Gafletle Dahi Olsa Zikir: Şuur Ötesi Feyzin Kapısı “Zikreden adamın, feyz-i İlâhîyi celb eden muhtelif lâtifeleri vardır. Bir kısmı, kalb ve aklın şuuruna bağlıdır. Bir kısmı da şuursuz, yani şuurlara tâbi değildir. Min haysü lâ yeş’ur husûle gelir. Binaenaleyh, gaflet ile yapılan zikirler dahi feyizden hâli değildir.” İnsanoğlu, sadece bedenden değil, aynı zamanda ruh, kalp, […]
Serbestiyetin Bedeli: Dindarlık, Aile ve Kaderin Tokadı “Üçüncü Sual: Bazı mütedeyyin zatların, dünyadar haremleri yüzünden ziyade sıkıntı çekmeleri nedendir? Bu havalide bu nevi hâdiseler çoktur. Gelen cevap: O mütedeyyin zatlar, diyanetlerinin muktezası, böyle serbestiyet-i nisvan zamanında öyle serbest kadınların vasıtasıyla dünyaya girişmeleri hatalarından, o kadınların eliyle tokat yemelerine kader müsaade etti. Mütebâkisi, bir mübarek […]
Şefkatin İmtihanı: Annelik, Dünya Sevgisi ve Kaderin Hikmeti “Birinci Sual: Neden fedakâr, yüksek bir şefkati taşıyan valide; bu zamanda veledinin malından irsiyet almasından mahrum edildi, kader müsaade eyledi? Gelen cevap şu: Valideler bu asırda, bir aşılama suretinde şefkatlerini yanlış bir tarzda sarf etmeleridir ki evladım şan, şeref, rütbe, memuriyet kazansın diye bütün kuvvetleriyle evlatlarını […]
Hayatın Sessiz Vedası: Geliş, Gidiş ve Geride Kalan Sessizlik İnsan hayata gözlerini açtığında, ne olup bittiğinin farkında değildir. Sevinç çığlıkları, gözyaşları, dualar ve umutlarla karşılanır. O bir bebekken etrafındakilerin en büyük gündemi olur. Ama o bebek, günün birinde bir vedanın da konusu olacaktır. İşte hayat böyle başlar; başkalarının sevinciyle. Çocukluk oyunlarla, okul çağları kalemle, defterle […]
Hazırlıklı Bir Gidiş: El Sallamak da Bir Nimet” Hayatın Gerçeği: Her Yolun Bir Sonu Var İnsan, fani olan bu dünyaya ebedî kalmak üzere gelmemiştir. Her sabah yeni bir güne başlamak, aslında bir gün daha eksilmiş olmak demektir. Ölüm, insanın en kesin ve kaçınılmaz hakikatidir. Bu hakikat, sadece yaşlıların, hastaların değil; gençlerin ve sağlıklıların da yakasından […]
Musibetlerde İki Yüz: Beşerin Zulmü, Kaderin Adaleti “Her şeyde, her musibette hususan beşer eliyle gelen zulümlü musibetlerde, Risale-i Kader’de beyan edildiği gibi iki sebep var: Biri: Zâhiren esbaba bakan beşerdir. Diğeri: Kader-i İlahîdir. Beşer zâhirî esbaba bakar, bazen yanlış eder, zulmeder. Fakat kader başka noktalara bakar, adalet eder. ” Kastamonu Lâhikası Hayatın zorluklarla […]
Kabirde Bir Medrese: Talebe-i Ulûmun Berzah Mükâfatı “Eski talebeliğim zamanında mevsuk zatlardan, onlar da mühim imamlardan naklederek işittim ki: “Ciddi, müştak, hâlis talebe-i ulûm, tahsilde iken vefat ettikleri zaman, berzahta aynı tahsil misali ve bir medrese-i maneviyede bulunuyor gibi o âleme muvafık bir vaziyet ihsan ediliyor.” diye o zaman talebe-i ulûm içinde çok defa medar-ı […]
Kabirde Bir Medrese: Talebe-i Ulûmun Berzah Mükâfatı “Eski talebeliğim zamanında mevsuk zatlardan, onlar da mühim imamlardan naklederek işittim ki: “Ciddi, müştak, hâlis talebe-i ulûm, tahsilde iken vefat ettikleri zaman, berzahta aynı tahsil misali ve bir medrese-i maneviyede bulunuyor gibi o âleme muvafık bir vaziyet ihsan ediliyor.” diye o zaman talebe-i ulûm içinde çok defa medar-ı […]
Nurla Mukabele, Topuzla Değil “O vaiz ve âlim zata benim tarafımdan selâm söyleyiniz. Benim şahsıma olan tenkidini, itirazını başım üstüne kabul ediyorum. Sizler de o zatı ve onun gibileri münakaşa ve münazaraya sevk etmeyiniz. Hattâ tecavüz edilse de beddua ile de mukabele etmeyiniz. Kim olursa olsun, madem imanı var, o noktada kardeşimizdir. Bize düşmanlık da […]
Nurla Mukabele, Topuzla Değil “O vaiz ve âlim zata benim tarafımdan selâm söyleyiniz. Benim şahsıma olan tenkidini, itirazını başım üstüne kabul ediyorum. Sizler de o zatı ve onun gibileri münakaşa ve münazaraya sevk etmeyiniz. Hattâ tecavüz edilse de beddua ile de mukabele etmeyiniz. Kim olursa olsun, madem imanı var, o noktada kardeşimizdir. Bize düşmanlık da […]
Toplumu Ayakta Tutan Beş Direk “Bu millet ve vatan, hayat-ı içtimaiyesi ve siyasiyesi anarşilikten kurtulmak ve büyük tehlikelerden halâs olmak için beş esas lâzım ve zarurîdir: Birincisi: Merhamet. İkincisi: Hürmet. Üçüncüsü: Emniyet. Dördüncüsü: Haram ve helâli bilip haramdan çekilmek. Beşincisi: Serseriliği bırakıp itaat etmektir. ” Kastamonu Lâhikası 🏛️ Bir Milletin […]
İttifakın Gücü, İhtilafın Felaketi “Sakın, dikkat ediniz! İhtilaf-ı meşrebinizden ve zayıf damarlarınızdan ve derd-i maişet zaruretinizden ehl-i dalalet istifade edip birbirinizi tenkit ettirmeye meydan vermeyiniz. Meşveret-i şer’iye ile reylerinizi teşettütten muhafaza ediniz. İhlas Risalesi’nin düsturlarını her vakit göz önünüzde bulundurunuz. Yoksa az bir ihtilaf, bu vakitte Risale-i Nur’a büyük bir zarar verebilir. ” Kastamonu Lâhikası […]
Tatlı Açlık ve Acı Neticeler: Harplerin ve Musibetlerin Hikmet Boyutu “Evet âlem-i İslâm’ın, bu asrın en büyük hasareti olan bu dehşetli İkinci Harb-i Umumî’den kurtulmasının sebebi: Kur’an’dan gelen iman ve a’mal-i saliha olduğu gibi; fakirlere gelen acı açlık ve kahtın sebebi dahi orucun tatlı açlığını çekmedikleri ve zenginlere gelen hasaret ve zayiatın sebebi de zekât […]
Zaruret ve İman Arasında Sarsılan Vicdanlar “Evet, her tarafta bu derd-i maişet herkesi sarsıyor. Ehl-i dalalet bundan istifade eder. Ehl-i diyanet de kendini mazur bilir “Zarurettir, ne yapalım?” der. Demek ki Risale-i Nur şakirdleri bu açlık ve zaruret musibetine karşı, yine Nur’la mukabele etmeli. Her şakirdin vazifesi, yalnız kendi imanını kurtarmak değil belki başkasının imanlarını […]
Taşlanan Ağaçlar: Gerçek Âlimlerin Tanıklığında Bediüzzaman ve Risale-i Nur “İstanbul ulemasının en büyüğü ve en müdakkiki ve çok zaman Müfti’l-Enam olan eski fetva emini, meşhur Ali Rıza Efendi; Birinci Şuâ İşarat-ı Kur’aniye ve Âyetü’l-Kübra gibi risaleleri gördükten sonra, Risale-i Nur’un mühim bir talebesi olan Hâfız Emin’e demiş ki: “Bediüzzaman, şu zamanda din-i İslâm’a en […]