İstikbal İslâm’ındır: Ümitsizliğe Kurşun Gibi Bir Cümle Zaman zaman karanlıklar kalınlaşır, yollar daralır, sesler kısılır. Zulüm kuvvet kazanır, hakikatin sesi boğulmuş gibi görünür. Böyle anlarda insanlar ümitsizliğe düşmeye meyyaldir. Fakat bu ümitsizlik, aslında hakikatin değil; hakikate sırt çevirenlerin halidir. Bediüzzaman Said Nursî’nin yürekleri tutuşturan şu cümlesi, tarihin karanlık dönemlerine güneş gibi doğar: > “Evet ümitvar […]
PRODÜKSİYON DOSYASI: “Barla: Sürgünde Diriliş” 🎞️ 1. Video Başlığı Önerisi: “Barla: Sürgünde Diriliş – Bediüzzaman’ın Yalnızlıktan Cihana Açılan Davası” 📜 2. Seslendirme Metni / Anlatım Senaryosu (Yaklaşık 5 dakika) > (Girişte hafif ney eşliğinde koyu bulutlar, dağ manzaraları eşliğinde konuşma başlar) [GİRİŞ – TEMA: YALNIZLIK VE TAKİP] > 1926 yılı… Cumhuriyet yeni kurulmuş, inkılaplar hızla […]
Musibet mi, Mükâfat mı? İlahi Adaletin Sessiz Cümleleri “Musibet cinayetin neticesi, mükâfatın mukaddimesidir. Hangi fiiliniz ile kadere fetva verdirdiniz ki, şu musibetle hükmetti. Musibet-i âmme, ekseriyetin hatasına terettüb eder. Hazırda mükâfatınız nedir? Dedim: – Mukaddemesi, üç mühim erkân-ı İslâmiye’deki ihmalimizdir: Salât, savm, zekât. Zira yirmidört saattan yalnız bir saati, beş namaz için […]
Haccın Sessizliği: Sükût Eden Rüya, Konuşan Gazap “Rüya hacda sükût etti. Çünkü haccın ve ondaki hikmetin ihmali, musibeti değil, gadab ve kahrı celbetti. Cezası da keffaretü’z-zünub değil, kessâretü’z-zünub oldu. Haccın bâhusus tearüfle tevhid-i efkârı, teavünle teşrik-i mesaî-yi tazammun eden içindeki siyaset-i âliye-i İslâmiye ve maslahât-ı vâsia-i içtimâiyenin ihmalidir ki, düşmana milyonlarla İslâm’ı, İslâm aleyhinde istihdama […]
Zekâvet-i Betra, Âsâbilik ve Ümmetin Hastalığı: Akıl Varsa Kalp Nerede? “Ben zannederim ki, bu milletin perişaniyetine fazla cehâletten ziyâde, nur-u kalb ile müterafık olmayan fazla zekâvet-i betra te’sir etmiştir. Bence en müthiş maraz âsâbiliktir. Zira herşeyi haddinden geçirmekle, aks-ül amel yaptırır. Ey birâder, Âlem-i Hristiyanın rüchanına sebebiyet veren ihtiyarlaşmış olan esbaba tekabül edecek, […]
Dua: Kâinatı Titreten Sessiz Feryat “Duanın tesiri azîmdir. Hususan dua külliyet kesbederek devam etse netice vermesi galiptir, belki daimîdir. Hattâ denilebilir ki sebeb-i hilkat-i âlemin birisi de duadır. Yani kâinatın hilkatinden sonra, başta nev-i beşer ve onun başında âlem-i İslâm ve onun başında Muhammed-i Arabî aleyhissalâtü vesselâmın muazzam olan duası, bir sebeb-i hilkat-i âlemdir. Yani […]
Sessiz Konuşmalar: Kâinatın Dilsizce Söylediği Tesbihat > “Demek faaliyetten gelen harekât ve zeval, bir tekellümat-ı tesbihiyedir. Ve kâinattaki faaliyet dahi kâinatın ve envaının sessizce bir konuşması ve konuşturmasıdır.” (Mektubat, Bediüzzaman Said Nursî) İnsan konuşur, hayvanlar ses çıkarır, makineler çalışır, rüzgâr eser… Peki ya dağlar? Ağaçlar? Yıldızlar? Bu devasa sistemin hiçbir şeyi suskun değilken, neden sessiz […]
Tohumun Duası: İstidat Lisanı ve Kâinatın Sessiz Yakarışı > “İstidat lisanıyladır ki bütün hububat, tohumlar lisan-ı istidat ile Fâtır-ı Hakîm’e dua ederler ki: ‘Senin nukuş-u esmanı mufassal göstermek için bize neşv ü nema ver, küçük hakikatimizi sümbülle ve ağacın büyük hakikatine çevir.’” (Mektubat, Bediüzzaman Said Nursî) İnsan çoğu zaman sadece sözle yapılan duayı dua zanneder. […]
Bir Çuval Un ve Bir Çocuk Bedeni: Gazze’nin Sessiz Çığlığı Dünyanın gözü önünde, insanlık Gazze’de bir çuval unun bedelini kanla, bir çocuğun gülümsemesini açlıkla ödüyor. İsrail’in her gün biraz daha derinleştirdiği kuşatma, artık sadece savaşın değil; suskunluğun, çifte standardın ve küresel vicdanın iflasının da savaşına dönüşmüş durumda. Katar merkezli El Cezire’nin yayınladığı görüntülerde sırtında un […]
BAZI SESLER VARDIR Kİ HAKİKATİ SÖNDÜREMEZ: ZEHİRİN MASKESİ DÜŞÜNCE Zaman bazen bir hakemdir; hak ile batılı ayırır. Bazen de bir röntgenci gibidir; niyetleri deşifre eder, maskeleri düşürür. Ve işte o zaman, kim neyin tarafında, hangi safta ve hangi cephedeyse, aşikâr olur. Bugünlerde siyasetin tozlu kulislerinden sokakların fısıltılarına kadar yayılan bir gerçek var: Maskeler düşüyor, niyetler […]
Toplum Mühendisliğinin Dar Gömleği ve Terzilik Hikmeti Toplum mühendisliği, insanları belli kalıplara sokma arzusunun ideolojik bir biçimidir. Tarih boyunca kimi rejimler, bireyleri aynı düşünceye, aynı yaşam tarzına, aynı davranış şablonlarına mahkûm etmeye çalışmıştır. Bu yaklaşım, çokluk içindeki hikmeti ve çeşitlilikteki rahmeti görmeyen dar bir zihniyetin ürünüdür. Her insana aynı gömleği giydirmeye çalışmak, neticede o gömleği […]
Zamanımızın Ebu Lehebleri ve Modern Cehennem Oduncuları Tarih değişiyor, zaman ilerliyor; fakat hak ile batılın mücadelesi aynı şiddetle devam ediyor. Mekke sokaklarında taş yağdıran ellerin yerini, bugün mürekkep kirleten kalemler aldı. Ebu Leheb’in eli kurudu, bedduası Kur’ân’da mühürlendi. Ama onun zihniyeti, bugün dahi zihinleri ve kalpleri karartmaya devam ediyor. Zamanımızda da Ebu Lehebler var, hem […]
Gazze’de Zalim Haritalar, Sağır Dünyalar Gazze’de toprak, haritadan silinmek; halkı ise hayattan koparılmak isteniyor. İsrailli bir bakanın açıkladığı “sürgün haritası”, bir askeri plan değil; açık bir soykırım manifestosudur. Bu harita; taş üstünde taş bırakmamaya, bir halkı yerinden etmeye, yaşanmışlıkları, hatıraları ve bir milleti haritadan kazımaya yönelik kirli bir projenin parçasıdır. Dünyanın gözü önünde, BM’nin sessiz […]
Gazze’de Zalim Haritalar, Sağır Dünyalar Gazze’de toprak, haritadan silinmek; halkı ise hayattan koparılmak isteniyor. İsrailli bir bakanın açıkladığı “sürgün haritası”, bir askeri plan değil; açık bir soykırım manifestosudur. Bu harita; taş üstünde taş bırakmamaya, bir halkı yerinden etmeye, yaşanmışlıkları, hatıraları ve bir milleti haritadan kazımaya yönelik kirli bir projenin parçasıdır. Dünyanın gözü önünde, BM’nin sessiz […]
Kabrin Ötesine Yatırım: Gerçek Lezzet ve Saadet Nerede? İnsan, yaratılış itibarıyla ebediyet arayışında olan bir varlıktır. Fıtratında sonsuzluk özlemi vardır. Fakat çoğu zaman bu özlemi, geçici dünyalıklarla tatmin etmeye çalışır. Oysa insanın kalbini doyuracak olan ne servet, ne şöhret, ne de makamdır. Kalbin asıl huzuru ve ruhun gerçek saadeti, kabrin ötesine hazırlık yapmakla elde edilir. […]