Gazze’de Aranan Musa Firavun’un sarayında yankılanan o korku, bugün Gazze’nin yıkılmış duvarlarında yeniden dolaşıyor. Bir zamanlar Nil’in kıyısında “Bir Musa doğacak” diye erkek çocukları katleden zalim, bugün Akdeniz kıyısında aynı korkuyla doğmamış bebekleri hedef alıyor. O gün kılıçla, bugün füzeyle… O gün nehirde, bugün enkaz altında… Değişen sadece araçlar; zulmün özü, korkunun kaynağı aynı. Firavun, […]
İnsanlığın Rehberleri: Peygamber Kıssaları İnsanlığın Atası: Hz. Âdem’in (a.s.) Hayatı Her şeyin sahibi ve yaratıcısı olan Allah Teâlâ, meleklerine “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” (Bakara 2/30) buyurduğunda, kâinatta yeni bir sayfa açılmak üzereydi. Melekler, bu yeni varlığın hikmetini tam olarak kavrayamadıklarından, “Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz seni överek tesbih ediyor […]
Ateşle Oynayanlar: Zulmün Geri Dönüşü Cenâb-ı Hakk’ın değişmeyen bir kanunu vardır: Zulüm ile abad olanın, akıbeti haraptır. Bugün Filistin topraklarında, Gazze’nin yıkık duvarları arasında, dünyanın en eski zulmü yeniden hortladı. İsrail, mazlumların kanı üzerine kurduğu hâkimiyet sarayını, bir kez daha ateşle beslemekte; lâkin unuttuğu bir hakikat var: “Zulüm devam etmez, mazlumun âhı arşı deler.” Asırlar […]
Gazze Meselesi: Tarihin Aynasında İmtihan ve Vicdanın Zâhirî Cehennemi Tarih, sadece geçmiş vakaların kuru bir nakli (aktarımı) değil, aynı zamanda beşeriyetin fasılasız (kesintisiz) imtihanının büyük bir ibret vesikasıdır. Her devir, Firavun’un kudreti, Nemrud’un kibri ve nihayetinde zulmün her daim kendi zevalini (yok oluşunu) nasıl hazırladığının destanını yazar. Bugün, Filistin coğrafyasında, bilhassa Gazze’de yaşananlar da, insaniyetin […]
SÜNUHAT’DAN BÖLÜMLER VE İZAHLARI بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَ عَمِلُوا الصَّالِحَاتِ {(1): Yalnız ıtlakın nüktesini beyan eder.} Kur’an “sâlihat”ı mutlak, mübhem bırakıyor. Çünki ahlâk ve faziletler, hüsn ve hayr çoğu nisbîdirler. Nev’den nev’e geçtikçe değişir. Sınıftan sınıfa nâzil oldukça ayrılır. Mahalden mahalle tebdil-i mekân ettikçe başkalaşır. Cihet muhtelif olsa, muhtelif olur. Ferdden cemaate, şahıstan […]
KALEMİN NAMUSU VE SİLAHIN SUSKUNLUĞU (Bir vicdan muhasebesi ve tarihe not) Kalemin namusu, silahın namusunu deldi. Zira kalem, vicdanın sesidir; silah, öfkenin. Kalem aklı temsil eder, silah nefsi. Kalem hakikati yazar, silah hakikati susturur. Bugün bir kez daha görüyoruz ki, tarihin en büyük savaşları, önce kelimelerle başlar; Ve yine kelimelerle biter. Silahın sustuğu yerde kalem […]
Kalemin Namusu, Silahın Zulmüne Galip Geldiğinde Tarih, iki zıt kuvvetin ebedî mücadelesine şahittir: Biri yıkan, diğeri yapan; biri kan döken, diğeri o kanı durdurmaya çalışan. Bu mücadelenin bir cephesinde kaba kuvvet, yani silah vardır; diğer cephesinde ise idrak, vicdan ve hakikat, yani kelâm ve kalem. Kalemin gücü, kelâmın gücünden, kelâmın gücü de kişinin kişiliğinden ileri […]
‘KİTAPTA…… AN – ……HATIRLA ‘ Bu, Kur’an-ı Kerîm’in üslûbu ve hidayet metodu açısından son derece mühim bir husustur. “وَاذْكُرْ” (Vezkur – “An” veya “Hatırla”) emri, Kur’an’da sıkça kullanılan ve muhatabın dikkatini belirli bir hadiseye, nimete veya şahsa çekmeyi hedefleyen ilahî bir hitaptır. Ancak “وَاذْكُرْ فِي الْكِتَابِ” (Vezkur fi’l-kitâbi – “Kitap’ta …’ı da an”) ifadesi, daha […]
DECCAL VE SÜFYAN Bediüzzaman Said Nursî, Risale-i Nur Külliyatı’nda Deccal ve Süfyan konularını çok dikkat çekici ve derinlikli bir şekilde ele alır. Bu iki kavramı hem imanî bir bakışla, hem de sosyopolitik bir perspektifle değerlendirir. 1. DECCAL: Bediüzzaman, Deccal’i bir şahıs olarak kabul etmekle birlikte, onun temsil ettiği fikrî ve ideolojik sistemi esas alır. Deccal, […]
KUR’AN-IN KIRK VECHİ İ’CAZI “Risale-i Nur’da kırk vech-i i’cazı ispat edilen ve kırk taife ve tabaka-i nâsa ve herbir tabakaya karşı bir nevi i’câzını gösterdiği kerametli ve harikalı On Dokuzuncu Mektupta beyan olunan ve Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm bin mu’cizâtıyla onun bir mu’cizesi olarak hak kelâmullah olduğu kat’î ispat edilen Kur’ân-ı Mucizü’l-Beyan, hiçbir cihette imkânı […]
LEM’ALAR’DAN BÖLÜMLER VE İZAHLARI İÇİNDEKİLER: ÜÇÜNCÜ LEM’A ONİKİNCİ LEM’A OTUZUNCU LEM’A Üçüncü Lem’a (Bu Lem’aya bir derece hiss ve zevk karışmış. Hiss ve zevkin coşkunlukları ise aklın düsturlarını, fikrin mizanlarını çok dinlemediklerinden ve müraat etmediklerinden bu Üçüncü Lem’a mantık mizanları ile tartılmamalı.) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ كُلُّ شَيْءٍ هَالِكٌ اِلَّا وَجْهَهُ لَهُ […]
Dağdaki Gölge, Şehirdeki Sirayet: Yüz Yıllık Maskelerin Düşüşü Bir devleti ayakta tutan iki temel direk vardır: Biri zahirî (dış) kudreti, diğeri dahilî (iç) adaletidir. Tarih, kalelerin daima dışarıdan gelen hücumlardan ziyade, içeriden kemiren kurtlarla yıkıldığına şahittir. Bir bünyeyi en tehlikeli hâle getiren, görünen yara değil, kanı zehirleyen gizli iltihaptır. Türkiye’nin yakın dönemdeki güvenlik mücadelesi, bu […]
Celladına Âşık Olanlar Bazı milletler vardır ki, düşmanını bile tanımaz. Kendisine pranga vuran eli, dost zanneder. Kendini ezenin çizmesini medeniyet sayar. İşte o vakit akıl sürgüne, vicdan ise zindana düşer. Bir asırdır bu milletin bağrına saplanan hançer, yalnız dışarıdan değil, içeriden de kanatmaktadır. Bombalar gökten değil, zihinden yağmaktadır. Kimin dost, kimin düşman olduğu birbirine karışmıştır. […]
Nar (نار) ve Nur (نور) Arasındaki Fark: Zıtlık (Tezat) Bu ikili, varoluşun iki zıt kutbunu temsil eder: Biri yakıcılık ve yokluk, diğeri aydınlatıcılık ve varlıktır. **Nar (Ateş):** * **Lügat Manası:** Ateş, alev. * **Istılahî (Terminolojik) Manası:** Kelam ve tefsir ilminde “Nar,” genellikle Allah’ın *gazap* ve *celal* sıfatlarının bir tecellisi olarak *Cehennem* ve *azap* manasında kullanılır. […]
Allah (Vacibü’l-Vücud) Açısından Varlık ve Yokluk Allah’ın Zâtı, “Vacibü’l-Vücud”dur. Yani O’nun varlığı zâtîdir, kendindendir; var olmak için başka hiçbir şeye muhtaç değildir. O’nun varlığı ezelî ve ebedîdir; yokluk (adem) O’nun Zâtı için muhaldir (imkânsızdır). Bu açıdan bakıldığında, Allah ile “yokluk” arasında bir *muhtaçlık* veya *zıddiyet* irtibatı değil, bir *hâkimiyet* ve *fiil* irtibatı vardır. * **Yokluk, […]