Batılın Tasviri mi, Hakikatin Beyanı mı?[1] İnsan zihni, gördüğü ve duyduğu şeylerden etkilenmeye son derece açıktır. Özellikle de saf ve berrak olan zihinler, maruz kaldıkları her türlü bilgiyle şekillenebilir. İşte bu yüzden “Batıl şeyleri iyice tasvir, safi zihinleri idlaldir” sözü, büyük bir hakikati ifade eder. Çünkü yanlış olanın, kötülüğün ve batıl inançların süslü bir şekilde […]
KURAN-I KERİM’DE GEÇEN LEHVEL HADİS KELİMESİ VE MURADİFLERİ[1] Kur’ân-ı Kerîm’de geçen “لهو الحديث / Lehvel Hadîs” ifadesi, özellikle dinin hakikatine ve insanın yaratılış gayesine ters düşen, oyalanma ve boş eğlenceleri ifade eden önemli bir kavramdır. Bu kelime, özellikle Lokman Sûresi 6. ayette geçmektedir ve kapsamı geniştir. Aşağıda bu kavramı detaylı şekilde açıklayalım: 1. Lehvel Hadîs […]
KURANI KERİMDE MÜJDE AYETLERİ VE HİKMETLERİ[1] Kur’an-ı Kerim’de müjde ayetleri, Allah’ın rahmetini, mağfiretini, cennet nimetlerini ve müminler için güzel akıbetleri müjdeleyen ayetlerdir. Bu ayetler, insanlara ümit verir, sabır ve sebat etmeleri için teşvik eder. Müjde ayetlerinde özellikle iman edenler, salih amel işleyenler, sabredenler, Allah’a güvenenler ve Allah yolunda mücadele edenler için ilahi müjdeler yer alır. […]
KURANI KERİMDE İNZAR AYETLERİ VE HİKMETLERİ[1] İnzar, bir tehlike veya azaba karşı insanları uyarmak anlamına gelir. Kur’an-ı Kerim’de inzar, peygamberlerin temel görevlerinden biri olarak belirtilmiş ve pek çok ayette vurgulanmıştır. İnzar ayetleri, insanları Allah’a kulluğa davet etmek, azaba karşı uyarmak, ahiret sorumluluğunu hatırlatmak gibi hikmetler taşır. Kur’an’da İnzar ile İlgili Ayetler 1. “Biz seni ancak […]
KUR’ÂN-I KERÎM’DE ŞEYTAN VE HZ. ÂDEM: BİR KAVGANIN, BİR İMTİHANIN HİKMETİ[1] Kuran-ı Kerim’de Şeytan ve Hz. Ademle ile ilgili anlatılan özellikler ve Farklılıklar Kur’ân-ı Kerîm, insanlığın yaratılış serüvenini anlatırken dikkatleri iki temel varlığa çeker: Hz. Âdem ve İblis. Biri ilk insan, diğeri ise ilk büyük isyanı temsil eden varlık… Bu iki figür arasındaki karşıtlık, sadece […]
ARTIK İNSAN DEĞİL EŞYA AKILLANIYOR. AKILLI İNSANDAN AKILLANAN NESNEYE DOĞRU. Akıl ve Nesnelerin Yükselişi: İnsan mı, Eşya mı? Günümüzde teknoloji, hayatımızın her alanına nüfuz etmiş durumda. Akıllı telefonlardan, yapay zekâya kadar birçok nesne, bir zamanlar sadece araç olarak gördüğümüz, hatta çoğu zaman farkına bile varmadığımız şeyler artık düşünme kapasitesine sahipmiş gibi karşımıza çıkıyor. İnsanlık tarihinin […]
KURAN-I KERİM’DE VE HADİSİ ŞERİFLERDE İMAN VE İSLAM BAĞLANTISI[1] VE FARKI DİĞER AYETLERLE BAĞLANTILI OLARAK NASIL ANLATILMAKTADIR? Kur’ân-ı Kerîm’de ve Hadis-i Şerîflerde İman ve İslâm İlişkisi ve Farkı Kur’ân ve hadislerde iman ve İslâm kavramları sıkça birlikte anılır, ancak aralarında önemli farklar da bulunur. İslâm, zahiri teslimiyet ve amel yönüyle; iman ise kalpteki tasdik ve […]
İSLAM’DA TARTIŞILAN AMELÎ KONULAR VE EHL-İ SÜNNETİN CEVAPLARI[1] İslam dininde ibadetler, muamelat (insanlar arası ilişkiler) ve ahlaki konular gibi amelî meseleler, Müslümanların günlük hayatını şekillendiren önemli unsurlardır. Ancak, tarih boyunca bazı amelî konular Müslümanlar arasında farklı yorumlanmış ve mezheplerin oluşmasına yol açmıştır. Ehl-i Sünnet, bu konulara Kur’an ve Sünnet doğrultusunda en dengeli ve sahih cevapları […]
KURAN-I KERİM’DE TAŞLAR VE ÖZELLİKLERİ[1] Kur’an-ı Kerim’de taşlar ve onların özellikleri farklı bağlamlarda birçok ayette geçmektedir. Bu ayetlerde taşlar bazen güç, sertlik ve dayanıklılık, bazen ibret ve ceza, bazen de bereket ve nimet sembolü olarak anlatılmıştır. İşte Kur’an’da bahsedilen taşlar ve özellikleri: 1. TAŞLARIN SERTLİĞİ VE KALPLERİN KATILAŞMASI Kur’an, bazı insanların katı kalpliliğini anlatırken taşlara […]
KURAN-I KERİM’DE GÖZ – KULAK VE DİL VE BUNLARIN GÖREVLERİNİ YAPMALARININ ÖNÜNDEKİ ENGELLER.[1] Kur’ân-ı Kerîm’de göz, kulak ve dil insanın duyma, anlama ve ifade etme araçları olarak ele alınır. Bu organlar, insanın doğru bilgiye ulaşmasını sağlarken aynı zamanda onun sorumluluğunu artıran emanetlerdir. Görevlerini yerine getirmelerinin önündeki engeller ise gaflet, inat, kibir, günah ve nefsin arzularına […]
DESİSE VE NEFSİ BESLEYEN GÜNAHLAR[1] DESİSE Desise kelimesi, Arapça asıllı olup Türkçede “hile, tuzak, aldatmaca, entrika, sinsi plan” gibi anlamlara gelmektedir. Daha çok olumsuz bir anlamda kullanılır ve bir kimsenin başkasına zarar vermek amacıyla kurduğu gizli planları ifade eder. Desise’nin Kullanım Alanları 1. Günlük Dil: Kötü niyetli gizli planlar için kullanılır. 2. Edebiyat: Özellikle Osmanlı […]
OLUMLU DUYGULARI BESLEYEN OLUMSUZ DUYGULAR[1] Tıpkı gübre gibi. Tohumun iç yapısına etki etmekten ziyade,dış yapının gelişimine hizmet etmektedir. Hayat, zıtlıkların hareket ettiği bir sahnedir. Gündüz geceyi, sevinç hüznü, kazanç kaybı tamamlar. Bu zıtlıklar, birbiriyle çatışan düşmanlar değil, aksine birbirini anlamlı kılan dostlardır. Özellikle duygular dünyasında, olumsuz gibi görünen hisler, çoğu zaman olumlu duyguların tohumlarını taşır. […]
ALLAH KURAN-I KERİM’DE HANGİ VARLIKLARLA VE NE ÜZERİNE KONUŞMUŞTUR?[1] Kur’ân-ı Kerîm’de Allah Teâlâ’nın çeşitli varlıklarla doğrudan veya dolaylı olarak konuştuğu, bu diyalogların ise insanlara rehberlik etmek, hikmet ve mesajlar sunmak amacıyla aktarıldığı görülür. Bu konuşmalar, varlık türlerine ve konulara göre şu şekilde özetlenebilir: ### **1. İnsanlarla Konuşmalar** Allah’ın insanlarla iletişimi genellikle **peygamberler** aracılığıyla gerçekleşmiştir. Bazı […]
İNSANİYET AĞACININ EN MÜKEMMEL MEYVESİ HZ. MUHAMMED (SAV)[1] KÂİNATIN MEBDE’ VE MÜNTEHASI **İnsaniyet Ağacının Mükemmel Meyvesi: Hz. Muhammed (sav) ve Kâinatın Mebde’ ile Müntehası** Kâinat, ilâhî bir hikmetle dokunmuş muazzam bir kitap; insan ise bu kitabın en şerefli âyetidir. İnsanlık tarihi, bir ağacın köklerinden dallarına uzanan kadim bir yolculuğa benzer. Bu ağacın kökleri Âdem (as) […]
TOPLUMLARI YAKAN FİTNE ATEŞİ[1] Ebû Hüreyre”nin naklettiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “İleride birtakım fitneler meydana gelecektir. O zaman oturan kişi, ayakta durandan; ayakta duran, yürüyenden; yürüyen de koşandan daha hayırlıdır. Fitne çıkarmaya yeltenen kişi kendisini o fitnenin içinde buluverir. Kim de (fitneden kurtulup) sığınacak bir yer bulursa hemen oraya sığınsın.” (B7081 Buhârî, Fiten, 9) […]