Musibet Zamanında Akıl, Şuur ve Merhamet İmtihanı “Evet, şimdi küre-i arzda herkes ya kalben ya ruhen ya aklen ya bedenen gelen musibetten hissedardır, azap çekiyor, perişandır. Bilhassa ehl-i dalalet ve ehl-i gaflet, rahmet-i umumiye-i İlahiyeden ve hikmet-i tamme-i Sübhaniyeden habersiz olduğundan, nev-i beşere rikkat-i cinsiye, alâkadarlık cihetiyle kendi eleminden başka nev-i beşerin şimdiki elîm ve […]
Musibet, Şehadet ve Mazlumluk: İslam Hukukunda Semavi Felaketlerin Hikmeti “Şiddet-i şefkat ve rikkatten, bu kışın şiddetli soğuğuyla beraber manevî ve şiddetli bir soğuk ve musibet-i beşeriyeden bîçarelere gelen felaketler, helâketler, sefaletler, açlıklar şiddetle rikkatime dokundu. Birden ihtar edildi ki: Böyle musibetlerde kâfir de olsa hakkında bir nevi merhamet ve mükâfat vardır ki o musibet […]
Nurdan Uzak Kalanın Gözü, Zifiri Karanlıkta Kalır “Bu hasta ve gaddar ve bedbaht asrın bela ve vebasından ve zulüm ve zulmetinden en mücerreb bir kurtarıcı, Risale-i Nur’un mizanları ve muvazeneleriyle, neşrettiği nur olduğunu kırk bin şahit vardır. Demek Risale-i Nur’un dairesine yakın bulunanlar, içine girmezse tehlike ihtimali kavîdir. Evet يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِ […]
Uhrevî Amellerle Dünyayı Kazanmak: Gizli Bir İhlâs İmtihanı “Ben gördüm ki ehl-i diyanet belki de ehl-i takva bir kısım zatlar, bizimle gayet ciddi alâkadarlık peyda ettiler. O bir iki zatta gördüm ki diyaneti ister ve yapmasını sever tâ ki hayat-ı dünyeviyesinde muvaffak olabilsin, işi rast gelsin. Hattâ tarîkatı keşif ve keramet için ister. Demek, âhiret […]
Hayatı Ağırlaştıran Asır: Dünyayı Cehenneme Çeviren Aldanış “Bu acib asrın hayat-ı dünyeviyeyi ağırlaştırması ve yaşamak şeraitini ağırlatması ve çok etmesi ve hâcat-ı gayr-ı zaruriyeyi, görenekle tiryaki ve müptela etmekle hâcat-ı zaruriye derecesine getirmesiyle, hayatı ve yaşamayı, herkesin her vakitte en büyük maksat ve gayesi yapmıştır. Onunla hayat-ı diniye ve ebediye ve uhreviyeye karşı ya set […]
Bin Dil ile Yapılan Dua: İştirak-i A’mal ve Kardeşlikte Ebedî Kazanç “Risale-i Nur’un hakiki ve sadık şakirdlerinin mabeynlerindeki düstur-u esasiye olan iştirak-i a’mal-i uhreviye kanunuyla ve samimi ve hâlis tesanüd sırrıyla her bir hâlis, hakiki şakird bir dil ile değil belki kardeşleri adedince diller ile ibadet edip istiğfar ederek bin taraftan hücum eden günahlara, binler […]
Önceliğin İman Olduğu Bir Dünyada: Sıralamayı Bozmak Hakkı Bozar “Hem üç mesele var: Biri hayat, biri şeriat, biri imandır. Hakikat noktasında en mühimmi ve en a’zamı, iman meselesidir. Fakat şimdiki umumun nazarında ve hal-i âlem ilcaatında en mühim mesele, hayat ve şeriat göründüğünden o zat şimdi olsa da üç meseleyi birden umum rûy-i zeminde vaziyetlerini […]
Zulüm Üzerine Kurulu Bir Medeniyet: ABD, İsrail ve Kanla Beslenen Sessizlik Tarihin en karanlık sayfaları, sadece zalimlerin cinayetleriyle değil; mazlumların çığlıklarına kulaklarını tıkayanların sessizliğiyle yazılmıştır. Bugün Gazze’de, Filistin’de, Lübnan’da, bir devlet değil; bir vahşet makinesi işlemektedir. Ve bu makineyi yağlayan ellerin en başında ABD ve onun kanatları altında büyüttüğü İsrail vardır. Avrupa Birliği’nin eski güvenlik […]
Medeniyetin İmtihanı: Dün, Bugün ve Gelecek İnsanoğlunun varoluşundan bu yana süregelen bir arayışı vardır: daha iyi, daha gelişmiş, daha “medeni” bir yaşam. Ancak medeniyetin tanımı, her devirde ve her kültürde farklı şekillerde yorumlanmıştır. Kimi zaman maddi refah, kimi zaman bilimsel ilerleme, kimi zaman da ahlaki erdemler medeniyetin mihenk taşı sayılmıştır. Günümüzde ise bu tanım, derin […]
Manevî Atom Bombası: Risale-i Nur’un Kalbe Yerleşen Kudreti “Risale-i Nur, Kur’an-ı Hakîm’in bir mu’cize-i maneviyesi ve bu zamanın dinsizliğine karşı manevî atom bombası olarak solculuk cereyanlarının maneviyat-ı kalbiyeyi tahribine mukabil, maneviyat-ı kalbiyeyi tamir edip ferden ferdâ iman-ı tahkikîden gelen muazzam bir kuvvet ve kudrete istinadı, okuyucuların kalplerine kazandırıyor. Ve bu vazifeyi de yine mukaddes Kur’an’ımızın […]
Asrın Kılıncı: Risale-i Nur ve İmanın Müdafaası “Risale-i Nur, bu zamanda ehl-i iman ve İslâm için ön planda ele alınması icab eden, ehl-i iman elinde manevî elmas bir kılınçtır. Asrın idrakine, zamanın tefehhümüne, anlayışına hitap eden, ihtiyaca en muvafık tarzı gösteren, ders veren ve doğrudan doğruya feyiz ve ilham tarîkıyla âyetlerin yıldızlarından gelen ders-i Kur’anîdir, […]
Zaman ve Mekân Ötesi Sohbet “Ehl-i hakikatin sohbetine zaman, mekân mani olmaz; manevî radyo hükmünde biri şarkta, biri garpta, biri dünyada, biri berzahta olsa da rabıta-i Kur’aniye ve imaniye onları birbiriyle konuşturur. ” Kastamonu Lâhikası Zaman ve Mekân Ötesi Sohbet: Kalplerin Rabıta-i Kur’âniye ile Buluşması Kastamonu Lâhikası’ndan İstifade ile Manevî Radyo Gerçeği Üzerine Bir Tefekkür […]
Şahsiyetçilikten Şahs-ı Manevîye “Bu zaman cemaat zamanıdır. Ehemmiyet ve kıymet, şahs-ı manevîye göre olur. Maddî ve ferdî ve fâni şahsın mahiyeti nazara alınmamalı.” Kastamonu Lâhikası Şahsiyetçilikten Şahs-ı Manevîye: Bu Zamanın Ruhu ve Cemaatin Hikmeti Kastamonu Lâhikası’nın Işığında Ferdiyetin Sınırı, Cemaatin Gücü Giriş: Her çağın bir dili, bir ruhu, bir karakteri vardır. Ferdiyetin ön planda olduğu […]
Görsel Kargaşanın İçinde Kaybolmak “Evet, bu zamanda merak ile radyo vasıtasıyla, ciddi alâkadarane küre-i arzdaki boğuşmalara merak edip bakanlar, dikkat edenler, maddî ve manevî pek çok zararları vardır. Ya aklını dağıtır manevî bir divane olur, ya kalbini dağıtır manevî bir dinsiz olur, ya fikrini dağıtır manevî bir ecnebi olur. ” Kastamonu Lâhikası Görsel Kargaşanın İçinde […]
Kur’an’ın Hıfzı mı, Risale-i Nur’un Hizmeti mi? – Tercih Değil, Tevhid Meselesi “Bu defa mektubunuzda “Hıfz-ı Kur’an’a çalışmak ve Risale-i Nur’u yazmak, bu zamanda hangisi takdim edilse daha iyidir?” diye sualinizin cevabı bedihîdir. Çünkü bu kâinatta ve her asırda en büyük makam Kur’an’ındır. Ve her harfinde, ondan tâ binler sevap bulunan Kur’an’ın hıfzı ve kıraatı, […]