SİS PERDESİ ARALANINCA

SİS PERDESİ ARALANINCA…

Koronanın telaşı dünyayı sardı.

Sis perdesinden dolayı pek göz gözü görmemektedir.

Şimdiden yavaş yavaş Çine trilyonluk tazminat davaları konuşulmaktadır.

Sadece o mu?

İşin içinde sürekli söylendiği gibi bir kasıt var mı?

Bir senaryo ve mikrobik ve biyolojik hatta dijital savaşın bir başlangıcı mıdır?

-Ortada gerçekten bir virüs mü var yoksa vücuttaki virüsler mi aktif edildi?

Vücudumuza hariçten bir virüs, -korona gibi- giriş mi yaptı yoksa güçsüzleşen ve vücudun koruyucu kalkanları devre dışı bırakılıp güçsüz mü kaldı?

İddiaya göre; ” CIA yaklaşık 5 sene önce Laboratuvarda sentetik bir virüs üretti ve patentini aldı daha sonra bunu Çin Laboratuvarina sattı, Çinde ilk 5G projesi düğmeye basıldığından itibaren insan ve toplu kuş ölümlerinde ciddi artış görüldü, ancak 5G ne pahasına olursa olsun yürürlüğe girmeliydi ve 5G yi masum gösterebilmek için HOLİSTİC progmaının bir uzantısı olan COVID projesi ''oldukça zekice'' ortaya atıldı.

Gerçekleşen ölümler aslında Coronavirus yüzünden değil, 60ghz bantlık mikrodalga (5G) yüzünden gerçekleşmektedir, 5G Oksijen molekülündeki elektronlarının hareketlenmesine sebep veriyor ve Hemoglobinin Oksijen molekülüne tutunmasını engelliyor (yani boğulmaya sebep veriyor).

Ayrıca elektroportasyon yaparak, hücreyi koruyan hücre zarlarının açılmasına sebep veriyor. Böylece normalde vücudun kendini koruyabildiği çok sıradan, ve vücutta mevsimsel olarak zaten mevcut olan, soğuk algınlığı virüslerinin hücreye zarar vermesi için hiçbir engel kalmıyor.

Başka bir deyişle 5G vücudun koruyucu kalkanını tamamen ortadan kaldırıyor. 5G baz istasyonları 6ghz ve 300ghz bant genişlikleri arasında yayın yapma kabiliyetine sahipler. Ve 4Gden farklı olarak çok daha yoğun bir mikrodalga yayınlıyorlar, teknolojileri onların bir ışın yolluyormuş gibi belli noktalara yoğun enerji akışı yapmalarını sağlıyor, bu da şu demek oluyor, bir kalabalık arasında, belli bir telefon numarası taşıyan kişiye özel daha yoğun mikrodalga yayın yapabilirler.

Bu teknolojiyi kişiye özel suikast amacıylada kullanabilirler, bir stadyum dolusu insanı 10 saniyede öldürmek için de!!! Bunun ilk denemesini, soğuk savaş esnasında, Rusyadaki bir Amerikan konsolosluğu üzerinde Ruslar yapmıştır.

Amerikalılar bunu fark edip bilmelerine rağmen konsolos çalışanlarını uyarmadılar, çünkü sonucu onlar da merak ettiler. Daha sonra konsoloslukta çalışanların çoğu kanser türevi hastalıklar yüzünden kısa süre içerisinde vefat etti.”[1]

-“Allah o şeytana lanet etti. Ve o da: “Elbette senin kullarından belirli bir pay alacağım, onları mutlaka saptıracağım, onları boş kuruntulara sokacağım, ve onlara emredeceğim de hayvanların kulaklarını yaracaklar, onlara emredeceğim de Allah’ın yaratışını değiştirecekler” dedi. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse, şüphesiz o, apaçık bir ziyana uğramış olur.

Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.

Bunların varacakları yer cehennemdir. Ondan kurtulmak için çare bulamazlar.”[2]

***************  

Beşer zulmetse de şüphesiz kader adalet etmektedir.

Bu virüs dünyanın durup düşünmesine ve silkinmesine ve de kendisini sorgulamasına sebeb olmuştur.

-“Almanlar şaştı kaldı: Müslümanları yanlış tanımışız.

Müslüman gençler Alman komşularının kapılarını çaldı, ihtiyaçlarını sordu. Durum karşısında şaşıran Almanlar ise, “Onca yıldır ben sizi yanlış tanımışım, sizi hiç böyle bilmiyordum. Sizden özür dilerim” dedi.[3]

Problem bizde.

Biz kendimizi ve temsil ettiğimiz İslamiyeti hakkıyla anlatamadık ve daha önemlisi temsil edemedik.

– “Eğer biz ahlâk-ı İslâmiyenin ve hakaik-i imaniyenin kemalâtını ef’âlimizle izhar etsek, sair dinlerin tâbileri elbette cemaatlerle İslâmiyete girecekler. Belki, küre-i arzın bazı kıt’aları ve devletleri de İslâmiyete dehalet edecekler”Bediüzzaman.

-Bununla beraber kirliliklerin ortaya çıkmasına ve dökülmesine de sebep olmuştur.

-80 bin maskeyi yüzde 700 Fiyatla satmaya çalışan NEW YORK’LU HAHAMA BASKIN.[4]

MEHMET ÖZÇELİK

08-04-2020


[1] https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=3295146027179625&id=197158923645033

https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1257319111139137&id=100005831798852&refid=52&__tn__=%2As-R

https://dimitrovtesla.blogspot.com/2020/03/mikrodalgada-coronali-kek-tarifi.html?m=1&fbclid=IwAR29_ETmDSsiwWsCK0Oawm6hHA8YkbBKE05wQn0MJu-FK1n69aKmyJ60vPg

[2] Nisa.119-121.

[3] http://www.haber7.com/dunya/haber/2960812-almanlar-sasti-kaldi-muslumanlari-yanlis-tanimisiz

[4] https://dosyatv.com/80-bin-maskeyi-yuzde-700-fiyatla-satmaya-calisan-new-yorklu-hahama-baskin/

Loading

No ResponsesNisan 8th, 2020

BEN’DEKİ BEN’İ ARIYORUM

BEN’DEKİ BEN’İ ARIYORUM

Evet Ben, bir ömürdür Ben’deki Ben’i arıyorum.

Benlik yapmadan..

Sen olmadan.

Senlik yapmadan.

Derinlerde…

Şeytan onda boğulmuş, Benlik yapmıştı.

Şeyyytan olmuş.. Şeytanlaşmıştı.

Taşlaşmış.. Putlaşmıştı..

Şeytanın bulduğu Ben, kendisi değildi.

Gölgesiydi.

O gölgesine yapıştı.

Apıştı kaldı.

Eğer Ben kendimi bulursam sahibimi de bulurum.

Ben’ini bulmayanlar Bend oldu, Bende kaldı yani köle oldu.

Kul olmadı..

Kül olmadı..

Hadiste: “Nefsini bilen Rabbini bilir”(bk. Aclunî, 2/262.)

Allah’ın varlığı, Ben’de saklı.

O’nun bilinmesinin yolu, Ben’in bilinmesinden geçer.

Ben’de çok sırlar var.

Perdeler var.

Hazineler saklı.

“Severim ben Seni candan içeru
Yolum vardır bu erkandan içeru…

Beni bende demen, ben de değilim
Bir ben vardır bende, benden içeru

Beni benden alana ermez elim
Kim kadem basa Sultandan içeru

Miskin Yunus, gözü tuş oldu Sana
Kapıda bir kuldur, Sultandan içeru”

Ben benlikten arınıp..

Ben’in sahibini bularak..

Ben’de ve Bende (Kul ve köle) kalarak..

Marifetine vararak..

Aşkıyla yanarak..

Rü’yetine kanarak..

Kendini bulur ve kendinde kalır..

Bu Ben..

Bir buz parçası nev’indeki Ben ve Ene’sini o marifet havuzu içerisine atıp eritmekle.

Ben bende değilim.

Bir Ben vardır Bende..

Benden de içeru..

Dün yoktum.

Yarında olmayacağım.

Bir bu günüm var.

Nerede bu Ben?

O’nda…

Minallah…İlallah..

O’ndan O’na.

Heme ost değil, Heme Ez-ost…

Her şey O değil, her şey O’ndan.

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn..

“Biz muhakkak ki Allah içiniz (O’na ulaşmak ve teslim olmak için yaratıldık) ve muhakkak O’na döneceğiz (ulaşacağız).”(BAKARA Suresi.Âyet – 156)

-Ve ileyhil Masir.. Ve ileyhil Meâb.. Ve ileyhi Türceun..

Dönüş O’nadır.

Ben O’nda…

Ben anahtar, O hazine…

“Küntü kenzen mahfiyyen fe halaktül halka li ya’rifuni.”

“Ben gizli bir hazine idim. Bilinmek istedim, mahlukatı yarattım”(Süyûti, ed-Dürerü’l-Müntesire, s. 125; Ali el-Kàrî, el-Esrârü’l-Merfûa’, s. 273)

“Mahlûkatı yarattım ki, Bana bir ayna olsun ve o aynada cemâlimi göreyim”

Kendini bildirmek için “Kenz-i Mahfî” etdi zuhur.

Etmedi var hazret-i Hak cinn ile insanı abes.  Zâti

-“Küntü kenz” remzinin olduk âgâhı.

Ayne’l-yakîn gördük Cemâlullâh’ı.   Harâbi

-Kenz-i mahfidir vücudun, etti Hakk ondan zuhur.
Cümle eşyaya tecelli kıldı ondan ism-i nur. Lâ Edri. 

-Kevn ü mekândan geçenin.

Menzili ‘arşu’llâh olur.

Yokluk meyinden içenin.

Varlığı kenzu’llâh olur. Ümmi Sinan

-Âşıkların kalbi kenz-i Rahmandır.

Kalb-i âşık evvel sani değildir.

Bu sim anlayan ehl-i irfandır.

Bilmeyen ma’rifetkânı değildir. Seyrani

MEHMET ÖZÇELİK

07-04-2020

Loading

No ResponsesNisan 7th, 2020

YALAKA

YALAKA

Aslında hariçten düşman aramaya hiç gerek yok.

Bizde bunun enflasyonu yaşanmaktadır.

Fazlasıyla ihraçta dünyaya yetecek kadar mevcuttur.

-Bakan Soylu’dan CHP’li Özgür Özel’e çok sert yanıt: Örgüt yalakaları

Cezaevindeyken ölüm orucuna başlayan daha sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Grup Yorum’dan Helin Bölek’in ölümü üzerine CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in yaptığı paylaşıma İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan sert cevap geldi.[1]

Millet yardımlaşma ve deprem gibi zorluklarda birleştiği gibi, terör yalakalarını istifrağ edip, maddi ve manevi destek olmaması ve buna yüz vermemesiyle mümkündür.

Teröre destek olan ne kadar sorumluysa, ona karşı sessiz kalan da en az onun kadar suçlu ve sorumludur.

Tarafsız olan mı?

Aslında haklı olarak; böyle vatanın tehlikeye girdiği bir konuda da hiç tarafsız mı olunurmuş, diyebilirsiniz.

Bi- tarafane hareket, tarafı muhalifi iltizamdır.

Tarafsız olmak demek, pkk taraftarı olmak demektir.

-ABD’den PKK’ya korona yardımı: Amerika’nın teröre desteği pandemi dinlemedi

Koronavirüs salgınıyla kötü günler geçiren ABD, Suriye’deki PKK’lı teröristlere yardımı ihmal etmiyor. ABD, PKK’ya koronavirüse karşı kullanılmak üzere eldiven, maske, ameliyat kitleri ve oksimetreden oluşan 1.2 milyon dolarlık malzeme gönderdi. ABD ordusu, son 3 yılda terör örgütüne 50 bini aşkın TIR dolusu silah ve mühimmat yardımı yaptı.[2]

İçte ve dışta bitmeyen terörün besleyicileri, terörün ortakları ve terör dostlarıdır.

-İngiliz Financial Times’a açıklamalarda bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kötüledi.[3]

Yeni kurulan parti ve siyasilerin pkk ve taraftarlarına oy için göz kırpmaları, terörü besleyen ve destekleyip güçlendiren en önemli sebeplerindendir.

-Tarih boyunca zorda kalan devletlere yardım etmişiz.[4]

Bu gün o devletlerden yirmiden fazlası pkk- yı destekleyerek içimizdeki kavgayı destekleyip sürdürmektedirler.

Bu gün ise onlar şerde bize karşı ittifak halindedirler.

İşin garib tarafı ise; dünkü haçlı ittifakları, dahilde de kendilerine ittifak bulmuş durumdadırlar.

-Cindoruk, “Biz İnönü’nün, asker kaçağı olduğunu söylerdik ve de inanırlardı. Düşünebiliyor musunuz, adam hem paşa, hem Garp Cephesi komutanı, hem de asker kaçağı…” ifadelerini kullanmıştı.[5]

Peki bunu söyleyen siyasetçi dürüst bir siyasetçi olur mu?

Görüne n o ki; siyasetçilerin kaybettikleri en önemli husus; Dürüstlük, güven ve ehliyettir.

MEHMET ÖZÇELİK

06-04-2020


[1] http://www.haber7.com/siyaset/haber/2960081-bakan-soyludan-chpli-ozgur-ozele-cok-sert-yanit-orgut-yalakalari

[2] https://www.yenisafak.com/dunya/abdden-pkkya-korona-yardimi-amerikanin-terore-destegi-pandemi-dinlemedi-3533080

[3] https://dosyatv.com/ali-babacan-ingilizlere-erdogani-kotuledi/

[4] http://www.haber7.com/foto-galeri/62177-osmanlinin-avrupaya-verdigi-buyuk-insanlik-dersi/p3

[5] https://tele1.com.tr/eski-tbmm-baskani-cindoruk-inonu-asker-kacagi-derdik-halk-inanirdi-147549/

Loading

No ResponsesNisan 6th, 2020

Altın Tavsiyeler

https://youtu.be/GKupjt7o09I

Loading

No ResponsesNisan 4th, 2020

HAYIRDA YARIŞINIZ

HAYIRDA YARIŞINIZ

Bir kardeşimizin arayıp sorması ve bu konuyu dile getirmemi istemesi üzerine ele aldım. Hayır yapmanın, her türlü hayırda bulunmanın ve bunu teşvik amacıyla insanlara söyleyip duyurmanın dinen bir mahzuru var mıdır?

Elbette riya ve gösteriş şirke yakın bir durumdur.

Evvela bu o kişiyle Allah arasında olan bir durumdur.

Üçüncü kişinin müdahale edip de bunun gösteriş olduğunu ima etmesi edebe de, dine de aykırı bir durumdur.

Sormazlar mı? Sen onun kalbini mi okudun? Niyet okuyucu musun? diye.

Veya iftirada bulunma gibi daha ağır bir durum içerisine düşmekten korkmuyor musun?

-Osmanlı paşalarından birisi diğerine; ne kadar borcunun olduğunu sorar;

O Paşa da başlar saymaya; Bakkala şu kadar, kasaba şu kadar diye…

Devreye giren Paşa; Hayır onu sormuyorum, Namaz, oruç gibi borçlar, der.

Diğeri ise; O borç benimle Allah arasında bir borç ve alış veriştir.

O’nu Allah soracaktır, der.

Hayır yapmayı teşvik eden o kadar âyet ve hadis mevcut ki; bunları görmeden, yapılan iyilik ve yardımları riya ve gösteriş olarak değerlendirmek ancak hayra mani olmak demektir.

-“Kim zerre kadar iyilik yapmışsa onu görür. Kim de zerre kadar kötülük yapmışsa onu görür.”[1]

Allah hayırda yarışmayı tavsiye etmektedir, mani olmayı değil.

-“Herkesin yöneldiği bir kıblesi vardır. (Ey müminler!) Siz hayır işlerinde yarışın. Nerede olursanız olun sonunda Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”[2]

-“…İyi ve güzel işlerde birbirinizle yarışın…”[3]

-“Sonra biz, o kitabı kullarımızdan seçtiğimiz kimselere (Muhammed’in ümmetine) miras olarak verdik. Onlardan kendine zulmedenler vardır. Onlardan ortada olanlar vardır. Yine onlardan Allah’ın izniyle hayırlı işlerde öne geçenler vardır. İşte bu büyük lütuftur.

“Onlardan kimi de Allah’ın izniyle hayırlarda öne geçmek için yarışır. İşte büyük fazilet budur. İçine girecekleri Adn cennetleridir. Orada altın bilezikler ve incilerle süslenirler. Orada giyecekleri elbiseleri de ipektir.”[4]

“İyilikte ve fenalıktan sakınmakta yardımlaşın. Günah işlemek ve aşırı gitmekte yardımlaşmayın. Allah’tan korkun, Allah’ın cezası şiddetlidir.”[5]

“Ve Rabb’inin nimetini her fırsatta anlat.”[6]

“(Ey Mü’minler!) Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe asla erişemezsiniz. Her ne harcarsanız Allah onu bilir.”[7]

“Hayırda yarışanlar var ya, onlar öncüdürler ve Allah’a yakın olanlar işte onlardır”[8]

“Onlar gayba inanırlar, namaz kılarlar, kendilerine verdiğimiz mallardan Allah yolunda harcarlar”[9]

Hz. Peygamber (s.a.s.) de “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır; malın en hayırlısı, Allah yolunda harcanandır; Allah yolunda harcananın en hayırlısı da insanların en çok ihtiyaç duyduğu şeyleri karşılayandır”[10]

-Su-i zandan sakınmalı.

Hele hele böyle bir zamanda, Türkiye ve dünya çapında, hassas bir durumda, toplumsal bir seferberliğin başladığı bir zamanda, mü’minlerin yaptıkları yardımları adeta başa kalkarcasına, bunu riya ve gösteriş olarak ifade etmek en az tabirle bağnazlık, kabalık ve cehalettir.

Böyle külli bir yardımlaşma, birlik ve beraberliğe vesile olacak, mağdurların mağduriyetlerini nisbeten de olsa gidermeye çalışmaya karşı muhalefet etmek, kısır ve dar görüşlülüktür.

Daha ötesini söyleyeyim mi?

İnanınız, düşmanın vurmadığı ve acıtmadığı darbeyi vurmak ve ihanet etmektir.

Allah’ın soracağı hesabı, kulun haddini bilmeden sorguya çekmesidir.

“Ey insan! Düşün! Sen alâ küll-i hal öleceksin! Âhirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fânî dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme!”

MEHMET ÖZÇELİK/04-04-2020


[1] Zilzal.7-8.

[2] Bakara.148.

[3] Âl-i İmrân, 3/114.

[4] Fatır.32-33.

[5] Maide, 5/2.

[6] Duha. 11. Ayet.

[7] Âl-i İmrân, 3/92.

[8] Vakıa, 10-11.

[9] Bakara 3.

[10] Sahîh-i Buhârî, Hadîs No: 1226.

Loading

No ResponsesNisan 4th, 2020

TİNET VE KAREKTER

FİTNEYİ YAYMAK, VİRÜSÜ YAYMAKTAN TEHLİKELİDİR

TİNET VE KAREKTER

“De ki: “Herkes kendi şâkilesine (fıtrat halini almış karakter ve tıynetine göre düşünce ve) davranış ortaya koyacak (kendi mizaç ve meşrebine göre bir iş yapacak) tır. Bu durumda, kimin haklı ve hayırlı bir yol tuttuğunu en iyi bilen Rabbiniz Teâlâ’dır.”[1]

Batı medeniyeti, mim-siz medeniyettir yani deniyyet ve alçaklık üzerine bina edilmiştir.

Hedefi menfaattir.

Her şeyi menfaat üzerine bina eder.

Bu gün batı, dün ektiğini biçmektedir.

“Fransa’dan korkunç plan: Koronavirüs aşılarını Afrika’daki insanlar üzerinde deneyelim.

Fransız doktor Jean Paul Mira, katıldığı TV programında skandal ifadeler kullandı. Sunucu Camille Locht’ın koronovirüs teklifi geldi. Koronavirüse karşı geliştirecekleri aşıyı önce Afrikalılar üzerinde denenmesi gerektiğini açıklayarak Avrupa’nın gerçek yüzünü bir kez daha ortaya serdiler.

Mira, verem hastalığında başvurulan BCG aşısının Kovid-19’a karşı etkili olup olmadığına ilişkin yapılan araştırmayla ilgili, “Eğer kışkırtıcı olabilirsem, ilk önce bu çalışmayı maskelerin, tedavilerin ve yoğun bakımların bulunmadığı Afrika’da test edemez miyiz?” ifadesini kullanmış, AIDS tedavisinde daha önce Afrika’da “hayat kadınları” üzerinde denemeler yapıldığını söylemişti.[2]

Başta Cezayir olmak üzere kirli geçmişe sahip olan Fransız kalmak bu olsa gerek.

Bir asır öncede bu musibetle insanlar karşılaşmışlardı.

Batının ürünü olarak.

İnsanlığın ölümüne yatırılan para ve çaba, kurtuluşu için esirgenmektedir.

Ölüm ve tehdit için ayrılan devlet bütçeleri, sağlık ve insanlık için ayrılanların yüz katıdır.

-ABD’nin borcu tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. Ülkenin borcu 22 trilyon dolara ulaşırken, 2018 yılında bütçe açığı 779 milyar dolar seviyesine gelmişti.[3]

Çünkü yatırımlarının büyük bölümünü silaha yatırmaktadır.

Dünyanın korsanlığını yapmaktadır.

-İspanyol gribi salgınında yaşananları o anlara tanıklık eden yaşlı adam anlattı: Salgından sonra insanlar suskunluğa bürünmüştü

1918-1919 kışında yaşanan İspanyol gribi olarak adlandırılan grip salgınında 500 milyon kişi hastalandı ve 50 milyon insan hayatını kaybetti. 1918 sonbaharında başlayan bu salgında kaybedilen insan sayısı 1. Dünya savaşında kaybedilenlerden daha fazlaydı. Kasım 1918’de sona eren savaşın, virüsün dünyaya yayılma şekli üzerinde önemli bir etkisi oldu. 50 milyon insanın ölümüne neden olan grip, insanlık tarihinde bilinen en büyük salgın oldu.[4]

**************

Dünya Korona virüsü ile çalkalanırken maalesef içimizdeki fitne tinetli, münafık yapılı insanlar tarafından dine olan hazımsızlıkları ve karaktersizlikleri depreşmekte ve toplumda fitne ateşini alevlendirmeye çalışmaktadırlar.

Fitne her dönemde olmuştur. Bizi Asırlardır yıkan Cemel ve Sıffin vakasında on binlerce insanın, iki tarafı sahabe olanların Şehit olmasına sebep olan nedir?

Adam öldürmekten daha dehşetli olan fitnedir.

Bugün de hala memleketimizde Fitne Ateşi yakanlar var.

Yüz yıllık kirli yüzlerini açık ederek…

Allah kahru perişan etsin. Zira bu durum Adam öldürmekten beterdir.

Kur’an bunun şiddetini belirtir.[5]

Fitne adam öldürmekten daha dehşetli, daha ağır, yaygın, salgın ve İspanyol gribi ve Koranadan daha da şiddetlidir.

Adam öldürmek değil, adamları öldürmek gibidir.

MEHMET ÖZÇELİK

04-04-2020


[1] İsrâ Suresi 84. Ayet.

[2] https://www.yenisafak.com/dunya/etoo-ve-demba-badan-irkci-fransiz-doktorlara-tepki-afrika-sizin-oyun-alaniniz-degil-3532799

[3] https://www.sabah.com.tr/fotohaber/ekonomi/abdnin-borclu-oldugu-ulkeler

[4] https://www.sondakika.com/haber/haber-ispanyol-gribi-salgininda-yasananlari-o-anlara-13082158/

[5] Bakara.191.

Loading

No ResponsesNisan 4th, 2020

TUZAK

TUZAK

Hayat hattı müstakim üzerine gitmemektedir.

Yani tek bir çizgi üzerinde değildir

Hayat kavşaklarla donatılmıştır, doludur.

Sıkıntı, hile ve tuzaklarda kavşaklarda bulunur.

Mutlaka kavşaklarda, yavşaklarda vardır.

Şeytan yoldan çıkarmayı hedefler. Bunun için de hileler ve tuzaklar kurar.

Asrımız tuzakların en yoğun olduğu asırdır.

Bütün asırların tuzaklarının final amaçlı devreye konulduğu asırdır bu asır.

Hz. Nuh kavmini düşündüren, sahabeyi korkutan bir hile ve tuzakların olduğu bir asırda yaşamaktayız.

-“Şeytanlar kendi dostlarına sizinle mücadele etmeleri için mutlaka fısıldarlar. Onlara boyun eğerseniz şüphesiz siz de Allah’a ortak koşmuş olursunuz.”[1]

-“(Yahudiler) tuzak kurdular, Allah da onların tuzaklarını bozdu. Evet, Allah en iyi tuzak bozucudur.”[2]

-“İman edenler Allah yolunda savaşırlar, inanmayanlar ise tâğut (bâtıl davalar ve şeytan) yolunda savaşırlar. O halde şeytanın dostlarına karşı savaşın; şüphe yok ki şeytanın kurduğu düzen zayıftır.”[3]

Şeytanın hilesi her ne kadar cüz-i bir irade, istikamet, tedbir, düşünme, danışma gibi ve Yaratana sığınma ile def olsa da ancak insan da zayıf ve bir çok zaaf sahibidir.

Zaafları çoktur.

Hırs, zenginlik, makam, güç, hakimiyet, dünya menfaatleri gibi yemlerdir.

Zira deveyi yâr’dan uçuran, bir tutam ottur.

Kuşu kapana kıstıran birkaç tanedir.

Elde etme ile aklı başından giden, gözü dönen, hırsı artan insan, sonu ve sonunu düşünmeden oyuna gelmektedir.

Bunu en çok tetikleyen ise insandaki hırs duygusudur.

Hırsla basamakları üçer beşer çıkmaya çalışırken, maalesef kişi kendisini yukarı da değil, aşağıda bulmaktadır.

****************   

2018’in sonunda, Çin’de ilk corona virüsü vakalarının patlak vermesinden tam on iki ay önce, SARS ve MERS virüslerinin örneklerini taşıyan Çinli bir bilim adamı ABD gümrük memurları tarafından yakalandı.

Kısa süre önce, olayla ilgili tutulmuş olan bir FBI raporu yayınlandı. Raporda şu ifadelere yer verilmişti:

“Yapılan inceleme sonrasında ele geçirilen küçük ilaç şişelerinin içerisinde bulunan materyallerin Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Sendromu hastalıklarına yol açan maddeler olabileceğine inanılmasına yol açtı.”[4]

-NASA, 11 Nisan’da Dünya’dan geçecek asteroitin tehlikeli olduğunu onayladı.[5]

Şeyy, acaba Yoksa başımıza taş mı yağacak?

-NASA tarafından yayınlanan bir haber bütün dünyanın dikkatini çekti. ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) kızıl gezegen Mars’a gönderdiği indirdiği sismik inceleme aracı InSight, 100’den fazla sesi kayıt altına aldığını bildirdi. NASA, kayıt altına alınan seslerin, insanların duyabileceği şekilde işleyerek yayınladı. İşte tüm dünyada olay olan haberin detayı….[6]

Hülasa; Ayrım noktasındayız.

Allah bu kadar insanı cehenneme odun ve kötülük olsun diye yaratmadı. Elbette cehenneme de kütük olacakları, cehennemde kütük olarak Cenabı Hakk yakacaktır. Cennete Ehil olmak, cennette ebedi kalmak, ebediyen orada barındırmak üzere nice Mobilya Masa sehpa, Tabiri caizse Salonu süsleyecek motifler olacaktır.

İnsanları da cennetin süsü olaraktan oraya gönderecek koyacaktır. Allah bu manada seçmektedir.

Virüslere dikkat edin, Evlerinizde kalın.

MEHMET ÖZÇELİK

03-04-2020


[1] En’am.121.

[2] Âl-i İmran.54.

[3] Nisa.76.

[4] https://www.milliyet.com.tr/galeri/son-dakika-dunya-bu-haberle-calkalaniyor-gizli-belgeler-ortaya-cikti-corona-virusu-6178639/6

[5] https://m.ensonhaber.com/teknoloji/nasa-tehlikeli-asteroit-hizla-dunyaya-yaklasiyor

[6] https://www.ahaber.com.tr/galeri/yasam/nasa-marsta-yeni-kesfini-duyurdu-100den-fazla-ses-1585424078

Loading

No ResponsesNisan 3rd, 2020

İŞTE GELDİK GİDİYORUZ

İŞTE GELDİK GİDİYORUZ

Bari izzetle gitmeli. Zillete düşmemeli.

Gerçek virüs imandan nasibi olmama virüsüdür.

Tedavisi olmayan virüs, imandan nasibi olunmayan virüstür.

Ahlaksızlık virüsüdür.

Doğuştan getirilen değerleri kaybettiren ve iflas ettiren virüstür.

Geçmişinden, değerlerinden, insanlığından uzaklaştıran virüs öldürücüdür.

Kâbil’in salıp asırlardır yayılan virüs, sâri virüstür.

Şeytanın etrafa üfleyerek saldığı salgın virüs , ebedi hayatı bitiren virüstür.

Allah’ın vahyine değil de, şeytanın vahyine kulak veren kimse virüslüdür.

İnsanlık tarihi boyunca devam eden iman ve küfür mücadelesi; virüs ve anti-virüs mücadelesidir.

Kıyamete kadar da devam edecektir.

Virüsler cehenneme, anti-virüsler cennete boşalacaktır.

Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.

Her türlü maddi manevi kirler virüstür.

Çin’den yayılan korona virüsü de kir ve pislikten yayılan virüstür.

Abdest ve gusül anti-virüstür.

-Ebu Hureyre Radıyallahu Anh’den rivayet edildiğine göre, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

“Müflis kimdir, biliyor musunuz?” diye sordu. Ashab:

– Bizim aramızda müflis, parası ve malı olmayan kimsedir, dediler. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem:

“Şüphesiz ki ümmetimin müflisi, kıyamet günü namaz, oruç ve zekat sevabıyla gelip, fakat şuna sövüp, buna zina isnad ve iftirası yapıp, şunun malını yiyip, bunun kanını döküp, şunu dövüp, bu sebeple iyiliklerinin sevabı şuna buna verilen ve üzerindeki kul hakları bitmeden sevapları biterse, hak sahiplerinin günahları kendisine yükletilip sonra da cehenneme atılan kimsedir” buyurdular.[1]

*************    

Ezan okunmasına, Salâ verilmesine ve virüse karşı dua edilip manevi yönelişe tahammül edemeyen hayatı virüslü ve kendisi virüslü olan insanlar, virüse emredip ve de şeytanı çağırarak virüse gitmesini, şeytana da bunun ilacını bulmasını söyleyen ve de bunu televizyondan göstere göstere yapan Evanjelistlere ne diyeceklerdir?

-ABD’de Evanjelistler korona-virüs ayini yaptı: Sana gitmeni emrediyorum Covid-19.

Korona-virüsle mücadele ettiklerini iddia eden Evanjelist liderler, yaptıkları yayında koronavirüse “ülkeden gitmesini” emretti.

Adeta bir “şeytan çıkarma” ayininin düzenlendiği gösteride virüs “Seni Tanrı adına yargılayarak hakkındaki hükmünü icra ediyorum koronavirüs, tüm gücünü yok et, bu ulusun üzerinden defol, bunu bitirmeni emrediyorum!” cümleleriyle defedilmeye çalışıldı.[2]

Din özgürlüğü mü?

İnsan haklarımı?

Bilimsellik mi?

-İSPANYA  İMANA GELDİ, İZİN VERDİ..!!! TAM 500 YIL SONRA OKUNAN EZAN..!!!  BÜYÜLEYİCİ SES.

-Corona-virüs salgınının Avrupa’da en çok etkilediği ülkelerden biri İspanya. Bu güne kadar 2 binin üzerinde kişi coronavirüs nedeniyle hayatını kaybederken 35 binin üzerinde coronavirüs vakası bulunuyor. İspanya’daki Müslüman cemiyetleri, corona virüsüne salgınına karşı tüm çalışanlara destek vermek ve teşekkür etmek için cuma günleri balkon ve pencerelere çıkarak Ezan okumaya başladı.[3]

– KİLİSELERDE EZAN SESLERİ..!!! ALMANLAR BİLE İMANA GEDİ..!!! DÜNYA ŞOKTA..!!![4]

-“ EZANLAR OKUTULDU..!!! TÜM DÜNYA..!!![5]

-Japonlar da bu ilahi koroya iştirak etti ve kelime i tevhidi koro halinde terennüm ettiler.[6]

Ya bizdeki ezandan rahatsız olanlar hangi İspanyalılar?

-İTALYANLAR SECDEYE KAPANDI…!!! İŞİMİZ ALLAHA KALDI DEDİLER…!!![7]

Aşılamayan ve de aşısı olmayan ve bulunmayan virüs buna tahammülsüz olsa gerek!!!

Tıpkı ders anlatan başörtülü öğretmenden rahatsızlık duyan virüsler gibi.[8]

Dini değerlerle ve ya Âyet’lerle alay edenlere ise; bunlara Arap şairinin sözüyle cevab verip, bu kapsam alanına girmiş olan herkesi de kapsamış olacaktır;

“İza elkamte külle haven, ma vecedet fil-ardi haceren”

-“Her üren köpeğe bir taş atacak olursan, dünyada taş kalmaz.”

Aslında asıl virüs insanlık tarihi boyunca şeytanın etrafa salıp, sadece dünya hayatını değil, en önemlisi ebedi hayatı bitirip buna yakalanmış olanların öldürücü virüsleridir.

Aslında bu da bitişin ve tükenişin çırpınış ve feryadıdır.

Allah acil şifalar versin!!!

Hala şifa ve hidayet netice vermiyor, Korona-dan dünya ders çıkarırken ders alınmıyor, yüz yıllık kavgayı, dine saldırmayı, içerisindeki kanalizasyonu dışarıya çıkararak toplumu kokutmaya devam ediyorsa; o kişiye de yapılacak olan Nuh Peygamberin bedduasıdır.

-“ Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”[9]

İşte geldik, gidiyoruz.

-“Bu hayat ve bu dünya bizi kovmadan evvel ve “Haydi dışarıya!” demeden, biz kemal-i izzetle, Allahaısmarladık deyip izzetimizle bu fani zevklerimizi bırakmalıyız.”[10]

MEHMET ÖZÇELİK

02-04-2020


[1] Müslim, Birr 59. Ayrıca bk. Tirmizî, Kıyamet 2.

[2] https://www.haber.com/abdde-evanjelistler-koronavirus-ayini-yapti-sana-gitmeni-emrediyorum-covid-19-283767/

[3] https://www.sabah.com.tr/dunya/2020/03/24/ispanyada-500-yil-sonra-ezan-sesleri-muslumanlar-coronaviruse-karsi-balkon-ve-pencerelerden-ezan-okumaya-basladi

[4] https://www.youtube.com/watch?v=UhONaHsvTLM

[5] https://www.youtube.com/watch?v=3cVcBN-FhAs

[6] https://youtu.be/uozlqHy4FeI

[7] https://www.youtube.com/watch?v=P6QIDqcIwJc

[8] http://www.tesbitler.com/2020/03/24/iste-yuz-yillik-virus/

[9] Nûh Suresi 26. Ayet.

[10] Risale-i Nur Külliyatı / Bediüzzaman/Emirdağ Lahikası.175.

Loading

No ResponsesNisan 2nd, 2020

İyilik Et, At Denize

https://youtu.be/WxPaJgN77Nk

Loading

No ResponsesNisan 1st, 2020

ANNEEEEEEE DİYECEKSİN

https://youtu.be/8O-auFnNMho

Loading

No ResponsesNisan 1st, 2020

TETİKLEYİCİ

TETİKLEYİCİ

“Gidince Allah’a her şeyi anlatacağım!!!”

“Sizi Allah’a Şikayet Edeceğim.”, diyordu Suriyeli mazlum çocuk.

2014 yılında Katil Esed’in attığı bombalarla yaralanan 3 yaşındaki Suriyeli çocuğun ölmeden önceki son sözleri, ‘Gidince Allah’a her şeyi anlatacağım’ demişti.

Belli ki dilekçe yerine ulaşmış.

Dilekçe taa arşa kadar çıkmış.

Karar da çıkmış.

Uygulamaya çoktan geçmiş.

Bu zulümde herkesin az çok payı vardı.

Adrese teslim ediliyor.

Mazlum ve masum ise zaten o şehitlik gibi büyük sevabını alır.

Korkup telaş etmesine bir sebep yoktur.

-Dünyaya gelecek olanı unutmayan Allah, gelmiş olanın feryadını hiç evet hiç unutur mu?

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde yaşayan ve kocası ile birlikte koronavirüs nedeniyle tedavi altına alınan 8 aylık hamile kadın hayatını kaybetti. Bebeği ameliyatla kurtarılarak kuvöze alınan kadının kronik bronşit hastası olduğu öğrenildi.[1]

-Şam ile alakalı 1741-1762 yılları arasında geçen olayları kaydettiği günlüğünde Berber Bediri 1160 (1747) senesinde şöyle yazmıştır: “Bugünlerde çekirgeler arttı. Halka büyük
hasar verdiler… bütün bu olanlar zinanın, fasıklığın, kibirin, pahalılığın ve belalı insanların artmasından kaynaklanıyordu..

Askerler fahişelerle, fasıklarla beraber sokaklarda ve caddelerde gece gündüz açıktan dolaşmaktadırlar. Bir tek kişi bunlar hakkında bir tek şey söylemiyor. Doğruyu tavsiye eden de kötülükleri yasaklayan da yok.[2]

KISSADAN HİSSE: Serçe Allah’a küsmüştü.

Günler geçiyordu ve serçe hiçbir şey söylemiyordu.

İçine kapanmış derin bir hüzne boğulmuştu.

Artık Rabbine bir şey demiyor ve onunla konuşmuyordu!

Melekler merakla Allah’a serçeyi soruyorlardı ve her defasında Allah, meleklere “o gelecek” diye cevap veriyordu.
“Çünkü onun sesini duyacak tek kulak benim ve onun minik kalbindeki derdini anlayacak olan da tek benim” diyordu.
Bir zaman sonra serçe, kalbi hüzün, gözü yaşla dolu bir halde bir ağacın dalına kondu. Hiçbir şey söylemiyordu öyle sessiz sessiz bekliyordu.

Allah, serçeye seslendi.

Söyle bana! Canını sıkan ve kalbini hüzne boğan derdin nedir senin?

Melekler serçe ne söyleyecek diye ona bakıyordu.

Serçe mahzun biraz da sitemli ses tonuyla;

“Küçük bir yuvam vardı. Yorulduğumda dinlendiğim üşüdüğümde sığındığım. Kimseyi rahatsız etmiyordum ve kocaman Dünya’da ufacık bir yerdi kimsenin yerini dar etmiyordu. Sen onu da bana çok gördün neydi o zamansız fırtına? Esip yıktı yuvamı ve beni yuvasız bıraktı.”

Artık konuşamadı serçe sözleri boğazında düğümlendi. Sessizlik Arş-ı rahmanda yankılanıyordu ve melekler başlarını eğmiş Allah’ın vereceği cevabı bekliyordu.

Allah; “ sen, o yuvanda dinlenirken seni avlamak isteyen bir yılan yuvana doğru geliyordu, seni yılandan korumak için fırtınaya emrettim yuvanı yıksın diye böylece sen oradan uzaklaşarak yılandan kurtuldun.

Nice belalar var ki muhabbetimle senden uzaklaştırdım ve sen kuşatıcı muhabbetimi görmüyor geçici belalardan dolayı bana düşman oluyorsun. “ Serçenin gözleri doldu ve hüngür hüngür ağlamaya başladı ve onu çok seven Allah’ın şefkat ve merhametine hayran kaldı.

Utangaç bir sesle “ affet Allah’ım “ diyebildi sadece.

Ve gönül sözü Arş-ı İlahi’de yankılandı “Affet Allahım”

**************

Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, deniz kenarında, elinde bol miktarda yem olan bir Mecusi’yi, balıklara yem atarken görüp, ona sorar:
– Ne yapıyorsun böyle?
– Balıklara yem atıyorum, sevab kazanacağım.
– İyi ama senin sevab kazanman için, önce kelime-i şehadet getirip Müslüman olman, Allah’a ve Resulüne iman etmen lazım. Müslüman olmayan, iyilik etmekle sevab kazanamaz.
– Benim bu balıklara yem verdiğimi o bahsettiğin Allah görüyor mu?
– Elbette görüyor, Onun bilmediği, görmediği bir şey yoktur.
– Öyleyse, bu da bana yeter.
Birkaç yıl sonra, Cüneyd-i Bağdadi hazretleri hacca gider. Balıklara yem atan zatı tavaf ederken görür. Ona, (Burada ne işin var?) diye sorunca, o zat gülerek, (Gördü gördü yâ Cüneyd, O beni gördü) der. (Nasıl gördü?) diye sorunca şöyle der:
– Sen gittikten sonra içimde bir nur parladı, baktım balıkların hepsi kelime-i şehadet getiriyor, ağaçlara baktım, kelime-i şehadet getiriyor, ben de kelime-i şehadet getirmeye başladım. Rabbimiz beni gördü, O gördüğü için de buraya geldim. Sana bir de nasihatim var: Yâ Cüneyd, iyilik et, at denize, balık görmese de, Hâlık görür.

MEHMET ÖZÇELİK

01-04-2020


[1] https://www.yenisafak.com/gundem/8-aylik-hamile-kadin-koronaviruse-yenik-dustu-bebegi-ameliyatla-kurtarildi-3532192

[2] Sadullah Efendi’nin İlm- i Nücûm Kaynaklarından Tanzimat Ankarasına Bir Katkı. Gülçin Koç. Sh.5-6.

Loading

No ResponsesNisan 1st, 2020

ÇÖKÜŞ

ÇÖKÜŞ

Yüz yıl önce sadece Müslümanları değil, büün dinlere savaş açmak amacıyla kominizmi ihdas edip, bir asır boyunca toplum maddi manevi bir kavganın içerisine çekildi.

O günlerde dini devre dışı bırakmaya çalışanlar büyük kayıp verdirmekle beraber, bunda yeteri kadar ve netice alacak şekilde başarılı olamadılar.

Bir asırda dinler doğru yanlış yine kendilerini arttırarak topladılar.

Bu gün ise daha büyük bir tehlike ile karşı karşıya kalınmaktadır.

Dinler kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.

Bizde Fetö ile uygulamaya koyulurken, Irakta Kesnizani, Pakistan’da Tahir ül Kadri örgütü, Batıda ise binlerce akımların devreye konulmasıyla bu kontrol elde edilmeye çalışıldı.

Bunda da netice alacak ve sürdürülecek bir kontrol elde edilemedi.

Bugün korona virüs ile Müslümanların Kâbe’si kapatıldı, camilere cemaatlerin gitmemesi tavsiye edilirken ölüm gösterilip, sıtmaya razı edildi.

Umre seyahatleri durdu ve gelecek olan Ramazan ayı ve etkinlikleri korona tehlike ve tehdidi altında…

Dini Cemaatlerin toplanması durduruldu.

Hristiyanlığın merkezi olan Vatikanın bulunduğu İtalya bitirilmek üzere ve Papa ayrılarak, Tanrı ile halk arasından çekileceğini ifade etti ve kilisenin merkezi kontrol edildi.

İslam dünyasında alevi sünni- kavgası beklenirken İran’da Şialığın merkezi olan Kum şehri karantinaya alınıp ve hızla ölümler gerçekleşirken, dinin merkezlerine darbeler vurulmaya devam etmektedir.

Dini alanda bu yapılırken siyasette de dizayna gidilmektedir.

Bir yandan ekonomiler çökertilirken, diğer yandan yeni patronlar devreye girmektedir.

Ve milyarlarca insan evlere hapsedilerek dünya kontrol edilmeye çalışılmaktadır.

Koronavirüsle zenginliğin bir önemi kalmadı.

Ölüm zenginliği de bitirdi.

Yüz yıl önce kominizmin karşısına konulan materyalizmin çöküşü bir yandan gerçekleşirken, diğer yandan başka bir dijital ortama geçişin kapısı açılmış oldu.

Maddi ve manevi sınırlar kaldırılıp ve asırların pisliklerinin kanal ve de kanalizasyonları patlak verirken küresel, global ve tek dünya, tek merkez yoluna doğru bir gidişin önü açılmış oldu.

Coronavirüs tehdidiyle 65 yaş üzerindekileri devre dışı bırakarak geçmiş resetlenecek, köprüler yıkılacak.

Tıpkı bizde iki bin yılından sonra doğanların baba ve dedelerinin durumlarından habersiz, her şeyi toz pembe olarak düşünmeleri gibi.

Darbe ile devletleri devirmeye çalışanlar artık işi büyütüp genel bir darbe, dünya çapında bir ayaklanma ve isyana kapı açtılar.

-Korona su-i kast silahı mı?

Ekonomi ve dünya büyük şirketlerinin yüzlercesi ve de yönetim kadroları  el  değiştirdi.

-Yüz yıl önce Meşrutiyet, İttihad ve Terakki, Cumhuriyet: Bu üç devir büyük devrilişler, yıkılışlar, çökülüşlerle doludur.

Bu Türkiye’de böyle olduğu gibi dünyada da böyleydi.

Yüz yıl sonra bu gün aynı çökülüşler yaşanmaktadır.

Çıkanlar ve İnenler. İnişler ve Çıkışlar. Çöküşler ve Yükselişler.

“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları veya oğulları veya kardeşleri ya da akrabaları olsa bile Allah’a ve Peygamberine karşı gelenlere, sevgi beslediklerini görmezsin. İşte Allah, imanı bunların kalblerine yazmış, katından bir nur ile onları desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacakları cennetlere koyar. Allah onlardan hoşnut olmuştur, onlar da Allah’tan hoşnut olmuştur. İşte bunlar, Allah’tan yana olanlardır. İyi bilin ki, saadete erecek olanlar, Allah’tan yana olanlardır.”( Mücâdele suresi 22.)

“Ve her kim Allah’a, peygamberine ve iman edenlere dost olursa, şüphe yok ki, ancak Allah’tan yana olanlar üstün geleceklerdir.”(Maide.56.)

“Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”(Fetih suresi.7.)

-“Doğrusu şeytanlar sizinle tartışmaları için dostlarına fısıldarlar, eğer onlara itaat ederseniz şüphesiz siz müşrik olursunuz.”(En’am.121.)

Âyînedir bu ‘âlem her şey Hakk ile kâim

Mir’ât-ı Muhammed’den Allah görünür dâim.

“Nev-i insanî bir nefistir; dirilmek üzere ölecek. Ve küre-i arz dahi bir nefistir; bâki bir surete girmek için o da ölecek. Dünya dahi bir nefistir; âhiret suretine girmek için o da ölecek.”

“Bu senin etrafındaki kabristanın, yüz İstanbul, içinde vardır. Çünkü yüz defa İstanbul buraya boşalmış. Bütün İstanbul’un halkını buraya boşaltan bir Hâkim-i Kadîrin hükmünden kurtulup müstesna kalamazsın; sen de gideceksin.”

“Nasıl ki insan küçük bir âlemdir, yıkılmaktan kurtulamaz. Âlem dahi büyük bir insandır; o dahi ölümün pençesinden kurtulamaz. O da ölecek, sonra dirilecek veya yatıp, sonra subh-u haşirle gözünü açacaktır.”(Bediüzzaman)

Her nefis ölümü tadacaktır…”(Enbiya, 21/35)

Hak şerleri hayr eyler
Zan etme ki ğayr eyler
Ârif ânı seyr eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…

Sen Hakka tevekkül kıl
Tefvîz it ve râhat bul
Sabr eyle ve râzı ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…

Kalbin Âna berk eyle
Tedbîrini terk eyle
Takdîrini derk eyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…

Hallâk-ı Rahîm Oldur
Rezzâk-ı Kerîm Oldur
Fa’âl-i Hakîm Oldur
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…

Deme şu niçin şöyle
Yerincedir ol öyle
Bak sonuna sabr eyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler…

Vallâhi güzel etmiş,
Billâhi güzel etmiş,
Tallâhi güzel etmiş,
Allah görelim netmiş,
Netmişse güzel etmiş…(
Erzurumlu İbrahim Hakkı)

MEHMET ÖZÇELİK

31-03-2020

Loading

No ResponsesMart 31st, 2020

PERDELER ALEMİ

PERDELER ALEMİ

Alemde her şey perdelerden müteşekkildir.

Settar isminin tecellisi olarak..

Labirent gibi…

İç içe…

“Birinin suyu tatlı ve kolay içimli, diğerininki tuzlu ve acı olan iki denizi salıverip aralarına da, karışmalarına engel olan bir sınır koyan Allah’tır.”(Furkan.53.)

“(Suları acı ve tatlı olan) iki denizi salıvermiştir; birbirine kavuşuyorlar.” (Rahmân Suresi 19.)

Soğanın katmanları arasındaki geçişi engelleyen zar gibi.

Ana rahminden dünyaya geçişteki zar misali.

Bazen ince, bazen kalın.

Bazen tül perde gibi, içeriden dışarıyı gösterirken, dışarıdan içeriyi göstermez.

Bazen kalın perde gibi, ne içeriyi dışarıya, ne de dışarıyı içeriye açmaz.

İnsanlar ve mahlukat arasındaki her şey perdelerle ayrılmış.

Şiddeti zuhurundan görünen Allah, perdelerle perdelenmiş.

Bazen gaflet perdesi gölge olur. Bazen küfür duvar örer. Bazen cehalet göstermez.

Etrafımızı maddi ve manevi perdeler kuşatmış.

Hukukullah.. Hukuku İbad.. Kanunlar.. Görünmez manevi birer perdedirler.

Emir ve yasaklar hakların hududunu ve hukukunu çizen manevi sınır perdeleridir.

Helallerle bazı perdeler kaldırılırken, haramlar ile araya perdeler ve sınırlar konulur.

Mâlikiyyet o perdelerle perdelenmiş.

Alemde on sekiz bin alemin ötesinde her bir insan bir alem, her bir nevi ve ferd bir alem olduğuna göre, kendi alemleri perdelerin pergelleriyle birbirinden ayrılmış, tasnif ve takdir edilmiş.

Kulaklarımızın önündeki perdeler tüm sesler dünyasını perdelemekte.

Gözümüzün önündeki perdeler de görüş açımızı sınırlamaktadır.

Hakeza, tüm duygular önüne başkasının dünyasına geçmeyi engelleyen perdeler konulmuştur.

Mesele perdelere takılmayıp, onları aşmaktır.

Zulmetmeden..

Kemâlat miracında yükselerek.

Marifette yol alarak.

Sahibine intisab edip, O’na dayanarak.

Marifet ve ilim ziyadeleştikçe bu perdeler açılmaktadır.

Allah kâinattaki perdelerin anahtarını insanın eline vermiş, aklına ve kalbine koymuştur.

*****************   

Sen büyük bir sırsın.

Sırrını damla ve damlalara söyleme.. Boğulurlar.

Nehirlere, ırmaklara ve çaylara da deme.. Onları sel alır, götürür.

Denize de deme.. O da taşıyamaz.

Okyanusa de.. O senin sırrını yüklenir.. Derinliklerinde taşır.

-Kâinatı bir tohum, yumurta ve çekirdekten yaratan,

İnsanı bir damla sudan var eden,

Bir Âdem’den insanlığı vücuda çıkaran,

Kısaca yokluktan ve bir noktadan koca kâinat kitabını yazan Kudrete,

Bunları tekrar nasıl yaratıl denilebilir mi?

Ve o Kudret bütün bunları tekrar bir noktaya sığdıramaz mı?

Bir tohumdan koca ağacı çıkartan ve o koca ağacı onun neslini devam ettirecek tohumları yerleştiren Zat, kâinatında sahibi olan Zattır.

MEHMET ÖZÇELİK

30-03-2020

Loading

No ResponsesMart 30th, 2020

DÜŞÜNDÜREN HİKAYELER

https://youtu.be/c0idBOxEm2w

Loading

No ResponsesMart 29th, 2020

DİJİTAL KİMLİK

DİJİTAL KİMLİK

Dijital kimlik. Ne Dersiniz olacak mı?

Google’ dan otomatik güncelleme yaptırdınız mı?

Günlük güncellemelerimiz ne kadar olacak?

Uyurken mi resetleneceğiz?

Günlük hafızanıza kaydolanlar Google’mı yedeklenecek?

Hastahaneler kalkacakmı yoksa dijital resetlenme yerine mi dönüştürülecek?

Uzaktan tahliller ile tedaviler hatta ameliyatlar robotlarla online sistemiyle yapılıp, ağrı ve sancılar ortadan kaldırılacaktır.

Okullar kapanıp, zihinler arası Bluetooth aktarımı yoluyla mı öğreneceğiz?

Dijital eğitim devreye girecek, Facebook gibi sosyal siteler artıp, revaç bulacak.

Beyne yerleştirilen çeviri programında, hangi firmanın çeviri programını kullanacağız?

Kütüphaneler kapatılıp veya yerlerine bulut sistemli dijital kütüphaneler kurulup, beyinler arası aktarım mı yapılacak?

Bulut sistemlerimiz kaç TB olacak?

Gıda sektörü ve toprağa Ekime ihtiyaç kalmayıp, gıda üreten fabrikalar kapanıp, yerine akü, şarz aletleri veya fişe bağlanarak mı bu ihtiyaçları gidereceğiz?

Gözlüklerin yerini göze yerleştirilen merceklerle gündüz dünyayı, geceleri de yıldızları mı seyredeceğiz?

Belki bu kadar uzatmaya ne gerek var, şuna robot mu olacağız, desene dediğinizi duyar gibiyim.

Tam robot değil.

Askerlerin yerine robotlar kullanılabilir.

Şu andaki insanların hayat standartları nasıl farklı ise, bu dijital ortamda da bu farklılık kendisini gösterecektir.

Cüz-i irade ve seçeneklerimizle birlikte, zenginliğimiz nisbetince yine farklılıklar olacaktır.

Tıpkı doğumlar kontrol altına alınacak, insanların nerede olduğu konum takip cihazıyla belirlenecek, suçlular çok rahat takip edilecektir.

5, 6, 7 G derken, G – ler arttıkça ulaşım farklı olacak.

Tıpkı deden hacca 6 ayda, sen 6 günde, senin çocuğun 6 saatte giderken, torunun bunu 6 dakikaya indirecektir.

Işınlama ile adeta Hz. Süleyman dönemi yaşanacaktır.

Ancak parayı veren ışınlanacaktır.

Koku sektörü dijital ortama taşınacak. Koku taşınacak, aktarımı ve paraya göre satışı yapılacak.

-Bundan on küsur yıl önce Microsoft’tan telefonuma bir mesaj gelmişti.

Mesajda yeni buluşlarla ilgili bir proje istiyorlardı.

Ben de kendilerine iki şey teklif etmiştim.

Biri kokunun nakli, diğeri ise cisimlerin nakli idi.

Bunu öğrencilerime anlatırken genişçe şöyle anlatılıyordum.

Kur’an-ı Kerim’de anlatılan Hz. Süleyman Peygamberin Yemende bulunan Belkıs’ın tahtını Filistin’e kimin getireceğini, çevresindeki danışmanlarına sorduğunda; onlardan bir İfrit -yani cinlerin atletik olanlarına verilen isimdir.-

-Kendisinin oturup kalkıncaya kadar gibi bir zamanda getirebileceğini söyledi.

İnsanlardan veziri ve aynı zamanda kendisinin akrabası olan Âsaf bin Berhiya ise;

-Kendisinin göz açıp kapayıncaya kadar gibi bir zaman içerisinde getireceğini söylemiş ve tahtıyla beraber Belkıs’ı Süleyman Peygamberin huzurunda hazır etmişti.

Bu işin basitçe de olsa teknolojisini öğrencilere uzunca anlatıyorum ancak özetle;

Bu ışınlama ilk defa 1947 yılında bir kaptan tarafından denizde ayrıştırma işlemi yapılıyor ve km’lerce öteye gidiliyor.

Ancak birleştirme işlemi yapılamayınca gemisiyle birlikte infilak ediyor.

-1950’lerde bizde ilk defa seslerin nakliyle babalarımız tanışmıştı.

Bizler 1970’ler de sessiz ve sadece görüntüyle tanışmıştık. Böyle bir videoyu ben gördüm. Görüntü var ancak ses yoktu.

1980’lerde tek kanallı, siyah beyaz bir televizyonla tanıştık.

İki binlerden itibaren yavaş, şimdi ise hızlı ve bundan sonra ise 5, 6/ G gibi internetlerle artarak tanışacağız.

KB’ları, MB’ları zor indirirken, şimdilerde GB’ları artık çok rahat indirmekteyiz.

Sırada TB’lar var.

Hologram bunun geçiş aşamasıdır.

-Bilgisayarınızın baş belası virüs olduğu gibi, yine virüs ve Hacker’lar devreye girecek ve onlara karşı Antivirüsler ve Koruyucu Kalkanlar devreye girecektir.

Artık savaş şekil ve yöntemleri de değişecek, insanların hard disklerine girilerek, sistemlerine müdahale edilecek.

Madde devri kapanıp, mana ve nur devri başlayacak.

Beden ve madde geride kalıp, her şey ilme ve bilgiye dayanacak.

Her şey derinin altına ve beyne yerleştirilen çiplerle kontrol edilip, yönlendirilecektir.

Artık damarlarımızda sadece kan değil, kontrol edici elementlerde dolaşacaktır.

Acaba Bill Gates bütün bunların neresinde olacak?

Telefonlar kalkıp, yerini dijital operatörler, direk beyne iletip, kişilerle bağlantı sağlayacak.

Nasıl tanımak ve tanınmak istersiniz?

Parmakla mı, gözlemi, yüz tanısıyla mı, yoksa sesle mi?

Kimlik, para gibi şeyler artık sanal tanıma yöntemleriyle devreye girecek.

Dünyanın yeni patronları kim olacak?

Bu patronlara hazır mısınız?

Aslında çok korkmayın, bütün bunların olması uzun zaman alır mı acaba diyebilirsiniz?

Hayır, zaten tüm bilgileriniz dijital ortamlarda, resimlerinizle beraber Google da, Facebook’da, Tweetar’da, WhatsApp’ta, vs. mevcuttur.

Gerekirse mutlu azınlık oluşturulup, sisteme adapte olamayanlar Corona gibi virüslerle devre dışı bırakılır, genç ve dinamik bir toplum oluşturulur.

Eset Suriye’de 1 milyon, Bush Irak’ta 1 milyondan fazla, Mao 60 milyonu ve Lenin 100 milyon civarında insanı öldürmüşken, yeni dönemin Fir’avunları neden 1 milyar insanı öldürme istek ve uygulamasında olmasın?

Hollywood tarafından çevrilen filmler bizleri buna hazırlayıp, alt yapısını mı oluşturuyor dersiniz?

İlâhi sahaya müdahaleye hazırlanan insanoğlu, insana olan hakimiyetini ve müdahalesini de devreye koymaya çalışıyor.

Korona bütün bunların gerçekleşmesi için bir operasyon muydu?

Niye olmasın?

İsli, sisli, puslu hava geçtikçe değişmiş olan taşlar yerine oturacaktır.

“Biz kitapta İsrail oğullarına şu hükmü de bildirdik: ‘Siz ülkede iki defa fesat çıkaracak ve açık zorbalıklar yapacaksınız. Onlardan birincisinin vâdesi geldiğinde, kuvvet ve şiddet sahibi olan kullarımızı sizin üzerinize musallat ederiz. Onlar sizi yakalayabilmek için evlerin aralarına bile girerek her tarafı didik didik edip araştırırlar. Bu yerine getirilmesi gereken bir sözdür.

“Bunun ardından sizleri onlara galip getireceğiz, mallar ve çocuklarla size yardım edecek ve savaşçılarınızın sayısını arttıracağız.. İyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz. Kötülük ederseniz, onu da kendi aleyhinize işlemiş olursunuz. Derken, sonraki taşkınlığınızın vakti geldiğinde, kederinizden suratlarınız asılsın, daha önce girdikleri gibi yine Mescide girsinler ve ele geçirdiklerini mahvetsinler diye başınıza  düşmanlarınızı musallat edeceğiz”[1]

-“ O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır. Allah bozgunculuğu sevmez.”[2]


[1] İsra Suresi, 17/4-7.

[2] Bakara.205.

Loading

No ResponsesMart 29th, 2020