Açlığın ve Zulmün Coğrafyası: Gazze’de İnsanlık Sınavı İnsanlık tarihi, savaşlarla, işgallerle, açlıkla sınanmış pek çok dönem tanımıştır. Ancak günümüzde, gelişmiş teknolojilere, uluslararası hukuk normlarına ve sözde medeniyet iddialarına rağmen, hâlâ bir halk açlıkla, bombalarla ve sistematik bir yok edilişle karşı karşıya bırakılıyorsa, orada sadece insan hayatı değil, insanlık bilinci de çökmüş demektir. Gazze, bu çöküşün […]
Mana ile Madde Arasında: Doğu ile Batı’nın Ayrıldığı Yol Batı ile doğunun arasındaki temel farklar şunlardır; Doğuda mana var batıda madde. Doğuda ruh var, batıda beden. Doğuda ahiret ve ahiret sevabı, batıda dünya ve dünya menfaati. Doğuda cihat ve ilayı kelimetullah, batıda savaş ve işgal. Doğuda yardımlaşma, batıda cidal ve çatışma. Doğuda umumi fayda, batıda […]
Mana ile Madde Arasında: Doğu ile Batı’nın Ayrıldığı Yol Batı ile doğunun arasındaki temel farklar şunlardır; Doğuda mana var batıda madde. Doğuda ruh var, batıda beden. Doğuda ahiret ve ahiret sevabı, batıda dünya ve dünya menfaati. Doğuda cihat ve ilayı kelimetullah, batıda savaş ve işgal. Doğuda yardımlaşma, batıda cidal ve çatışma. Doğuda umumi fayda, batıda […]
Sorumluluk Bilinci ve İnsan Olmanın Hakikati “İnsan, ipi boğazına sarılıp, istediği yerde otlamak için başıboş bırakılmamıştır; belki bütün amellerinin suretleri alınıp yazılır ve bütün fiillerinin neticeleri muhasebe için zaptedilir.” (Sözler-76). Bu metin, insanın dünyaya gönderiliş amacını ve sorumluluklarını son derece güçlü bir metaforla anlatmaktadır. İnsanlık tarihi, varoluşun en temel sorularıyla şekillenmiştir: Nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz […]
İnsan: Kâinatın Aynası ve Varlık Sırrı İnsanoğlu, varoluş sahnesinde adeta bir sır perdesiyle örtülü bir eserdir. Kimi zaman bir hiçlik girdabında kaybolmuş, kimi zaman ise kâinatın en yüce gayesi olarak tecelli etmiştir. Bu iki zıt durum, aslında insanın kendi iç dünyasında verdiği mücadelenin bir yansımasıdır. Risale-i Nur’un müellifi Bediüzzaman Said Nursi’nin hikmet dolu sözleri ve […]
Kaderin Değirmeninde Çaba ve Adalet İnsanlık, varoluşun başlangıcından bu yana iki temel kavramın gölgesinde yaşamıştır: Kader ve irade. Bu iki kavram, kimi zaman birbirine zıt kutuplarda gibi görünse de, aslında Fuzuli’nin “Buğday ektinde arpa mı biçtin?” sözüyle özetlenen derin bir hakikatin tamamlayıcı parçalarıdır. Bu söz, kaderi bir bahane kapısı olarak görenlere karşı bir uyarı, bir […]
Liyakat ve Namusun Terazisinde Toplum Toplumsal yapının sağlamlığı, iki temel direk üzerine inşa edilir: Dürüstlük ve liyakat. Bu iki kavram, bir sanayi atölyesindeki çıraktan, bir ülkenin en saygın akademik kürsüsündeki profesöre kadar herkesin omuzlarında taşıdığı ortak bir vicdan yüküdür. Sanayi atölyesinden gelen o ibretlik bir söz, bu hakikati en sade ve en çarpıcı şekilde dile […]
HAYA VE ÖRTÜNME: Fıtratın Sesi, İmanın Yüzü “Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne babanızı ayıp yerlerini birbirine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları inanmayanların yoldaşları yaptık.” Araf.27 “Bunun üzerine ikisi de ondan yediler. Hemen çirkinlikleri kendilerine görünüverdi. Cennet yaprağından örtmeye […]
İnsanlığın Sınavı: Haramdan Helale, İmandan Direnişe Bu kâinat, bir düzen ve amaç üzerine kurulmuştur. Yeryüzü bir beşik, dağlar birer kazık gibi yerleştirilmiş, yedi kat gök sapasağlam bina edilmiş, gece dinlenme, gündüz çalışma vakti kılınmıştır. Bütün bu kusursuz düzen, bizi var eden ve terbiye eden Rabbimizin bir lütfudur. Vücudumuzdaki en kıymetli azalarımız olan göz ve kulak […]
İnsanlığın Yolu: Hidayet, Merhamet ve İman Bu fani dünyada, insanlık serüvenimiz bir halının üzerine ustaca yerleştirilmiş ilmekler gibidir. Her bir ilmek, bir hikmetin, bir ibretin ve bir imtihanın tezahürüdür. Tıpkı bir halı dokuyucusunun ipleri sanatkârane bir şekilde yerleştirmesi gibi, bu muazzam kâinatın da bir sahibi vardır. O ki, bu büyük sarayı kusursuz bir düzen içinde […]
KANLA YAZILAN MEDENİYET: Gazze, Vicdan ve İnsanlık İmtihanı “Her şeyin bir dili vardır; zulmün dili kan, mazlumun dili duadır. Ama Allah’ın adaletinin dili sükût değildir.” Soykırımı Meşrulaştıran Zihniyetin Anatomisi ABD Dışişleri Bakanı’nın “İsrail razı olmadan Filistin devleti kurulamaz” sözleri, sadece bir diplomatik kibir değil, aynı zamanda bir milletin varlık hakkına doğrudan saldırıdır. Bu beyan, uluslararası […]
KANLA YAZILAN MEDENİYET: Gazze, Vicdan ve İnsanlık İmtihanı “Her şeyin bir dili vardır; zulmün dili kan, mazlumun dili duadır. Ama Allah’ın adaletinin dili sükût değildir.” Soykırımı Meşrulaştıran Zihniyetin Anatomisi ABD Dışişleri Bakanı’nın “İsrail razı olmadan Filistin devleti kurulamaz” sözleri, sadece bir diplomatik kibir değil, aynı zamanda bir milletin varlık hakkına doğrudan saldırıdır. Bu beyan, uluslararası […]
HAFTALIK ÖZ VE ÖZET MAKALELER – 1. HAFTA Kayyûmiyet: Varlığın İlahi Direği > “Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyûmiyet kesilse, kâinat mahvolur.” (Lem’alar, s. 341 – RNK) 🌿 Giriş: Modern bilimin sunduğu yüzeysel açıklamalar, varlığın kendi başına kaim olduğunu vehmettirmekte. Oysa hakikat, her şeyin İlâhî bir nisbetle kaim olduğunu haykırır. Her şeyin varlığı, […]
İmanın Sırlı Penceresinden Dünyaya Bakmak: İnsan Olmak ve Yükseliş Yolculuğu Dünya, çoğu zaman gözlerimizi kamaştıran, bizleri oyalayan ve asıl amacımızdan uzaklaştıran bir meta olarak karşımıza çıkar. Bu fani ve geçici mekânın cazibesi, insanoğlunu en büyük imtihanlarından birine tabi tutar. Ancak her birimizin içinde, bu aldatıcı perdenin ardındaki gerçeği sezen bir hikmet pırıltısı vardır. Bu hikmet, […]
Musibetler ve Kader Karşısında Bir Yolculuk: İnsanın Varlık Amacı İnsanlık tarihi, baştan sona musibetlerle ve imtihanlarla dolu bir yolculuktur. Bu yolculukta, kimi zaman beklenmedik bir dert, kimi zaman ani bir kayıp kapımızı çalar. İşte tam bu anlarda, insanlığın ortak hafızasına nakşedilen bir soru belirir: “Bu musibet neden geldi?” İslam düşüncesinde bu soru, derin bir maneviyat […]