BERCESTE VE İZAHI – 117– 1. Mısra-i Hâss: Fenni’den Bir İlâhî Münasebet ve İbret İktibas: Cânımı alma karîn-i şâh-ı “levlâk” olmadan Ber-murâd eyle tenim âlûde-i hâk olmadan İzah ve Açıklama: Bu mısralar, Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) olan derin sevgi ve bir kulun Rabbine olan niyazını ihtiva etmektedir. Şair Fenni, “Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım” manasına gelen hadis-i […]
BERCESTE VE İZAHI – 116 1. Senih-i Mevlevi’ye Ait Beyit Üzerine Makale İktibas: Zâr zâr et kâ’ilim âzâra Allâh aşkına Yâre aç tek olma yâr ağyâra Allâh aşkına Beni ağlat, inlet tüm eziyetlerine razıyım. Tek sinemde yaralar aç da Allah aşkına başkasına yâr olma. İzah ve Açıklama: Bu beyit, tasavvufi aşkın zirvesini tasvir etmektedir. Beyitte […]
BERCESTE VE İZAHI – 115 1. Fennî: İnsan-ı Kâmil Olma Yolculuğu Fennî’nin kaleme aldığı, hayatın mahiyetini ve insanın vazifesini anlatan derin bir nasihattir. Aslı: شو میدانه نیچوندر بو کلیش ابتداکسك تهقیق بوتون افعالی ایله کتابه و سنته تطبیق کونل ییقما کونل یاپ جنس و مذهب ایتیوپ تفریق ایدبر بو حق سوزی پرده بشر کرکده […]
BERCESTE VE İZAHI – 114 Makam ve Meziyetin Perdesi: Günah ve Sevap İhtiva Eyleyen İnsan İktibas: Cihânda devlet eder aybın âdemin mestûr Günâh ederse de farzâ sevâbdır derler Râşid İzah ve Açıklama Bu beyitte Râşid, makam ve mevki sahibi olan bir kişinin toplumdaki yerini ve bu konumun getirdiği zahiri itibarını tasvir ediyor. Cihan, yani bu […]
BERCESTE VE İZAHI – 113 Berceste Beyitlerin Derûnî İhtivaları: İnsan, Hayat ve Hakikat Arayışı Bu makalede, önümüze konulan beş farklı beyit üzerinden insan hayatının derûnî meselelerini ele alacağız. Her bir beyit, kendi içinde bir hakikat barındırır ve bu hakikat, bize cihan şümul düşünceler sunar. Bu beş mısra ve beyit, bizi adaletten muhabbete, gafletten tevhide ve […]
BERCESTE VE İZAHI – 112 1: Nâbî’nin “Usandık” Redifli Gazelinden Bir Mısra İktibas ve İzahı Aslı: Ber devlet içün çerhe temennâdan usanduk Ber vasl içün ağyâre müdârâdan usanduk Günümüz Türkçesiyle İzahı: “Bir makam ve hayat bahtiyarlığı için feleğe yalvarmaktan usandık. Bir kavuşma için başkalarına yalandan yüz verip müdara etmekten usandık.” Bu mısralar, meşhur hikemî düşünce […]
Kur’an’ın Kendi Kendini Tefsiri: Ayetler Arası Bütünlüğün Temsillerle İzahı Giriş Kur’an-ı Kerim, Allah Teâlâ’nın cihanşümul ve ebedî bir hitabıdır. O, lafzı ve manasıyla bir bütün teşkil eden, ayetleri, sureleri ve hatta kelimeleri arasında fevkalade bir insicam ve tenasüp bulunan mucizevî bir kitaptır. Bu bütünlüğün en mühim isbatlarından biri, “القرآن يفسر بعضه بعضا” (Kur’an’ın bir kısmı […]
Sayısal Beşerî Bilimler Işığında Tefsir Geleneğine Bakış: Seçilmiş Müfessirlerin Yorumlarının Dijital Bir Platform Üzerinden Mukayeseli Tahlili Özet Kur’an-ı Kerim tefsir geleneği, on dört asrı aşan zengin birikimiyle İslam düşünce tarihinin en mühim hazinelerinden biridir. Taberî’den Râzî’ye, Zemahşerî’den Elmalılı’ya ve asrımızın ihtiyaçlarına cevap veren Risale-i Nur gibi eserlere kadar her bir tefsir, kendi döneminin ilmî, kelâmî […]
Kur’an Metninin Derûnî Yapısının Keşfinde Yeni Bir Ufuk: Büyük Veri Analizi ile Kavram Ağlarının Haritalanması Özet Kur’an-ı Kerim, nazil olduğu günden bu yana sayısız tefsire, şerhe ve tetkike konu olmuş, her asrın idrakine hitap eden mana katmanlarını müfessirlere açmış bir hidayet rehberidir. Geleneksel tefsir usûlleri, metnin lügavî, tarihî ve fıkhî yönlerini derinlemesine incelerken, beşerî hafızanın […]
Kur’ân-ı Kerîm’de Kelime Seçiminin Derûnî Manaları ve Bağlantılı İncelikleri: Bir Kelime Denemesi Özet Bu çalışma, Kur’ân-ı Kerîm’in lafzındaki mucizevî vechi tasvir etmeyi hedeflemektedir. Kur’ân, manalarının derinliği kadar, o manaları ifade için seçtiği kelimelerle de eşsiz bir yapıya sahiptir. Birbirine yakın manalar taşıyan kelimelerden (müteradifât) birinin, muayyen bir ayette neden özellikle tercih edildiği meselesi, tefsir ilminin […]
KÂİNATTAN ÖNCE ALLAH VARDI Amâ”nın (عمَاء) Hakikati Muhyiddin İbn Arabî bir sözünde; “Allah mahlukatı yaratmadan önce bir ‘AMA’da idi. Ama’nın ne altında hava vardı ne de üstünde (Yani, altında ve üstünde hava olmayan ama’da idi).” (bk. El-Futuhatu’l-Mekkiye, I, 148). Bunu ise Hadiste gelen bir rivayete dayandırır. şöyledir: Ashap’tan Ebu Rezîn anlatıyor: “Ben: “Ey Allah’ın Resulü! Rabbimiz, mahlukatı yaratmadan […]
RUHUN BEKASI VE NEFSİN FENASI İnsan, kâinatın küçük bir misâlidir. Kâinat nasıl ki bir “emir âlemi” (emr-i kün fe yekûn) ile bir “halk âlemi”nin birleşmesinden ibaret ise, insanın mahiyeti de ruh ile nefsin terkibinden ibarettir. Ruh, “varlık, vücûd ve Vacibü’l-Vücûd” cihetini temsil eder; nefs ise “mümkinat ve mâsivâ” cihetini… RUH: BEKAYA NAMZET BİR NUR Ruh, […]
NEFSİN TERBİYESİNE DAİR KUR’ANÎ BİR TAHLİL İnsanın yaratılışında iki zıt kutup vardır: Ruh ve nefs. Ruh, “emr âleminden” gelen nuranî bir latîfe; nefis ise “halk âleminden” gelen karanlık bir cevherdir. Ruh, Bâkî’ye yönelirken; nefis, fanî olana meyleder. Bu sebeple insan, bir terbiye ve tezkiye sahnesidir. Nefsin terbiyesi, kâinatın en derin davasıdır. NEFSİN MAHİYETİ VE İMTİHANIN […]
RUH VE NEFS ARASINDAKİ DENGE: İNSANIN İÇ ÂLEMİNDEKİ CİHAD-I EKBER İnsanın iç âleminde sessiz ama kesintisiz bir muharebe vardır. Bir tarafında Ruh – ki o, Bâkî olan Zât’tan bir nefhadır; diğer tarafında Nefs – ki o, arzın ve hevânın toprağından yoğrulmuştur. İşte bu iki kutbun arasındaki mücadeleye Kur’ân ve hikmet nazarıyla bakıldığında, karşımıza “Cihad-ı Ekber” […]