Her Gün Bir Âlem: Geçiciliğin İçinde Ebedîyi Aramak “Evet, her gün her zaman, herkes için bir âlem gider, taze bir âlemin kapısı kendine açılmasından, o geçici her bir âlemini nurlandırmak için ihtiyaç ve iştiyakla لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ cümlesini binler defa tekrar ile o değişen perdelere ve âlemlere her birisine bir لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ […]
Bayramda Katledilenler: Sabra ve Şatilla’dan Gazze’ye Aynı Kan, Aynı Sessizlik Gülümseyen Kurban Bayramı Yerine Kanlı Bir Sabah 1982 yılının Eylül ayı… Kurban Bayramı’nın huzurla başlaması gereken bir sabah. Lübnan’daki Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında ise bayram, boğazlanan bedenlerin sessizliğinde başladı. Ellerinde Kurban Bayramı için hazırlık yapan çocuklar, birkaç saat sonra kurbanlık değil; kurban oldular. İsrail […]
Göç Yurdu Dünya: Kuss bin Saide’nin Hutbesinden Hikmetler Giriş: Ukaz’dan Yükselen Ses Tarihin karanlık dehlizlerinde kimi sözler vardır ki, zamanı aşar, çağları delip kalplere iner. Kuss bin Saide’nin Ukaz Panayırı’nda bir deve üzerinde, ihtiyarlığın vakarını taşıyan haliyle söylediği hutbe, böyle bir hikmet ve ibret çağrısıdır. Henüz peygamberlik gelmemişken Fahr-i Kâinat Efendimiz’in kulak verdiği bu hutbe, […]
Nekbe’nin Gölgesinde Büyüyen Umut: Nesrin’in Hikâyesi ve Filistin’in Direniş Hafızası Lübnan’ın Sayda kentinde, yürek burkan hatıraların ve umut dolu hayallerin arasında sıkışmış bir yaşam sürülüyor. Filistinli mülteci Nesrin Hourani’nin sözleri, hem geçmişin acılarını hem de bugünün direniş ruhunu taşıyor: “Bizi bir süreliğine getirdiler ama yıllardır buradayız. Bugün Gazze’de yeni bir Nekbe yaşanıyor.” Bu sözler, sadece […]
İlmin Mertebeleri ve Zihnin Tuzakları “Dimağda meratib-i ilim muhtelifedir, mültebise Dimağda meratib var; birbiriyle mültebis, ahkâmları muhtelif. Evvel tahayyül olur, sonra tasavvur gelir, Sonra gelir taakkul, sonra tasdik ediyor, sonra iz’an oluyor, sonra gelir iltizam, sonra itikad gelir. İtikadın başkadır, iltizamın başkadır. Her birinden çıkar bir halet: Salabet itikaddan, Taassub iltizamdan, […]
Geçmişle Bağ Koparılırsa Gelecek de Yıkılır: Cumhuriyet, Redd-i Miras ve Hakikatin Bedeli Bir milletin en büyük hazinesi, tarih boyunca biriktirdiği manevî mirasıdır: inancı, dili, ahlâkı, geleneği ve bu değerlerle şekillenen kültürü. Türkiye Cumhuriyeti ise, bu hazinenin büyük bir kısmını, “ilerleme” adına inkâr eden bir zihniyet üzerine inşa edildi. Bu zihniyetin temelinde redd-i miras vardı; yani […]
Hazmedilmemiş İlim: Zehirli Bir Gıdadır “Hazmolmayan ilim telkin edilmemeli Hakiki mürşid-i âlim koyun olur, kuş olmaz. Hasbî verir ilmini. Koyun verir kuzusuna hazmolmuş musaffâ sütünü. Kuş veriyor ferhine lüab-âlûd kayyını.” Sözler.lemaat İlim, insan ruhunun gıdasıdır. Ancak her gıda gibi, ilmin de faydalı olabilmesi için önce hazmedilmesi, özümsenmesi, sindirilmesi gerekir. Hazmedilmemiş, kalpte kökleşmemiş, […]
Hak Kuvvetle Değil, Kuvvet Hakla Yücelir “Kuvvet hakka hizmetkâr olmalı Hikmetteki desatir, hükûmette nevamis, hakta olan kavanin, kuvvetteki kavaid birbiriyle olmazsa müstenid ve müstemid Cumhur-u nâsta olmaz, ne müsmir ve müessir. Şeriatta şeair; kalır mühmel, muattal. Umûr-u nâsta olmaz, müstenid ve mutemid.” Sözler.lemaat Tarih boyunca nice medeniyetler kuruldu, nice imparatorluklar yıkıldı. Hepsinin arkasında […]
Menfaatin Maskesi: Siyasetin Canavarlaşması “Menfaati esas tutan siyaset canavardır Menfaat üzere çarkı kurulmuş olan siyaset-i hazıra; müfteristir, canavar. Aç olan canavara karşı tahabbüb etsen merhametini değil, iştihasını açar. Sonra döner, geliyor; tırnağının hem dişinin kirasını senden ister.” Sözler.lemaat Modern çağın siyasi düzenleri çoğunlukla bir temel üzerine kuruludur: menfaat. Bu menfaat kimi zaman […]
Zekâtın Ölümü, İnsanlığın Çöküşüdür: İhtilalin ve Fesadın Kaynağı “Hayat-ı ihtilal; mevt-i zekât, hayat-ı ribadan çıkmış Bi’l-cümle ihtilalat, bütün herc ü fesadat hem asıl hem madeni; rezail ve seyyiat, bütün fâsid hasletler, Muharrik ve menbaı iki kelimedir tek yahut iki kelâmdır. Birincisi şudur ki: “Ben tok olsam, başkalar Acından ölse neme lâzım!” İkincisi: […]
Feragatin Ruhu: Davanın Bedeli ve Mücahidin Ölçüsü “Bir dava sahibinin ve bilhassa ıslahatçının muvaffakiyet şartlarının en mühimmi feragattir. Zira gözler ve gönüller, bu mühim noktayı en ince bir hassasiyetle tetkik ve takibe meyyaldirler.” Allâme Şeyhülislâm Mustafa Sabri Efendi merhumdan, feragate ait şöyle bir söz işitmiştim: “İslâm, bugün öyle mücahidler ister ki dünyasını değil, âhiretini dahi […]
Fenafillah ve Beka Billah: Varlığın Terkinden Varlığın Hakikatine Büyük mutasavvıfların (r.anhüm) fenafillah, beka billah diye tarif ve tavsif buyurdukları yüksek mertebe, işte bu kudsî şerefe nâil olmaktır. Evet, her mü’minin kendine mahsus bir huzur, huşû, tefeyyüz, tecerrüd ve istiğrak hali vardır. Ve herkes iman ve irfanı, salah ve takvası, feyiz ve maneviyatı nisbetinde bu […]
Mücahede ve Hidayet: Allah Yolunda Canla Cihanda Yürüyenler Cenab-ı Hak, şu âyet-i kerîmede bakınız mücahidlere neler vaad ediyor: وَالَّذٖينَ جَاهَدُوا فٖينَا لَنَهْدِيَنَّهُمْ سُبُلَنَا وَاِنَّ اللّٰهَ لَمَعَ الْمُحْسِنٖينَ Meal-i şerifi: “Bizim uğrumuzda mücahede edenlere mutlaka yollarımızı gösteririz. Ve hiç şüphe yok ki Allah muhsinlerle –Allah’ı görür gibi ibadet eden mücahidlerle– beraberdir.” Demek ki iman […]
Kur’ân’da Tekil ve Çoğul İfade Hikmeti Kur’ân-ı Kerîm, lafzı ve manasıyla mucizevî bir kitaptır. Onun en küçük kelimesinden surelerinin bütünlüğüne kadar her yönüyle ilâhî bir sanat ve hikmet yansır. Bu mucizevî üslubun dikkat çeken yönlerinden biri de bazı ifadelerin tekil (müfred) bazılarının ise çoğul (cem’) kalıpta kullanılmasıdır. Bazen aynı varlıktan bahsedilirken bir yerde tekil, başka […]