HAYA DAMARI Haya ve Damarlık Üzerine İslami Bir Yaklaşım İslam dini, insanın ahlaki ve manevi özelliklerini yüceltmeye yönelik bir hayat rehberi sunar. Bu bağlamda, “haya” (utanma duygusu) İslam ahlakında önemli bir yer tutar. Haya, kişinin Allah’a, kendisine ve topluma karşı olan sorumluluklarını bilinçli bir şekilde yerine getirmesi ve kötü davranışlardan sakınması anlamına gelir. Haya Kavramı […]
ABD’DE YANGIN VAR ABD’li İsrail karşıtı aktivistler: “Los Angeles yangınından İsrail sorumlu” Birçok anti-İsrail grubu ve yorumcu, Gazze´deki savaşı ve ABD´nin İsrail´e yaptığı askeri harcamaları Los Angeles´ta çıkan yangınla ilişkilendirdi. Sosyal medya platformu X’te (eski adıyla Twitter) bazı haber sayfaları yaptıkları paylaşımda, “Gazzelileri öldürün” açıklamasında bulunan ABD’li oyuncu James Woods’un Los Angeles kentinde çıkan orman […]
ZULÜM ATEŞİ SADECE İNSANLARI DEĞİL, MASUM HAYVANLARI DA YAKMAKTADIR Zulüm, adaletin zıddıdır ve insana, hayvana, hatta tabiatın kendisine yönelik bir ihanet ve kötülük biçimidir. Kur’an-ı Kerim’de zulüm, Allah’ın en sevmediği davranışlardan biri olarak zikredilmiş ve zalimlerin sonunun hüsran olduğu bildirilmiştir: > “Allah zalimleri sevmez.” (Âl-i İmrân, 3:57) Ancak ne yazık ki, insanın hırsı, acımasızlığı ve […]
“Nimet ve rahmet-i İlahiyenin fiyatı, şükürdür. Biz şükrü hakkıyla vermedik. Evet, rahmetin fiyatını şükürle vermediğimiz gibi; zulmümüzle, isyanımızla gazabı celb ediyoruz. Şimdi zemin yüzünde zulüm ve tahribat, küfür ve isyan ile, nev-i beşer tam tokada kendini müstahak etti ve dehşetli tokatlar yedi. Elbette bir parça hissemiz de olacak. İkinci nokta : Hadiste var ki: “Hatta […]
“Musîbet şerr-i mahz olmadığı için bazan saadette felaket olduğu gibi, felaketten dahi saadet çıkar. Eskiden beri Îla-i Kelimetullah ve beka-i istiklaliyet-i İslam için, farz-ı kifaye-i cihadı deruhte ile kendini yekvücud olan alem-i İslama fedaya vazifedar ve hilafete bayraktar görmüş olan bu devlet-i İslamiyenin felaketi, alem-i İslamın saadet-i müstakbelesiyle telafi edilecektir. Zîra, şu musîbet, maye-i hayatımız […]
“Devletler, milletler muharebesi, tabakat-ı beşer muharebesine terk-i mevkî ediyor. Zîra, beşer esir olmak istemediği gibi, ecir olmak da istemez. Galip olsa idik, hasmımız ve düşmanımız elindeki cereyan-ı müstebidaneye belki daha şedîdane kapılacak idik. Halbuki, o cereyan hem zalimane, hem tabiat-ı alem-i İslama münafi, hem ehl-i îmanın ekseriyet-i mutlakasının menfaatine mübayin, hem ömrü kısa, parçalanmaya namzettir. […]
“Musibet, cinayetin neticesi, mükafatın mukaddemesidir. Hangi fiiliniz ile kadere fetva verdirdiniz ki, şu musibetle hükmetti. Musîbet-i amme ekseriyetin hatasına terettüb eder. Hazırda mükafatınız nedir?” Dedim: “Mukaddemesi üç mühim erkan-ı İslamiyedeki ihmalimizdir: salat, savm, zekat. Zîra, yirmi dört saatten yalnız bir saati, beş namaz için Halık Teala bizden istedi; tenbellik ettik. Beş sene, yirmi dört saat […]
“Kader, ilim nevindendir. İlim, mâlûma tâbidir. Yani, nasıl olacak, öyle taallûk ediyor. Yoksa, mâlûm, ilme tâbi değil. Yani, ilim desâtiri, mâlûmu, haricî vücud noktasında idare etmek için esas değil. Çünkü, mâlûmun zâtı ve vücud-u haricîsi, irâdeye bakar ve kudrete istinat eder.” Kader ve İlim: İnsanın İradesi ile İlahi Takdirin Dengesi Kader, İslam düşüncesinde çokça tartışılan […]
GAZZE’NİN AHI YAKIYOR ŞAHI Dünyanın dört bir yanında mazlumların ahı, vicdanlara ulaşmak için yükseliyor. Ancak bu ahlar arasında en derinden yankılananı Gazze’nin haykırışıdır. Gazze, yıllardır bitmek bilmeyen zulmün, insanlık dramının ve vicdanların sınandığı bir coğrafya olmuştur. Bu küçük toprak parçası, yalnızca bir yerleşim yeri değil; aynı zamanda direnişin, adalet arayışının ve insanlık vicdanının sembolü […]
ÇOCUKLARIN ARŞA ÇIKAN ÇIĞLIĞI YERE İNEN AZAP OLUR Dünyanın dört bir yanında savaşlar, zulüm ve adaletsizlik devam ederken en ağır yükü taşıyanlar masum çocuklardır. Onlar ne bu düzenin kurucusu ne de bu zulümlerin faili oldukları hâlde, her türlü acının, açlığın ve ölümün en ağır şekilde üzerlerine düştüğü mazlumlardır. Çocukların ahı, insanlığın kalbinde açılmış bir yara […]
Modern Çağda Tecdid Öncüleri. Şah Veliyullah Dehlevî Hint Alt Kıtası’nda İslami Yenilenme Çabaları “Hüccetullah el-Baliğa” Eseri 2. Said Nursî Kur’an’a Dayalı Manevi ve Ahlaki Yenilenme Hareketi Risale-i Nur Külliyatı ve Eğitim Anlayışı Modern Çağda Tecdid Öncüleri Modern çağda, İslam dünyası, Batı’nın siyasi, ekonomik ve kültürel etkisi altında zorlu bir süreçten geçerken, dini ve toplumsal yenilenme […]
Orta Çağ’da Tecdid Hareketleri ve Şahsiyetler İmam Gazali “İhya-u Ulûmiddîn” ve Dini Canlandırma Çabaları Felsefe Eleştirisi ve Maneviyatın Yeniden İnşası 2. Fahreddin Razi Akıl ve Vahyin Dengesi Üzerine Çalışmaları 2. Mevlana Celaleddin Rumi Tasavvuf ve İnsan Merkezli Dini Yenilenme Orta Çağ’da Tecdid Hareketleri ve Şahsiyetler Orta Çağ, İslam dünyasında dini, ilmi ve manevi alanlarda yenilenme […]
Erken Dönem Müceddidler İmam Ebu Hanife Fıkıh Metodolojisinin Sistemleştirilmesi Hür Düşünce ve İctihadın Önemi 2. İmam Malik Medine Ehli Amelinin Korunması ve Tecdiddeki Rolü 3. İmam Şafiî Usul-i Fıkıhın Kurucusu ve Düşünce Sistemi 4. İmam Ahmed bin Hanbel Hadis İlminin Korunması ve Bid’atlere Karşı Mücadelesi. Erken Dönem Müceddidler İslam’ın erken döneminde, İslam hukukunun (fıkıh) gelişmesi […]
Sahabe ve Tabiin Döneminde Tecdid Öncüleri Hz. Ömer İslam Devletinin Kurumsallaşması ve İctihatları 2. Abdullah bin Mesud İlim ve Fıkıhta Yenilikçi Yaklaşımı 3. Hasan-ı Basrî Zühd ve Takva ile İslam Toplumunun Ahlaki Yenilenmesi 4. İmam Zeyd bin Ali İctihat ve Adalet Arayışındaki Öncülüğü. Sahabe ve Tabiin Döneminde Tecdid Öncüleri Sahabe ve Tabiin dönemi, İslam toplumunun […]