CİSİMLERİN NAKLİ MESELESİ “Hem meselâ, Hazret-i Süleyman Aleyhisselâm taht-ı Belkıs’ı yanına celb etmek için vezirlerinden bir âlim-i ilm-i celb dedi: “Gözünüzü açıp kapayıncaya kadar sizin yanınızda o tahtı hazır ederim” olan hâdise-i hârikaya delâlet eden şu âyet, (ilâ âhir), (Semâvî kitapların esrârına vâkıf bir âlim ise, “Sen daha gözünü açıp kapamadan ben onu sana getiririm,” […]
HAREMEYN’İN MAHZUN DUVARLARI VE “ÜÇ KÖR” DÜĞÜMÜ: BİR KADER TAFSİLATI Tarih, sadece olayların kronolojik dizilimi değildir; tarih, sebeplerin sükût ettiği yerde kaderin konuştuğu bir ibret sahnesidir. İslam âleminin kalbi olan Mekke ve Medine’nin (Haremeyn-i Şerifeyn), asırlarca Ehl-i Sünnet ve’l-Cemaat’in şefkatli sinesinde muhafaza edildikten sonra, sert ve tavizsiz bir mizaca sahip olan Vehhabilerin eline geçmesi, rastgele […]
SÛRETTEN SÎRETE BİR ÇIĞLIK: HAYA PERDESİ VE KAYBOLAN ŞAHSİYET İnsan, kâinatın en nazik, en nazenin ve en kıymetli meyvesidir. O, “ahsen-i takvim” (en güzel kıvam) üzere yaratılmış, ebede namzet bir yolcudur. Ancak bu kıymetli yolcu, kendi mahiyetini unuttuğunda, elindeki elmasları şişe parçalarıyla değiştiren bir divane gibi, hakiki izzetini sahte ve geçici beğenilere kurban eder. Buradan […]
KELİME VE CÜMLELERİN RUHU Yaptırım Gücü, Tesiri ve Ebedî Akıbeti Şekillendiren Lisanın Sırrı** İnsan, kelâm ile kıymet kazanır; kelâm ile ziyan bulur. Bir söz, bazen bir gönlü diriltir; bazen de bir kalbi söndürür. Bir kelime, insanın ebedî hayatını aydınlatabildiği gibi, aynı kelime nevinden bir ifade, onu zifiri karanlığa da sürükleyebilir. Tarih, hikmet, edebiyat ve iman […]
LİSANIN KADERİ: EBEDÎ FELAKET VEYA SAADETİN ANAHTARI İnsan, şu kâinat sarayının en nazlı misafiri ve en gürültülü konuşanıdır. Cenab-ı Hak, insana “beyan” nimetini ihsan ederek, onu diğer mahlukattan ayırmış; lisanını, kalbindeki hazinelerin anahtarı kılmıştır. Lakin bu anahtar, iki zıt kapıyı da açmaya müsaittir: Biri saadet-i ebediye sarayı, diğeri ise şekavet-i ebediye zindanıdır. Ağızdan çıkan her […]
MÜNACAT Risale-i Nur Külliyatı’ndan Sözler mecmuasının ahirinde yer alan ve Hazret-i Üstad Bediüzzaman Said Nursi’nin Farsça olarak kaleme aldığı meşhur bir münâcattır. Bu satırlar, nefsi terbiye etmek, acziyeti ve fakriyeti derk ederek Cenab-ı Hakk’ın dergâhına iltica etmek için söylenmiş pek yanık ve tesirli bir niyazdır. Okunuşu (Transkripsiyon) 1. Satır: Seher-hîz nist, der-vahşet-zâr, der-tesbih heme şey… […]
ABD’nin Asırlık Darbe Günlüğü: Cihanı Sarsan Bir Tabiatın Kanlı Seyir Defteri Bir asırdır dünya coğrafyasında esen fırtınaların, devrilen hükümetlerin, yakılan şehirlerin, kararan ufukların ardında hep aynı el dolaşıyor: Şer merkezli bir kudret arayışı… Kendisine “hürriyet taşıyıcısı”, “dünyanın nizam vericisi”, “medeniyet bekçisi” süsü veren bir devletin; amma hakikatte, mazlum milletlerin hayatına musallat olmuş bir cihan eşkıyası […]
Medeniyet-i Sefihenin Kanlı İtirafı: Doksan Üç Yaralı Tarih ve Cihanşümul Eşkiyalık İnsanlık tarihi, hak ile batılın, nur ile zulmetin ezelî mücadelesine sahne olmuştur. Lakin ahir zamanın dehşetli fitneleri içerisinde, medeniyet maskesi takmış “mim”siz bir canavarın, yeryüzünü nasıl bir kan gölüne çevirdiğine şahitlik ediyoruz. İbret nazarıyla bakıldığında görülür ki; kendilerini “cihanın jandarması” addedenler, hakikatte “cihanın eşkiyası” […]
Asrın Çalkantısında Kadın, Aile ve Cemiyet Buhranı I. Bir Asırlık Cedelin Arka Planı Bir memleketin çöküşü, çoğu zaman top sesleriyle değil; hayanın perdelerinin yırtılmasıyla, iffetin zayıflamasıyla, aile ocağının sarsılmasıyla başlar. Son yüz yılın seyri dikkatle nazar edildiğinde görülür ki: Kadını açmak bir medeniyet nişanesi gibi sunulmuş, tesettür geri kalmışlık sayılmış, annelik bir fazilet olmaktan çıkarılıp […]
Zulmetten Nura: Anarşi ve İslâm’ın Cihanşümul Nâmusu İslâmiyet ve Fesadın Külli Zıddiyeti Beşeriyet tarihi, daima iki zıt cereyanın mücadelesine sahne olmuştur: Biri, Hayatın ve nizamın kaynağı olan Fazilet ve Hakikat; diğeri ise, tahribatın, kargaşanın ve her türlü mukaddesatın inkârının esası olan anarşi ve fesad. Şanlı İslâm Dini, kâinatın külli nâmusuna mutabık bir nizamı tesis ederken, […]
Âile Hayâtının Harâb Olması ve Kadının Tesettürden Mahrumiyeti Neticesinde Ortaya Çıkan Büyük Hasârın Tedâvisi Hayat sahnesinde gözlemlenen ve her geçen gün şiddeti artan açık saçıklık ile ahlâksızlığın yaygınlaşması vakıasına, biraz ironik ve farklı nazar açısıyla bakmak icâb eder. Zîrâ, bir asırdan beri bu azîz memlekette yapılanlar gözlem altına alındığında, ortaya çıkan bu menfî netîcenin adeta […]
Şükür ve Sabır: İmanın İki Kanadı ve Faziletin Aslı Ey Hayat yolcusu, bu fânî cihanda hakikî saadetin ve kâmil imanın sırrını arayan mü’min! Gel, şükür ve sabır menbaından hikmet pınarını içelim. Zira insan, hissiyat-ı ulviye ile yoğrulmuş bir acâib-i hilkattir; ya şükür ile nimeti artırır, yahut sabır ile musibeti faaliyete dönüştürür. 💖 Şükreden Bir Kul […]
CİSMİ KÜÇÜK CÜRMÜ BÜYÜK İNSAN Şu insanın görünen cismini bak ve bir de kainati hiddet getiren ve de cehennemi ğayzından parçalanacak hale getiren cirmine bak. “Binaenaleyh, cisminin küçüklüğüne bakıp da günahlarını küçük zannetme. Çünkü, kalbin kasâvetinden bir zerre, senin şahsî âleminin bütün yıldızlarını küsufa tutturur.” (Mesnevî-i Nuriye 101.) “Cirim ve cismi küçük, cürüm ve […]