71-NUH
![]()
TÜM OYUNLAR TÜRKİYE İÇİN
Bu milletin önce kişiliği yıkıldı, sonra kimliği unutturuldu, sonra da değerlerini kaybetti. Geçmişine ve inancına yabanileşti ve yabancılaştı. Köprüleri yıktı, batıdan meded umarak onun sefahetini şifa olarak yuttu ve yutturuldu.
Ve neticede zehirlenmiş ve zehirlendirilmiş bir toplum olduk.
O zehirin etkisinin sonuna gelsekte, zehir vücutta etkisini hala uyuşukluk olarak hissettirmektedir.
İlacın tesiri geçince veya ondan kurtulunca kendimizi ve çevremizi çok daha net görüp, onlara koşuyor ve el uzatıyoruz.
Ancak tamamen arınmış değiliz.
Bir yandan atmaya çalışırken, diğer yandan hala zehirlemelere ve zehirlenmelere maruz kalmaktayız.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken, diğer yandan zehirlenmemeye çalışma çabası içerisindeyiz.
-Biz zamanın hazanını da gördük, kışını da..
Fırtınasını da gördük, selini de…
Heyelanlar asrında yaşadık.
Bahara muntazırız.
Çiçekler açıyor.. Dikenleri de yanında…
Umutluyuz, ümit içindeyiz.
Ümitsiz değiliz.
-Gönül erleri. firavunlar ve onların kurdukları gökdelenler hep yıkıldı ancak gönül erlerinin yaptıkları hala ayakta.
Yeni nesil babasının cocukluktaki çektiklerinden habersiz.
Dedesininkinden ve dedesinden habersiz…
Ondan hiç haberi yok..
-“Türk vatandaşı; İsviçre Medeni Kanununa göre evlenen, İtalyan Ceza Yasasına göre cezalandırılan, Alman Ceza Muhakemeleri Usulü Yasasına göre yargılanan, Fransız İdare Hukukuna göre idare edilen ve İslâm Hukukuna göre gömülen kişidir.”Uğur MUMCU.
******************
Aslında yıllar öncesinden Fetö-den olayı bu duruma gelineceğini biliyor idik. Bunun Münferit olarak bilinmesi bütün bu eksikliklerin, kusurların içtima edip kalın bir ip gibi kuvvet kazanmamış olması, bir yandan da insanların Allah’tan korkup iftira ve isnatta bulunmak istememe durumu.
Diğer taraftan solcu ve Atatürkçü gibi olan insanların bunu dinle ve özellikle dine de saldırmaları amacıyla insanların onu yani fetö’yü savunmaktan ziyade dini savunmak amacıyla onlara mukabele etmesidir.
Nitekim bu durumun mutlaka ve mutlaka bir gün olacağı fakat bu kadar maddi birikimin içerisinde fetö öldükten sonra ve liderlikten dolayı o paranın paylaşımı sebebiyle büyük bir kavganın olacağını biliyor ve söylüyor idik.
Ancak niyetinin başta bozuk olmasından dolayı Feto gitmeden evvel buna başlamış oldu. Diğer yandan 17 – 25 Aralık 2013’ten önce bana hem esnaf olan hem Öğretmen olan ve şu anda birisi görevden alınıp diğeri Almanya’ya kaçmış olan birisi Feto ile ilgili bana sorduğunda ben kendisine;
Eğer yarın öbürsü gün fetö sizin elinize silah verip diğer cemaatle ve bu milletle karşı karşıya getirirse şaşırmayın, demiştim.
Ve bunu garip gören bu iki insanda; yav hiç öyle şey mi olur mu? demişlerdi ki bugün o noktaya kadar gitmekteyiz.
Kaos oluşturaraktan memnuniyetsizler grubu ve güruhu ile toplumda böyle bir ortam —Allah korusun Suriye’den daha dehşetli bir durumun oluşmasına- bir adım atılmış olmaktadır.
-Diğer yandan acaba Türkiye’de yıllardır yarım asra yakındır tahribat yapan PKK bu sefer zaten yıkılmış olan Suriye’ye mi yerleştirilmeye çalışılıyor? Böylece alanı biraz daha genişletilerek başta Suriye ve çevresindeki insanlar imha edilip adeta bir PKK Devleti kurulmaya çalışılıyor.
-ABD çekilirken daha önce kurmuş olduğu PKK ile ve ondan sonra kurmuş olduğu yok edeceğini düşündüğü ve o amaçla gittiği IŞİD’i beraber silah da temin ederek Türkiye’ye birkaç cephe açaraktan ikisi ile çarpıştırmaya çalışmaktadır.
*****************
Alman Vakıflarının faaliyetlerini dile getiren en yetkili ağızlardan biriside eski başbakanlardan Bülent Ecevit idi. Ecevit, 1991’de DSP Genel Başkanı olarak yaptığı bir açıklamada, CHP Genel Başkanı iken bu vakıfların kendisine de para teklifinde bulunduğunu ifşa ediyordu: Bir yabancı Vakfın şube yöneticileri, ellerinde bir çanta dolusu parayla bana geldiler. O zaman yanımda başkaları da vardı. Bana uluslar arası Sosyal Demokrat hareketi adına yardım etmek istediklerini söylediler. Sonra da çantayı açıp parayı ortaya koydular. Ben hemen cevabını verdim. Böyle bir yardımın kanuna aykırı olduğunu söyledim ve teklifi reddettim.”[1]
-20
Kasım 2003 tarihli Alman National Zeitung gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Dr.
Gerhard Frey imzalı makalenin orijinalini
temin ederek inceledi. Vakit’in ele geçirdiği 1.5 sayfalık inceleme yazısının
başlığı ise “Almanları şimdi ne tehdit etmektedir” şeklindeydi.
Makalenin sonunda şu ifadeler yer
alıyordu: “Biz emekli bir general ile Türkiye’nin durumu hakkında konuştuk.
Emekli General Veli Küçük, ‘Türkiye’de 25 yıldır hiçbir askeri el koyma olmamıştır.
Bu büyük bir yanlıştır. Fakat gelecek en kısa zamanda bir askeri müdahale gereklidir.
Çünkü politik konjonktür bu yöne zorlamaktadır’ dedi.”
-Steinbach’ın
15 Eylül 1998, saat 18.00 ile 21.00 arasında, Katolik Kilisesi örgütünün
Lingen-Holthausen’deki Ludwig-Windthorst-Haus’da, “Die Bedeutung des
İslams für Europa” başlıklı sözlü
tebliği, Steinbach adlı bu görevli, konferansta şunları
söyleyivermişti:
“Türkiye yapaydır. Gerçekte varolan
Türkiye, bir adamın, önemli bir adamın, tarihsel öneme (sahip) bir adamın dikte
ettirmesiyle yaratılmış bir yapay oluşumdur. Bunu (yapan kişinin) adı Mustafa
Kemal Atatürk’tür. Bu adam, tek (başına) bir devlet yaratmıştır. Ve Türkiye’nin
bugünkü sorunu, işte budur. Bu adam ( Mustafa Kemal), yapay olan bir devlet
yaratmıştır. Bugün, Türk cumhuriyetinin temeli olarak, Kemalizm’in iki unsuru,
laiklik – dinin ve siyasetin (birbirinden) ayrılması – ve Türk ulusalcılığı,
gerçekle bağdaşmamaktır.
Türk devleti yeniden yapılanmaya zorlandı.
Mustafa Kemal Atatürk, İslam’ı bir kalemde silebilirdi (silebileceğini
düşündü). Yirmi yılın sonunda (Kemalizm’in) ikilisi (bu süreç) öldü. Böylece bu
olay hallolmuştu. Ama, bu (Kemalizm) hiçbir şeyi değiştiremedi. Çünkü, Anadolu,
bin yıl içinde İslamileşmişti. Bu bir şey değiştirmedi, çünkü, Türkiye,
Kemalistlerin büyük Osmanlı geçmişinin bir devamıydı. Ve öteki, iyi ve güzel
Türk milliyetçiliği, Ermenileri kovdu, öldürdü ve katletti. Yunanlıları
mübadele etti. Fakat bir çok halk grubu (etni) ve kültürler (Anadolu’da) kaldı.
Örneğin, Kürtler, her nasılsa (hala) yok edilemediler. “[2]
-“ISNA’nın propaganda yayınları yeterince
açıklayıcıdır, okuyalım:
“..İmam Homeyni Türkiye’den bir olay
aktardı: ‘Ben Türkiye’de sürgündeyken, Türk
köylerinden birine- adını anımsayamıyorum-
gittim ve o köyün insanları bana
anlattılar ki, Atatürk İslamiyet dışı
harekete başladığında, Türk ulema köyde
toplanmış ve onun uygulamalarına karşı
çıkmak üzere çalışmaya başlamışlar. Buna
karşılık olarak, Atatürk köyü sarmış ve o
Türk ulemadan kırkını öldürmüş. Bunu
duyduğumda utanç duydum. Kendi kendime
düşündüm: bunlar sunni ulemaydı fakat
dinimiz İslam tehlikeye düştüklerinde
hayatlarım feda ettiler.”[3]
-Baş gidince vücutta dağıldı ve dağıtıldı.
-‘Bizi öldürün ama oraya göndermeyin’
“HİNDİSTAN bizi sınır dışı etmektense öldürsün.
MYANMAR’a gönderilenler evlerine değil, hapishanelere götürülüyor.
HİNDİSTAN’da 40 binden fazla ARAKANLI Müslüman var.
ARAKANLI Müslümanlara etnik kıyım yapılıyor.[4]
Bu bana Boraltan- da 146 Azerbeycanlı soydaşlarımızın ruslara teslim edilerek bizlerin teslim edip hemen akabinde öldürülen soydaşlarımızı hatırlatmaktadır.
MEHMET ÖZÇELİK
28-12-2018
[1] Hürriyet. Alman Vakıfları Rüşvet Teklif Etti. 30 Eylül ve 3 Ekim 1991.
[2] “Die
Bedeutung des İslams für Europa” Akademieabaden artı 15.
September 1998 von 18.00-21.00 Uhr
im Ludwig-Windthorst-Haus in LingenHolthausen (Abschrift des
Vortragsmitschnitts-./kath.de / akademie /lwh /archiv/politik/stein-bach.htm ;
ayrıca aynı kaynaktan Tamer Bacınoğlu, “Türkiye’de Alman Vakıflarının
Marifetleri” Cumhuriyet , 6 Temmuz 1999. Mustafa Yıldırım _ Sivil
Örümceğin Ağında. Sh.90.
[3] Age.232.
[4] https://www.habervaktim.com/haber/553577/bizi-oldurun-ama-oraya-gondermeyin.html
![]()
İNTERNET KULLANIM ANKETİ
Anket Sorumlusu= Mehmet Özçelik (ÖĞRETMEN) KAYSERİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
Anketör: Sezer Tuğrak
Anketör: Hayrettin Uzküçük
Anketör: Hıfzı Kaya
237 Tane Kağıt İle Ali Rıza Özderici Anadolu İmam Hatip Lisesinde Yaptık.
60 Tane Kağıt İle Ahmet Erdem Mesleki Teknik Anadolu Lisesinde Yaptık.
93 Tane Kağıt İle Kayseri Merkez Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde Yaptık.
Toplam 390 Tane Kağıt İle Anketimiz gerçekleşmiştir.
****************
Ahmet Erdem Mesleki Anadolu Lisesi
1)Günlük Hayatınızda İnternete Ne Kadar Süre Ayırıyorsunuz?
-1 Saat & Altı=6 Kişi -1 Saat=4 Kişi -2 Saat=5 Kişi -3 Saat=7 Kişi -4 Saat=12 Kişi
6 Saat Ve Üzeri=30 Kişi
2)İnternete Genelde Nereden Erişiyorsunuz?
Bilgisayar=12 Kişi Bilgisayar Ve Telefon=23 Kişi Telefon=25 Kişi
3)İnterneti En Çok Hangi Amaca Yönelik Kullanıyorsunuz?
Sosyal Medya-Oyun-Müzik-Video=39 Kişi Ödev Araştırma Ve Bilgi Öğrenme=21 Kişi
4)İnternet Üzerinden Alışveriş Yaptınız Mı?
Evet=38 Kişi Hayır=22 Kişi
5)İnternet Kullanımınız Aile İçi İlişkilerinizi Etkiliyor Mu?
Evet= 18 Kişi Hayır=42 Kişi
6)Herhangi Bir Sosyal Medya Kullanıyormusunuz ?
Evet=56 Kişi Hayır=4 Kişi
7)İnternet Bağımlısı Olduğunuzu Düşünüyormusunuz?
Evet= 25 Kişi Hayır= 35 Kişi
8)İnternet Kullanırken Karşılaştığınız sorunlar Varmıdır?
Evet=12 Kişi Hayır= 48 Kişi
9)İnternette Çok zaman Geçirmekten Günlük İşlerinizi İhmal Ediyor Musunuz?
Evet=11 Kişi Hayır=38 Kişi
10) İnternet Aracılığıyla Yeni Arkadaşlıklar Kuruyor Musunuz?
Evet=40 Kişi Hayır=20 Kişi
*********************
Ahmet Erdem Meslek Anadolu Lisesi
1=Kesinlikle Katılmıyorum 2=Katılmıyorum 3=Kararsızım 4=Katılıyorum 5=Kesinlikle Katılıyorum
1)İnternet Hayatımı Kolaylaştırır.
1=11Kişi 2=8 Kişi 3=7 Kişi 4=15 Kişi 5=19 Kişi
2)internet Sitelerinde Rahatça Dolaşırım.
1=19 Kişi 2=15 Kişi 3= 8 Kişi 4=7 Kişi 5=11 Kişi
3)Eş Zamanlı Olarak İnsanlar İle Görüşüp Bilgi Paylaşımında Bulunabilirim.
1= 11Kişi 2=14 Kişi 3=15 kişi 4=11 Kişi 5=9 Kişi
4)İnternet Üzerinde Kendimi Daha Rahat Hissederim.
1=12 Kişi 2= 14 Kişi 3= 20 kişi 4= 8 Kişi 5= 6 Kişi
5)İnternet Üzerinden Oyun Oynamayı Severim
1= 6 Kişi 2=11 Kişi 3=14 kişi 4= 10 Kişi 5= 19 Kişi
6)İletişim İçin İnternet Kullanmayı Telefona Tercih Ederim.
1=11 Kişi 2=10 Kişi 3=14 kişi 4=6 Kişi 5=19 Kişi
7)İnternet Üzerinde Bilgi Arştırmak Benim İçin Zevklidir.
1=12 Kişi 2= 8 kişi 3=14 Kİşi 4=16 Kişi 5=10 Kişi
8)İnternet Üzerinden Aradiğım Bilgiye Kolayca Ulaşabilirim.
1=9 Kişi 2=9 kişi 3= 14 Kİşi 4=12 Kişi 5=12 Kişi
9)İnetrnet Üzerindeki Eğitim İçerikli Web siteleri Yeterince Bilgi İçermektedir.
1=16 Kişi 2=12 kişi 3=14 Kİşi 4=9 Kişi 5=9 Kişi
10)İnternette Araştırma Yapmayı Kütüphanelerde Araştırma Yapmaya Tercih Ederim.
1=13 Kişi 2=17 kişi 3=15 Kİşi 4=8 Kişi 5=7 Kişi
11)Ödev Sİtelerinden Ödev İndiririm.
1=17 Kişi 2=16 kişi 3=12 Kİşi 4= 9 Kişi 5=6 Kişi
12) İnternet Benim İçin Önemlidir.
1=13 Kişi 2=14 kişi 3=8 Kİşi 4=11 Kişi 5=14 Kişi
****************
Ali Rıza Özderici Anadolu İmam Hatip Lisesi
1)Günlük Hayatınızda İnternete Ne Kadar Süre Ayırıyorsunuz?
-1 Saat & Altı=60 Kişi -1 Saat=47 Kişi -2 Saat=58 Kişi -3 Saat=46 Kişi -4 Saat=20 Kişi
6 Saat Ve Üzeri=6 Kişi
2)İnternete Genelde Nereden Erişiyorsunuz?
Bilgisayar=80 Kişi Bilgisayar Ve Telefon=27 Kişi Telefon=130 Kişi
3)İnterneti En Çok Hangi Amaca Yönelik Kullanıyorsunuz?
Sosyal Medya-Oyun-Müzik-Video=57 Kişi Ödev Araştırma Ve Bilgi Öğrenme=180 Kişi
4)İnternet Üzerinden Alışveriş Yaptınız Mı?
Evet=167 Kişi Hayır=70 Kişi
5)İnternet Kullanımınız Aile İçi İlişkilerinizi Etkiliyor Mu?
Evet=122 Kişi Hayır=115 Kişi
6)Herhangi Bir Sosyal Medya Kullanıyormusunuz ?
Evet=193 Kişi Hayır=44 Kişi
7)İnternet Bağımlısı Olduğunuzu Düşünüyormusunuz?
Evet= 51 Kişi Hayır= 186 Kişi
8)İnternet Kullanırken Karşılaştığınız sorunlar Varmıdır?
Evet=168 Kişi Hayır= 69 Kişi
9)İnternette Çok zaman Geçirmekten Günlük İşlerinizi İhmal Ediyor Musunuz?
Evet= 95 Kişi Hayır=142 Kişi
10) İnternet Aracılığıyla Yeni Arkadaşlıklar Kuruyor Musunuz?
Evet=85 Kişi Hayır=152 Kİşi
************
Ali Rıza Özerici Anadolu İmam Hatip Lisesi
1=Kesinlikle Katılmıyorum 2=Katılmıyorum 3=Kararsızım 4=Katılıyorum 5=Kesinlikle Katılıyorum
1)İnternet Hayatımı Kolaylaştırır.
1=16 Kişi 2=37 Kişi 3=24 Kişi 4=68 Kişi 5=92 Kişi
2)internet Sitelerinde Rahatça Dolaşırım.
1= 61 Kişi 2=43 Kişi 3=13 Kişi 4=55 Kişi 5=65 Kişi
3)Eş Zamanlı Olarak İnsanlar İle Görüşüp Bilgi Paylaşımında Bulunabilirim.
1= 32 Kişi 2=47 Kişi 3=40 kişi 4=55 Kişi 5=63 Kişi
4)İnternet Üzerinde Kendimi Daha Rahat Hissederim.
1=34 Kişi 2=26 Kişi 3=12 kişi 4=76 Kişi 5=89 Kişi
5)İnternet Üzerinden Oyun Oynamayı Severim
1=94 Kişi 2=76 Kişi 3=10 kişi 4=38 Kişi 5=19 Kişi
6)İletişim İçin İnternet Kullanmayı Telefona Tercih Ederim.
1=65 Kişi 2=49 Kişi 3=23 kişi 4=58 Kişi 5=42 Kişi
7)İnternet Üzerinde Bilgi Arştırmak Benim İçin Zevklidir.
1=12 Kişi 2=27 kişi 3=18 Kİşi 4=96 Kişi 5=84 Kişi
8)İnternet Üzerinden Aradiğım Bilgiye Kolayca Ulaşabilirim.
1=35 Kişi 2=49 kişi 3=28 Kİşi 4=65 Kişi 5=60 Kişi
9)İnetrnet Üzerindeki Eğitim İçerikli Web siteleri Yeterince Bilgi İçermektedir.
1=16 Kişi 2=28 kişi 3=32 Kİşi 4=76 Kişi 5=85 Kişi
10)İnternette Araştırma Yapmayı Kütüphanelerde Araştırma Yapmaya Tercih Ederim.
1=22 Kişi 2=14 kişi 3=58 Kİşi 4=47 Kişi 5=96 Kişi
11)Ödev Sİtelerinden Ödev İndiririm.
1=37 Kişi 2=21 kişi 3=34 Kİşi 4=67 Kişi 5=78 Kişi
12) İnternet Benim İçin Önemlidir.
1=13 Kişi 2=25 kişi 3=32 Kİşi 4=45 Kişi 5=122 Kişi
*****************
Kayseri Merkez Kız Anadolu Lisesi
1)Günlük Hayatınızda İnternete Ne Kadar Süre Ayırıyorsunuz?
-1 Saat & Altı=5 Kişi -1 Saat=11 Kişi -2 Saat=15 Kişi -3 Saat=26 Kişi -4 Saat=7 Kişi
6 Saat Ve Üzeri=28 Kişi
2)İnternete Genelde Nereden Erişiyorsunuz?
Bilgisayar=30 Kişi Bilgisayar Ve Telefon=20 Kişi Telefon=42 Kişi
3)İnterneti En Çok Hangi Amaca Yönelik Kullanıyorsunuz?
Sosyal Medya-Oyun-Müzik-Video=60 Kişi Ödev Araştırma Ve Bilgi Öğrenme=32 Kişi
4)İnternet Üzerinden Alışveriş Yaptınız Mı?
Evet=58 Kişi Hayır=34 Kişi
5)İnternet Kullanımınız Aile İçi İlişkilerinizi Etkiliyor Mu?
Evet= 73 Kişi Hayır=18 Kişi
6)Herhangi Bir Sosyal Medya Kullanıyormusunuz ?
Evet=81 Kişi Hayır=11 Kişi
7)İnternet Bağımlısı Olduğunuzu Düşünüyormusunuz?
Evet= 48 Kişi Hayır= 44 Kişi
8)İnternet Kullanırken Karşılaştığınız sorunlar Varmıdır?
Evet= 57 Kişi Hayır= 35 Kişi
9)İnternette Çok zaman Geçirmekten Günlük İşlerinizi İhmal Ediyor Musunuz?
Evet= 52 Kişi Hayır= 40 Kişi
10) İnternet Aracılığıyla Yeni Arkadaşlıklar Kuruyor Musunuz?
Evet= 82 Kişi Hayır=10 Kİşi
*****************
Kayseri Merkez Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
1=Kesinlikle Katılmıyorum 2=Katılmıyorum 3=Kararsızım 4=Katılıyorum 5=Kesinlikle Katılıyorum
1)İnternet Hayatımı Kolaylaştırır.
1=14 Kişi 2=11 Kişi 3=20 Kişi 4=11 Kişi 5=35 Kişi
2)internet Sitelerinde Rahatça Dolaşırım.
1=13 Kişi 2=10 Kişi 3=24 Kişi 4=25 Kişi 5=20 Kişi
3)Eş Zamanlı Olarak İnsanlar İle Görüşüp Bilgi Paylaşımında Bulunabilirim.
1=7 Kişi 2=10 Kişi 3= 21 kişi 4=23 Kişi 5=31 Kişi
4)İnternet Üzerinde Kendimi Daha Rahat Hissederim.
1=13Kişi 2=16 Kişi 3= 18 kişi 4=29 Kişi 5=16 Kişi
5)İnternet Üzerinden Oyun Oynamayı Severim
1=16 Kişi 2=8 Kişi 3= 12 kişi 4=22 Kişi 5=34 Kişi
6)İletişim İçin İnternet Kullanmayı Telefona Tercih Ederim.
1=12 Kişi 2=18 Kişi 3= 24 kişi 4=14 Kişi 5=24 Kişi
7)İnternet Üzerinde Bilgi Arştırmak Benim İçin Zevklidir.
1=12 Kişi 2=20 kişi 3=14 Kİşi 4=22 Kişi 5=24 Kişi
8)İnternet Üzerinden Aradiğım Bilgiye Kolayca Ulaşabilirim.
1=21 Kişi 2=19 kişi 3=16 Kİşi 4=17 Kişi 5=19 Kişi
9)İnetrnet Üzerindeki Eğitim İçerikli Web siteleri Yeterince Bilgi İçermektedir.
1=24 Kişi 2=19 kişi 3=17 Kİşi 4=14 Kişi 5=18 Kişi
10)İnternette Araştırma Yapmayı Kütüphanelerde Araştırma Yapmaya Tercih Ederim.
1=27 Kişi 2=14 kişi 3=21 Kİşi 4=18 Kişi 5=12 Kişi
11)Ödev Sİtelerinden Ödev İndiririm.
1=15 Kişi 2=13 kişi 3=18 Kİşi 4=17 Kişi 5=29 Kişi
12) İnternet Benim İçin Önemlidir.
1=14 Kişi 2=10 kişi 3=22 Kİşi 4=19 Kişi 5=27 Kişi
![]()
NEYE ÖZGÜRLÜK ?
Küfre mi özgürlük?
Batıla mı özgürlük?
Yanlışı ve iftirayı savunanın bu savunmasını normal görmek mi özgürlük?
Kendi namusuna saldırılmasına tahammül edemeyenlerin, İslam’ın namusuna yapılan saldırıya tahammül edilmesini istemesi namuslu bir taleb midir?
Evvelden dinsizliği savunanlar bunu bilimsel olma adına yaptıklarını söylerlerdi.
Şimdilerde de dini muhalefet ve zırvalamalar bilimsellik ve fikir özgürlüğü maskesiyle sunulmaya çalışılmaktadır.
Zırvalama tevil götürmez.
Şeytanın muhalefet ve tenkidi hangi bilimsellik ve fikir özgürlüğüne girmektedir?
Eğer bu durum normal görülseydi, ilahi tehdit ve onun apaçık bir düşman olduğu sürekli zikredilmezdi…
Şeytani fikir özgürlüğü!!!
Tenkid hak namına ve hakikatı ortaya çıkarmak amacıyla olursa değerlidir.
Yoksa yanlışı hak gösterip onu savunarak ve ona taraftar olarak haksızlığı hak ve haklı göstermek haksızlıktır.
Dün bu saldırıyı hariçten yapanlar, bugün bunu dahilde sürdürmektedirler.
İşin hazin tarafı ise, hezeyanların dahi müşterisinin bulunmasıdır.
Fetö dahi peşinden milyonları sürüklemedi mi?
Komünizm milyonları sürüklemiyor mu?
Tıpkı mücevherinde müşterisi var, gübrenin de…
Hadiste: İnsanlar madenler gibidirler, buyurulmaktadır.
-Bazı kimselerin hakkını arama adına dükkanlara saldırması veya bazı yerleri yakması hatta toplumun huzurunu bozması bir özgürlük müdür?
Mesela dağ hayvanlarının masum insanlara saldırıp açlıklarını ve ihtiyaçlarını gidermeleri bir özgürlük müdür yoksa bir hayvanlık mıdır?
Oysa gerçek manada özgürlük ve hürriyet; kişinin ne kendisine ve ne de başkasına zarar vermemesidir.
Zarar vermeyi bir özgürlük olarak sayanlar, aslında zulme ve küfre, terör ve hukuka tecavüze destek olmaktadırlar.
Hak haksız yollarla değil, hukuki ve meşru yollarla aranır.
-Mehmet Metiner şöyle der: “Devlet kişisel maneviyat empoze edemez. Bizlere günah işlemek özgürlüğü tanınmalıdır. Sâdece Allah’a hesap vermekle yükümlüyüz. Cehennemin kapılarından içeri girmek yasaklanmamalıdır. “
Devletin sorumluluğu nerede kalıyor?
Sorumluların hakkını kim koruyacaktır?
Allah bir yandan cehennemin kapılarını açık bırakırken, diğer yandan da oraya gidilmemesi için hem hukuki ve hem de ceza-i yöntemleri uygular.
Oraya gidilmemesi için peygamberler, kitaplar ve dinleri gönderir.
Müslümanlara bir çok sorumluluklar yükler.
Bunu hem dünyada verir ve hem de ahirette vereceğini söyler.
Adeta kanalizasyonların dışarıya akıtılmasına müsaade etmenin bir özgürlük olarak değerlendirilmesi gibi.Veya komşusunu rahatsız eden adamın, Her koyun kendi bacağından asılır, denilip normal görülmesi gibi.
-Halk TV’de Uğur Dündar moderatörlüğünde yayınlanan Halk Arenası programına konuk olan Metin Akpınar skandal sözler sarf etti.
Akpınar, sözde demokrasi dersi verdiği programda “Demokrasiye ulaşamazsak her faşizmin karşılaştığı gibi belki liderini ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek ölür, belki başka liderlerin yaşadığı gibi kötü sonlar yaşayabilir!” ifadelerini kullanmıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan metin akpınar ve müjdat gezene cevabında, bunların sanatçı müsveddesi olduğunu söyledi.
Erdoğan, “Beni ipe götüreceklermiş, bunu sanatçı müsveddeleri yapacakmış, senin her yerin sanatçı olsa ne yazar. Beni ipe götürecekmiş, senin haddine mi? Biz şahadete inanmış insanlarımız: Biz bunların bedelini ödemeye hazırız. Bunlar sanatçı müsveddesi. Bunun bedelini ödeyecekler” dedi.
Akpınarın bu sözü özgürlük müdür.
Evet elbette hayvan hayvanlığını yapacak ve insan insalığını ancak insanda çobanlığını ve insanlığının gereğini yapacaktır…
Kıssa: Timur’un
imparatorluğunun sınırlarını olabildiğine genişlettiği dönemde, Hafız bir gazel
yazar.
Bu gazelin bir beytinde şöyle der:
“O Şirazlı Türk (güzel) bize iltifat eder, gönlümüzü alır, aşkımızı kabul eylerse Onun siyah benine Semerkand’ı de bağışlarız, Buhara’yı da”
“Eger ân
Turkî-i Şîrâzî be-dest âred dil-i mârâ
Be-hâl-e hindûyeş bahşem Semerkand û Buhârârâ”
Hikâye
edildiğine göre Timur Hafız’ın kenti Şiraz’ı fethedince şairi huzuruna getirtir
ve azarlar, Semerkand ve Buhara gibi gözbebeğimiz iki kentimizi bir
güzelin kara benine nasıl feda edersin be adam?
Hafız üzerindeki yırtık pırtık giysileri işaret eder ve şöyle cevaplar.
-Zaten vere vere bu hale düştüm sultanım!
Bu bir özgürlük mü?
MEHMET ÖZÇELİK
24-12-2018
![]()
KUR’AN-I KERİM-DE PEYGAMBER BEDDUALARI
Kur’an-ı Kerim-de Peygamber bedduaları bulunmaktadır.
Peygamberimiz ve de peygamberler beddua etmişlerdir.
“Ebû Leheb’in elleri kurusun. Zaten kurudu.”[1]
“Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”
Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kâfir kimseler yetiştirirler.”
Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla. Zalimlerin de ancak helâkini arttır.”[2]
“Kahrolası nasıl da ölçtü biçti!
Yine kahrolası, nasıl ölçtü biçti!”[3]
“Yahudiler, “Üzeyr, Allah’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar ise, “İsa Mesih, Allah’ın oğludur” dediler. Bu, onların ağızlarıyla söyledikleri (gerçeği yansıtmayan) sözleridir. Onların bu sözleri daha önce inkâr etmiş kimselerin söylediklerine benziyor. Allah, onları kahretsin. Nasıl da haktan çevriliyorlar!”[4]
“Onları gördüğün zaman kalıpları hoşuna gider. Konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki elbise giydirilmiş kereste gibidirler. Her kuvvetli sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandır, onlardan sakın! Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!”[5]
“Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve “Muhammed şairdir, delidir” diyen) yalancılar kahrolsun!”[6]
“Kahrolası (inkârcı) insan! Ne nankördür o!”[7]
“Bir de Yahudiler, “Allah’ın eli bağlıdır” dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve lânete uğrasınlar! Hayır, O’nun iki eli de açıktır, dilediği gibi verir. Andolsun, sana Rabbinden indirilen (Kur’an) onlardan birçoğunun azgınlık ve küfrünü artıracaktır. Biz onların arasına kıyamete kadar düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için bir ateş yakmışlarsa, Allah onu söndürmüştür. Onlar yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışırlar. Allah, bozguncuları sevmez.”[8]
-Kafirleri tehdit eden ayetler bulunmaktadır.
Allah günah işleyen kavimlerle beraber, onlara sessiz kalanları da helak etmiştir. Şuayb kavmi gibi.
Karun şımarıklığından dolayı yerin dibine malıyla birlikte batırılmıştır.
Kehf Suresinde iki adam örneği anlatılır. [9]
Nice zalim ülkeleri helak etmiştir.[10]
Lanet olsun Esede ve etbaına, terörü ve teröristi destekleyip besleyene, içteki ve dıştaki hainlere…
-Lian ayetiyle lanetleşme anlatılır. [11]
Allah her şeye, insana ve ameline değer veriyor ve ciddiye alıyor.
Kur’an-ı Kerim-de ağaç bile lanetlenmiştir. Bunun cehennemdeki zakkum ağacı olduğu ifade edilmektedir. [12]
Kur’an-ı Kerim-de lanete uğrayanlar belirtilmiştir.[13]
Kafirler ahirette pişmanlıklarını dile getireceklerdir.
Münafıkların rahmetten mahrumiyetleri için cenaze namazlarının kılınmasını nehyetmiştir.
Cehennemin insan ve cinlerle doldurulacağını söylemiştir.
İsrail oğullarına lanet edilmiştir.
Şeytan lanetlenmiştir.
MEHMET ÖZÇELİK
23-12-2018
[1] Tebbet-1.
[2] Nuh.26-28.
[3] Müddessir.19-20. 11-25 arası Velid b. Müğire hakkında olduğu rivayet edilir.
[4] Tevbe.30.
[5] Münafikun.4.
[6] Zariyat-10-11.
[7] Abese-17.
[8] Maide-64.
[9] Kehf.32-44.
[10] Hac-48.
[11] Nur-6-9.
[12] İsra-60.
[13] Lanete uğratılanlar; 2/88,162, 3/86-88, 44/44-47,51-52,93,116-118, 5/13,60,78, 7/44, 9/68,11/18,59-60,96-99, 13/25, 15/34-35, 24/7,23, 33/57,60-61,64-68, 40/51-52, 47/22-23, 48/6.
![]()
GÖBEKTEN KONTROL EDİLİYORUZ
Kur’an-ı Kerim-de Yahudilerin yeryüzünde iki kere fesadından bahsedilir.[1]
“Dünya hayatına dair konuşması senin hoşuna giden, pek azılı düşman iken, kalbinde olana Allah’ı şahid tutan, işbaşına geçince, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ekin ve nesli yok etmeğe çabalayan insanlar vardır. Allah bozgunculuğu sevmez.”[2]
Bu zamanda en büyük terör, gıda terörüdür.
Zira herkesi kapsar, harici olmaz.
Ahirzamanda gelecek olan yecüc ve mecüc, bütün terörleri içerisinde barındıran terördür.
İlaç terörü, silah terörü, gıda terörü, ekonomik terör, teknolojik terör.
-Süleymanın yüzüğünün güç kaynağı olması, adeta enerji yüklü.
Biyoenerji yüzüğü … Gıdanın verdiği enerji… Suyun güç ve enerjisi…
Suyu ağızda bekleterek içmek adeta o enerjiyi massetmektir.
Telefonu uzakta tutmanın gereği, onun vücudun enerjisini alması sebebiyledir.
Başta zemzemin içindeki enerjinin gücü, içtiğimiz suların en az dört katıdır.
Mineralleri yüksektir. Bazı terme suları da bu kabildendir.
-“Duygular karında oluşur ve karında etkili olur.” Horst Ferdinand Herget.
“Bağırsaklar ikincil beynimizdir, onsuz yaşam düşünülemez.”Horst Ferdinand Herget
Sindirim organımız 200 milyon sinir hücresine ile çevrilidir.
“Vücudumuzda toplamda 10 trilyon insan hücresi varken bağırsağımızda 100 trilyon mikrop vardır. Bağırsaktaki floraya ait eşsiz genleri insan hücreleri ile karşılaştırdığınızda, onların insan vücudu içinde sinyal yolladığını ve sayıca da 150 kat daha fazla olduğunu görürsünüz (insan genlerinde 3,3 milyon mikrop geni vardır).”[3]
Günlük yaşanan stresi kompanse edebilmek için sağlıklı bir bağırsak florasına ihtiyaç vardır.
Eğer bağırsak florası bozuk ise oral probiotik almak gerekir.” [4]
“75 yılda 30 ton besin ve 50.000 litre sıvı bağırsaklardan geçmektedir ki bu da bağırsaklarımızın mükemmel işleyişini göstermektedir.” [5]
“Bağırsaklarımız 100 trilyon sinir hücresinden oluşur ki bu da omurga sisteminde bulunan tüm sinir hücrelerinin toplamından daha fazladır.
Bağırsaktaki hücre tipleri ve reseptörleri ise beyin hücrelerinin özelliklerini taşımaktadır.” [6]
-İnsan yediğidir.
Can boğazdan girer ve boğazdan çıkar.
Sürekli hayvan eti yiyen adeta hayvanlaşır.
Koyun ve sığır eti bile mizacın farklılığında farklı yönden etkili olur.
-İnsan alemden süzülmüş bir varlıktır.
Alemde ne varsa, insanda da o vardır.
İnsan alemin ve alemde bulunan maddi ve manevi özelliklerin hülasasıdır.
”İslâm Tıbbı hakkında yazılan tüm büyük sistematik eserlerin girişinde şu öğretilerden bahsedilir: Evren dört ana unsurdan meydana gelir. “Anasır-ı Erbaa” olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su, toprak, ateş ve havadır. İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir. Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir. Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan, insanların mizaçları da farklı farklıdır. Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır. Safravi mizaç, sevdavi mizaç, demevi mizaç ve balgami mizaç gibi. Kan grupları da dörttür. Fakat hiç kimse tek başına ve tamamen şu veya bu mizaçtan olmuyor. Herkes, bu mizaçların belli oranda karışımından müteşekkil bir yapı arz ediyor. Bu mizaçların belli orandaki bileşkelerine göre eski hekimler 64 çeşit temel mizaç olduğunu ifade etmişlerdir.”[7]
Bazen insanda ateş galib gelir. Aşk üzere gider, hem yanar ve hem de yakar.
Aklı örtülüdür. Ateşin kontrolü altındadır.
-Cesaret ve tersi olan korkaklık yine mizaçtaki hususiyetin galibiyeti iledir.
-Ecdâdımızın heybeti ma’rûf-u cihândır.
Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır …
-40 günde bir insana arız olur şu 3 şey; İllet, Kıllet, Zillet…
Bunun temelinde de nimet…
-Hastalıkların çoğu çok yemektendir.
Yemek yememenin bir problemi varsa da, yemenin 99 problemi olur.
-AZ YİYİREM HEKİME İŞİM DÜŞMEZ, DÜZ GİDİREM HAKİME İŞİM DÜŞMEZ.
Hastalıkların çoğu kanın tam devrini yapmaması, tıkanması, hasiyet ve özelliğini kaybetmesidir.
Kansız insanların kansızlığı, ya mizaçlarından ya da kan yapısının bozukluğundandır.
MEHMET ÖZÇELİK
21-12-2018
[1] İsra.4-7.
[2] Bakara.204-205.
[3] DUYGUSAL BEYİN : BAĞIRSAK. Hüseyin Nazlıkul. Sh.20.
[4] Age.21.
[5] Age.26.
[6] Age.27.
[7] İslam Tıbbı adlı eserden. Ayrıca bak. http://bedirhaber.com/ferhan-uysal-yazilari/karakterler-1-demevi-mizac-37266.html
![]()
İMAM HATİPLER ÜZERİNE ANKET
VE SONUÇLARI
Kayseri Melikgazi Anadolu İmam Hatip Fen ve Sosyal Proje okulu olarak, okul yönetimiyle ortaklaşa; 2018 Yılı Aralık ayı içerisinde İmam Hatip Liselerinin genel olarak durumunu öğrenmek amacıyla Kayseri merkezde aşağıda belirtilen iki farklı lisede 9.10.11.12.Sınıflarda Toplam 1400 kadar öğrenci üzerinde yapmış olduğumuz anketin sonucudur:
1.Buraya (Anadolu Meslek vb. Liselere ) gelirken hiç İmam Hatip Lisesine gitmeyi düşündünüz mü?
2.Çevrenizde İmam Hatipli arkadaşlarınız var mı ?
Varsa İmam Hatipli gibi davranıyor mu ?
3.Lise tercihi yapacak eş ve dostlarınıza İmam Hatip Lisesine gitmeyi önerir misiniz ?
4.Yeniden tercih dönemine dönecek olsanız İmam Hatip Lisesine gitmeyi ister misiniz ?
5.İmam Hatip’ten bir şey çıkmaz görüşüne katılıyor musunuz ?
6.Yeni İmam Hatip neslinden ve ruhundan umutlu musunuz ?
7.İmam Hatip tarihini hiç araştırdınız mı?
Araştırmadıysanız araştırmak ister misiniz ?
8.İmam Hatip Liselerine ayrı bir saygı duyuyor musunuz ?
9.Son dönemdeki sıklaştırılan İmam Hatip Liselerinin açılması sizce gelecek vaad ediyor mu ?
10.Size hiç İmam Hatip’e gitmenizi öneren oldu mu?
EVET HAYIR BÖLÜMÜ
KADİR HAS ANADOLU LİSESİ
(1.)%10 EVET %90 HAYIR
(2.)%30 EVET %70 HAYIR
(3.)%5 EVET %95 HAYIR (4.)%25 EVET %75 HAYIR
(5.)%30 EVET %70 HAYIR
(6.)%20 EVET %80 HAYIR
(7.)%30 EVET %70 HAYIR
(8.)%75 EVET %25 HAYIR
(9.)%15 EVET %85 HAYIR
(10.)%60 EVET %40 HAYIR
OSMAN ULUBAŞ ANADOLU LİSESİ:
(1.)%20 EVET %80 HAYIR
(2.)%50 EVET % 50 HAYIR
(3.)%25 EVET %75 HAYIR
(4.)%5 EVET %95 HAYIR
(5.)%15 EVET %85 HAYIR
(6.)%40 EVET %60 HAYIR
(7.)%40 EVET %60 HAYIR
(8.)%90 EVET %10 HAYIR
(9.)%30 EVET %70 HAYIR
(10.)%70 EVET %30 HAYIR
11. Toplumda İmam-Hatiplilerin görünüşü sizce nasıl?
ORTALAMA CEVAP: Giyim bakımından olumsuz , karakter bakımından olumlu.
12. İmam-Hatipli kisilere güveniniz nedir?
ORTALAMA CEVAP: %80 oranında güven var, %15 kısmen, %5 güven yok.
13. İmam-Hatiplilerden beklentileriniz nelerdir?
ORTALAMA CEVAP: %40 beklenti yok , %60 var.
Din alanında güzel işler yapıp dine sahip çıkıp temsil edilmesini bekliyorlar
14. Sizce İmam-Hatipli olmak ayrıcalık mıdır? Yoksa sorumluluk mu gerektirir?
ORTALAMA CEVAP: %90 sorumluluk gerektirir , %10 ayrıcalıktır.
Ayrıcalık diyenler dini temsil ettiğimiz için ayrıcalık diyorlar.
15. İmam-Hatip Liseleri özel günlerde toplanıyor ve program düzenliyor. Bu
proğramlar ilginizi çekiyor mu?
ORTALAMA CEVAP: %60 ilgisini çekiyor ,%10 ilgisini çekmiyor , %30’unun haberi yok.
Haberi olmayanlar bilgilendirdikleri taktirde ilgilerini çekebileceklerinin söylüyor.
16. İmam-Hatip Liselerine karşı ön yargılarınız nelerdir?
ORTALAMA CEVAP: %90 ön yargısı yok , %10’u var.
Mesleki derslerin baskısından ön yargı oluşuyor.
17. İmam-Hatip Liselerine Fen Bölümlerinin açılmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
ORTALAMA CEVAP: %95 olumlu , %5 olumsuz.
Bilim yönünden olumlu olacağı düşünülüyor.
18. İmam-Hatip Liselerinin Meslek Derslerindeki yeterliliğj hakkında düşünceleriniz
Nelerdir?
ORTALAMA CEVAP: %80 derslerin fazlalığı ve zorluğu , %20 uygun ve yeterli olduğunu düşünülüyor.
Anket Yönetmeni: Mehmet ÖZÇELİK (Öğretmen)
ÖĞRENCİLER:
460.KADİR ÖZMÜŞ
824.KADİR ÇAKMAK
173.FATİH AKÇIL
229.SAMET DOYMUŞ
![]()
SELEFİ PERDESİ
Peygamber Efendimiz zamanında sahabeler problemlerini ve sorularını direk Peygamberimize soruyor; ya cevabını hemen alıyor veya Cenab-ı Hak – Yes’eluneke- ifadeleriyle Peygamberimize sorulanlara direk Allah tarafından cevap veriliyordu.
Özellikle 3. Asırdan itibaren farklı dinlerden insanların islamiyete girmesiyle meydana gelen bulanıklıklar sebebiyle; bir yandan islami ilimlerin ana kaynağı ve de içtihat kapısı açılırken islami alanda farklılıklar ve farklı yollar ve mezhepler çıkıyordu.
Bir yandan bulanıklığı gidereyim darken, diğer yandan da bazı bulanıklıklar, diğer adıyla itikad ve amelde batıl ve sapık mezheplerde ortaya çıkıyordu.
Selefilik bu noktada asla ve temele bağlı kalmak amacıyla ve de iyi niyetle ortaya çıkarken, zaman içerisinde bazı ifrat ve tefritler de baş gösteriyordu.
Ümmeti kucaklamakta zorlanıyordu.
Geçmişten günümüze doğru ise, siyaset arenasına çekilmesi, çehresinin değişmesiyle aynı safiyetini koruyamamıştır.
Tıpkı İngiliz siyasetine alet olan Suud devletinin Vehhabiliği tercih ederken, islamı kısırlaştırmış, darlaştırmış, hareket alanını daraltırken, siyasetin ağırlığı dinin ağırlığını hafifleştirmiştir.
Dinin kişi veya devletler tarafından, doğru veya yanlış uygulamalar ve engellemeler sonucunda ortaya çıkan farklı mezhep ve tarikatlar; bir yandan dinin esnekliğini gösterirken, diğer yandan da bir ihtiyacın tezahürü olarak ortaya çıkmıştır.
Mezhep- tarikat- cemaat bunlar din olmayıp, dinin birer şubesidirler.
Tıpkı Erciyes dağından Kayserinin mahallelerine farklı yerlerden ve borulardan getirilen suyun aynı kaynaktan dağılımı gibi.
Yeter ki; sular yolda, boruda, evlere gelen seyir içerisinde bulanmasın ve bulandırılmasın.
Kaynak aynıdır. Her mahalle suyunu erciyesten almaktadır.
-Ağacın temeli ve kökü din ise; onun dalları, budakları cemaattır. Mezhepler, tarikatlar müşteridir, ücretlidir. Bunlar dini temsil ederler ancak din değildirler. Din ile eş değerde ve aynı noktada değerlendirilmez.
Ancak bunlar dinden beslenirler.
Ana kaynaktan çıkan su din ise, borular veya musluklar yoluyla evlere taşınan suda, dinin yani suyun ana kaynağından beslenmektedir. Sadece problem olacak olan, suyun bulandırılması, gerçek dışı olanların katıştırılması, kaynakların dar, yersiz ve yetersiz olmasıdır.
Kendine güvenen ve yeterli olduğuna inanan Hz. Musa gibi sondajını kendi oluştursun.
Bu amaçla ortaya konulan dini meseleleri dinin dışına atmak ne kadar tehlikeli bir durum ise, bunları da aynen din olarak kabul etmek de tehlikelidir.
Dinin dört temel esası olan terazisinde tartmalıdır.
Kur’an-ı Kerim başta olmak üzere; hadis gibi şer’i delillere aykırı olmamalıdır.
****************
Bir çok islam dışı şeyler Selefilik kılıfına büründürülerek, islam diye sunulmaktadır.
Deaş terör örgütü de bunlardan biridir.
-15 Temmuzdan önce Gaziantep merkezli bir terör oluşturulmakta idi.
Malatya buna her zaman hazır durumda idi. Adıyaman ise selefilik ve terörle beraber götürülmeye çalışılmakta idi.
Bu konuda Apo özel ilgi duyuyordu. Ondandır ki bazılarına özel sahip çıktı.
Daha önce de yazmıştım;[1] İlyas ve İshak babalar fitnesini. Zira önceleri de denenmişti.
Bir yakın arkadaş, şimdi başkanı hapiste olan selefi bir derneğe, bir arkadaşının oğlunun oraya gidip gitmemesi konusunda fikir danıştığını bana sorunca ben, ben olsam oğlumu oraya gondermem, deyince, tamam anlaşıldı, demişti.
Ortam kirli, destek büyük.
Türkiye Ortadoğuunn kalbidir.
Kalp durursa vücutta durur.
Ondandır ki bir yüz yılı daha şekillendirmek amacıyla sürekli kalbe hücum edilmektedir.[2]
-Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, itiraf dolu açıklamalarda bulundu. Washington Post Gazetesi›nden Karen De Young’a konuşan Veliaht Prens Selman, Soğuk Savaş döneminde ABD’nin talebiyle komünizme karşı Vehhabiliği yaymaya başladıklarını söyledi.
Selman, Vehhabiliği yayma faaliyetlerinin finansmanının artık hükümet değil, Suudi merkezli vakıflar tarafından sağlandığını sözlerine ekledi. Veliaht Prens, Ekim ayında yaptığı açıklamada, “Suudi Arabistan, radikal düşünceleri derhal yok ederek 1979 yılı öncesinde olduğu gibi ılımlı İslam’a ve normal yaşama dönecek” demişti.”[3]
Yoksa Salmanın başına örülen Cemal Kaşıkçı olayı Suudi Arabistanı normal yaşama dönmekten engellemek için, devre dışı mı bırakıldı?
-İslam dünyasındaki olumsuz çıkış ve özellikle bazı dini görüntülü yapıları başta İngiltere olmak üzere, batı besliyor.
Tıpkı bizde olduğu gibi…
-Tasavvuf karşıtlığıyla tanınan Mısır kadısı Mehmed Efendi, Gülşeni’nin müridIeri
arasındaki zendekaya eğilimli kişiler sebebiyle de olsa gerek İbrahim-i Gülşeni’nin zındık olduğu ve taraftarlarının kestiklerinin yenmeyeceği, onlarla evlenilemeyeceği,
imamlıklarının kabul edilemeyeceğine dair fetvalar vermiştir.[4]
-Nurettin Topçu:”Topçu’nun yakın arkadaşlarından Sırrı Tüzeer’in onu tasavvuf çevreleriyle tanıştıran kişi olduğu anlaşılmaktadır. Tüzeer, “Sırrı, çok perişanım, hoca da, papaz da adam aldatıyorlar.” diyen Topçu…
…“Kafamda
bir sürü problem var, fakat kimseye güvenemiyorum.” diyen arayış
içindeki Topçu…
…Topçu’nun
çıkardığı Hareket dergisi çevresinde yetişmiş ve
Türkiye’de tasavvuf
tarihi alanının
uzmanlarından Mustafa Kara da
“Topçu’nun mürşidi Abdüiaziz
Bekkine’dir.” diyerek Topçu-Bekkine ilişkisinin
tasavvufi bir bağlanma
olduğunu vurgulamıştır.
[5]
Sıkıntı ise temiz alanların kirletilmesiyle, temiz yerler dahi kötü değerlendirilmektedir.
-Selefilik tekke ve medreselerde varlığını kolayca sürdürebilir.
-Zamanımızdaki özellikle geniş gelişmeleri düşünecek olursak; geçmişte verilmeyen fetvalara, şimdilerde ne diyeceğiz. Mesela;
-Bir zamanlar bir kişi değil bir cemaat; hoporlörle ezan okunmasına ve mikrofon haram diyerek buna karşı çıkmıştı. Camiye gitmeye engel görülmüştü.
Maalesef bu fetvalarına kadar girmiş ve olumsuz fetva verilmiştir.[6]
Bu günkü dijital dünyaya ne diyecekler acaba?
Telefon, internet ve tablete engel olabiliyorlar mı?
Medeniyet dünyayı bir ev haline getirmiş ve ümmet o evin odalarında oturmaktadır.
Dinin muhkem olmayan hususlarda katı hüküm beyan etmeyip esnek bırakması, dinin yaşanılmaz değil, yaşanılır bir din olduğunu ortaya koymak içindir.
-Ve yine bazı gençlerin yapmış oldukları teknolojiyi kullanarak röportaj yapmaları, bunları internet üzerinden yayınlamalarına karşı çıkanlara sormak lazım; sizin ölçünüz nedir?
Neye göre bunu tehdit ve tenkid ediyorsunuz? Kabiliyetiniz var mı bu konuda veya anlarmısınız? Teknolojiyi bilir misiniz? Bu gençlerin hangi yanlışından dolayı ve ölçünüz nedir?
Sizin bu yaptığınız otomatikman şuna benzemiyorum mu?
100 sene önce hamalların kamyonların çıkışına karşı çıkması gibi.. İşimiz elden gidiyor diye karşı çıkmalarına benziyor. Oysa tam tersine işleri azalmıyor, daha çok nakliye olmasından dolayı işleri artıyor.
O halde yanlışları ne ise onları tenkit etmeli. Tashihe ihtiyacı varsa tashih edilmeli. Rehberlik yapılacaksa rehberlik yapmalıdır.
Yoksa ucuz bir iş olarak tenkid edip, kabiliyeti olanları susturmak seviyelik değil, tam tersine bir seviyesizliktir.
Sebeb ve gerekçeleri ortaya konulmadan, yanlışları göstermeden, bana uygun değildir denilirse o zaman sana; Sen kimsin? denilir. Senden delilleriyle gerekçeleri istenir.
-İnternete giriliyor, o alan tehlikelidir diyenler, böyle geniş alanı çakallara ve tilkilere bıraktıklarının farkında değiller.
Hayatı içtimaiyeden önce kendileri soyutlanmalıdır. Ve bu durum kendilerine olan güvensizlikleridir.
Geniş düşünmek, doğru düşünmek, isabetli düşünmek, zamana göre islami ölçü ve düsturlarla düşünmek gerekir.
Bir zamanlar belki hassasiyetten, iyi niyetten dolayı, ortamın tehlikeli olması, baş örtüsünün yasaklanması gibi sıkıntılar az değildi.
O gün eve alınmayan televizyon, bu gün çocukların cebine girmiş durumda.
Mesele yasaklamaktan daha önemli ve öncelikli olanı alternatif üretmektir.
Bir de kalkıp o alternatiflerin önünü tıkarcasına ucuz tenkitte bulunmamaktır.
İfrat ve tefritten kaçınılmalıdır. İslamiyet vasattır.
Ne şimdiki gibi hükümetin kadınları siyasete ve iş dünyasına çekmesindeki ifrat gösterilmeli, ne de kadınları her yerden soyutlama yoluna gitmelidir.
Şöyle ki; Din sadece erkeklere değil, kadınlara da gelmiştir.
Erkekler kadar kadınlarda dinden ve dinin meselelerinden sorumludurlar.
Kendi alanlarında hareket etmelidirler.
*****************
İnsanların hayat bulmak üzere gittiği bir ülke olan Mekkeden, bir İslam ülkesi olan Yemen’e hayatı ortadan kaldırıcı bombalar gidiyor.
Ne kadar hazin değil mi?
-Suudi Arabistan’da Mekke-i Mükerreme ve başkent Riyad olmak üzere çeşitli şehirlerinde hafta başından beri etkili olan şiddetli yağış sonucu sel felaketi meydan geldi. EN AZ 14 ÖLÜ.[7]
Bunlar tesadüfi değil, düşünülmesi lazım…
-“Ka’be’yi yıkacak olan o apışık, iri ayaklı, koyu siyah Habeşli’yi Ka’be’nin (duvar) taşlarını birer birer koparır hâlinde görür gibiyim.” buyurmuştur.
“Şüphesiz Kâ’be’nin definesini, Habeşlilerden iki cılız bacaklı birisinden başkası çıkarmayacaktır.”[8]
Başka rivayetlerin de delaleti ile anlaşılıyor ki, Ka’benin Habeşliler tarafından yıkılması Hz. İsa (as)’ın inmesinden sonra olacaktır.[9]
Bu gün Suud ve başındakiler buna alet mi olmaktadırlar?
-Ebu Hureyre (Radıyellahu anhu) şöyle dedi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: “İki gurup savaşmadıkça kıyamet kopmaz. Aralarında büyük ölümler olur. Davaları birdir. Otuz taneye yakın yalancı Deccallar gönderilmedikçe kıyamet kopmaz. Bunlardan herbiri, kendini Allah’ın Resulu zanneder.”[10]
MEHMET ÖZÇELİK
18-12-2018
[1] http://www.tesbitler.com/2016/03/01/4544/
[2] https://www.gunebakisgazetesi.com/guncel-haberler/adiyamandan-ic-savas-cikartabilirler/
[3] https://www.yenisafak.com/dunya/vehhabiligi-abd-istedi-3191274
[4] Bu fetvalara ilk defa Abdülbaki Gölpınarlı. Melamilik ve Melamiler, (İstanbul 1992, s.86 not ) ile Mevlana’dan Sonra Mevlevilik (istanbul 1983. s.323)’de değinmiştir. Ayrıca bunların yorumu için bkz. Ocak, Zıııdıklar. 5.314,3 i5.
[5] Bak. HAREKET DERGiSi VE NURETTiN TOPÇU
[6] http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=4731
[7] https://www.habervaktim.com/haber/554245/s-arabistanda-sel-felaketi-cok-sayida-olu-var.html
[8] Buhârî, Hac 49: Müslim, Fiten 57. 58, 59; Ahmet b. Hanbel V, 371.
[9] https://sorularlaislamiyet.com/kabenin-kiyamete-yakin-habesli-bir-kole-tarafindan-yikilacagina-dair-hadis-var-midir
[10] Buharî, Fiten: 25; Menakıb: 25; Müslim, Fiten, 84; Ebû Davud, Fiten: 1.
![]()