerinden ve günlük yaşamdan kareler içermektedir.

    Ayrıca, Herzl ve Abdülhamid arasındaki tarihi mektuplaşmalar ve görüşmeler hakkında daha fazla bilgi ve belgeye erişmek için, Türk Yahudi Toplumu’nun web sitesinde yer alan makaleler ve tezler bölümüne bakabilirsiniz². Bu kaynaklar, Siyonizm’in gelişimi ve Osmanlı Devleti üzerindeki etkileri hakkında derinlemesine bilgi sağlayabilir.

    Dijital kopyaların erişilebilirliği ve kullanımı hakkında daha fazla bilgi almak için, ilgili üniversitelerin nadir eserler kütüphaneleri veya Osmanlı arşivlerine erişim sağlayan resmi kurumların web sitelerini ziyaret edebilirsiniz. Bu belgeler, tarih araştırmaları ve akademik çalışmalar için önemli bir kaynak teşkil etmektedir.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) Sultan II. Abdülhamid’in Yıldız Fotoğraf Koleksiyonu Dijital Ortamda …. https://www.ikinciabdulhamid.com/yildiz-fotograf-koleksiyonu-dijital-ortamda.
    (2) Sultan II. Abdülhamit ve Theodor Herzl, Tarihi gerçekler. http://www.turkyahudileri.com/index.php/tr/makale-ve-tezler/112-sultan-ii-abdulhamit-ve-theodor-herzl-tarihi-gercekler.
    (3) Sultan II. Abdülhamid: Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey. https://turkpidya.com/tr/sultan-ii-abdulhamid-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/.

    @@@@@@@
    Siyonizmin tarihinde başka önemli görüşmeler var mıydı?

    Siyonizmin tarihinde birçok önemli görüşme ve olay yer almaktadır. Bunlar arasında en dikkat çekici olanlarından bazıları şunlardır:

    – **Balfour Deklarasyonu (1917)**: İngiltere’nin Yahudi halkına, Filistin’de bir ulusal yurt kurma sözü verdiği bir deklarasyondur. Bu, uluslararası alanda Siyonizm hareketine verilen ilk resmi destektir ve İsrail Devleti’nin kurulmasının yolunu açmıştır¹.

    – **Filistin Mandası (1920-1948)**: Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Milletler Cemiyeti’nin kararıyla İngiltere’ye verilen mandatın bir parçası olarak, Filistin’de Yahudi göçünü ve yerleşimini teşvik eden politikalar uygulanmıştır¹.

    – **Hitler’in Yükselişi ve Yahudi Göçü**: İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında, Avrupa’daki Yahudilere yönelik artan baskı ve zulüm, Siyonizm hareketinin ve Filistin’e Yahudi göçünün hızlanmasına neden olmuştur¹.

    – **İsrail Devleti’nin Kuruluşu (1948)**: Siyonizm hareketinin en büyük hedefi olan İsrail Devleti’nin kuruluşu, 1948 yılında gerçekleşmiştir. Bu, Siyonizm tarihi için bir dönüm noktasıdır ve hareketin temel amaçlarından birinin gerçekleşmesini simgeler¹.

    Bu olaylar, Siyonizm hareketinin gelişimi ve Yahudi halkının tarihindeki önemli dönemeçler olarak kabul edilir ve Siyonizmin tarihi üzerine yapılan çalışmalarda geniş yer bulur¹. Siyonizm tarihi, bu ve benzeri birçok önemli görüşme ve olayla doludur ve her biri, bugünkü Orta Doğu’nun siyasi ve sosyal yapısını şekillendirmede önemli rol oynamıştır.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) Siyonizm – Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Siyonizm.
    (2) Siyonizm Nedir: Kökenleri, İlkeleri ve Tarihsel Gelişimi – KARAR. https://www.karar.com/hayat-haberleri/siyonizm-nedir-kokenleri-ilkeleri-ve-tarihsel-gelisimi-1803669.
    (3) Siyonizm ne demek, tarihte nasıl ortaya çıktı? Yahudiler Filistin’de ne …. https://www.ahaber.com.tr/dunya/2024/02/28/siyonizm-tarihi-nedir-ne-demek-yahudiler-filistinde-ne-yapmak-istiyor-hedefledikleri-neler-mescid-i-aksayi-neden-yikmak-istiyorlar.
    (4) tr.wikipedia.org. https://tr.wikipedia.org/wiki/Siyonizm.

    @@@@@@@

    İsrail Devleti’nin kuruluş süreci nasıl gerçekleşti?

    İsrail Devleti’nin kuruluş süreci, 19. yüzyılın sonlarına doğru başlayan ve 20. yüzyılın ortalarına kadar süren karmaşık tarihi olaylar zincirinin bir sonucudur. İsrail’in kuruluşu için ilk resmi adım olarak kabul edilen olay, 29 Ağustos 1897’de İsviçre’de Basel’de toplanan ilk Siyonist Kongresi’dir. Bu kongrede, Yahudilerin Filistin’de bir “yurt” edinmesi kararı alınmıştır¹.

    Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan Filistin’de, 1917’de İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour’un Siyonist Federasyonu Başkanı’na gönderdiği mektupla, İngiltere’nin Filistin’de bir Yahudi devleti kurulmasını desteklediğini resmen bildiren “Balfour Deklarasyonu” yayımlandı. Bu deklarasyon, Yahudi devleti kurulması sorununun bir dönüm noktası sayılmaktadır².

    II. Dünya Savaşı sonrasında, Birleşmiş Milletler 1947’de Filistin’in Araplar ve Yahudiler arasında bölünmesine ve Kudüs’e tarafsız bir statü verilmesine karar verdi. Ancak bu plan Arap ülkeleri tarafından tepkiyle karşılandı. İngiltere, 14 Mayıs 1948’de Filistin’deki manda yönetimini tek taraflı olarak kaldırdı ve aynı gün İsrail Devleti’nin kurulduğu ilan edildi².

    Bu süreç, İngiliz Mandası’nın sona ermesi ve Birleşmiş Milletler’in planının uygulamaya geçmesiyle gerçekleşti. İsrail Devleti’nin kuruluşu, bölgede yeni bir siyasi gerçekliğin başlangıcı oldu ve Arap-İsrail ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası teşkil etti³.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) İsrail devleti ne zaman ve nasıl kuruldu? (Geçmiş dönemden günümüze …. https://www.ntv.com.tr/dunya/israil-devleti-ne-zaman-ve-nasil-kuruldu-gecmis-donemden-gunumuze-israilin-tarihcesi-ve-kurulusu,XFcIAUVJbUCRUEKRva3YaA.
    (2) İsrail’in Kuruluşu ve Bugünkü Durumu – Tarih Bilimi. https://www.tarihbilimi.net/israilin-kurulusu/.
    (3) İsrail’in Kuruluşu ve Bugünkü Durumu – Tarih Bilimi. https://bing.com/search?q=%c4%b0srail+Devleti%27nin+kurulu%c5%9f+s%c3%bcreci.
    (4) İsrail devleti nasıl kuruldu?-2023 – pendikteyasam.com. https://pendikteyasam.com/israil-devleti-nasil-kuruldu/.
    (5) İsrail Devletinin Kuruluş Süreci – TUİÇ Sözlük. https://uliwiki.org/index.php?title=%C4%B0srail_Devletinin_Kurulu%C5%9F_S%C3%BCreci.
    (6) undefined. https://bing.com/search?q=.

    @@@@@@

    Filistinliler İsrail’in kuruluşunu nasıl karşıladılar?

    İsrail Devleti’nin 1948’de kuruluşunu ilan etmesi, Filistinliler tarafından büyük bir felaket olarak algılandı ve “El Nakba” yani “Felaket” günü olarak anılmaya başlandı². İsrail’in bağımsızlığının ilan edilmesine karşı çıkan Filistinliler, bu olayı toprak kaybı ve sürgünle sonuçlanan bir trajedi olarak gördüler. Yüz binlerce Filistinli, ya evlerinden zorla çıkarıldı ya da savaş nedeniyle topraklarını terk etmek zorunda kaldı². Bu durum, İsrail ile Filistinliler arasında uzun süreli bir çatışmanın başlangıcı oldu ve bölgede derin sosyal ve politik yaralar açtı¹².

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) İsrail-Filistin sorunu nasıl başladı? – BBC News Türkçe. https://www.bbc.com/turkce/articles/crg3gv17p00o.
    (2) İsrail-Filistin Sorununun Tarihçesi: 1897’den 2022’ye – Bianet. https://bianet.org/haber/israil-filistin-sorununun-tarihcesi-1897-den-2022-ye-192219.
    (3) İsrail-Filistin arasındaki sorun nedir, nasıl başladı? – Haberler. https://bing.com/search?q=Filistinliler+%c4%b0srail%27in+kurulu%c5%9funa+tepkileri.
    (4) İsrail-Filistin arasındaki sorun nedir, nasıl başladı? – Haberler. https://www.haberler.com/dunya/israil-filistin-sorunu-nasil-basladi-16407456-haberi/.
    (5) Filistin sorunu nedir, yüz yıllık tarihinde neler yaşandı?. https://www.cnnturk.com/dunya/filistin-sorunu-nedir-yuz-yillik-tarihinde-neler-yasandi.
    (6) undefined. https://bing.com/search?q=.

    @@@@@@

    El Nakba günü neden önemlidir?

    El Nakba, Arapça’da “felaket” anlamına gelir ve Filistinliler için büyük bir tarihi ve duygusal öneme sahiptir. 15 Mayıs 1948’de İsrail Devleti’nin kuruluşuyla birlikte, yaklaşık 750 binden fazla Filistinli, evlerini ve topraklarını terk etmek zorunda kaldı¹. Bu süreçte birçok Filistinli ya gitmeye zorlandı ya da güvenlik endişeleri nedeniyle göç etmek zorunda bırakıldı¹.

    El Nakba günü, Filistinliler için yaşanan sürgünün ve kaybedilen toprakların, malların, mülklerin ve hakların yasını tutmak için her yıl 15 Mayıs tarihinde anma günü olarak geçirilir⁶. Bu gün, Filistinlilerin tarihindeki acıları ve kayıpları hatırlamalarının yanı sıra, sürgünde olan milyonlarca Filistinlinin bitmeyen sürgününü ve devam eden mücadelelerini de simgeler¹².

    El Nakba günü, Filistinlilerin topraklarına geri dönme umutlarını ve haklarını ifade etme fırsatı olarak da görülür. Bu gün, Filistinlilerin tarihsel adaletsizliklere karşı direnişlerinin ve ulusal kimliklerinin korunması adına önemli bir simge haline gelmiştir³⁴⁵.

    Kaynak: Bing ile konuşma, 18.05.2024
    (1) El Nakba: 1948’de ne oldu ve Filistinliler neden 15 Mayıs’ı ‘Felaket Günü’ olarak anıyor?. https://www.haberler.com/dunya/el-nakba-1948-de-ne-oldu-ve-filistinliler-neden-15-17329077-haberi/.
    (2) Nekbe Günü – Vikipedi. https://bing.com/search?q=El+Nakba+g%c3%bcn%c3%bc+%c3%b6nemi.
    (3) El Nakba’nın 76. yılında aynı trajedi: Filistinliler Felaket Günü’nü anıyor. https://www.karar.com/dunya-haberleri/el-nakbanin-76-yilinda-ayni-trajedi-filistinliler-felaket-gununu-aniyor-1862981.
    (4) İstanbul’da Nakba Günü yürüyüşü: “Nakba bitecek Filistin halkı geri dönecek”. https://www.msn.com/tr-tr/haber/other/İstanbul-da-nakba-günü-yürüyüşü-nakba-bitecek-filistin-halkı-geri-dönecek/ar-BB1muWOZ.
    (5) El Nakba: 1948’de ne oldu ve Filistinliler neden 15 Mayıs’ı ‘Felaket …. https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/el-nakba-1948de-ne-oldu-ve-filistinliler-neden-15-mayisi-felaket-2206782.
    (6) Nakba Günü nedir ve Filistinliler için neden önemli? – DW. https://www.dw.com/tr/nakba-g%C3%BCn%C3%BC-nedir-ve-filistinliler-i%C3%A7in-neden-%C3%B6nemli/a-69083324.

Loading

No ResponsesMayıs 18th, 2024

İSRAİL DÜNYADAN TECRİD EDİLECEK

İSRAİL DÜNYADAN TECRİD EDİLECEK

Hadiste, “Müslümanlar, Yahudilerle harp etmedikçe kıyamet kopmayacak. Harp olacak ve Müslümanlar onları yenip öldürecekler. Öyle ki, Yahudiler ağaç ve taşların arkasına saklanacaklar, o ağaç ve taşlar konuşarak, ‘Ey Müslüman, ey Allah’ın kulu, arkamda bir Yahudi var, gel onu öldür.’ diyecek. Sadece arkad ağacı haber vermeyecek, çünkü bu ağaç, onların ağacıdır.[1]


Allah-u a’lem bunun dünyada gelişen durumlar ve İsrail’e gösterilen tepkiler sebebiyle bir manası, İsrail’in dünyadan Tecrîd edilmesi yani soyutlanmasıdır.
Mecazi olarak ĞARKAD ağacı olan ABD hariç.
Dünya tepki gösterirken, ABD himaye edip, para, silah ve istihbarat yardımında bulunmaktadır.

 

Ancak İslam dünyasından kaynaklanan büyük bir problem de vardır.

Oda şu tesbitte görülmektedir.
“Bundan yıllar önce gazetecilerin, İsrail Devleti’nin o günkü başbakanı Şimon Perez’e “Kur’an-ı Kerim, sizin devletinizin yıkılacağından haber veriyor.” diye hatırlattıklarında, Perez şu cevabı vermişti: “Kur’an’ın bahsettiği Müslümanlar gelsin, düşünürüz.”[2]

-Bunlardan birisi de İran’ın durumu ve Şia’nın mahiyetindeki tutumudur.[3]

-En masum ifadesiyle islam dünyasının zulmün kucağında eğitim görmesidir.[4]

-Filistin’de hem insanlar ölüyor hem de insanlık İslam dünyasının bu dağınıklığından dolayı.

Bunun başında da Hadiste zikredilen Vehn hali yani dünya sevgidir.[5]

-Sevban’dan (r.a) rivayet edildiğine göre Rasûlullah (asm) şöyle buyurmuştur:

“Yakında milletler, yemek yiyenlerin (başkalarını) çanaklarına (sofralarına) davet ettikleri gibi, size karşı (savaşmak için) biribirlerini davet edecekler.”

Birisi: “Bu o gün bizim azlığımızdan dolayı mı olacak?” dedi.

Rasûlullah (asm), “Hayır, aksine siz o gün kalabalık, fakat selin önündeki çörçöp gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkma hissini soyup alacak, sizin gönlünüze de vehn atacak.” buyurdu.

Yine bir adam: “Vehn nedir ya Rasûlullah?” diye sorunca:

“Vehn, dünyayı (fazlaca) sevmek ve ölümü kötü görmektir.” buyurdu.[6]

 

MEHMET ÖZÇELİK

17-05-2024

 

 

[1] ”Ennihaye, cilt 1, shf. 87, 103, 104, 117; İbni Mace, cild: 2, shf: 1363; Müslim, cild: 4, s. 2239.

https://tesbitler.com/index.php?s=%C4%9Earkad

[2] Tercüman Gazetesi, Ergun Göze, 1986.
https://www.google.com/amp/s/sorularlaislamiyet.com/peygamber-efendimizin-yahudileri-oldurunuz-seklinde-bir-hadisi-var-midir%3famp

[3] https://www.facebook.com/reel/2225409057837292

[4] https://tesbitler.com/2024/02/13/bitlis-tiflis/

[5] https://tesbitler.com/2023/11/17/zihinleri-ve-kalbleri-isgal-edilen-islam-dunyasi/

[6] bk. Ebu Davud, Melahim, 5.

https://sorularlaislamiyet.com/vehn-dunyayi-fazlaca-sevmek-ve-olumu-kotu-gormek-anlamindaki-hadis-sahih-midir

 

Loading

No ResponsesMayıs 17th, 2024

NOKTADAN NOKTAYA-NOKTADAKİ NÜKTE

NOKTADAN NOKTAYA-NOKTADAKİ NÜKTE

Harf, kelime, cümle ve kitap hep ilk konulan nokta ile gelişerek başlıyor ve sonu nokta ile noktalanıyor.[1]

Kâinat da başlangıçta nokta ile başladı, büyüyerek gelişti ve İsrafil’in noktayı koymasıyla yine aslına rücu edecek ve nokta haline dönüşecektir.
Başta tohum, çekirdek ve yumurta tohumundan ibaretti.
Gelişip büyüdü, karada, havada ve denizde vaziyet aldı.
İnsanda bir nokta olarak ana rahmine düştü, gelişti ve insan olmaya aday seçildi.
Gelişimini dünyada da devam ettirdi.
Ve sonuçta ölümüyle bir nokta olan Acb-uz Zeneb’de toplandı.
Nokta ile ve bir sperm ve meni ile, atılmış bir damla su halinde iken yine aslına dönüş yaptı.

****************   

Her şey bir ‘Ol’ emriyle başladı.
Nokta ile başlayan O emirle varlıklar oluşumunu devam ettirirken, ‘Öl’ emriyle de tekrar asıllarına dönüş yapacaklardır.
İlk yaratılan Kalem oldu.[2]
Sonra Kelam.
Kaleme yaz dedi.
Kalem hala yazımını devam ettirmektedir.
Son noktayı koyana kadar.
Okyanuslar damlalardan oluşmaktadır.
Hava zerrelerden müteşekkil.
Varlıklar atomlardan meydana gelmekte.
İnsan ise hücrelerden.
Hepsi de bir noktadan.
Noktada büyük bir nükte var.

[1] https://www.youtube.com/watch?v=2QK64XCI4IU

[2] https://www.youtube.com/watch?v=lWI1DU6zqTs

https://www.youtube.com/watch?v=i3iyheNPf8Y

Loading

No ResponsesMayıs 17th, 2024

DARBELERİN ALT YAPISI-ÇETELER

DARBELERİN ALT YAPISI

ÇETELER


Son zamanlarda ve özellikle içişleri bakanı Sayın Ali Yerlikaya’nın Bakanlığında, sürekli çetelere yönelik faaliyetlerin arttığını görmekteyiz.[1]
Oda gayet ciddi oranda.
Önemli konularda.
Ciddi noktalarda.
Büyük çapta.
Bu durum bir yandan adeta çeteler tarafından kuşatılmamız yönüyle korkuturken, diğer yandan da vücutta yer etmiş, sancı oluşturan birinin çıkmasıyla sevinmekte ve rahatlamaktayız.
Belli ki dağ kadrosunu besleyen içteki çetelerin varlığıymış.
Belli ki sihirbaza bak, aldatmacasıyla bu millet soyulmuş, gerçek hırsızlar tarafından…
Tıpkı 1980 darbesinden bir gün önce memlekette terör eser ve estirilirken, bir gün sonra memleket süt limana dönmüştü.
Hatta o sırada Adıyaman merkeze bağlı Pirin köyünde cuma namazını kıldırmış, yürüyerek merkeze varmıştım.
12 Eylül 1980 Cuma günü, sabah saat 03:00 civarında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından başlatılan askerî müdahale sonucunda her tarafta tam bir sessizlik ve yollarda kimseler yoktu.
Eve vardıktan sonra haberim oldu.
Bir gün içerisinde ne oldu da toplum sessizliğe büründü?
Adı bile bilinmeyen Kenan Evren 9 yıl devleti idare etti.
Kendisi, darbenin olgunlaşmasını bekledik, dedi.
Darbeci başı ABD ise, bizim çocuklar başardı, dedi.
Hala o darbe ve darbelerin izleri ve yaraları devam etmektedir.[2]
Bugünde çetelerin bazı ifşaatları üzerine darbe söylentileri gündeme gelmekte ve getirilmektedir.
Şimdiye kadar ve bundan sonraki zamanda en çok korktuğum da zaten bu idi.
Çünkü devletin bağırsakları tam temizlenmemişti.
Daha büyük korkum ise, bazen dile getirdiğim üzere, bir değişim ve rehavetten sonra bunun bir elli yıl daha sürdürülmesidir.
2001 yılındaki Kriz ile 20 civarında bankanın içi boşaltılmış, ilk defa bu boyutta ekonomi dibe vurmuştu.
Belli ki krizden ve terörden beslenen belli bir azınlık, krizi destekliyor ve terörü besliyordu.
Bu durum memleketimizde de ve dünyada da hala devam etmektedir.
Savaşın olmasını elbette silah tüccarları ister.
Doların yükselmesini de en çok doların sahibi olan ABD ister.
Ayakta kalmak için.

Allah yardımcımız olsun.

MEHMET ÖZÇELİK

16-05-2024

[1] https://www.yenisafak.com/gundem/bir-yil-icerisinde-420-organize-suc-cetesi-cokertildi-4598991 

https://www.haber7.com/guncel/haber/3387296-son-dakika-haberi-buyuk-temizlik-iste-cokertilen-suc-orgutu-sayisi

https://www.ekonomim.com/gundem/infaz-yasasi-cikti-cezaevleri-bosaldi-haberi-712508

https://www.haber7.com/siyaset/haber/3291016-sultan-ii-abdulhamid-bu-gunleri-100-yil-oncesinden-gormus-darbeciler-projesine-engel-olmasaydi

[2] https://www.yeniakit.com.tr/haber/tuyleri-diken-diken-eden-goruntuler-erdogandan-vesayetci-buyukanita-ve-generallere-okkali-firca-1660201.html

 

Loading

No ResponsesMayıs 16th, 2024

İnsanda hangi madenler ve elementler vardır ve bunların en önemlisi hangisidir?

İnsanda hangi madenler ve elementler vardır ve bunların en önemlisi hangisidir?


İnsan vücudunda bulunan başlıca elementler ve bunların önemleri şu şekildedir:

– **Oksijen (O)**: Vücut kütlesinin yaklaşık %65’ini oluşturur ve suyun ana bileşenidir. Vücuttaki sıcaklık ve ozmotik basıncı düzenlemek için kullanılır¹.
– **Karbon (C)**: Vücut kütlesinin yaklaşık %18.5’ini oluşturur. Organik moleküllerin temel birimidir ve karbonhidratlar, yağlar, nükleik asitler ve proteinlerin yapısında yer alır¹.
– **Hidrojen (H)**: Vücut kütlesinin yaklaşık %9.5’ini oluşturur. Suda ve tüm organik moleküllerde bulunur¹.
– **Azot (N)**: Vücut kütlesinin yaklaşık %3.2’sini oluşturur. Proteinlerde ve genetik kodu oluşturan nükleik asitlerde bulunur¹.
– **Kalsiyum (Ca)**: Vücut kütlesinin yaklaşık %1.5’ini oluşturur. Kemiklerde yapısal bir malzeme olarak kullanılır ve kas kasılması için gereklidir¹.
– **Fosfor (P)**: Vücut kütlesinin yaklaşık %1.0’ını oluşturur. Hücrelerde birincil enerji taşıyıcısı olan ATP molekülünde ve kemik yapısında bulunur¹.
– **Potasyum (K)**, **Sodyum (Na)**, **Klor (Cl)**, **Magnezyum (Mg)** ve **Kükürt (S)** gibi diğer elementler de vücutta daha az miktarda bulunur ancak hayati fonksiyonlar için önemlidir¹.

Bu elementlerin her biri insan vücudunun sağlıklı işleyişi için kritik öneme sahiptir ve en önemlisi olarak belirlemek zordur. Ancak, vücut kütlesinin büyük bir kısmını oluşturan ve hayati fonksiyonlar için gerekli olan **oksijen** ve **karbon** öne çıkmaktadır. İnsan vücudunun kütlesinin %96,2’si sadece dört elementten (oksijen, karbon, hidrojen ve azot) oluşur ve bu da onların önemini vurgular¹.

@@@@@@@@@

Vücutta hangi mineraller eksikliği sağlık sorunlarına yol açar?

Vücutta eksikliği sağlık sorunlarına yol açabilecek bazı önemli mineraller ve bunların işlevleri şunlardır:

– **Kalsiyum (Ca)**: Kemik ve dişlerin gelişimi için kritik öneme sahiptir. Sinir iletimi, kas çalışması ve kanın pıhtılaşmasında rol oynar. Kalsiyum eksikliği, kramplar, kas kasılması ve titreme gibi belirtilere yol açabilir ve tedavi edilmezse osteopeni veya osteoporoz gibi durumlara neden olabilir¹.
– **Demir (Fe)**: Hemoglobin bileşenidir ve dokulara oksijen taşınmasında önemli bir rol oynar. Demir eksikliği, güçsüzlük, yorgunluk ve bağışıklık sistemi bozukluğu gibi sorunlara yol açabilir².
– **Magnezyum (Mg)**: Vücudun yüzlerce kimyasal reaksiyonu için gereklidir, özellikle enerji metabolizması ve protein üretimi için önemlidir. Magnezyum eksikliği, kas ve sinir fonksiyonlarının bozulmasına yol açabilir².
– **Fosfor (P)**: ATP’nin yapısında bulunur ve enerji transferinde kritik bir role sahiptir. Fosfor eksikliği, anksiyete, kemik problemleri ve diş zayıflıkları gibi sorunlara yol açabilir³.

Bu minerallerin her birinin vücuttaki eksikliği, farklı sağlık sorunlarına yol açabilir ve bu yüzden dengeli ve yeterli bir diyetle alınmaları önemlidir. Eksikliklerin belirtileri ve tedavisi için bir sağlık profesyoneline danışmak en doğru yaklaşım olacaktır.

@@@@@@@@@

Bu mineralleri hangi besinlerde bulabilirim?

Bu mineralleri içeren bazı besinler ve onların faydaları şöyle sıralanabilir:

– **Kalsiyum**: Süt, yoğurt, peynir, yeşil yapraklı sebzeler (örneğin ıspanak ve brokoli), ve kalsiyumla zenginleştirilmiş tahıllar³.
– **Demir**: Kırmızı et, tavuk, balık, mercimek, nohut, ıspanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler, ve demirle zenginleştirilmiş tahıllar.
– **Magnezyum**: Bitter çikolata, avokado, taze fasulye, muz, süt, ve kuru yemişler (badem, ceviz, kaju gibi)¹².
– **Fosfor**: Et, balık, süt, peynir, ve tahıllar.

Bu besinler, yeterli ve dengeli bir şekilde tüketildiğinde, vücudun ihtiyaç duyduğu mineralleri sağlamaya yardımcı olur. Ancak, herhangi bir mineral eksikliği durumunda veya özel diyet gereksinimleri için bir sağlık profesyoneline danışmak en iyisidir.

@@@@@@@@@

Bu minerallerin günlük ihtiyacı nedir?

Minerallerin günlük ihtiyaç miktarları, yaş, cinsiyet, fiziksel aktivite düzeyi ve sağlık durumu gibi faktörlere göre değişiklik gösterebilir. Ancak genel bir rehber olarak aşağıdaki günlük ihtiyaç miktarları verilebilir:

– **Kalsiyum (Ca)**: Yetişkinler için ortalama **800 mg**; büyüme ve gençlik çağındaki bireyler için **1,2 gram**; hamilelik, emzirme ve menopoz durumlarındaki kadınlar için **1,3 – 1,5 gram**; 65 yaş üzeri bireyler için de **1,3 – 1,5 gram**¹.
– **Demir (Fe)**: Alınan demirin sadece %5 – %35’i emilebildiği için, günlük ihtiyaç olan **0,9 mg**’ın çok daha fazlası diyet ile alınmalıdır¹.
– **Magnezyum (Mg)** ve **Fosfor (P)** için spesifik günlük ihtiyaç miktarlarına dair bilgi bulunmamaktadır, ancak bu minerallerin yeterli miktarda alınması önemlidir.

Bu miktarlar genel bir rehber olup, kişisel ihtiyaçlar için bir sağlık profesyoneline danışmak en iyisidir. Sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı, bu minerallerin yeterli alımını destekleyecektir.

@@@@@@@@

İnsan vücudu ve sağlığı için olmazsa olmaz özellik ve değer hangisidir?

İnsan vücudu ve sağlığı için olmazsa olmaz özellik ve değerler arasında **dengeli beslenme**, **düzenli egzersiz**, **yeterli uyku**, **stres yönetimi** ve **pozitif sosyal ilişkiler** bulunmaktadır. Bu faktörler, genel sağlık ve iyi oluşun temelini oluşturur.

– **Dengeli Beslenme**: Vücudun ihtiyaç duyduğu tüm vitaminleri, mineralleri ve diğer besin öğelerini almak için çeşitli ve dengeli bir diyet önemlidir¹.
– **Düzenli Egzersiz**: Fiziksel aktivite, kalp sağlığını korumak, kasları güçlendirmek ve zihinsel sağlığı iyileştirmek için gereklidir.
– **Yeterli Uyku**: İyi bir gece uykusu, vücudun onarılması, enerji toplanması ve zihinsel fonksiyonlar için kritik öneme sahiptir.
– **Stres Yönetimi**: Stresin etkin bir şekilde yönetilmesi, kronik hastalıkların önlenmesine ve genel sağlığın korunmasına yardımcı olur.
– **Pozitif Sosyal İlişkiler**: Sağlıklı sosyal bağlar, duygusal destek sağlar ve yaşam kalitesini artırır.

Ayrıca, vücut için olmazsa olmaz vitaminler olarak **D vitamini** ve **C vitamini** öne çıkmaktadır. D vitamini, bağışıklık sistemini güçlendirir, diyabetten korur, tansiyonu dengeler ve kemik sağlığını destekler. C vitamini ise güçlü bir antioksidan kaynağıdır ve demir emilimini artırırken bağışıklık sistemini güçlendirir¹.

Bu özellik ve değerler, sağlıklı bir yaşam sürdürmek için bir bütün olarak ele alınmalıdır. Her biri, vücudun optimal düzeyde işlemesi için birbirini tamamlayıcı rol oynar. Sağlık profesyonelleri, bu faktörlerin her birinin bireysel ihtiyaçlara göre dengelenmesi gerektiğini vurgularlar.

@@@@@@@@

 

Loading

No ResponsesMayıs 15th, 2024

Helak edilen kavimlerden kimler hariç kaldı?

Helak edilen kavimlerden kimler hariç kaldı?


Helak edilen kavimlerden bazı bireylerin hariç tutulduğu bilinmektedir. Örneğin, Nuh Tufanı’nda Nuh Peygamber’in gemisine binen iman edenler, helak olanlardan hariç tutulmuşlardır⁴. Ayrıca, Lut kavmi helak edilirken, Lut Peygamber ve ona inananlar kurtulmuştur⁵. Helak edilen diğer kavimler arasında ise, genellikle o peygamberlere inanan ve onların getirdiği mesajlara uyan kişilerin kurtulduğu anlatılır.

Genelde Kavimler in helak edilmelerinin birinci nedeni, peygamberlerini kabul etmeyip, tekzib edip yalanlamalarıdır.

@@@@@@@@

Başka hangi kavimler helak edilmiştir?

Kur’an-ı Kerim’de bahsedilen ve helak edilen diğer kavimler arasında:

– **Âd Kavmi**: Hz. Hûd’un kavmi olan Âd, kibir ve putperestlik nedeniyle şiddetli bir rüzgarla helak edilmiştir.
– **Semûd Kavmi**: Hz. Salih’in kavmi olan Semûd, Allah’ın bir devesine zarar verdikleri için yıkıcı bir ses (sayha) ile yok edilmiştir.
– **Medyen Kavmi**: Hz. Şuayb’ın kavmi olan Medyenliler, ölçü ve tartıda hile yapmaları ve fesat çıkarmaları sebebiyle şiddetli bir deprem ve sesle helak olmuşlardır.
– **Lût Kavmi**: Hz. Lût’un kavmi, ahlaksızlık ve sapkınlıkları nedeniyle gökten yağan taşlarla yok edilmiştir.
– **Firavun ve Adamları**: Hz. Musa’nın karşılaştığı Firavun ve adamları, Kızıldeniz’in suları altında boğularak helak olmuşlardır.

Bu kavimlerin helak olma hikayeleri, insanlara ders ve ibret olması için Kur’an’da anlatılmaktadır. Helak edilen her kavmin ardında, insanlığa aktarılacak önemli mesajlar ve uyarılar bulunmaktadır.

@@@@@@@@

Başka hangi olaylar helakle sonuçlandı?

Kur’an’da bahsedilen ve helakle sonuçlanan diğer olaylar arasında:

– **Sebe Kavmi’nin Helaki**: Sebe kavmini perişan eden **Arim Seli**.
– **Ashab-ı Uhdud**: İnananları ateş çukuruna atan ve işkence edenlerin helaki.
– **Fil Olayı**: Ebrehe’nin ordusunun, Kâbe’yi yıkmak için gönderdiği fillerin, gökten inen kuşlar tarafından taş yağmuruyla helak edilmesi.
– **Nemrud ve Kavminin Helaki**: Hz. İbrahim’in muhalifi olan Nemrud ve kavminin helakı.

Bu olaylar, insanlara Allah’ın mesajlarını reddetmenin ve peygamberlerine karşı gelmenin sonuçlarını göstermek için Kur’an’da anlatılmıştır. Her biri, insanlık için önemli dersler içermekte ve Allah’ın adaletini vurgulamaktadır.

@@@@@@@@@

Tarihsel olarak başka hangi olaylar insanların helakına yol açtı?

Tarihsel olarak insanların helakına yol açan olaylar genellikle doğal afetler, savaşlar ve bazı hastalık salgınları olmuştur. İşte bazı örnekler:

– **Doğal Afetler**: Tarihte, büyük sel felaketleri, depremler, volkanik patlamalar ve kasırgalar gibi doğal afetler, büyük insan kayıplarına yol açmıştır.
– **Savaşlar**: İkinci Dünya Savaşı sırasında Leningrad Kuşatması gibi savaşlar ve çatışmalar milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur.
– **Hastalık Salgınları**: Orta Çağ’da Avrupa’yı etkisi altına alan Büyük Veba Salgını (Kara Ölüm) gibi pandemiler, nüfusun büyük bir kısmının ölümüne neden olmuştur.

Bu tür olaylar, insanlık tarihinde derin izler bırakmış ve toplumların gelişimini etkilemiş, bazen de tamamen yok olmalarına sebep olmuştur. Tarihi kayıtlar ve arkeolojik bulgular, bu olayların boyutları ve etkileri hakkında bilgi vermektedir. Ancak, bu tür olayların detayları zamanla değişebilir ve her zaman tam olarak bilinmeyebilir.

@@@@@@@@

Tarih boyunca insanların helakine yol açan başka hangi faktörler vardır?

Tarih boyunca insanların helakine yol açan başlıca faktörler şunlardır:

– **Doğal Felaketler**: Depremler, seller, kasırgalar, volkanik patlamalar ve çölleşme gibi doğal felaketler, toplumları yok edebilir ve toplumsal değişimlere neden olabilir¹.
– **Savaşlar ve Çatışmalar**: İnsanlık tarihi boyunca yaşanan savaşlar ve çatışmalar, milyonlarca insanın ölümüne ve toplumların yıkımına yol açmıştır.
– **Hastalık Salgınları**: Tarih boyunca yaşanan büyük salgınlar, örneğin Kara Ölüm ve İspanyol Gribi gibi, toplumların nüfus yapısını derinden etkilemiş ve çok sayıda insanın ölümüne sebep olmuştur.
– **İklim Değişiklikleri**: Uzun süreçlerde gerçekleşen iklim değişiklikleri, tarım ve yaşam koşullarını etkileyerek toplumların göç etmesine veya yok olmasına neden olabilir.
– **Ekonomik Krizler**: Büyük ekonomik krizler, toplumların sosyal ve ekonomik yapısını bozabilir ve geniş çaplı yoksulluğa ve istikrarsızlığa yol açabilir.
– **Teknolojik ve Sanayi Kazaları**: Çernobil nükleer felaketi gibi teknolojik ve sanayi kazaları, çevresel felaketlere ve insan kayıplarına neden olabilir.
– **Toplumsal ve Kültürel Değişimler**: Toplumların kültürel ve sosyal yapısındaki hızlı değişimler, toplumsal çatışmalara ve bazen toplumların çöküşüne yol açabilir.

Bu faktörler, tarih boyunca toplumların karşılaştığı zorlukları ve değişimleri anlamamızda önemli rol oynar. Tarihi kayıtlar ve arkeolojik bulgular, bu faktörlerin insanlık tarihindeki etkilerini daha iyi anlamamıza yardımcı olur. Ancak, bu tür olayların detayları zamanla değişebilir ve her zaman tam olarak bilinmeyebilir.

@@@@@@@

Tarihsel felaketlerden nasıl ders çıkarabiliriz?

Tarihsel felaketlerden ders çıkarmanın yolları şunlardır:

1. **Araştırma ve Analiz**: Geçmişte yaşanan olayları detaylı bir şekilde araştırmak ve analiz etmek, nedenlerini ve sonuçlarını anlamamıza yardımcı olur.
2. **Kaynakların Eleştirel Değerlendirilmesi**: Yazılı kaynaklar, arkeolojik buluntular ve sözlü gelenekler gibi çeşitli kaynakları eleştirel bir şekilde değerlendirerek, olayların daha doğru bir resmini elde edebiliriz.
3. **Neden-Sonuç İlişkilerini Anlama**: Olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini ortaya koymak, benzer durumlarla karşılaştığımızda daha bilinçli kararlar alabilmemizi sağlar.
4. **Empati Geliştirme**: Geçmişte yaşamış insanların değer yargılarına ve bakış açılarına empati yaparak, onların deneyimlerinden öğrenmek.
5. **Disiplinlerarası Yaklaşım**: Tarih, sosyoloji, psikoloji gibi farklı disiplinlerden yararlanarak, tarihsel olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirmek.
6. **Geçmişten Günümüze Bağlantı Kurma**: Tarihsel olayların bugünkü toplumlar ve kültürler üzerindeki etkilerini anlamak, geleceğe yönelik stratejiler geliştirmemize olanak tanır.

Bu yöntemler, tarihsel felaketlerden ders çıkarmamızı ve gelecekte benzer felaketlerin önlenmesine yönelik önlemler alabilmemizi sağlar. Tarihin bize sunduğu bilgiler, geleceği şekillendirmede önemli bir rehberdir.

@@@@@@@@

Geçmişteki felaketlerin günümüzdeki etkileri nelerdir?

Geçmişteki felaketlerin günümüzdeki etkileri oldukça çeşitlidir ve toplumlar üzerinde kalıcı izler bırakmıştır. İşte bazı önemli etkiler:

1. **Toplumsal ve Ekonomik Yapı**: Büyük depremler gibi doğal felaketler, toplumların sosyal ve ekonomik yapısını derinden etkiler. Altyapının yıkılması, ekonomik kayıplar ve toparlanma süreçleri uzun yıllar sürebilir.

2. **Psikolojik Etkiler**: Felaketler, insanların psikolojik ve duygusal sağlığını etkileyebilir. Travmatik deneyimler, toplumun genel refahını olumsuz yönde etkileyebilir.

3. **Teknolojik ve Bilimsel Gelişmeler**: Bazı felaketler, teknolojik ve bilimsel gelişmelere yol açabilir. Örneğin, 2011 Tohoku depremi ve tsunamisi sonrasında Japonya’nın nükleer enerji politikalarında büyük değişiklikler olmuştur.

4. **Yasal ve Politik Değişiklikler**: Felaketler, yasal düzenlemeler ve politikaların gözden geçirilmesine ve güncellenmesine neden olabilir. Örneğin, deprem yönetmelikleri ve afet yönetimi politikaları bu tür olaylardan sonra sıkça güncellenir.

5. **Kültürel Miras ve Tarih Anlayışı**: Tarihsel felaketler, kültürel mirasın korunması ve tarih anlayışımızın şekillenmesinde önemli rol oynar. Geçmiş olaylardan öğrenilen dersler, gelecekteki felaketlere hazırlık yapmamızı sağlar.

Bu etkiler, felaketlerin sadece anlık sonuçları olmadığını, aynı zamanda uzun vadeli toplumsal değişimlere de yol açtığını göstermektedir. Tarihsel felaketlerden alınan dersler, gelecekte benzer durumlarla daha iyi başa çıkabilmemiz için rehberlik eder.

@@@@@@@

Kuranı kerimde geçmiş Kavimlerin helakiyle ilgili olarak, yeryüzünü gezip bakın, diye geçen ayetler.

Kur’an-ı Kerim’de geçmiş kavimlerin helakiyle ilgili olarak insanlara yeryüzünü gezip görmeleri ve ibret almaları tavsiye edilen ayetler bulunmaktadır. İşte bu konuda bazı ayetler:

– **Fecr Suresi**: “Rabbinin Âd kavmine ne yaptığını görmedin mi? Sütunlu İrem kentine, ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı. Vadide kayaları yontan Semud’a ve kazıklar/direkler/piramitler sahibi Firavun’a. Onlar ki; ülkelerde azgınlık etmişlerdi, oralarda fesadı çoğaltmışlardı/karışıklık çıkartmışlardı. Bundan dolayı Rabbin üzerlerine bir azap kamçısı çarpıverdi. Şüphesiz Rabbin görüp gözetlemekteydi.” (Fecr Suresi, 6-14).

– **Kaf Suresi**: “Bunlardan önce nice nesilleri helâk ettik; bunlardan daha güçlü idiler, yeryüzünü dolaştılar. Ama kaçıp kurtulacak yer ne mümkün/bulamadılar? Elbette bunda dinleyen/kalbi olan, ya da şahit olarak, anlamaya çalışan/kulak veren kimse için bir öğüt vardır.” (Kaf Suresi, 36-37).

– **Sâd Suresi**: “Onlardan önce nice nesilleri helâk ettik/imha ettik. Feryat ettiler fakat kurtulmak vakti geçmişti.” (Sâd Suresi, 3).

– **Araf Suresi**: “Biz kentlerden nicelerini helâk ettik! Azabımız onları gece yatarlarken/uyurlarken veya gündüz daldıkları an yakalayıverdi! Azabımız onlara gelince onların çağırışları/feryatları: ‘Biz gerçekten zalimlermişiz’ demelerinden, başka bir şey olmadı.” (Araf Suresi, 4-5).

Bu ayetler, geçmiş kavimlerin helak olma hikayelerini anlatarak, insanlara yeryüzünde dolaşıp bu kavimlerin akıbetlerini görmeleri ve bundan ders almaları gerektiğini vurgulamaktadır.

@@@@@@@@

Kur’an’da başka hangi ibret verici hikayeler var?

Kur’an-ı Kerim, insanlara doğru yolu göstermek ve onları uyarıp ibret almaları için pek çok ibret verici hikâye anlatır. İşte bazı örnekler:

– **Hz. Yusuf’un Hikayesi**: Hz. Yusuf’un kardeşleri tarafından kuyuya atılması, köle olarak satılması, Mısır’da yükselmesi ve sonunda ailesiyle yeniden bir araya gelmesi.
– **Hz. Musa ve Firavun**: Hz. Musa’nın Firavun’un zulmünden kurtulan ve İsrailoğulları’nı Mısır’dan çıkaran bir peygamberdir. Hz. Musa, Allah’ın yardımıyla Firavun’u ve ordusunu Kızıldeniz’de boğmuştur. Bu olay, Allah’ın yardımının her zaman yanımızda olduğunu göstermektedir.
– **Hz. İbrahim ve Oğlu**: Hz. İbrahim, Allah’a olan bağlılığıyla bilinen bir peygamberdir. Allah’ın emri üzerine oğlu Hz. İsmail’i kurban etmeye hazırlanmıştır. Ancak, Allah, Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etmesine engel olmuştur. Bu olay, Hz. İbrahim’in Allah’a olan bağlılığını ve teslimiyetini göstermektedir.
– **Hz. İsa’nın Mucizeleri**: Hz. İsa, Allah’ın izniyle ölüleri diriltmiş, hastaları iyileştirmiş ve körlerin gözlerini açmıştır. Hz. İsa, insanlara Allah’ın birliğini ve peygamberliğini anlatmak için çalışmıştır.

Bu hikayeler, insanların doğru ve yanlışı ayırt edebilmeleri, Allah’a karşı sorumluluklarını yerine getirmeleri ve ahiret hayatını düşünerek hayatlarını düzenlemeleri için birer uyarı niteliğindedir. Toplumların başına gelen olaylar da insanların Allah’ın emirlerine uymamaları ve günah işlemelerinin sonucunda karşılaşacakları cezaları göstermektedir.

@@@@@@@@

De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da öncekilerin âkibeti nice oldu bir bakın. Gibi benzer ayetler hangileridir?

Kur’an-ı Kerim’de, geçmiş kavimlerin ve insanların yaşadıkları olayların sonuçlarını gözlemleyerek ibret alınması gerektiğini vurgulayan birçok ayet bulunmaktadır. İşte bu konuda bazı ayetler:

1. **Rûm Suresi, 42. Ayet**: “De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın da öncekilerin âkıbeti nice oldu bir bakın. Onların çoğu müşrik kimselerdi.'”

2. **Ankebût Suresi, 20. Ayet**: “De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın ve Allah’ın ilk yaratılışı nasıl başlatıp devam ettirdiğini görün. Allah, daha sonra ikinci hayatı da işte böyle gerçekleştirecektir; Allah her şeye kādirdir.'”

3. **En’âm Suresi, 11. Ayet**: “De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra bakın Allah’ın yaratma işi nasıl olmuş! Şüphesiz Allah, her şeye gücü yetendir.'”

4. **Neml Suresi, 69. Ayet**: “De ki: ‘Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra bakın suçluların sonu nasıl olmuş!'”

Bu ayetler, insanlara geçmişte yaşanan olaylardan ders çıkarmaları ve Allah’ın varlığını, birliğini ve kudretini anlamaları için rehberlik etmektedir. Ayrıca, bu tür ayetler, insanları düşünmeye ve tefekküre teşvik ederek, yaşadıkları hayatı ve evrenin işleyişini daha derinlemesine sorgulamaları için bir vesiledir.

@@@@@@@

Kur’an’da başka hangi konularda uyarılar yer alıyor?

Kur’an-ı Kerim, insanları çeşitli konularda uyarmakta ve onlara doğru yolu göstermekte olan bir kitaptır. İşte Kur’an’da yer alan bazı uyarılar:

– **İnanç ve Tevhid**: Allah’ın birliği ve yalnızca O’na ibadet edilmesi gerektiği konusunda uyarılar yer alır.
– **Adalet ve Ahlak**: İnsanlara adil davranma, dürüstlük ve ahlaki değerlere bağlılık konusunda uyarılar bulunur.
– **Bilgi ve Âlimlere Uyarılar**: Bilginin önemi ve âlimlerin bilgilerini doğru kullanmaları gerektiği üzerinde durulur.
– **Söz ve Eylem Uyumu**: İman edenlerin sözleriyle eylemleri arasında tutarlılık olması gerektiği vurgulanır.
– **Peygamberlere Uyarılar**: Peygamberlere, insanları doğru yola çağırma ve sabırlı olma konusunda uyarılar yapılır.

Bu uyarılar, insanların hayatlarını düzenlemeleri, toplum içinde barış ve huzuru sağlamaları ve ahiret hayatı için hazırlık yapmaları amacıyla verilmiştir. Kur’an, bu uyarılarla insanları düşünmeye ve tefekküre teşvik eder, böylece onlar daha bilinçli ve sorumlu bireyler olarak yaşamlarını sürdürebilirler.

@@@@@@@

Loading

No ResponsesMayıs 14th, 2024

Peygamberimizin zamanında kadınların dini hayattaki rolü ve görevleri nelerdir?

Peygamberimizin zamanında kadınların dini hayattaki rolü ve görevleri nelerdir?


Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in zamanında kadınların dini hayattaki rolleri ve görevleri, İslam’ın ilkeleri doğrultusunda şekillenmiştir. Kadınlar, erkeklerle eşit olarak ibadet etme, ilim öğrenme ve topluma katkıda bulunma haklarına sahiptiler. İşte bazı örnekler:

– **İbadet**: Kadınlar namaz kılmak, oruç tutmak, zekat vermek ve hacca gitmek gibi ibadetlerde bulunmuşlardır.
– **Eğitim ve Öğretim**: Kadınlar, Kur’an ve hadis öğreniminde aktif rol almış, hatta bazı kadın sahabiler hadis rivayet etmiş ve ilim öğretmişlerdir.
– **Toplumsal Katılım**: Savaşlarda yaralılara bakmak, su dağıtmak gibi yardım görevlerinde bulunmuşlar ve toplumsal hayata aktif olarak katılmışlardır.

Peygamberimizin eşi Hz. Hatice, ticaret yaparak ekonomik bağımsızlığını korumuş ve İslam’ın ilk destekçilerinden biri olmuştur. Hz. Aişe ise hadis ilminde derin bilgiye sahip olup, pek çok sahabiye öğretmenlik yapmıştır. Bu örnekler, kadınların dini ve toplumsal hayatta önemli roller üstlendiğini göstermektedir. İslam, kadınların eğitimine ve toplum içinde aktif roller almasına büyük önem vermiştir.

@@@@@@@

Başka hangi kadın sahabeler önemli rol oynamıştır?

İslam tarihinde birçok kadın sahabi, dini ve toplumsal hayatta önemli roller oynamıştır. İşte bazı örnekler:

– **Hz. Hatice**: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ilk eşi ve İslam’ın ilk kadın mümini.
– **Hz. Aişe**: Peygamberimizin eşi ve hadis ilminde derin bilgiye sahip, pek çok sahabiye öğretmenlik yapmıştır.
– **Hz. Fatıma**: Peygamberimizin kızı ve dindarlığıyla tanınmış, toplumsal olaylarda aktif rol almıştır.
– **Hz. Sümeyye**: İslam’ın ilk şehit kadını olarak bilinir ve imanı uğruna hayatını kaybetmiştir.
– **Hz. Asma binti Ebu Bekir**: Cesareti ve Hz. Peygamber’e olan desteğiyle tanınmıştır.
– **Hz. Ümmü Ammare**: Uhud Savaşı’nda savaşan ve yaralıları tedavi eden bir sahabiye.

Bu kadın sahabiler, İslam’ın yayılmasında ve toplumun şekillenmesinde önemli katkılarda bulunmuşlardır. Onların hayatları, günümüzde de birçok Müslüman kadın için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir¹.

@@@@@@@

Kadınların İslam tarihindeki rollerini daha ayrıntılı anlatır mısınız?

Kadınların İslam tarihindeki rolleri, dini, sosyal ve eğitim alanlarında oldukça etkili ve çeşitlidir. İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren kadınlar, toplumun her alanında aktif roller üstlenmişlerdir. İşte bu rollerin bazı ayrıntıları:

– **Dini Alanda Roller**: Kadınlar, İslam’ın ilk dönemlerinde dini bilgilerin öğrenilmesi ve aktarılmasında önemli roller oynamışlardır. Hadis rivayet etme, fıkıh ilmi öğretme ve dini meselelerde fetva verme gibi konularda etkin olmuşlardır.

– **Sosyal Alanda Katkılar**: Savaşlarda hemşirelik yapma, yaralılara bakma, su dağıtma gibi yardım faaliyetlerinde bulunarak toplumsal hayata katkıda bulunmuşlardır. Ayrıca, ticaret yapma ve ekonomik faaliyetlerde bulunma gibi sosyal roller de üstlenmişlerdir.

– **Eğitim ve Öğretim**: Kadınlar, eğitim ve öğretim alanında da aktif olmuşlardır. İslam tarihindeki ilk hemşirenin, ilk sahra hastanesinin veya dünyanın ilk üniversitesinin kurucusunun Müslüman bir kadın olduğu gibi, eğitim kurumlarının kurulmasında ve yönetilmesinde de önemli roller üstlenmişlerdir.

– **Bilim ve Akademi**: Matematik, tıp, astronomi gibi alanlarda bilgi sahibi olmuş ve bu bilim dallarında çalışmalar yapmışlardır. Ancak, bu katkılar tarihi kaynaklarda erkekler kadar sık zikredilmemiştir.

– **Siyasi ve Yönetim Roller**: Tarihte bazı kadınlar, siyasi karar alma süreçlerine katılmış ve yönetimde söz sahibi olmuşlardır. Özellikle İslam medeniyetinin altın çağında, kadınlar siyasi danışmanlık yapmış ve bazı durumlarda devlet işlerinde etkili olmuşlardır.

Bu roller, kadınların İslam tarihinde sadece ev içinde değil, toplumun her alanında aktif ve etkili olduğunu göstermektedir. İslam’ın ilk dönemlerinde kadınların toplumsal hayatta ve ilmi çalışmalarda aldıkları roller, zamanla değişim gösterse de, onların İslam medeniyetinin gelişimindeki önemi unutulmamalıdır.

@@@@@@@@

İslam medeniyetinin altın çağındaki kadınlar kimlerdir?

İslam medeniyetinin altın çağında, birçok kadın âlim ve bilim insanı önemli roller üstlenmiş ve ilme katkıda bulunmuştur. İşte bu dönemde öne çıkan bazı kadın figürler:

– **Şifa bint Abdillah**: Okuma yazma bilen ve kadınlara eğitim veren, ayrıca rükye okuyarak belli hastalıkları tedavi etme yetisine sahip bir sahabiye.
– **Hafsa bint Ömer**: Okuma yazma bilen ve Kur’an’ın toplanmasında önemli bir rol oynayan Hz. Ömer’in kızı.
– **Ümmü’d-Derdâ**: Hadis ilminde uzmanlaşmış ve dönemin dev isimlerinden bile üstün tutularak hadisler konusunda hakem tutulan bir sahabiye.
– **Rufeyde bint Sa‘d**: Tıp hizmetlerinde uzmanlaşmış ve savaşlarda hemşirelik görevi üstlenmiş bir sahabiye.
– **Hz. Aişe**: Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in eşi ve hadis ilminde derin bilgiye sahip, pek çok sahabiye öğretmenlik yapmıştır. Kendisinden yaklaşık 2200 hadis-i şerif nakledilmiştir.

Bu kadınlar, İslam medeniyetinin gelişiminde ve ilmin yayılmasında önemli katkılarda bulunmuşlardır. Onların çalışmaları, hem dini hem de akademik alanda derin izler bırakmıştır.

@@@@@@@

Bu kadınlar hangi alanlarda çalışmıştır?

İslam medeniyetinin altın çağında, kadın âlimler ve bilim insanları birçok farklı alanda çalışmış ve önemli katkılarda bulunmuşlardır. İşte bu alanlardan bazıları:

– **Kıraat ve Fıkıh**: Kadın âlimler, Kur’an kıraati ve İslami hukuk alanında yetkinliklerini ortaya koymuşlardır.
– **Edebiyat ve Matematik**: Edebiyat ve matematik gibi disiplinlerde de kadınlar tarafından önemli eserler verilmiştir.
– **Tıp**: Tıp alanında, kadınlar hemşirelikten tedavi yöntemlerine kadar çeşitli katkılarda bulunmuşlardır.
– **Astronomi**: Astronomi alanında da kadın âlimlerin çalışmaları bulunmaktadır.

Bu alanlarda yapılan çalışmalar, İslam medeniyetinin ilim ve bilimdeki gelişimine büyük katkı sağlamış ve modern bilim dünyasının temellerinin atılmasına öncülük etmiştir². Kadın âlimler, eğitim ve öğretim noktasında da aktif olmuş ve bilgi birikimlerini sonraki nesillere aktarmışlardır.

@@@@@@@

Bu kadınlar hangi eserleri yazmıştır?

İslam medeniyetinin altın çağında, kadın âlimlerin yazdığı eserler hakkında kesin bilgiler bulunmamakla birlikte, genel olarak kadınların ilme katkıları ve eğitimdeki rolleri hakkında bilgi sahibiyiz. Kadın âlimler, kıraatten fıkha, edebiyattan matematiğe kadar birçok alanda yetkinliklerini ortaya koymuşlar ve eğitim öğretim noktasında önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Örneğin, Şifa bint Abdillah, okuma yazma bilmesinin yanı sıra kadınlara da eğitim vermiş ve rükye okuyarak belli hastalıkları tedavi etme yetisine sahipti. Hz. Aişe, yaklaşık 2200 hadis-i şerif naklederek hadis ilminde derin bir bilgi birikimine sahip olduğunu göstermiştir.

Kadın vakıfları da İslam tarihi boyunca sosyal, iktisadi ve eğitim-bilim alanlarına çok önemli katkılarda bulunmuş ve bu vakıfların kurulmasında kadınların rolü büyük önem arz etmiştir⁴. Ancak, bu dönemde kadın âlimler tarafından yazılan spesifik eserlerin isimleri ve içerikleri hakkında detaylı bilgilere ulaşmak zordur ve genellikle tarihi belgelerde ve kroniklerde bu bilgilere rastlanmaktadır.


@@@@@@@

 

Loading

No ResponsesMayıs 14th, 2024

VAHŞİ BATI BUGÜNDE VAHŞİ

VAHŞİ BATI BUGÜNDE VAHŞİ


Batı dün de vahşi idi bugün de. Aynı vahşetini medeniyetin imkânlarını kullanarak sürdürmekte ve devam ettirmektedir.

Dışı kalaylı görünen Batı, içi aynı eskisi gibi vayvaylı bir halde devam etmektedir.

Batı ikiyüzlüdür. Batıyı iki yönüyle değerlendirmek gerekir. Biri çürümüş olsa da Hristiyanlık dininden istifade eden Batı, yarım yamalak da olsa onunla ayakta duran Batı, Diğeri ise vahşet içerisinde haçlı zihniyetini devam ettiren bir batı.

Her şeyi menfaat üzerine oluşturup, menfaati esas alıp, menfaat merkezli olan bir Batı.

-Neden yarım yamalak dinleri dedim zira 200 yüzyıla yakın vahşet kilisenin emriyle başlamıştır.

Bu konuda özetle CHATGPT. nin verdiği cevap;
“Haçlı Seferleri, Orta Çağ’da Hristiyan Latin Kilisesi tarafından başlatılan ve desteklenen dini savaşlardı. Bu seferler, 1095 ile 1291 yılları arasında Kudüs ve çevresini Müslüman yönetiminden geri almayı amaçlayan Kutsal Topraklara yapılan askeri seferler olarak bilinir. Haçlı Seferleri, Avrupa ve Orta Doğu tarihinde önemli bir yer tutar ve birçok katliam ve şiddet eylemiyle anılır.

Özellikle, Birinci Haçlı Seferi sırasında 1099 yılında Kudüs’ün ele geçirilmesiyle sonuçlanan olaylar, yaklaşık 70 bin Müslüman ve Yahudi’nin öldürülmesiyle sonuçlanmıştır. Bu dönemde, Haçlıların yalnızca Müslümanlara değil, aynı zamanda Yahudilere ve hatta bazen kendi Hristiyan halklarına karşı da şiddet uyguladıkları bilinmektedir.

Haçlı Seferleri’nin etkileri sadece savaş alanlarında değil, aynı zamanda kültürel, ekonomik ve siyasi alanlarda da hissedilmiştir. Örneğin, uluslararası ticaretin artması, askeri düzenlerin gelişimi ve Batı ile Doğu arasında dini farklılıklardan kaynaklanan kutuplaşma gibi sonuçlar bu seferlerin uzun vadeli etkileri arasındadır.

                                                              *************

Dün Almanların Yahudileri fırınlarda yakıp yaptıkları zulümler unutulmadığı gibi,[1] bugün de İsraillilerin Gazze’lilere yaptıkları zulümler hiçbir zaman için unutulmayacak, tarih boyunca silinmez bir leke olarak kalacaktır.

-MOSSAD’ın dünyadaki üst düzey yöneticilerin ipini tuttuklarının dışında savunucuları ve savunanları kalmayacak bir sona gidiyor.

İsrail sonunu hazırlıyor.
İşte İsrail’in gizli işkence merkezi.[2]
Mazlumlar ve mazlum savunucuları er geç elbette zalim ve zulüm taraftarlarına galip gelecektir.

-İsrail’in Gazze’deki bu vahşet ve işgali, onun dünya genelindeki gizli ve açık hakimiyetini sarstı ve yıktı.

Dünya beşten büyük olduğu gibi, İsrail’den ibaret olmadığını da gösterdi.
Devletlerin ve yöneticilerin gerçek yüzünü göstermiş oldu.

-Dün zulmüyle öne çıkan Batı, şimdi de yetiştirdiği ve desteklediği zalimlerle öne çıkmaktadır.[3]

-Bir yandan İsrail’in bombaladığı silahları kendisi veren ve 15 bini çocuk 35 bin kişinin ölümüne, 80 bin kişinin yaralanmasına ve bir o kadarda enkaz altında kalmasına sebep olan utanmaz, barbar, katil, eli kanlı ABD, şimdide büyük saldırıya karşıyız, diyor.[4]

Sanki şimdiye kadarkiler çok küçüktü de! 

*************

Muhtemelen 15 Temmuz işgal hareketi eğer başarılı olsaydı, bugün Gazze’deki olaylar olmayacaktı.

Çünkü daha korkunç bir şekilde Türkiye Gazze ve Suriye olacaktı.

MEHMET ÖZÇELİK

13-05-2024

 

 

[1] https://tesbitler.com/2023/11/18/holokost-yahudi-soykirimi/

[2] https://www.cnnturk.com/dunya/iste-israilin-gizli-iskence-merkezi-2113583

[3] https://tesbitler.com/index.php?s=Bat%C4%B1 

[4] https://www.haber7.com/dunya/haber/3423539-filistin-nekbeden-bu-yana-134-bini-askin-kisi-olduruldu

https://www.yenisafak.com/dunya/blinkendan-israil-savunma-bakanina-refah-uyarisi-buyuk-bir-saldiriya-karsiyiz-4620755

https://www.youtube.com/watch?v=l-XRdje0FI8

Loading

No ResponsesMayıs 13th, 2024

SURİYE-UKRAYNA VE GAZZE SAVAŞLARI

SURİYE-UKRAYNA VE GAZZE SAVAŞLARI

SURİYE SAVAŞI

Suriye’deki savaştan dolayı ne kadar insan ölüp yaralandı ve nereye göç ettiler?


Suriye’deki çatışmalardan dolayı yaşanan insan kayıpları ve yaralanmalar hakkında güncel bilgiler şunlardır:

– **Ölü Sayısı**: Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nin raporuna göre, iç savaşın başlamasından bu yana toplam ölü sayısı **494 bin 438** olarak kayda geçmiştir⁵.
– **Yaralı Sayısı**: Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Sivil Savunma (Beyaz Baretliler), yerel yetkililer, sağlık kuruluşları ve yerel kaynaklardan derlenen verilere göre, Suriye’nin İdlib ile Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları bölgelerinde en az **2 bin 166 kişi öldü**, **2 bin 950’den fazla kişi yaralandı**³.

Göç eden insanlar hakkında ise şu bilgiler mevcut:

– Suriye İç Savaşı’nda mülteciler, Suriye İç Savaşı’nın başladığı gün olan 15 Mart 2011 tarihinden bu yana, çatışmalar nedeniyle Suriye’ye komşu olan ülkelere sığınan binlerce insana verilen ortak isimdir. Suriyeli mülteci krizinin zaman dizini verilerine göre, **Mart 2013** itibarıyla Suriyeli mültecilerin sayısı **1 milyon** oldu ve **Eylül 2013**’te sayı ikiye katlanarak, **iki milyona** çıktı. **Temmuz 2015**’te Suriyeli mültecilerin sayısı **4 milyon** oldu⁸.

Bu veriler, çatışmaların ve sonrasında yaşanan göç dalgasının büyük bir insani krize yol açtığını göstermektedir. Göç eden insanların büyük bir kısmı Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak gibi komşu ülkelere sığınmıştır. Bu durum, bölgedeki sosyal ve ekonomik yapı üzerinde derin etkiler bırakmıştır.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Gözlemevi: Suriye’de ölü sayısı yarım milyona dayandı. 
https://www.dw.com/tr/suriye-i%CC%87nsan-haklar%C4%B1-g%C3%B6zlemevi-suriyede-%C3%B6l%C3%BC-say%C4%B1s%C4%B1-yar%C4%B1m-milyona-dayand%C4%B1/a-57740134.
(2) Suriye’de ölü sayısı 3 bin 553’e yükseldi – NTV Haber. https://bing.com/search?q=Suriye+sava%c5%9f%c4%b1+%c3%b6l%c3%bc+ve+yaral%c4%b1+say%c4%b1s%c4%b1.
(3) Suriye İç Savaşı’nda mülteciler – Vikipedi. https://bing.com/search?q=Suriye+sava%c5%9f%c4%b1+g%c3%b6%c3%a7.
(4) Deprem Suriye’de de büyük yıkıma yol açtı – BBC News Türkçe. https://www.bbc.com/turkce/articles/cx09p9z1415o.
(5) Ekim 2023 Kuzey Suriye çatışmaları – Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Ekim_2023_Kuzey_Suriye_%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmalar%C4%B1.
(6) Suriye’de ölü sayısı 3 bin 553’e yükseldi – NTV Haber. https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/suriyede-olu-sayisi-3-bin-553e-yukseldi,e_gt8dQMkUeCVHN58AHksw.
(7) Suriye İnsan Hakları Gözlemevi: Türk hava saldırısında 20 Kürt savaşçı öldü. https://tr.euronews.com/2023/10/09/suriye-insan-haklari-gozlemevi-turk-hava-saldirisinda-20-kurt-savasci-oldu.
(8) Suriye İç Savaşı – Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Suriye_%C4%B0%C3%A7_Sava%C5%9F%C4%B1.
(9) Suriyeli Mülteci Krizinin Türkiye ve Avrupa Birliği İlişkisine …. https://dergipark.org.tr/tr/pub/alanyaakademik/issue/68398/1035028.
(10) SURİYE İÇ SAVAŞI’NIN TÜRKİYE’NİN GÖÇ POLİTİKASINA ETKİLERİ. https://dergipark.org.tr/tr/pub/ulipod/issue/75037/1215817.
(11) SURİYE İÇ SAVAŞI VE SURİYE TÜRKMENLERİNİN GÖÇÜ – DergiPark. https://dergipark.org.tr/tr/pub/dumad/issue/82303/1325094.
(12) Getty Images. https://www.gettyimages.com/detail/photo/center-of-homs-city-syria-in-ruins-royalty-free-image/1217404799.
@@@@@@@@

Suriye iç savaşının nedenleri nedir?

Suriye iç savaşının nedenleri karmaşık ve çok boyutludur. İşte bazı ana nedenler:

– **Siyasi Baskı ve Otokrasi**: Suriye’de uzun süredir devam eden **Esad yönetimi** altında siyasi özgürlüklerin kısıtlanması, insan hakları ihlalleri ve basın üzerindeki baskılar, halk arasında büyük bir hoşnutsuzluk yaratmıştır¹.
– **Sosyoekonomik Sorunlar**: Yüksek işsizlik oranları, yolsuzluk ve eşitsizlik gibi ekonomik sorunlar, halkın devlete olan güvensizliğini artırmıştır².
– **Arap Baharı’nın Etkisi**: 2010 yılında başlayan ve bölge genelinde demokratik reform talepleriyle yayılan Arap Baharı hareketleri, Suriye’de de etkili olmuş ve hükümet karşıtı protestolara yol açmıştır².
– **Mezhep Çatışmaları**: Sünni çoğunluk ve Şii azınlık arasındaki tarihsel ve dini gerilimler, iç savaşın şiddetlenmesine katkıda bulunmuştur².
– **Uluslararası Müdahale ve Destek**: İran, Rusya, ABD ve Suudi Arabistan gibi dış güçlerin müdahalesi ve destekledikleri gruplar, savaşın uzamasına ve karmaşıklığının artmasına neden olmuştur².

Bu faktörler, Suriye’de iç savaşın başlamasına ve devam etmesine yol açan temel sebepler arasında yer almaktadır. Savaşın başlangıcından bu yana, birçok farklı grup ve dış güçlerin dahil olmasıyla, durum daha da karmaşık bir hale gelmiştir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Suriye İç Savaşı – Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Suriye_%C4%B0%C3%A7_Sava%C5%9F%C4%B1.
(2) Suriye’de neden iç savaş çıktı? – Molatik Dünya – Milliyet. https://www.milliyet.com.tr/molatik/dunya/suriyede-neden-ic-savas-cikti-70300.
(3) Suriye’de neden iç savaş çıktı? – Molatik Dünya – Milliyet. https://bing.com/search?q=Suriye+i%c3%a7+sava%c5%9f%c4%b1+nedenleri.
(4) Geçmişten Savaşa: Suriye’de Neden İç Savaş Çıktı?. https://stratejikortak.com/2016/10/gecmisten-savasa-suriyede-ic-savas-cikti.html.
(5) Suriye’de İç Savaşın Nedenleri: Otokratik Yönetim mi, Bölgesel ve …. https://www.acarindex.com/bilgi-sosyal-bilimler-dergisi/suriye-de-i-c-savasin-nedenleri-otokratik-yonetim-mi-bolgesel-ve-kuresel-gucler-mi-103931.

@@@@@@@@

Kimler Suriye’de savaşı finanse ediyor?

Suriye’de devam eden iç savaş, çeşitli dış güçlerin finansal ve askeri desteğiyle karmaşık bir hal almıştır. İşte Suriye iç savaşını finanse eden başlıca aktörler:

– **Rusya**: Suriye’de askeri üsleri bulunan Rusya, 2015’ten itibaren hava saldırılarıyla Esad rejimine destek vermektedir².
– **İran**: İran da Suriye hükümetine askeri ve finansal destek sağlayarak, savaşın önemli bir finansörü olmuştur².
– **ABD**: ABD, Suriye’deki bazı muhalif gruplara askeri yardım sağlamıştır².
– **Türkiye**: Türkiye, Suriye’deki bazı muhalif ve özgür Suriye ordusu gruplarına destek vermiştir².
– **Suudi Arabistan**: Suudi Arabistan da Suriye’deki bazı muhalif gruplara finansal destek sağlamıştır².

Bu ülkelerin yanı sıra, Katar ve diğer Körfez ülkeleri de muhalif gruplara destek vermişlerdir. Ancak, bu desteklerin tam kapsamı ve detayları genellikle kamuoyundan gizli tutulmaktadır. Savaşın uzun süre devam etmesi ve bölgedeki güç dengelerinin değişmesi, bu finansman akışlarının sürekli olarak değişmesine neden olmuştur.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Grafiklerle: Suriye’de 8. yılına giren savaş – BBC News Türkçe. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-43414137.
(2) Suriye’de 10 yıllık iç savaşın ağır bilançosu: 387 … – euronews. https://tr.euronews.com/2021/03/08/suriye-de-10-y-ll-k-ic-savas-n-ag-r-bilanco-387-bin-olu-5-6-milyon-kisi-yurt-d-s-na-kact.
(3) Suriye’deki iç savaşın maliyeti 1,2 trilyon dolardan fazla. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/suriyedeki-ic-savasin-maliyeti-1-2-trilyon-dolardan-fazla/2165309.
(4) Getty. https://media.gettyimages.com/id/163113195/photo/syria.jpg?b=1&s=612×612&w=0&k=20&c=Vt8ywrz_Bn3TrrHEDCOJ2DuXMwClzdDZ8_EEuVnbSSA=.
(5) Getty. https://media.gettyimages.com/id/1307771733/photo/kingdom-of-saudi-arabia-landscape-at-night-riyadh-tower-kingdom-center-kingdom-tower-riyadh.jpg?b=1&s=612×612&w=0&k=20&c=sussAMUgFESP_t-Bl_J6tGnveWIe9ApSdFEKRxxFsJU=.

@@@@@@@@

Suriye’deki sivil halkın durumu nasıl?

Suriye’deki sivil halkın durumu, iç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana oldukça zorlayıcı olmuştur. İç savaşın yol açtığı insani kriz, milyonlarca insanın yaşamını derinden etkilemiştir. İşte güncel durum:

– **İnsani Kayıplar**: Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, iç savaşta bugüne kadar **387 binden fazla kişi hayatını kaybetti**².
– **Mülteciler**: İç savaş yüzünden ülkesini terk etmek zorunda kalan **5,6 milyon kişi** Türkiye, Lübnan ve Ürdün gibi komşu ülkelere sığınmıştır².
– **Yerinden Edilmiş Kişiler**: Ülke içinde yer değiştirmek zorunda kalan **6,7 milyon kişi**nin önemli bir kısmı kamplarda yaşamak zorunda kalmıştır².
– **Gıda Güvenliği**: Dünya Gıda Programına göre, **12,4 milyon kişi** gıda güvenliğinden yoksun yaşamını sürdürmektedir².
– **Çocuklar**: Çocukları Kurtarın Vakfı’na göre, Suriye’deki çocukların **%60’ı açlık riskiyle karşı karşıya**².

Bu veriler, Suriye’deki sivil halkın karşı karşıya olduğu zorlukların boyutunu göstermektedir. Savaşın uzun süre devam etmesi, altyapının yıkılması ve ekonomik kaynakların tükenmesi, sivil halkın yaşam koşullarını daha da zorlaştırmıştır. Uluslararası toplumun yardımı ve destekleri, bu zor durumdaki insanlar için hayati önem taşımaktadır.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Suriye’de 10 yıllık iç savaşın ağır bilançosu: 387 … – euronews. https://tr.euronews.com/2021/03/08/suriye-de-10-y-ll-k-ic-savas-n-ag-r-bilanco-387-bin-olu-5-6-milyon-kisi-yurt-d-s-na-kact.
(2) Suriye İç Savaşı – Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Suriye_%C4%B0%C3%A7_Sava%C5%9F%C4%B1.
(3) SURİYE İÇ SAVAŞI VE SURİYE TÜRKMENLERİNİN GÖÇÜ – DergiPark. https://dergipark.org.tr/tr/pub/dumad/issue/82303/1325094.
(4) Suriye’de iç savaş nasıl başladı? – Gündem Haberleri – Gazete Vatan. https://www.gazetevatan.com/gundem/suriyede-ic-savas-nasil-basladi-538013.

@@@@@@@@

Suriye’deki insani krize müdahale eden uluslararası yardım kuruluşları, çeşitli destekler sağlamaktadır. İşte bazı örnekler:

– **Gıda ve Gıda Dışı Yardım**: Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Türkiye, gıda ve gıda dışı malzemeler gibi kısa vadeli acil ihtiyaçları karşılamakta ve aşevleri aracılığıyla gıda yardımı sağlamaktadır¹.
– **Hijyenik Malzeme Dağıtımı**: IOM Türkiye, sabun, diş fırçası, leğen ve bebek bezinden oluşan hijyen kitlerini dağıtmaktadır¹.
– **Acil Durum Vaka Yönetimi**: Özel, karmaşık veya çoklu yardım ihtiyaçları olan bireyleri ve aileleri desteklemek için programlar yürütülmektedir¹.
– **Okul Ulaşımı**: IOM Türkiye, Suriyeli çocukların okula gidebilmesi için ulaşım hizmeti sağlamaktadır¹.
– **Nakit Temelli Yardımlar**: Nakit desteği, bireylere seçim yapma hakkı tanır ve genellikle ayni yardıma kıyasla maliyet etkindir².
– **Toplum Merkezi Desteği**: IOM Türkiye, eğitim, yasal danışmanlık, koruma ve psikososyal destek gibi hizmetler sağlayan topluluk merkezlerini desteklemektedir².
– **Toplum İstikrarı ve Ekonomik Güçlendirme**: Kriz dönemlerinde yerel olarak yönetilen ve kalkınma odaklı eylemleri içeren stratejiler uygulanmaktadır².

Ayrıca, OXFAM, UNICEF, Save the Children, British Red Cross ve İslamic Relief gibi kuruluşlar da yardım kampanyaları başlatmıştır³⁴. Bu kuruluşlar, gıda yardımı, barınma, sağlık hizmetleri ve eğitim gibi temel ihtiyaçları karşılamak için çaba göstermektedirler. Uluslararası yardım örgütleri, özellikle pandemi döneminde Suriye’nin kuzeyinde çadırlarda yaşayan milyonlarca kişinin acil yardıma ihtiyacı olduğunu vurgulamaktadır⁵. Bu destekler, savaşın yarattığı insani krizin etkilerini hafifletmeye yönelik önemli çabaları temsil etmektedir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Suriye İnsani Yardım Programı | IOM Türkiye. https://turkiye.iom.int/tr/suriye-insani-yardim-programi.
(2) Göçmen ve Mülteci Destek Programı | IOM Türkiye. https://turkiye.iom.int/tr/gocmen-ve-multeci-destek-programi.
(3) Uluslararası kuruluşlar, Türkiye ve Suriye için yardım kampanyası …. https://www.cnnturk.com/ekonomi/uluslararasi-kuruluslar-turkiye-ve-suriye-icin-yardim-kampanyasi-baslatti.
(4) BM ve uluslararası kuruluşlar, Türkiye ve Suriye için yardım kampanyası …. https://www.hurriyet.com.tr/dunya/uluslararasi-kuruluslar-turkiye-ve-suriye-icin-yardim-kampanyasi-baslatti-42216406.
(5) BMGK uzlaşamadı, Suriye’ye insani yardım geçişleri geçici … – BBC. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-53374313.

@@@@@@@@

Uluslararası toplumun tepkisi ne oldu?

Suriye iç savaşına uluslararası toplumun tepkisi, çeşitli boyutlarda olmuştur. İşte bazı önemli noktalar:

– **Diplomatik Çabalar**: Birleşmiş Milletler ve Arap Birliği gibi uluslararası kuruluşlar, çatışmanın çözümü için diplomatik girişimlerde bulunmuş, ancak bu çabalar sınırlı başarı göstermiştir¹.
– **İnsani Yardım**: Uluslararası yardım kuruluşları, Suriye’deki sivil halka gıda, barınma ve tıbbi yardım sağlamak için geniş çaplı operasyonlar yürütmüştür².
– **Mültecilere Destek**: Komşu ülkeler ve Avrupa ülkeleri, mültecilere ev sahipliği yapmış ve onlara insani yardım sağlamıştır².
– **Kimyasal Silah Kullanımına Tepki**: Kimyasal silah kullanımı belgelenen savaşa karşı uluslararası toplumun eylemsizliği eleştirilmiş, ancak bu konuda somut bir müdahalede bulunulmamıştır⁴.
– **Güvenlik Konseyi Kararları**: BM Güvenlik Konseyi, Suriye’deki duruma ilişkin bir dizi karar almış, ancak bu kararların uygulanması konusunda zorluklar yaşanmıştır¹.

Bu tepkiler, uluslararası toplumun Suriye iç savaşına karşı hem yardım hem de çözüm bulma konusunda aktif olduğunu göstermektedir. Ancak, savaşın karmaşıklığı ve uluslararası güçler arasındaki çıkar çatışmaları, etkili bir müdahalede bulunulmasını zorlaştırmıştır. Suriye’deki durum, uluslararası toplumun birlikte hareket etme ve krizlere müdahale etme kapasitesinin sınırlarını da ortaya koymuştur.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Suriye İç Savaşı ve Türkiye: Çatışma, Güvenlik ve – DergiPark. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1036515.
(2) Suriye’de 10 yıllık iç savaşın ağır bilançosu: 387 … – euronews. https://tr.euronews.com/2021/03/08/suriye-de-10-y-ll-k-ic-savas-n-ag-r-bilanco-387-bin-olu-5-6-milyon-kisi-yurt-d-s-na-kact.
(3) İnsani müdahale ve koruma sorumluluğu: Suriye iç savaşı. https://acikkaynak.bilecik.edu.tr/xmlui/handle/11552/1730.
(4) OPUS Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi » Makale » Suriye İç …. https://dergipark.org.tr/tr/pub/opus/article/714551.
(5) undefined. http://opusjournal.net.

@@@@@@@@

UKRAYNA SAVAŞI

Ukrayna’daki savaştan dolayı ne kadar insan ölüp yaralandı ve nereye göç ettiler?

Ukrayna’daki savaşın yol açtığı insan kayıpları ve göç dalgaları hakkında güncel bilgiler şunlardır:

– **Ölü ve Yaralı Sayısı**: Fransa’nın tahminlerine göre, Ukrayna savaşında yaklaşık **150 bin Rus askeri** hayatını kaybetmiştir². Ayrıca, Ukrayna’nın savaştaki kayıplarının **70 bine** yaklaştığı ve yaralı sayısının da **120 bine** ulaştığı değerlendirilmektedir⁴.
– **Göç**: Savaş nedeniyle milyonlarca insan yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalmıştır. Özellikle Avrupa’ya gerçekleşen son otuz yıl içindeki en hızlı göç olarak tanımlanan bu durumda, **1.7 milyondan fazla insan** ülkesini terk etmiştir⁹.

Bu veriler, Ukrayna’daki savaşın yarattığı ağır insani sonuçları gözler önüne sermektedir. Göç eden insanların büyük bir kısmı Avrupa ülkelerine sığınmış, bazıları ise Rusya’nın işgali sonrası Gürcistan, Türkiye ve Ermenistan gibi ülkelere göç etmiştir[^10^]. Uluslararası toplumun ve yardım kuruluşlarının desteği, bu zor durumdaki insanlar için hayati önem taşımaktadır.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Fransa’ya göre Ukrayna savaşında 150 bin Rus askeri öldü. 
https://firatnews.com/dunya/fransa-ya-gore-ukrayna-savasinda-150-bin-rus-askeri-oldu-197718.
(2) Ukrayna savaşı: ‘Morgda ölülerle konuşuyor, onlardan af … – BBC. https://www.bbc.com/turkce/articles/cxxdjepyzp9o.
(3) Ukrayna’dan Avrupa’ya Kitlesel Göçte Avrupa Birliği’nin Sığınma …. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2771730.
(4) Rusya’dan beyin göçü Ukrayna’nın işgali sonrası hızlandı: ‘Putin …. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-60732709.
(5) Ukrayna, kendi topraklarını hedef aldı: 5 kişi hayatını kaybetti. https://www.cumhuriyet.com.tr/dunya/ukrayna-kendi-topraklarini-hedef-aldi-5-kisi-hayatini-kaybetti-2205557.
(6) Ukrayna, Rusya’yı vurdu: Çok sayıda ölü ve yaralı var. https://www.sozcu.com.tr/ukrayna-rusya-yi-vurdu-cok-sayida-olu-ve-yarali-var-p44445.
(7) Ukrayna’da kaç kişi öldü? Rusya Ukrayna savaşı ölü ve yaralı sayısı …. https://www.mynet.com/ukrayna-da-kac-kisi-oldu-rusya-ukrayna-savasi-olu-ve-yarali-sayisi-nedir-110106919543.
(8) Rusya-Ukrayna Savaşı, Zorunlu Göç ve İnsani Koridorlar: Sosyal Hizmet …. https://dergipark.org.tr/tr/pub/gumussagbil/issue/70821/1095252.
(9) Rusya-Ukrayna Savaşı’na Genel Bir Bakış ve Yaşanan Göç Dalgaları. https://21yyte.org/tr/merkezler/bolgesel-arastirma-merkezleri/rusya-slav-arastirmalari-merkezi/rusya-ukrayna-savasi-na-genel-bir-bakis-ve-yasanan-goc-dalgalari.
(10) Rusya-Ukrayna Savaşı, Zorunlu Göç ve İnsani Koridorlar: Sosyal Hizmet …. https://bing.com/search?q=Ukrayna+sava%c5%9f%c4%b1+g%c3%b6%c3%a7.
(11) undefined. https://doi.org/10.37989/gumussagbil.1095252.
(12) undefined. https://www.ohchr.org/en/press-releases/2022/03/ukraine-civilian-casualty-update.
(13) undefined. https://www.iom.int/news/iom-warns-increased-risk-trafficking-persons-people-fleeing-ukraine.
(14) undefined. https://displacement.iom.int/sites/default/files/public/reports/IOM.
(15) undefined. https://www.unfpa.org/ukraine-war.
(16) undefined. https://www.unicef.org/emergencies/war-ukraine-pose-immediate-threat-children.

@@@@@@@

Ukrayna’daki savaşın nedenleri nedir?

Ukrayna’daki savaşın nedenleri, tarihsel, siyasi ve bölgesel faktörlerin bir araya gelmesiyle karmaşık bir yapıya sahiptir. İşte bazı temel nedenler:

– **Tarihsel ve Kültürel Bağlar**: Ukrayna ve Rusya arasındaki tarihsel ve kültürel bağlar, iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir rol oynamaktadır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Ukrayna’nın bağımsız bir devlet olarak ortaya çıkması, bölgedeki güç dengelerini etkilemiştir³.
– **Politik Yönelim**: Ukrayna’nın Batı ile olan ilişkileri ve Avrupa Birliği (AB) ile yakınlaşma çabaları, Rusya ile arasındaki gerilimi artırmıştır. Özellikle 2013 yılında AB ile Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması, ülkede büyük protestolara ve siyasi krizlere yol açmıştır¹.
– **Kırım’ın İlhakı**: 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi, uluslararası hukuka aykırı bir eylem olarak görülmüş ve Ukrayna ile Rusya arasındaki gerilimi daha da tırmandırmıştır¹.
– **Donbas Bölgesi**: Donetsk ve Lugansk (Donbas) bölgelerindeki ayrılıkçı hareketler ve bu bölgelerde kurulan sözde devletler, Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne meydan okumuş ve savaşın uzamasına neden olmuştur⁵.
– **NATO ve Güvenlik**: Rusya’nın, Ukrayna’nın NATO’ya katılma ihtimaline karşı güvenlik endişeleri, savaşın başlamasında önemli bir faktör olmuştur. Rusya, Ukrayna’nın NATO’ya katılmasını, kendi güvenlik sınırlarına doğrudan bir tehdit olarak görmektedir⁴.

Bu nedenler, Ukrayna’daki savaşın çok yönlü ve derin köklü bir sorun olduğunu göstermektedir. Uluslararası toplumun tepkisi ve bölgedeki güç dengeleri, savaşın seyri üzerinde belirleyici olmaya devam etmektedir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Rusya-Ukrayna savaşının nedenleri nelerdir? Rusya-Ukrayna … – Milliyet. https://www.milliyet.com.tr/galeri/rusya-ukrayna-savasi-neden-cikti-rusya-donbassa-neden-operasyon-baslatti-savasin-nedeni-ne-6707926.
(2) Rusya Ukrayna savaşının nedenleri: RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI NEDEN ÇIKTI …. https://www.hurriyet.com.tr/galeri-rusya-ukrayna-savasi-iki-ulkeyi-savasa-surukleyen-kriz-neden-cikti-rusya-ukrayna-neden-savasiyor-iste-kisa-ozeti-42015840.
(3) Rusya Ukrayna savaşı neden çıktı? Rusya Ukrayna … – Mynet. https://www.mynet.com/rusya-ukrayna-savasi-neden-cikti-rusya-ukrayna-savasinin-nedeni-nedir-110106919123.
(4) Bir ayını dolduran Rusya’nın Ukrayna işgali nasıl başladı, sebepleri ve …. https://tr.euronews.com/2022/03/24/bir-ay-n-dolduran-rusya-n-n-ukrayna-isgali-nas-l-baslad-sebepleri-ve-sonuclar-neler.
(5) Rusya-Ukrayna Savaşı – Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/Rusya-Ukrayna_Sava%C5%9F%C4%B1.

@@@@@@@@@

FİLİSTİN VE GAZZE SAVAŞI

Filistin ve Gazze’deki savaştan dolayı ne kadar insan ölüp yaralandı ve nereye göç ettiler?

Filistin ve Gazze’deki son çatışmalardan dolayı yaşanan insan kayıpları ve göç dalgaları hakkında güncel bilgiler şunlardır:

– **Ölü Sayısı**: Gazze’de, İsrail’in saldırıları sonucunda hayatını kaybedenlerin sayısının **34 bin 943’e** yükseldiği belirtiliyor⁵.
– **Yaralı Sayısı**: Yaralı sayısının ise **78 bin 572’ye** ulaştığı ifade ediliyor⁵.

Göç eden insanlar hakkında ise şu bilgiler mevcut:

– İsrail’in saldırıları nedeniyle Gazze Şeridi’nin kuzeyinden güney bölgelere göç etmeyen Filistinliler, saldırılarda şahit oldukları yıkım ve ölümlerin şokunu yaşıyor[^10^].
– İsrail’de, Gazze savaşı nedeniyle, Batı Şeria ve Gazze’den gelen Filistinli işçilerden mahrum kalınması ve 360 bin yedek askerin göreve çağrılması işgücü krizini derinleştirdi⁹.

Bu veriler, bölgedeki çatışmaların yarattığı ağır insani sonuçları ve zorla göç etmek zorunda kalan insanların yaşadığı trajediyi göstermektedir. Uluslararası toplumun ve yardım kuruluşlarının desteği, bu zor durumdaki insanlar için hayati önem taşımaktadır.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) İsrail’in Gazze’ye saldırılarında ölü sayısı 34 bin 943’e çıktı. 
https://www.gazeteduvar.com.tr/israilin-gazzeye-saldirilarinda-olu-sayisi-34-bin-943e-cikti-haber-1690398.
(2) Gazze’de “zorla göçü kabul etmeyen” Filistinliler, ölüm ve yıkımların …. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/gazzede-zorla-gocu-kabul-etmeyen-filistinliler-olum-ve-yikimlarin-sokunu-yasiyor/3101852.
(3) Bekasını kitlesel göçle ilişkilendiren İsrail, Gazze savaşıyla “tersine …. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/bekasini-kitlesel-gocle-iliskilendiren-israil-gazze-savasiyla-tersine-goc-cikmazina-girdi/3086925.
(4) Gazze’de bilanço ağırlaşıyor! Ölü sayısı 34 bin 500’ü geçti. https://www.milliyet.com.tr/dunya/gazzede-bilanco-agirlasiyor-olu-sayisi-34-bin-500u-gecti-7120452.
(5) Siyonist rejim: Gazze savaşında 637 asker, 68 polis ve 6 Şin-Bet üyesi öldü. https://ilkha.com/filistin/siyonist-rejim-gazze-savasinda-637-asker-68-polis-ve-6-sin-bet-uyesi-oldu-392808.
(6) Gazze’de havadan bırakılan yardımların paraşütleri açılmadı: Çok sayıda ölü ve yaralı var. https://www.msn.com/tr-tr/haber/dunya/gazzeye-havadan-b%C4%B1rak%C4%B1lan-yard%C4%B1mlar%C4%B1n-para%C5%9F%C3%BCtleri-a%C3%A7%C4%B1lmad%C4%B1-%C3%A7ok-say%C4%B1da-%C3%B6l%C3%BC-ve-yaral%C4%B1-var/ar-AA1o6MmR.
(7) Gazze’de 24 saatte 165 Filistinli öldü – DW – 28.01.2024. https://www.dw.com/tr/gazzede-24-saatte-165-filistinli-%C3%B6ld%C3%BC/a-68105476.
(8) Gazze’de 24 saatte 165 Filistinli öldü – DW – 28.01.2024. https://bing.com/search?q=Filistin+Gazze+sava%c5%9f%c4%b1+%c3%b6l%c3%bc+ve+yaral%c4%b1+say%c4%b1s%c4%b1.
(9) 1799’dan günümüze Filistin tarihi – BBC News Türkçe. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-44128837.
(10) İsrail-Filistin çatışması – Vikipedi. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0srail-Filistin_%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1.

@@@@@@@@

Filistin ve İsrail arasındaki çatışmaların nedenleri, tarihsel, siyasi ve toprak meseleleri gibi bir dizi karmaşık faktörden kaynaklanmaktadır. İşte bazı temel nedenler:

– **Toprak ve Sınırlar**: İki taraf arasındaki en büyük anlaşmazlık konularından biri, toprak haklarıdır. Filistinliler, işgal altındaki topraklarının İsrail tarafından kullanılmasına ve Yahudi yerleşim birimlerinin inşasına karşı çıkmaktadır¹.
– **Mülteciler**: Filistinli mültecilerin geleceği, özellikle 1948 ve 1967 savaşlarından sonra evlerini terk etmek zorunda kalan ve geri dönüş haklarını talep eden milyonlarca Filistinli için önemli bir meseledir¹.
– **Kudüs’ün Statüsü**: Kudüs’ün kimin kontrolünde olacağı ve şehrin kutsal mekanlarının yönetimi, iki taraf için de hassas bir konudur¹.
– **Güvenlik**: İsrail, güvenlik endişelerini gerekçe göstererek, Filistin topraklarında askeri varlığını sürdürmektedir. Filistinliler ise bu durumu işgal olarak görüp, bağımsız bir devletin kurulmasını talep etmektedir¹.
– **Siyasi ve İdeolojik Farklılıklar**: İsrail’in varlığı ve Filistin devletinin kurulup kurulmayacağı gibi konular, iki taraf arasındaki ideolojik farklılıkları yansıtmaktadır¹.

Bu çatışmanın kökenleri, 20. yüzyılın başlarına, Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına ve ardından bölgenin İngiliz mandası altına girmesine kadar uzanmaktadır. İngiltere’nin Filistin’de bir “ulusal yurt” kurma görevini üstlenmesi ve sonrasında yaşanan göç dalgaları, iki halk arasındaki gerilimi artırmıştır¹. 1948’de İsrail devletinin kurulması ve ardından yaşanan savaşlar, mülteci krizini ve toprak meselesini daha da karmaşık hale getirmiştir¹.

Bu anlaşmazlıklar, onlarca yıldır süregelen ve zaman zaman şiddetli çatışmalara yol açan derin bir çatışmanın temelini oluşturmaktadır. Uluslararası toplumun çözüm bulma çabalarına rağmen, barışın sağlanması için uzun vadeli ve kapsamlı bir çözüm gerekmektedir⁵.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) İsrail-Filistin sorunu nasıl başladı? – BBC News Türkçe. https://www.bbc.com/turkce/articles/crg3gv17p00o.
(2) İSRAİL NEDEN GAZZE’Yİ VURUYOR, neden saldırıyor? Filistin İsrail savaşı …. https://www.haberler.com/soguk-haber/israil-neden-gazze-yi-vuruyor-neden-saldiriyor-16463016-haberi/.
(3) İsrail Filistin Savaşı Nasıl Başladı? 2023 Nedenleri. https://halktv.com.tr/dunya/israil-filistin-savasi-nasil-basladi-2023-nedenleri-777170h.
(4) İsrail-Filistin sorunu nasıl başladı? – BBC News Türkçe. https://bing.com/search?q=Filistin+%c4%b0srail+%c3%a7at%c4%b1%c5%9fma+nedenleri.
(5) Filistin-İsrail Savaşı: Tarihçesi ve Nedenleri | Bilal Demirkır …. https://bilaldemirkr.com.tr/filistin-israil-savasi-tarihcesi-ve-nedenleri/.

@@@@@@@@

Uluslararası toplumun tepkisi nasıl oldu?

Filistin ve İsrail arasındaki çatışmalara uluslararası toplumun tepkisi, genellikle diplomatik ve hukuki yollarla ifade edilmiştir. İşte bazı güncel gelişmeler:

– **Uluslararası Adalet Divanı**: Türkiye, Uluslararası Adalet Divanı’nda (ICJ) İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında insancıl ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirterek, bu tür saldırılara kayıtsız kalamayacağını bildirdi¹.
– **Küresel Dayanışma**: Son zamanlarda Filistin davasına yönelik küresel dayanışmada, birçok Batı şehrinde yaygın gösteriler ve olaylarla belirginleşen önemli bir artış yaşandı².
– **Türkiye’nin Tepkisi**: Türkiye, İsrail’in sivillere karşı yapmış olduğu tüm eylemleri reddettiğini ve kınadığını belirtmiş, İsrail’in Filistin topraklarında gerçekleştirdiği eylemlerin, Filistin’de olumsuz sonuçlara neden olduğunu vurgulamıştır¹.
– **BM Güvenlik Konseyi**: Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin, iki devletli çözüm vizyonu temelinde tarafları adil bir çözüme imale etmek için sorumluluk alması gerektiği ifade edilmiştir⁴.

Bu tepkiler, uluslararası toplumun çatışmaya karşı duyarlı olduğunu ve çözüm bulma yönünde adımlar attığını göstermektedir. Ancak, çatışmanın karmaşıklığı ve bölgesel dinamikler, barış sürecinin ilerlemesinde zorluklar yaratmaktadır.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) İsrail-Filistin sorunu: 5 soruda Türkiye’nin bugün sunum yaptığı …. https://www.bbc.com/turkce/articles/cxw7vwmpr4lo.
(2) Filistin Davasıyla Küresel Dayanışma: Anlatıları Kırmak ve Politikaları …. https://research.sharqforum.org/tr/2024/02/02/filistin-davasiyla-kuresel-dayanisma-anlatilari-kirmak-ve-politikalari-sekillendirmek/.
(3) Meclis’ten Filistin ve İsrail çatışmasına ilişkin … – Milliyet. https://www.milliyet.com.tr/gundem/son-dakika-meclisten-filistin-ve-israil-catismasina-iliskin-ortak-bildiri-7018979.
(4) Orta Doğu gerildi: İsrail-Filistin çatışması uluslararası toplumu …. https://www.haber365.com.tr/orta-dogu-gerildi-israil-filistin-catismasi-uluslararasi-toplumu-endiselendirdi-turkiye-sert-tepki-gosterdi-h321105.
(5) İsrail-Filistin çatışması: Müslümanlar, Batı ve demokrasi. https://tr.euronews.com/2023/11/07/israil-filistin-catismasi-muslumanlar-bati-ve-demokrasi.

@@@@@@

Uluslararası toplumun yardım sağlama kapasitesi nedir?

Uluslararası toplumun yardım sağlama kapasitesi, çeşitli uluslararası kuruluşlar ve STK’lar aracılığıyla geniş bir yelpazede insani yardım ve destek sağlamayı içerir. İşte bu kapasitenin bazı örnekleri:

– **Nakit Temelli Yardımlar**: Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Türkiye, nakit desteği sağlayarak, bireylere seçim yapma hakkı tanır ve genellikle ayni yardıma kıyasla maliyet etkindir¹.
– **Toplum Merkezi Desteği**: IOM Türkiye, eğitim, yasal danışmanlık, koruma ve psikososyal destek gibi hizmetler sağlayan topluluk merkezlerini destekler¹.
– **Toplum İstikrarı**: IOM’nin toplum istikrarı stratejisi, kriz dönemlerinde yerel olarak yönetilen ve kalkınma odaklı eylemleri içerir¹.
– **Ekonomik Güçlendirme**: IOM, ekonomik güçlendirme yardımı yapmak, işletmelere ve en savunmasız durumdaki bireylere hizmet sağlamak için elektronik nakit transferi, elektronik kuponlar ve banka havalelerinden yararlanır¹.

Bunun yanı sıra, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) gibi kuruluşlar da mültecilere ve uluslararası koruma ihtiyacı olan kişilere destek sağlamaktadır. Örneğin, UNHCR Türkiye, depremde evini kaybeden kişilere geçici barınma merkezlerinde kalma imkanı sunmakta ve Suriyelilerin %98’inden fazlasının ev sahibi toplumla bir arada yaşamasını desteklemektedir².

Bu kuruluşlar, insani yardım ve sürdürülebilir kalkınmayı birbirine bağlayan farklı müdahale alanları aracılığıyla 2030 Gündeminin hayata geçirilmesini desteklemek için önemli bir rol oynamaktadır. Uluslararası toplumun yardım sağlama kapasitesi, kriz ve kırılgan durumdan etkilenenlerin ihtiyaçlarını karşılamada ve kendi kendine yetebilmelerini sağlamada kritik bir öneme sahiptir¹.

Kaynak: Bing ile konuşma, 11.05.2024
(1) Göçmen ve Mülteci Destek Programı | IOM Türkiye. https://turkiye.iom.int/tr/gocmen-ve-multeci-destek-programi.
(2) Haziran 2023 Türkiye – UNHCR. https://www.unhcr.org/tr/wp-content/uploads/sites/14/2023/07/UNHCR-Turkiye-Operational-Update-June-23F_TR.pdf.
(3) SURİYELİ MÜLTECİLER KRİZİ VE TÜRKİYE – Brookings. https://www.brookings.edu/wp-content/uploads/2016/06/USAKBrookings-report-final-version14November13.pdf.

@@@@@@@

Loading

No ResponsesMayıs 11th, 2024

KARANLIK GÜNLER

KARANLIK GÜNLER

Her gün ölmektense, bir gün ölmek.

Hamas her gün ölmenin ve insanlığın ölmesinin önüne geçerek, bir kere ölmeyi seçti.
İNSANLIĞIN ölmesini geciktirmek, duygularını harekete geçirip, sesini yükselterek.
Gazze ile beraber insanlık büyük bir sınavdan geçmektedir.
Ya olacak ya ölecek.
Ağır bedeller ödeniyor.
İnsanlığın sabrıyla beraber, tabiri caizse Allah’ın da sabrını zorlayıp taşırarak.
[1]
İsrail, ABD ve ortakları belalarını arıyorlar.
Belli ki bulacaklar.

-insanları öldüren PKK, ormanları da yakıyor.[2] 

– PKK’yı MOSSAD kurdu.

*************   

Türkiye’den kritik ajanlık karşıtı kanun çalışması çok geç kalmış bir çalışmadır.

ABD’lilere sorarlar, sizler hainleri ne yaparsınız, diye.
Onlarda cevaben, bizden olursa asarız, başkalarından olursa besleriz.
Yüz yıldır başkaları tarafından sürülen bu topraklar işte hep bu ihanet neticesinde olmuştur.[3]
Başta ABD ve İsrail ve de İngiliz olmak üzere CIA ve MOSSAD yıllarca cirit atmıştır.[4]
En ilginç olanı da bunu içimizden devşirdikleri veya bizden gösterdikleriyle yapmıştır.
Misyonerlik faaliyetlerini ve ajanlıklarını beraber yürütmek üzere araştırmacı, yardım kuruluşu, emekli olup hayatını burada sürdüren gönüllüler perdesi altında sürdürmüştür.[5]
Rahmetli Ahmet amcam Adıyaman’ın ilk fotoğrafçılarındandır.
Kendisi anlatmıştı.
1950 yılları içerisinde askerden geldikten sonra fotoğrafçı dükkanına sürekli olarak resim basması için kendisine yaşlı ve karı koca iki Almanın çektiği fotoğrafları getirdiklerini ancak yine bir gün yanlışlıkla bir filim getirdiklerini söyledi.
Filme baktığında ise evlerinde bulunan tarihi eserlerin çekilmiş filmleri olduğunu ve kendisinin de hemen bunu valiye bildirerek eserlere el konulduğunu anlatmıştı.
Bu belki de binlercesinden bir tanesidir.
Nitekim bazen Kültür Bakanlığının müracaatlarda bulunup istediklerini de bilmekteyiz.
Tıpkı son günlerde yakalanan gazeteci sıfatıyla ve bir çok MOSSAD ajanının varlığı devede kulak bile değildir.
Bunlar gazetecilerin içerisinde beslemeler olarak bulunduğu gibi, siyaset, iş dünyası gibi önemli mevkilerde de bulunmaktadırlar.
İhanet asla affedilmemeli ve cezası idamda dahil ağırlaştırılmalıdır.

****************  

MÜSLÜMANLAR KAYBEDERSE NEDEN KAYBEDER BİLİYOR MUSUNUZ?

“Ünlü bir giyim firmasında çalıştığım yıllarda firmanın satılmayan kıyafetleri çöpe attığını fark ettim. Hemen patrona gidip bu ürünleri çöpe atmak yerine neden ihtiyaç sahiplerine dağıtmıyoruz? diye sordum.

Bana şöyle dedi: -Bizim ürünlerimizi sadece zengin insanlar satın alabiliyor. Eğer bu kıyafetleri fakirlerin üzerinde görürlerse rahatsız olurlar. Ayrıca marka değerimiz düşer ve zarar ederiz.

O gün anlamıştım ki yoksulluk fakirleri doyuramadığımız için değil, zenginleri doyuramadığımız için bitmiyor.”-Charles Bukowski.

“Eğer siz iman eder ve şükrederseniz Allah size niçin azap etsin? Allah şükrünüze karşılık veren ve her yaptığınızı bilendir.”[6]

***************

– Şeb-i Yelda’yı müneccimle muvakkit ne bilir /

Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat”

(En uzun geceyi astrolog ve vakit uzmanı ne bilir.

Gecelerin kaç saat olduğunu dert sahibine sor).

MEHMET ÖZÇELİK

11-05-2024

[1] https://tesbitler.com/2023/03/15/tanriyi-kizdiracak-ne-yaptiniz-ki/
https://tesbitler.com/2015/01/02/armegedon/
https://tesbitler.com/2015/01/02/abd-ve-abdnin-hristiyanlik-propagandasi-ve-armagedon/

[2] https://www.haber7.com/guncel/haber/3422721-bodrumda-ormani-yakan-sanigin-cezasi-belli-oldu

[3] https://tesbitler.com/index.php?s=%C4%B0hanet

[4] https://tesbitler.com/index.php?s=%C4%B0stihbarat+

[5] https://tesbitler.com/index.php?s=Misyoner+

[6] Nisa, 147.

Loading

No ResponsesMayıs 11th, 2024

İKİ BÜYÜK HAKİKAT:HAYAT VE ÖLÜM

İKİ BÜYÜK HAKİKAT:HAYAT VE ÖLÜM[1]

 

-Ezelden başlayıp ebede giden yaratma.

-Kainatın iki büyük hakikati; doğum ve ölüm.

-Bütün varlıklar aleminde bu durum cereyan etmektedir.

-Deniz-kara-hava-

-Kelime-i Tayyibe’den halk edilen ruhaniler.

-Üstad Hazretleri “… madde-i nurdan, hatta zulmetten, hatta esîr maddesinden, hatta manalardan, hatta havadan, hatta kelimelerden zihayat, zişuuru kesretle halkeder…” (Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Maksat) buyurmakta ve bunlara örnek olarak “ışığı, karanlığı, esir maddesini, manaları, havayı ve kelimeleri” vermiş oluyor. Topraktan insan, sudan balık yaratan Allah, elbette bu seyyal maddelerden de hayat ve şuur sahibi varlıklar yaratabilir.

Elhasıl: Denilebilir ki, hayat olmazsa, vücut vücut değildir, ademden farkı olmaz. Hayat ruhun ziyasıdır. Şuur hayatın nurudur. Mademki hayat ve şuur bu kadar ehemmiyetlidirler. Ve madem şu âlemde bilmüşahede bir intizam-ı kâmil-i ekmel vardır. Ve şu kâinatta bir itkan-ı muhkem, bir insicam-ı ahkem görünüyor. Madem şu biçare, perişan küremiz, sergerdan zeminimiz bu kadar had ve hesaba gelmez zevilhayat ile, zevil’ervah ile ve zevil’idrak ile dolmuştur. Elbette sadık bir hads ile ve kat’î bir yakin ile hükmolunur ki, şu kusûr-u semâviye ve şu buruc-u sâmiyenin dahi kendilerine münasip zîhayat, zîşuur sekeneleri vardır. Balık suda yaşadığı gibi, güneşin ateşinde dahi o nuranî sekeneler bulunur. Nar, nuru yakmaz. Belki ateş ışığa medet verir.

*Madem kudret-i ezeliye, bilmüşahede, en âdi maddelerden, en kesif unsurlardan hadsiz zîhayat ve zîruhu halk eder; ve gayet ehemmiyetle, madde-i kesifeyi, hayat vasıtasıyla madde-i lâtifeye çevirir; ve nur-u hayatı herşeyde kesretle serpiyor; ve şuur ziyasıyla ekser şeyleri yaldızlıyor. Elbette, o Kadîr-i Hakîm, bu kusursuz kudretiyle, bu noksansız hikmetiyle, nur gibi, esir gibi, ruha yakın ve münasip olan sair seyyâlât-ı lâtife maddeleri ihmal edip hayatsız bırakmaz, câmid bırakmaz, şuursuz bırakmaz. Belki, madde-i nurdan, hattâ zulmetten, hattâ esir maddesinden, hattâ mânâlardan, hattâ havadan, hattâ kelimelerden zîhayat, zîşuuru kesretle halk eder ki, hayvânâtın pek çok muhtelif ecnasları gibi pek çok muhtelif ruhanî mahlûkları, o seyyâlât-ı lâtife maddelerinden halk eder. Onların bir kısmı melâike, bir kısmı da ruhanî ve cin ecnaslarıdır.

Melâikelerin ve ruhanîlerin kesretle vücutlarını kabul etmek ne derece hakikat ve bedihî ve makul olduğunu ve Kur’ân’ın beyan ettiği gibi onları kabul etmeyen ne derece hilâf-ı hakikat ve hilâf-ı hikmet bir hurafe, bir dalâlet, bir hezeyan, bir divanelik olduğunu, şu temsile bak, gör:..

*Yıldızlarda doğar ve ölür.

Orta ve küçük kütleli yıldızları bekleyen son bir beyaz cüce olmaktır. Örneğin Güneş milyarlarca yıl sonra bir beyaz cüceye dönüşecek.”

Evrendeki tüm yıldızların sayısı, dünyadaki bütün kumsallardaki kum taneciklerinin sayısından fazla.” 

Fizikçi Heinz Ragels’in 1985 yılında dediği gibi: “Yıldız doğumu örtülü ve gizli bir olaydır.” Peki bir yıldız nasıl doğar?

  • Yıldız doğumu, evrende büyük bir alana yayılmış olan devasa gaz ve toz bulutlarında başlar. Bu bulutlar büyük oranda hidrojenden oluşur ve moleküler bulut olarak da adlandırılır.
  • Zaman içerisinde bu devasa bulutu rahatsız eden bir olay gerçekleşir. Bu, yakınındaki bir süpernovanın gönderdiği bir şok dalgası ya da yanından geçen bir kuyruklu yıldızın çekimsel alanı olabilir. Bu olay, bulutu etkiler ve bulut dönüp sıkışmaya başlar.
  • Bulutun içerisindeki atomlar dönmeye başladıkça birbirlerine yaklaşır ve bu yaklaşma beraberinde sürtünme ısısını ortaya çıkarır. Sıcaklık ve yoğunluk artar. Ortaya çıkan basınçla beraber atomlar kütlenin merkezine yani çekirdeğe ulaşmak isterler.
  • Artık yoğunluk hat safhadadır. Gaz giderek daha küçük bir hacme sıkıştığından basınç ve sıcaklık da giderek artar. Cisim çökmeye devam ettikçe basınç kuvveti bu çökmeye karşı koymaya çalışır ve diğer kuvvetlerin aksine çekirdeğin dışına doğru bir kuvvet uygular.
  • En sonunda çekim kuvvetine karşı basınç kuvveti bir denge yakalar ve cisim çökmeye devam etmez. İşte bu dengeye hidrostatik denge deriz.
  • Fark ettiyseniz ‘cisim’ dedim çünkü meydana gelen şey henüz bir yıldız olarak adlandırılamaz. Cismin bir yıldız olabilmesi için çekirdeğindeki hidrojeni helyuma dönüştürmesi gerekir. Yani, çekirdeğindeki sıcaklık hidrojenin, nükleer füzyonunu başlatabilecek kadar yüksek olmalıdır.
  • Cisim, çekirdeğinde hidrojeni ağır hidrojen dediğimiz döteryumla birleştirir ve döteryum füzyona devam ettiğinde helyum meydana gelir. Bu olayla beraber artık bir yıldız doğmuş olur.
  • Çekirdekte meydana gelen yeni element yaratma sürecine yıldız nükleosentezi denir. Hidrojenin helyuma olan füzyonu bir yıldız için kilit noktadır çünkü yıldızın doğumu nükleer füzyonla beraber başlar. Bu füzyonla beraber cisim artık bir anakol yıldızı olmuştur.

*Yıldızlar aslında insanoğluna benzer: doğarlar, yaşarlar ve ölürler. İnsanoğlu yaşadığı süre boyunca nefes alır, yıldızlarda yaşamlarını sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar ve tıpkı bizim nefes almamız gibi onlar da yaşamları boyunca (yaşamlarının %90’ında) hidrojeni helyuma çevirirler. İşte,bunu yapan yıldızların anakolda olduğu söylenir ve cüce yıldız olarak adlandırılır, tıpkı bizim yıldızımız güneş gibi. Peki anakolda olan bir yıldız tüm yaşamını anakolda mı geçirir? Cevap, hayır. Bu yıldızlar hidrojen yakıtlarını bitirdiklerinde dev yıldızlar grubuna girecek şekilde genişlerler ve ilk önce kızıl dev sonraysa ak cüce olurlar.

Peki, bir yıldızın anakolda bulunacağı süreyi belirleyen öge nedir? Bunu belirleyen iki etmen vardır; yıldızın başlangıçtaki kütlesi ve parlaklığı. Fakat en önemlisi yıldızın kütlesidir. Çünkü sahip olduğu kütle, yıldızın ilerleyen yaşamında nasıl bir evrim geçireceğini, hatta öldüğü zaman neye dönüşeceğini belirleyen en mühim unsurdur. Örnek verecek olursak; büyük yıldızlar yakıtlarını çok hızlı yakarlar ve bu yüzden de ömürleri kısa olur. Yani, bir yıldızın kütlesi ne kadar fazlaysa ömrü o kadar kısadır.

*Kütlenin fazla olduğu durumlardaysa, cisim bu kütleyi taşıyamıyor. Kütlenin fazlalığı sıcaklığı artırıyor, bunun sonucunda basınç da artıyor ve yıldız oluşumunda bahsettiğimiz gibi, bu basınç kütle çekimine karşı koymaya başlıyor. Kütle ne kadar fazla olursa, basınç da o kadar fazla oluyor ve dışarıya doğru artan kuvvetle birlikte yıldız dağılma durumuyla karşı karşıya kalıyor.

*Büyük Patlamada Yıldız Oluşumu

Büyük Patlama meydana geldiği zaman,uzay olarak adlandırabileceğimiz bir alan oluştu ve bu oluşum sırasında ortaya çıkan hidrojen, helyum ve lityum belirli alanlarda toplanarak ilk yıldızları oluşturdu. Bu bilgiyle beraber aklınıza şöyle bir soru gelmesi oldukça muhtemel: elimizdeki astronomi bilgilerine bakarak, Güneş ve Güneş’ten daha küçük yıldızların oluşabilmesi için sadece hidrojen ve helyum yeterli değil, daha ağır elementlerin de muhakkak olması gerekiyor, öyleyse ilk yıldızlar nasıl sadece hidrojen ve helyumdan meydana gelebiliyor?

Öncelikle, yıldız oluşum kuramlarımız gerçekten de ağır elementler olmadan bir yıldızın var olamayacağını söylüyor. Bunun sebebi ‘soğutucu’ elementler olmadan, yıldızların oluşması için çökmesi gereken gaz bulutları çökerken fazla ısınıyor ve bu sefer de bu ısı bulutun çökmesini engelleyip genişlemesine sebep oluyor.

MEHMET ÖZÇELİK

09-05-2024

 

[1] https://www.youtube.com/watch?v=pEqB1ocWOvE&t=641s

Loading

No ResponsesMayıs 9th, 2024

ARI SU İÇER ZEHİR AKITIR.YILAN SU İÇER ZEHİR AKITIR

ARI SU İÇER BAL AKITIR.YILAN SU İÇER ZEHİR AKITIR

40 yıllık kani olur mu yani.

Anlat anlat anlamaz, kaynat kaynat kaynamaz.

Bizim oğlan bina (Arapça gramer kitabı) okur, döner döner yine okur.

Arı su içer bal akıtır, yılan su içer zehir akıtır.

Katranı kaynatsan olur mu şeker, elbette nalan herif aslına çeker.[1]

-“TBMM Genel Kurulu’nda CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın hadsiz sözleri tartışmaya sebep oldu.

Umut Akdoğan, gündem dışı sözlü alarak Deniz Gezmiş’i savundu.

CHP’li vekil önce, “Deniz Gezmiş ve arkadaşları anayasayı ortadan kaldırdıkları için değil anayasa tam uygulansın dedikleri için idam edildiler.” dedi. Ardından ise haddini aşarak Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sav) yaşadığı dönemi ima edip hakaretler savurdu.

Akdoğan, “Ey zalimler ister kaymakam olun ister vali, ister hakim olun ister savcı, ister vekil olun ister bakan, boşa çiğniyorsunuz yalan dünyayı. 1400 senedir yapıyorsunuz bunu. Nesimi’nin derisini yüzerken yaptınız bunu. Hallac-ı Mansur’u asarken yaptınız bunu. Kubilay’ın başını keserken yaptınız bunu.” ifadelerini kullandı.

AK Partili milletvekilleri CHP’li Akdoğan’a sert tepki göstererek, “1400 senedir” sözleriyle ne demek istediğini açıklamasını istedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “1400 senedir demek bu ülkenin Müslümanlarına çok ciddi iftira ve hakaret etmek demektir.” şeklinde konuştu. AK Partili Usta, Akdoğan’ın özür dilemesini istedi.”[2]

Bu ilk değil, bir de bunu seçenler bunu bilerek ve kendilerini temsil ederek seçtiler.

-” İzmir’de bir nikah töreninde nikah memurunun masada ailenin bir din görevlisine dua okutmasına müdahalesi büyük tepki çekti.

Karşıyaka’da ailelerin evlatlarını evlendirdiği en mutlu gününde nikah masasında bir din görevlisine dua ile başlama istediği nikah memurunun düşmanca tavrıyla kesildi.

MİKROFONU ELİNDEN ALDI.

Görüntülerde nikah başlamadan önce aile din görevlisinden bir dua istiyor ve hocanın mikrofunu eline alıp besmeleye başlamasının ardından nikah memuru kadın anında müdahale ederek mikrofonu alıyor. 

Nikah memurunun “Burada resmî nikah kıyılıyor, dua edemezsiniz. Burası resmi daire, duanızı evinide edin” sözlerinin ardından din görevlisi kişi mikrofunsuz bir şekilde dua etmeye devam ediyor.”[3]

Aslında bu bir memurla sınırlı bir durum değildir.

Balık baştan kokar, sözü boşuna denilmemiştir.

Nitekim bu da doğru çıkmıştır.[4]

Ankebut Suresi- Bismillahirrahmanirrahim.
2.Ayet: İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılı vereceklerini mi sandılar?
3.Ayet: Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.
4.Ayet: Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!
5.Ayet: Kim Allah´a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah´ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi işiten ve bilendir.
6.Ayet: Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir. (O´nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).
7.Ayet: İman edip iyi işler yapanların (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.”

 

MEHMET ÖZÇELİK

8-5-2024

[1] https://tesbitler.com/2024/04/27/bu-kan-o-kan/

https://tesbitler.com/2024/03/25/insanlar-madenler-gibidir/

https://tesbitler.com/2024/03/03/tarihi-hatalar-tekerrur-ediyor/

https://tesbitler.com/2024/02/21/kim-kimi-temsil-ediyor/

[2] https://www.yeniakit.com.tr/haber/chpli-vekilin-efendimizin-sav-yasadigi-doneme-ait-hadsiz-sozleri-tbmmyi-karistirdi-1851207.html

https://www.yeniakit.com.tr/foto-galeri/anmak-icin-siraya-girdiler-ama-bakin-sizin-3-fidan-neler-yapmis-83028

https://tesbitler.com/2024/04/06/adiyaman-ders-verdi-simdi-ders-alma-zamani/

[3] https://video.haber7.com/video-galeri/276157-izmirde-nikah-memurundan-cirkin-hareket-burada-resmi-nikah-kiyiliyor-dua-edemezsiniz

[4] https://www.haber7.com/guncel/haber/3422367-karsiyaka-belediye-baskani-unsaldan-nikahta-duanin-engellenmesine-skandal-yanit

https://www.haber7.com/guncel/haber/3422481-ibb-personeli-icki-servisinde-eyup-sultana-karsi-kadeh-kaldirdilar

https://www.yenisafak.com/gundem/bu-nasil-bir-kin-4619891

Loading

No ResponsesMayıs 8th, 2024

MİLLİ EĞİTİMDE YANGIN VAR

MİLLİ EĞİTİMDE YANGIN VAR

Göreve başladığım ilk yıllarda yaptığım okullarda anlatılan evrim safsatası ve bilimsel olmayışını araştırıp anlatmak olmuştur.[1]


Maalesef bu millete yıllarca soyunun, hayvan soyu olduğu anlatılmış, Allah’ın yükseltip yücelttiği bu insanın hayvanlığı kabul ettirilerek alçaltılmış adeta hayvanlaştırılmıştır.
Maalesef bu bizzat milli eğitimin eliyle ve anlatımıyla yapılmıştır.
Bu milli eğitimin ve zihnin işgali değildir de, nedir?
Gerek yeni bir müfredatında yapılmasında, müfredata yeni bir şey ekleyip düzenlemeye gidildiğinde, evrim safsatası dile getirildiğinde hırçın, maneviyattan ve bilimden kopuk, bu milleti temsil etmeyen kimseler tarafından saldırıya uğramaktadır.

-Daha önceleri milli eğitim bakanlığı ile ilgili duyduğum bir haber beni dehşete düşürmüştü.

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, eğitim sistemindeki bozulmayı, ”1945’e kadar İngiltere’nin sömürgesiydik. 1945’ten sonra ABD’nin sömürgesi olduk. Milli Şef İsmet İnönü 1947 tarihinde yaptığı resmi (Fulbright) anlaşması ile Türk Milli Eğitim sistemini ABD’lilere teslim etti”

Araştırmacı-Yazar Yılmaz Dikbaş ‘Atatürkçüler Yenildi’ isimli kitabında bu anlaşmayı “ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği, sekiz kişiden oluşan bir Eğitim Komisyonu kuruldu. Bu komisyonun adı Fulbright Eğitim Komisyonu idi… Bu Komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programlarını belirlemekti. Türk ulusunun geleceği olan gençlerin eğitimi, yarısı Amerikalılardan oluşan bir komisyona bırakılıyordu” şeklinde özetliyor.[2]

-Ve şu anda bunu teyid eden ikinci haber ise bu dehşete işaret ediyordu.

O da Amerikalı bir çiftin ifşaatı. 

“EĞİTİM SİSTEMİNİ ÇÖKERTMEYE GELDİK”

“Alman devleti beni Türkiye’den gelen işçilerin genel koordinatörü yaptı. Resmi bir görev verdi. Bunun üzerine ben Alman devletinin çeşitli toplantılarına, davet edilmeye başladım. Bir resepsiyonda oturduğum masada bir Amerikalı adam vardı. Adam beni ben de adamı tanıyacak gibi oldum. O sırada Amerikalının eşi geldi masaya ve onu hemen tanıdım. Onu tanıyınca eşini de tanıdım ve birbirimize sarıldık. Sohbet ettik. İkisi de emekli olmuşlar ve Almanya’ya yerleşmişlerdi. Ben hep aklımda olan soruyu yönelttim: ‘Ankara’da sizin yanınızda yıllarca çalıştım. Ama o zamanlar cesaret edip de soramadım. Sizin ne iş yaptığınızı hep merak etmişimdir. Siz Ankara’da ne iş yapıyordunuz?’.

Adam dedi ki; ‘Biz o dönemde Türkiye’ye Türk Milli Eğitim politikasını bizim istediğimiz çizgiye getirmek üzere geldik. On yıl içinde tam 9 bin kişi gizli görevle bu iş için geldik. Ne zaman ki; istediğimiz oldu. Yani Türk Milli Eğitimi’ni Amerikan çıkarları çerçevesinde yoluna koyduk. Ondan sonra Amerika’ya döndük.”[3]

MEHMET ÖZÇELİK

8-5-2024

[1] https://tesbitler.com/index.php?s=Evrim

https://www.facebook.com/648922707/posts/pfbid02psDTaKLiKKB3Mw747L2Qqx6CEWEow1BgQQMXTCCM3BsSDoWwq6KzuxtY1WBZQCbEl/?mibextid=Nif5oz

[2] https://tesbitler.com/2017/03/11/bu-milli-egitim-bizim-mi/ 

[3] https://m.yeniakit.com.tr/yazarlar/latif-simsek/amerika-turkiyeye-9-bin-ajan-gonderdi-ve-sistem-nasil-coktu-45312.html

https://tesbitler.com/index.php?s=E%C4%9Fitim+ 

 

Loading

No ResponsesMayıs 8th, 2024

Ali Şükrü Beyin öldürülmesi ve sonrasında olanlar nelerdir?

Ali Şükrü Beyin öldürülmesi ve sonrasında olanlar nelerdir?


Ali Şükrü Bey, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminde önemli bir siyasi figürdü ve 1923 yılında öldürülmesi, dönemin siyasi tarihinde dikkate değer bir olay olarak kaydedilmiştir. Olayın ardından yaşananlar şu şekilde özetlenebilir:

– **Öldürülme Nedeni**: Ali Şükrü Bey, muhalif ve İslami kimliğiyle bilinen bir I. Meclis Trabzon milletvekiliydi. Mustafa Kemal Atatürk’e çeşitli nedenlerle muhalefet edenlerden oluşan İkinci Grubun önde gelenlerinden biriydi¹.

– **Olaylar**: Ali Şükrü Bey, 1923 yılında Mustafa Kemal’in muhafızlığını yapan Topal Osman’ın adamlarından biri tarafından öldürüldü. Öldürülmesinin ardından, olayın fâili olan Topal Osman Ağa, Mustafa Kemal Paşa’nın talimatı üzerine yapılan bir baskın sonucunda yaralı olarak ele geçirildi ve hastaneye kaldırılırken yolda öldü³.

– **Sonuçlar**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, dönemin siyasi atmosferinde önemli bir etki yarattı ve muhalefetin nasıl bastırıldığına dair bir örnek olarak görüldü¹.

Bu olay, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken dönemlerinde yaşanan siyasi çalkantıların ve mücadelelerin bir parçası olarak tarihe geçmiştir. Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, o dönemdeki siyasi gerilimlerin ve fikir ayrılıklarının ne kadar şiddetli olduğunu gösteren bir vakadır.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
(1) Ali Şükrü Bey’i Kim, Neden ve Nasıl Öldürdü? – Haksöz Haber. 
https://www.haksozhaber.net/ali-sukru-beyi-kim-neden-ve-nasil-oldurdu-28729h.htm.
(2) ALİ ŞÜKRÜ BEY – TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-sukru-bey.
(4) Ali Şükrü Bey neden öldürüldü? – Haber 7 Tarih ve Fikir. https://www.haber7.com/tarih-ve-fikir/haber/1197125-ali-sukru-bey-neden-olduruldu.
(5) Ali Şükrü Bey neden öldürüldü? – Kültür Sanat Haberleri – Sabah. https://www.sabah.com.tr/kultur-sanat/2014/09/02/ali-sukru-bey-neden-olduruldu.

@@@@@@@

## Ali Şükrü Bey’in Öldürülmesi ve Sonrasında Yaşananlar

**Olay:** Ali Şükrü Bey, 27 Mart 1923 Salı akşamı Ankara’da ortadan kayboldu. 3 gün sonra kardeşi aranması için başvuruda bulundu. 30 Mart’ta ise cesedi Ankara’nın Mühye köyü civarında bulundu ve boğularak öldürüldüğü anlaşıldı.

**Suikastin Ardından:**

* **Tepkiler:** Bu cinayet, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk siyasi suikastlarından biri olarak büyük yankı uyandırdı. Mecliste ve kamuoyunda öfke ve kınama ile karşılandı.
* **Soruşturma:** Olayla ilgili soruşturma başlatıldı ve cinayetin Topal Osman Ağa tarafından işlendiği ortaya çıktı.
* **Topal Osman Ağa’nın Ölümü:** 1-2 Nisan gecesi Topal Osman Ağa, İsmail Hakkı Bey komutasındaki muhafız alayı tarafından Papazınbağı’ndaki evinde kıstırıldı. Yaralı olarak ele geçirilen Topal Osman Ağa, hastahaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetti.
* **Yasal Düzenlemeler:** Bu olaydan sonra Mecliste siyasi cinayetlere karşı yasal düzenlemeler yapıldı. Katillerin meclis kapısı önünde asılarak teşhiri için yasa teklifi de verildi.
* **Siyasi Sonuçlar:** Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Birinci TBMM’de muhalefeti zayıflattı ve Mustafa Kemal Paşa’ya daha fazla yetki verilmesine yol açtı.

**Ali Şükrü Bey’in Mirası:**

* Ali Şükrü Bey, Kurtuluş Savaşı’nda ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda önemli rol oynamış bir siyasetçi ve gazetecidir.
* Cesur ve ilkeli tavrıyla tanınır, vatanseverliği ve demokrasiye olan bağlılığı ile saygı görür.
* Bugün de, Türkiye’de demokrasi ve özgürlük savunucuları tarafından bir ilham kaynağı olarak kabul edilir.

**Ek Kaynaklar:**

*
* [https://www.mecliste.org/icerik/91/Topal-Osman-Kimdir?-Meclis-Zabitlarindan-Ali-sukru-Bey-Cinayeti-ve-370-Sayili-Meclis-Karari](https://www.mecliste.org/icerik/91/Topal-Osman-Kimdir?-Meclis-Zabitlarindan-Ali-sukru-Bey-Cinayeti-ve-370-Sayili-Meclis-Karari)
* [https://islamansiklopedisi.org.tr/](https://islamansiklopedisi.org.tr/)
* [https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3607921](https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3607921)

@@@@@@@@##

Bu olayın ardından başka neler yaşandı?

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesinin ardından Türkiye’de yaşanan siyasi olaylar şunlardır:

– **TBMM Seçimleri**: Ali Şükrü Bey’in ölümü, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) büyük yankı uyandırdı ve bu olayın ardından TBMM seçimlerinin yenilenmesi kararı alındı³.

– **Lozan Barış Görüşmeleri**: Ali Şükrü Bey’in ölümünden kısa bir süre sonra Lozan görüşmeleri yeniden başladı ve 24 Temmuz 1923’te taraflar arasında antlaşma imzalandı³.

– **Siyasi Atmosfer**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, dönemin siyasi atmosferinde önemli bir etki yarattı ve muhalefetin nasıl bastırıldığına dair bir örnek olarak görüldü¹.

– **Mehmet Akif Ersoy**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesinden sonra, dönemin tanınmış şairi ve milletvekili Mehmet Akif Ersoy, Meclis’teki ilk muhalefet hareketinin bastırılmasından dolayı hayal kırıklığına uğradı ve Kahire’ye giderek orada yaşamını sürdürdü⁴.

Bu olaylar, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken dönemlerinde yaşanan siyasi çalkantıların ve mücadelelerin bir parçası olarak tarihe geçmiştir. Ali Şükrü Bey’in trajik ölümü, o dönemdeki siyasi gerilimlerin ve fikir ayrılıklarının ne kadar şiddetli olduğunu gösteren bir vakadır.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
(1) İTAP ALİ ŞÜKRÜ BEY: HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL – DergiPark. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/106473.
(3) Düğüm, Ali Şükrü Bey cinayetinde – YENİ ASYA. https://www.yeniasya.com.tr/m-latif-salihoglu/dugum-ali-sukru-bey-cinayetinde_539676.
(4) Ali Şükrü Bey’i Kim, Neden ve Nasıl Öldürdü? – Haksöz Haber. https://www.haksozhaber.net/ali-sukru-beyi-kim-neden-ve-nasil-oldurdu-28729h.htm.
(5) Başbakan’ın örnek gösterdiği Ali Şükrü Bey kimdir? – Posta Gazetesi. https://www.posta.com.tr/siyaset/basbakanin-ornek-gosterdigi-ali-sukru-bey-kimdir-205763.

@@@@@@

Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının bu olayla bir ilgisi var mıydı?

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi ve Lozan Antlaşması’nın imzalanması arasında doğrudan bir ilişki olup olmadığı konusunda net bir kanıt bulunmamaktadır. Ancak, Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Lozan görüşmelerinin yapıldığı dönemde gerçekleşmiş ve bu olay, dönemin siyasi atmosferini etkileyen önemli bir faktör olmuştur.

Ali Şükrü Bey, Lozan delegasyonuna ve hükümetin Lozan görüşmelerindeki tutumuna itiraz eden bir figürdü³. Özellikle, hükümetin Meclis’ten gizli işler çevirdiğini dile getirmiş ve bu konuda eleştirilerde bulunmuştu³. Bu durum, onun muhalif bir ses olarak öne çıkmasına ve dönemin siyasi çekişmelerinde önemli bir rol oynamasına neden olmuştur.

Tarihçiler ve araştırmacılar, bu iki olay arasındaki potansiyel bağlantıları ve etkileşimleri değerlendirirken, dönemin siyasi dinamiklerini ve farklı aktörlerin eylemlerini dikkate alırlar. Bu nedenle, Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi ve Lozan Antlaşması’nın imzalanması arasındaki ilişkiyi anlamak için daha geniş bir tarihsel bağlamda değerlendirme yapmak gerekebilir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
(1) 2023 geldi, Lozan Antlaşması bitti mi? – Son Dakika Flaş Haberler. https://www.cnnturk.com/turkiye/2023-geldi-lozan-antlasmasi-bitti-mi.
(2) İlk Darbeye Yol Açan Lozan Sürecinde Ali Şükrü Bey Cinayeti – Bahadır …. https://www.haksozhaber.net/okul/ilk-darbeye-yol-acan-lozan-surecinde-ali-sukru-bey-cinayeti-7041yy.htm.
(4) Lozan konusunda M. Kemal’e karşı çıkan Ali Şükrü Bey nasıl katledildi …. https://www.yeniakit.com.tr/haber/lozan-konusunda-m-kemale-karsi-cikan-ali-sukru-bey-nasil-katledildi-217573.html.

@@@@@@@

Bu olayın dönemin siyasi atmosferini nasıl etkiledi?

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, dönemin siyasi atmosferini önemli ölçüde etkiledi ve Türkiye’nin ilk siyasi suikastlarından biri olarak kabul edilir¹. Bu olay, şu şekillerde dönemin siyasi atmosferini etkilemiştir:

– **Muhalefetin Bastırılması**: Ali Şükrü Bey, TBMM’de Mustafa Kemal Paşa’ya karşı en sert muhalefeti ortaya koyan milletvekillerinden biriydi. Onun öldürülmesi, muhalefetin ne kadar şiddetli bir şekilde bastırılabileceğinin bir göstergesi olarak algılandı¹.

– **Siyasi Gerilim**: Olay, Meclis içinde ve dışında büyük bir gerilime yol açtı. Muhalefet, Ali Şükrü Bey’in siyasi bir saldırıya maruz kalmış olabileceği ve bir daha sağ olarak Meclis’e dönemeyeceği endişeleriyle tedirgin oldu².

– **Meclis İçi Dinamikler**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Meclis içi dinamikleri değiştirdi ve muhalefetin sesinin daha da azalmasına yol açtı. Bu durum, tek parti yönetiminin güçlenmesine katkıda bulundu¹.

– **Toplumsal Algı**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, halk arasında da büyük bir yankı uyandırdı ve dönemin siyasi liderlerine olan güveni sarsabilecek bir olay olarak değerlendirildi².

Bu olay, Türkiye Cumhuriyeti’nin erken dönemlerindeki siyasi çalkantıların ve mücadelelerin bir parçası olarak tarihe geçmiş ve dönemin siyasi atmosferini derinden etkilemiş bir vakadır. Ali Şükrü Bey’in trajik ölümü, o dönemdeki siyasi gerilimlerin ve fikir ayrılıklarının ne kadar şiddetli olduğunu gösteren bir olay olarak kabul edilir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
Haber. https://www.haksozhaber.net/ali-sukru-beyi-kim-neden-ve-nasil-oldurdu-28729h.htm.
(3) Ali Şükrü Bey neden öldürüldü? – Kültür Sanat Haberleri – Sabah. https://www.sabah.com.tr/kultur-sanat/2014/09/02/ali-sukru-bey-neden-olduruldu.
(4) Ali Şükrü Bey neden öldürüldü? – Haber 7 Tarih ve Fikir. https://www.haber7.com/tarih-ve-fikir/haber/1197125-ali-sukru-bey-neden-olduruldu.

@@@@@@@

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi halk arasında nasıl yankı uyandırdı?

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, halk arasında büyük bir yankı uyandırdı ve dönemin siyasi atmosferinde önemli bir etki yarattı. İşte bu olayın halk üzerindeki bazı etkileri:

– **Şaşkınlık ve Endişe**: Ali Şükrü Bey’in beklenmedik ölümü, halk arasında şaşkınlık ve endişe yarattı. O dönemde bir milletvekilinin öldürülmesi, halkın güvenlik ve siyasi istikrar konusundaki kaygılarını artırdı¹.

– **Siyasi Tartışmalar**: Olay, halk arasında siyasi tartışmaları ve spekülasyonları tetikledi. Ali Şükrü Bey’in muhalif kimliği ve siyasi duruşu, onun ölümünün siyasi bir cinayet olabileceği düşüncesini güçlendirdi¹.

– **Muhalefetin Durumu**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, muhalefetin durumunu ve hükümete karşı olan muhalefetin geleceğini sorgulatan bir olay oldu. Halk arasında, muhalefetin sesinin bastırılmasına yönelik endişeler arttı¹.

– **Cenaze Töreni**: Ali Şükrü Bey’in cenaze töreni, hem Birinci ve İkinci Gruplar arasındaki hem de Enver Paşacıların güçlü olduğu Trabzon ile Mustafa Kemal arasındaki eski husumetlerin tazelenmesine vesile oldu¹.

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Türkiye’nin erken cumhuriyet döneminde yaşanan siyasi çalkantıların ve mücadelelerin bir parçası olarak tarihe geçmiş ve halkın siyasi algısını derinden etkilemiş bir vakadır. Bu olay, halkın siyasi liderlere ve yönetim şekline bakışını etkileyen ve dönemin siyasi gerilimlerini yansıtan önemli bir olay olarak kabul edilir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
(1) Ali Şükrü Bey’i Kim, Neden ve Nasıl Öldürdü? – Haksöz Haber. https://www.haksozhaber.net/ali-sukru-beyi-kim-neden-ve-nasil-oldurdu-28729h.htm.
(4) Ali Şükrü Bey neden öldürüldü? – Kültür Sanat Haberleri – Sabah. https://www.sabah.com.tr/kultur-sanat/2014/09/02/ali-sukru-bey-neden-olduruldu.
(5) Ali Şükrü Bey neden öldürüldü? – Haber 7 Tarih ve Fikir. https://www.haber7.com/tarih-ve-fikir/haber/1197125-ali-sukru-bey-neden-olduruldu.

@@@@@@@@

Bu olayın toplumsal hafızada yeri nasıl?

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Türkiye’nin toplumsal hafızasında önemli bir yer tutar ve cumhuriyet tarihinin ilk siyasi cinayetlerinden biri olarak kabul edilir. Bu olayın toplumsal hafızadaki yeri şu şekilde özetlenebilir:

– **Tarihi Figür**: Ali Şükrü Bey, milli mücadele döneminde bağımsızlık ve milli egemenlik ilkesini savunan bir figür olarak tanınır. Onun öldürülmesi, dönemin siyasi çekişmelerini ve ideolojik mücadeleleri simgeler¹.

– **Siyasi Cinayetler**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Türkiye’de siyasi cinayetlerin bir parçası olarak görülür ve bu tür olayların toplumsal hafızada derin izler bıraktığına işaret eder⁵.

– **Yüzleşme ve Tartışma**: Olay, devletin ve toplumun geçmişte yaşanan siyasi cinayetlerle yüzleşmesi gerektiği tartışmalarını beraberinde getirir. Bu tür olaylar, tarihsel olayların objektif bir şekilde değerlendirilmesi ve anlaşılması gerektiğini vurgular².

– **Eğitim ve Araştırma**: Ali Şükrü Bey ve onun öldürülmesi, akademik çalışmalarda ve eğitim müfredatında yer alır. Bu, olayın tarihsel öneminin ve toplumsal etkilerinin anlaşılmasına katkı sağlar¹.

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Türkiye’nin siyasi tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir ve toplumsal hafızada, siyasi mücadelelerin ve ideolojik çatışmaların bir yansıması olarak yer alır. Bu olay, tarihsel olaylara dair kolektif belleğin nasıl şekillendiğini ve geçmişin bugünkü toplumsal ve siyasi dinamikler üzerindeki etkisini gösteren bir örnektir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
(2) Cumhuriyet Tarihinde Siyasi Cinayetler ve Ali Şükrü Bey – Haksöz Haber. https://www.haksozhaber.net/cumhuriyet-tarihinde-siyasi-cinayetler-ve-ali-sukru-bey-46342h.htm.
(3) Devlet, Ali Şükrü Bey Cinayeti İle Yüzleşmelidir – Dr. Ömer Aydın. https://www.haber365.com.tr/yazarlar/dr-omer-aydin/devlet-ali-sukru-bey-cinayeti-ile-yuzlesmelidir-419.
(4) ALİ ŞÜKRÜ BEY – TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-sukru-bey.
(5) Ali Şükrü Bey neden öldürüldü? – Kültür Sanat Haberleri – Sabah. https://www.sabah.com.tr/kultur-sanat/2014/09/02/ali-sukru-bey-neden-olduruldu.

@@@@@@

Siyasi cinayetlerin Türkiye’deki tarihsel önemi nedir?

Türkiye’deki siyasi cinayetlerin tarihsel önemi, ülkenin modern tarihindeki siyasi ve toplumsal gelişmeleri anlamak için kritik bir perspektif sunar. Siyasi cinayetler, genellikle dönemin siyasi gerilimlerini, ideolojik çatışmalarını ve toplumsal değişim süreçlerini yansıtır. İşte Türkiye’deki siyasi cinayetlerin tarihsel önemine dair bazı noktalar:

– **Siyasi İstikrarsızlık Göstergesi**: Siyasi cinayetler, genellikle siyasi istikrarsızlığın ve derin siyasi bölünmelerin bir göstergesi olarak kabul edilir. Bu tür olaylar, toplumda mevcut olan siyasi ve sosyal gerilimlerin şiddetini ve derinliğini ortaya koyar¹.

– **Demokrasiye Etkileri**: Siyasi cinayetler, demokratik süreçlere ve ifade özgürlüğüne zarar verebilir. Siyasi fikirlerin şiddet yoluyla bastırılması, demokratik değerlerin zayıflamasına ve siyasi kutuplaşmanın artmasına yol açabilir².

– **Toplumsal Hafıza ve Adalet Arayışı**: Siyasi cinayetler, genellikle faili meçhul kalır ve bu durum, toplumsal hafızada adalet arayışının bir simgesi haline gelir. Geçmişteki cinayetlerin aydınlatılması ve faillerinin adalet önüne çıkarılması, toplumun tarihsel yaralarını sarmak için önemlidir².

– **Politik Mücadelelerin Yansıması**: Siyasi cinayetler, dönemin politik mücadelelerinin ve ideolojik çekişmelerinin bir yansıması olarak görülür. Bu tür olaylar, siyasi aktörlerin ve ideolojilerin çatışmasını ve rekabetini gözler önüne serer¹.

– **Tarihsel Dönemlerin Anlaşılması**: Siyasi cinayetler, belirli tarihsel dönemlerin karakterini ve o dönemde yaşanan siyasi olayların doğasını anlamak için önemli bir araçtır. Bu cinayetler, tarihsel dönemlerin sosyal ve politik yapısını analiz etmek için kullanılabilir¹.

Türkiye’nin siyasi tarihinde, siyasi cinayetlerin tarihsel önemi, toplumun geçmişle yüzleşmesi ve demokratik değerlerin korunması açısından büyük bir öneme sahiptir. Bu olaylar, tarihsel süreçlerin ve toplumsal dinamiklerin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunur ve gelecekte benzer olayların önlenmesi için dersler sunar.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
(2) Bitsin Artık! Türkiye Tarihi’nin Karanlık Sayfası: Siyasi Cinayetler. https://onedio.com/haber/bitsin-artik-turkiye-tarihi-nin-karanlik-sayfasi-siyasi-cinayetler-988656.
(3) ‘Siyasi cinayetler’ tartışması nasıl başladı, taraflar ne dedi?. https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-58869378.
(4) Türkiye’nin Siyasi Tarihi (Kısa) – Yatırım Kurusu. https://yatirimkurusu.com/politika/turkiyenin-siyasi-tarihi-kisa/.

@@@@@@@

Bu olayların hukuki boyutu nedir?

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesinin hukuki boyutları, dönemin siyasi ve hukuki çerçevesi içinde değerlendirilmelidir. İşte bu olayın hukuki boyutlarına dair bazı noktalar:

– **Yargı Süreci**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi sonrasında, olayın faili olan Topal Osman Ağa, Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla yapılan bir baskın sonucunda yaralı olarak ele geçirildi ve hastaneye kaldırılırken yolda öldü³. Bu durum, dönemin yargı süreçlerinin ve adalet mekanizmalarının işleyişine dair soruları beraberinde getirmiştir.

– **Meclis Tepkisi**: Olay, TBMM’de büyük bir tepkiyle karşılandı ve Meclis’te ateşli tartışmalara neden oldu. Ali Şükrü Bey’in kayboluşu ve ölümü, Meclis gündemine taşındı ve vekiller tarafından tartışıldı².

– **Seçim Kararı ve Hukuki Düzenlemeler**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesinin ardından TBMM kendini feshederek seçim kararı aldı ve geçici seçim kanunu tadil edildi. Ayrıca, 15 Nisan’da 1920 tarihli Hıyanet-i Vataniye Kanunu’na ek yapılarak “TBMM hükümetlerinin kararlarına muhalefet etmek ve Saltanat’ı geri getirmeye çalışmak vatana ihanet suçu” olarak tanımlandı².

– **Toplumsal ve Siyasi Yüzleşme**: Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, devletin ve toplumun geçmişte yaşanan siyasi cinayetlerle yüzleşmesi gerektiği tartışmalarını beraberinde getirir. Bu tür olaylar, tarihsel olayların objektif bir şekilde değerlendirilmesi ve anlaşılması gerektiğini vurgular¹.

Ali Şükrü Bey’in öldürülmesi, Türkiye’nin hukuk tarihinde önemli bir olay olarak kabul edilir ve dönemin hukuki çerçevesi, adalet arayışı ve siyasi yargılamalar açısından incelenmesi gereken bir vakadır. Bu olay, hukukun üstünlüğü ve adaletin sağlanması konularında dönemin zorluklarını ve sınırlılıklarını gözler önüne serer.

Kaynak: Bing ile konuşma, 07.05.2024
(1) ALİ ŞÜKRÜ BEY – TDV İslâm Ansiklopedisi. https://islamansiklopedisi.org.tr/ali-sukru-bey.
(2) Ali Şükrü Bey’i Kim, Neden ve Nasıl Öldürdü? – Haksöz Haber. https://www.haksozhaber.net/ali-sukru-beyi-kim-neden-ve-nasil-oldurdu-28729h.htm.
(3) Devlet, Ali Şükrü Bey Cinayeti İle Yüzleşmelidir – Dr. Ömer Aydın. https://www.haber365.com.tr/yazarlar/dr-omer-aydin/devlet-ali-sukru-bey-cinayeti-ile-yuzlesmelidir-419.
(4) İTAP ALİ ŞÜKRÜ BEY: HÜRRİYET UĞRUNA 39 YIL – DergiPark. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/106473.

Loading

No ResponsesMayıs 7th, 2024