İRTİCA – LAİKLİK Balık eti yemeyince kuduran ancak yeyincede yemekten kuduran bir sahil köyünde yaşayan bir kısım insanlar;kısa bir müddet de olsa balık yiyememenin vermiş olduğu kudurmuşlukla,bir türlü tek-tük yiyebildikleri balıklardan çokça avlayabilmek için çare düşünürler. Ve kendilerince çareyi denize zehir dökmekte bulurlar. Bu durum öncekine göre sayılabilir az bir farklılıkla değişiklik görülse de […]
İRTİCASIZ KEBAB Bu gün döne döne başım döndü. Bir türlü irticasız bir döner,bir kebab bulamadık. Şeyy… Şuradan irticasız yerinden bir döner verir misin,evladım!. İrticasız tarafından olsun haaa… İsteğiniz,isteğimizdir efendim. Ancak bizim müşterilerimiz devamlı acılı yerinden yerler de.. Siz neden acaba acısız yerinden istersiniz? Bir rahatsızlığınız falan mı var? İrticasız diyorum,irticasızz. Acısız değil,ir-ti-ca-sız,oldu mu? Hah hah […]
İRTİCA YAYGARASININ ALTINDAKİLER İrtica,kötü bir simge,menfur bir maske olarak ortada dolaşmaktadır. Canı sıkılan belli birkaç kesim,temcid pilavı gibi kızdırıp kızdırıp milletin önüne sunmaktadır. Hem taşlamak,hem haşlamak,hem de bazı şeyleri tasarlayıp yapmak için.. Harp taktiklerinden birisi de düşmanın nazarını başka yöne çevirip,diğer taraftan kaçma ve kaçırma senaryolarındandır. Türkiyede de belli başlı aşağıdaki işlerin yapımında irtica,nazarı çevirtmek […]
HUKUKÇU MU ? Hukukçu olsaydım;vurup almaz,hak sahibinin hakkını bile alırken vurmazdım. Hisle değil mantıkla hareket ederdim. Kimseye savaş açmaz,savaşa girmez,savaşı körüklemez,sulhu ve ıslahı tercih ederdim. Avcı değil,savcı olurdum. Vurmayı amaçlamaz,meselelerin üzerinde durmayı,doğruları bulmayı hedeflerdim. Babamda olsa hukuktaki tarafsızlığımı haktan tarafa kullanır,onu bayraklaştırırdım. Kanun..mantık..vicdan…üçgeni içerisinde hakkı korur,haksızı korkuturdum. Haksızlık haksızlıktır. […]
D E M O K R A S İ Milletin vücuduna göre,şu zamanda dikilen terziliğin diğer bir adıdır Demokrasi. Büyümekte olan çocuğa biçilip,dikilmeye çalışılan bir elbisedir Demokrasi. Ancak çocuk aynı kalmamakta,büyümektedir. Elbise o endama ne kadar,o bünyeye ne derece uygun gelecektir? Bu millete çok elbise giydirilmiş ve giymiştir.! Daha doğrusu uydurulmuş! Bir arayış içerisinde […]
AZİMET – RUHSAT – ZARÛRET Azimet;kesin karar ve niyet. Fıkıh terimi olarak;Kulların özürleri göz önüne alınmaksızın üzerlerine önceden farz kılınan fiil”[1]lere verilen addır. Yani asıl ve genel olan bir hüküm olup umumu ilgilendiren,her mükellefin uymak zorunda kaldığı esastır.[2] Zira Allah-ın hükmü asıldır. Âyette:” Rabbinin sözü,doğruluk ve adalet bakımından tamamlanmıştır. O’nun […]
KUR’AN-I KERİME ABDESTSİZ EL SÜRME CAİZ DEĞİLDİR. Bir konu hakkında herkes,bazı şeyler söyleyebilir. Ancak bu her söylenenin doğru olduğunu veya kabul göstermesi gerekeceğini gerektirmez. Bir şey ki;kabulü ammeye mazhar ise;o şey mu’teberdir. Efendimiz(SAM):”Ümmetim dalalet üzerine birleşmez.”hakikatıyla bunu izah eder. Şer’i delillerden olan icma’da dinin temel delillerinden biridir. Mesela mecliste bir mesele tartışılırken o görüş […]
SECDEYİ ÇOK VE UZUN YAPIN Secdeyi uzun yapın..Secdede huzur var,Rabbe yakınlık,huzura kabul var. Âyette:” Haydi Allah’a secde edip O’na kulluk edin!”[1] Zira her şey Allaha secde eder.[2] Her şey Allaha secde ederken,insan bîgane kalamaz,geri duramaz. O halde O’na secde edenlerden olmalı.[3] Secde etmekten ancak O’na inanmayanlar kaçınır ve bundan nefret […]
TESETTÜRDE LİYAKAT Notlarım arasına aldığım tesettürde liyakat konusunu işlemek üzere bekletiyordum.Ancak bir bayan yazarın hem de tesettürlü ve hem de İslami bir gazetedeki yazısı üzerine yazmak için öne aldım. Geçmişten günümüze,uzun mücadeleler ve yıpranmalar sonucu belli bir mesafe alınmış,ancak kendisiyle beraber bazı problemleri de beraberinde getirmişti. Farziyetiyle beraber modanın ağırlığı,cazibeliği,çevrenin etkisi ölçüsüzlükleri […]
ÖĞRETMENLER GÜNÜ HATIRASINA Bir asırlık formatlanmayan,resetlenmeyen,yorgun bir eğitimle geleceğe yürümeye çalışmaktayız. *Öğrencinin öğretmene olan ihtiyacını hissetmediği,günü ve işi kurtarma amaçlı bir eğitim sisteminden; Öğretmenin kendisini yenilediği bir eğitime,öğrencinin kendisini donanımlı kıldığı bir eğitim sistemine ihtiyacımız var. Hatanın bir asırlık kayba neden olduğu bir sorumluluk sisteminin başında ve içinde bulunmaktayız. Geleceğin kazanımı […]
MUHAMMEDSİZ İSLÂMİYET Tıpkı İsasız İsevilik,Musasız Musevilik ve de Alisiz Alevilik gibi. Hristiyanlığa baktığımızda bu dinin tamamen Pavlosa dayandığını görürüz. Alevi cemaatın da islâmiyetten koparılmasını sağlamak için de,Aleviliği Hz.Aliye değil de,daha öncesine yani zerdüşlük gibi bir dine bağlamaya çalışarak,din ile bağları koparılmaya çalışılmaktadır. -Efendimize yapılan aşırı sevginin zararı söyleniyor. Kuruntulu olan […]
MANEVİYATSIZ HAYATTAN *Gerçek dinin kanalını tıkadıktan sonra,her türlü kanal müşterisi,kanalizasyon heveslisi bulunabilir.Yoga-nın ve benzeri şaşkınlık veren oluşumların mutlaka bir müşterisi oluyor, insanlar ilgi duyabiliyor. O da dünya ve âhiretini verme uğruna. * Üstâd Bediüzzaman da 1928 yılı için “Tuğyanların zuhuru” diye tavsif ettiği gibi; aynı yıl içinde Nur mücahitlerinin giriştikleri mücahedelerin de Hak, doğru ve istikamette olduğunu […]
KÜRTLER SOLUN KISKACINDA Bir asır önce Türk soluyla memleketi frenleyen,kavga kapısını aralayarak toplum içi savaşı başlatan batı,miadı dolan ve geçerli bir akçe olmayan Türk solunun yerine,Kürt solunu oturtturmaya,bir asır daha bu milleti oyalatmaya çalışıyor. Ancak ne zaman o zamandır,ne de bu günkü insanlar o günkü insanlardır. İngiliz gizli belgeleri üzerinde yapılan araştırma, Kurtuluş Savaşı […]
KİŞİLİK ZAFİYETİ *Ak sarayla başlayan ve başlatılan kirli oyun. Kişisizleştirme faaliyeti. Bir asırdır kişiliği kaybettirilen bir milletin,ayak kalkmasına yapılan tam bir saldırı faaliyetidir. Kirli olan ise,temiz görülenlerin de işin içine çekilmesidir. Dik dur Türkiye..Bu kişisizleştirmeye izin verme. -İstanbul da başta Topkapı sarayı olmak üzere,Yıldız sarayı,Dolmabahçe sarayı gibi saraylar,Osmanlının ihtişamının bir göstergesidir. -Osmanlının yabancı elçileri karşıladığı […]