Vazife Bizden, Netice Allah’tandır: İbadetin Ruhunu Anlamak “İbadet ve duanın sebebi ve neticesi, emir ve rıza-i İlahîdir; faydası, uhrevîdir. Eğer namazdan, ibadetten dünyevî maksatlar niyet edilse yalnız onlar için yapılsa o namaz battal olur. Mesela, akşam namazı güneşin batmaması için ve husuf namazı ayın açılması için kılınmaz. Öyle de bu nevi ibadet, yağmuru getirmek için […]
İlimle Gelen Dalalet: Bilgi Çağının En Büyük Sınavı “Efendiler! Dalalet ve fenalıklar cehaletten gelse def’etmesi kolaydır. Fakat fenden, ilimden gelen dalaletin izalesi çok müşküldür. Bu zamanda dalalet fenden, ilimden geldiği için ancak onları izale etmeye ve nesl-i âtiden o belaya düşen kısmını kurtarmaya, karşılarında dayanmaya Risale-i Nur gibi her cihetle mükemmel bir eser lâzımdır. ” […]
Kabirde Unutulan Kavgalar: Vaktin Değeri ve Vazifenin Azameti “Ben ve Risale-i Nur, sizinle değil mübareze, belki sizi düşünmek dahi vazifemizin haricindedir. Çünkü Risale-i Nur ve hakiki şakirdleri, elli sene sonra gelen nesl-i âtiye gayet büyük bir hizmet ve onları büyük bir vartadan ve millet ve vatanı büyük bir tehlikeden kurtarmaya çalışıyorlar. Şimdi bizimle uğraşanlar, o […]
Musibet-i Âmme: Genel Musibetin Hikmeti ve İmtihanı “Âyette vardır: “Öyle musibetten kaçınız ki geldiği vakit zalimlere mahsus kalmaz, masumlar ve mazlumlar da içinde yanar.” Çünkü musibet-i âmmeden masumlar hârika bir tarzda yangın içinde selâmette kalsalar hikmet-i diniye bozulur. Çünkü din bir imtihan, bir tecrübedir. O vakit Ebucehil gibi fenalar, aynen Ebubekir-i Sıddık (radıyallahu anh) gibi […]
Musibet Yağarsa Yağmursuzluk Olur: Kuraklık, İkazdır; Çare, Dönüştedir “Yağmursuzluk bir musibettir ve ceza-yı amel bir azaptır. Buna karşı ağlamakla ve hüzün ve kederle, niyaz ve hazînane yalvarmakla ve pek ciddi nedamet ve tövbe ve istiğfar ile karşılamak ve sünnet-i seniye dairesinde, bid’alar karışmadan, şeraitin tayin ettiği tarzda dergâh-ı İlahiyeye iltica etmek ve dua ve o […]
İman Eğitimi: Çocukta Başlar, Nesilleri Kurtarır “Risale-i Nur’un fıtraten ve zamanın vaziyetine göre talebesi olacak, başta masum çocuklardır. Çünkü bir çocuk, küçüklüğünde kuvvetli bir ders-i imanî alamazsa sonra pek zor ve müşkül bir tarzda İslâmiyet ve imanın erkânlarını ruhuna alabilir. Âdeta gayr-ı müslim birisinin İslâmiyet’i kabul etmek derecesinde zor oluyor, yabani düşer. Bilhassa peder ve […]
Sakal, Sünnet ve Sıra Dışı Fedakârlık: Bir Tercihin Derin Hikmeti “Sakal meselesi ise: Bu bir sünnettir, hocalara mahsus değil. Bu millette yüzde doksan sakalsız olanların içinde küçükten beri sakalsız bulundum. Bu yirmi senedir bana resmî hücumlarda bazı arkadaşlarımın sakallarını kestirmeleriyle, benim sakal bırakmadığım bir hikmet, bir inayet-i İlahiye olduğunu ispat etti. Eğer sakal olsaydı, tıraş […]
Sakal, Sünnet ve Sıra Dışı Fedakârlık: Bir Tercihin Derin Hikmeti “Sakal meselesi ise: Bu bir sünnettir, hocalara mahsus değil. Bu millette yüzde doksan sakalsız olanların içinde küçükten beri sakalsız bulundum. Bu yirmi senedir bana resmî hücumlarda bazı arkadaşlarımın sakallarını kestirmeleriyle, benim sakal bırakmadığım bir hikmet, bir inayet-i İlahiye olduğunu ispat etti. Eğer sakal olsaydı, tıraş […]
Zan ile Hüküm Olmaz: Münafıklık Zanla Değil, Sarih Delille Bilinir “”Münafık öldükten sonra namazı kılınmaz.” mealindeki âyet, o zamandaki ihbar-ı İlahî ile bilinen kat’î münafıklar demektir. Yoksa zan ile şüphe ile münafık deyip namaz kılmamak olmaz. Madem لَٓا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ der, ehl-i kıbledir. Sarîh küfür söylemese veyahut tövbe etse namazı kılınabilir. ” Emirdağ Lâhikası […]
Fânî Lezzet mi, Bâkî Bahçe mi? Dünya ile Âhiret Arasında Tercih İmtihanı “Dünyanın yüz bahçesi, fâni olmak haysiyetiyle âhiretin bâki olan bir ağacına mukabil gelemez. Halbuki hazır lezzete meftun kör hissiyat-ı insaniye fâni hazır bir meyveyi, bâki uhrevî bir bahçeye tercih etmek cihetiyle, nefs-i emmare bu halet-i fıtriyeden istifade etmemek için Risale-i Nur şakirdleri ezvak-ı […]
Rıza ve Şefkat Üzerine: Baba-Oğul İmtihanı “Baba ne kadar haksız da olsa oğul onun rızasını tahsil etmeye mecburdur. Oğul da ne kadar serkeş de olsa baba şefkat-i fıtriyesini ona karşı esirgemez ve esirgememeli. ” Emirdağ Lâhikası 1 Giriş İnsan hayatındaki en temel bağlardan biri, evlât ile ebeveyn arasındaki bağdır. Bu bağ, sadece biyolojik bir ilişki […]
Risale-i Nur’un Yoluyla Hakikate Yolculuk: Velayet-i Kübra ve Asrın İlmî Cihadı “Ehl-i velayetin amel ve ibadet ve sülûk ve riyazetle gördüğü hakikatler ve perdeler arkasında müşahede ettikleri hakaik-i imaniye, aynen onlar gibi Risale-i Nur ibadet yerinde, ilim içinde hakikate bir yol açmış; sülûk ve evrad yerinde, mantıkî bürhanlarla ilmî hüccetler içinde hakikatü’l-hakaike yol açmış ve […]
İnsanın Aynamdaki Yüzü: Kâinatın Haritası, Esmâ’nın Aynası “Evet ben, Hülâsatü’l-Hülâsa’yı okuduğum zaman koca kâinat, nazarımda bir halka-i zikir oluyor. Fakat her nev’in lisanı çok geniş olmasından fikir yoluyla sıfât ve esma-i İlahiyeyi ilmelyakîn ile iz’an etmek için akıl çok çabalıyor, sonra tam görür. Hakikat-i insaniyeye baktığı vakit o câmi’ mikyasta, o küçük haritacıkta, o doğru […]
Her Yer Kerbela: Gazzeli Mazlumların Sessiz Çığlığı Bir zamanlar Kerbela çöllerinde susuz bırakılan Hz. Hüseyin ve yârenleri gibi, bugün Gazze’nin sokaklarında da binlerce masum, dünyanın gözleri önünde susuz, kefensiz, mezarsız bırakılıyor. Hicrî 61 yılındaki zulmün yankısı, 1446 yıl sonra modern çağın dijital ekranlarında yeniden vücut buluyor. Artık her yer Kerbela, her gün Aşura… Gazze’de akan […]
Kâinatın Gölgesindeki Hakikat-i Muhammediye “Hem mesela لَوْلَاكَ لَوْلَاكَ لَمَا خَلَقْتُ الْاَفْلَاكَ beyanında “Bu hitap zâhiren Hazret-i Peygamber aleyhissalâtü vesselâma müteveccih ise de zımnen hayata ve zevi’l-hayata râcidir.” fıkrası, ta’dile muhtaçtır. Çünkü küllî hakikat-i Muhammediye (asm) hem hayatın hayatı hem kâinatın hayatı hem ism-i a’zamın tecelli-i a’zamının mazharı ve bütün zîruhların nuru ve kâinatın çekirdek-i aslîsi […]