KIYAMETİN O DEHŞET ANI
Kıyamet ve O Günün Dehşeti
Kur’an-ı Kerim’in bizlere sıklıkla hatırlattığı kıyamet gününden, onun dehşetinden ve bizlere verdiği önemli mesajlarda,
Kıyamet günü, Allah’ın vaadidir ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde gerçekleşecektir. Kur’an-ı Kerim’de kıyamet günüyle ilgili pek çok ayet vardır. Bu ayetlerde, o günün şiddeti, insanın yaşayacağı korku ve panik detaylı bir şekilde anlatılmaktadır.
1. Kıyamet Gününün Kesinliği.
Allah Teâlâ, kıyamet gününün mutlaka geleceğini şu şekilde ifade eder:
> “O saat mutlaka gelecektir, bunda hiçbir şüphe yoktur. Fakat insanların çoğu inanmaz.” (Mümin, 59)
Kıyamet, dünya hayatının sona erdiği, Allah’ın düzeni yeniden kurduğu ve herkesin hesaba çekileceği büyük bir gündür. Bu olay, sadece bir uyarı değil, aynı zamanda Allah’ın adaletinin tecellisidir.
2. Kıyamet Gününün Dehşeti.
Kıyamet günü, öyle bir gündür ki insanlar daha önce benzerine asla şahit olmamıştır. Kur’an bu günü tasvir ederken insanların yaşayacağı korkuyu şöyle ifade eder:
> “O saat geldiği zaman, hiçbir kimse Allah’ın izni olmadan konuşamaz. O gün, kimi mutsuzdur, kimi mutlu.” (Hud, 105)
Başka bir ayette kıyametin şiddeti şöyle anlatılır:
> “O gün dağları yürütürüz; yeri dümdüz görürsün. Onları bir araya toplarız ve hiçbirini bırakmayız.” (Kehf, 47)
Bu ayetler, kıyametin sadece insanları değil, tüm evreni etkileyeceğini göstermektedir. O gün, dağlar savrulacak, gökler yarılacak ve yıldızlar dökülecektir.
3. İnsanların Durumu.
Kıyamet günü, herkesin kendi derdine düştüğü bir gündür. Abese Suresi’nde şöyle buyurulur:
> “O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. O gün onlardan her birinin işi başından aşkındır.” (Abese, 34-37)
Bu ayetler, kıyamet gününün insanda oluşturacağı dehşeti açık bir şekilde gözler önüne sermektedir. İnsan, en sevdiklerinden bile kaçacak kadar çaresiz bir hale düşecektir.
Allah, başka bir ayette insanların dehşetini şu şekilde ifade eder:
> “O gün herkes kendi derdiyle meşguldür.” (Müddessir, 38)
4. İki Farklı Akıbet.
Kıyamet günü, iman edenler ve inkar edenler için farklı sonuçlar doğuracaktır. Salih amel işleyen ve Allah’a itaat edenlerin yüzleri sevinçten parlayacak:
> “O gün birtakım yüzler parıldar; güleçtir, müjde almıştır.” (Abese, 38-39)
Ancak Allah’ı inkar eden ve O’nun emirlerini hiçe sayanların yüzleri kararmış olacak:
> “O gün birtakım yüzler de toza toprağa bürünmüş; kapkara kesilmiştir.” (Abese, 40-42)
Bu iki grup arasındaki fark, dünyada yaptıkları amellerle belirlenir. Allah şöyle buyurur:
> “Kim zerre kadar hayır işlerse onu görür. Kim de zerre kadar kötülük işlerse onu görür.” (Zilzal, 7-8)
5. Kıyamet Gününe Hazırlık.
Kıyamet günü herkesin karşılaşacağı bir gerçektir. O günün dehşetinden kurtulmanın yolu, dünya hayatında Allah’ın emirlerine uygun bir şekilde yaşamaktır. Rabbimiz bizleri şöyle uyarır:
> “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve herkes yarın için ne hazırladığına baksın.” (Haşr, 18)
Bu ayeti düşünerek kendimize sormalıyız: Kıyamet günü için ne hazırlıyoruz? Amellerimiz, o gün yüzümüzü güldürecek mi yoksa utandıracak mı?
Sonuç ve Dua:
Kıyamet günü, Allah’ın adaletinin tam anlamıyla ortaya çıkacağı bir gündür. O günün dehşetini düşünerek, hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için hazırlık yapmalıyız. Namazlarımızı aksatmadan kılmalı, Allah’ın kitabını okumalı ve O’nun rızasını kazanacak işler yapmalıyız. Unutmayalım ki Rabbimizin rahmeti büyüktür.
Dua:
“Allah’ım! Bizleri kıyametin dehşetinden koru. Yüzleri nurlu olanlardan, cennetine kavuşanlardan eyle. Amellerimizi hayır üzere kıl ve bizleri hesaba kolay çek. Amin.”
[1] https://www.youtube.com/watch?v=8m4uD7uqYbM
![]()