Tefekkür yolculuğumuzda; Semâvâtın o ihtişamlı yüksekliği. Gözümüzü yukarı kaldırdığımızda gördüğümüz o parıltılı noktalar, aslında her biri dünyamızdan binlerce kat büyük olan ateş toplarıdır. Akıl, o koca kütlelerin boşlukta nasıl durduğunu düşünürken hayretinden donakalır. Risale-i Nur, yıldızları ve galaksileri; bu kâinat sarayının tezyinatı (süsleri), lambaları ve ilahi kudretin haşmetli şahitleri olarak tasvir eder. 1. Kur’an-ı Kerim’de […]
Tefekkür yolculuğumuzda; Denizler Âlemi. Zira Kur’an-ı Kerim, yeryüzünü bir beşik, dağları birer direk, denizleri ise içinde hazinelerin saklandığı birer depo olarak tasvir eder. Bu ıslak ve derin âlemde, Rezzâk isminin (rızık veren) en parlak tecellilerini ve suyun kaldırma kuvvetinde gizli olan Rahmet hakikatini görelim. 1. Bilimsel Nazarla: Derinlerdeki Hayat ve Işık Bilimsel araştırmalar, güneş ışığının […]
Tefekkür yolculuğumuzda; Arı Cumhuriyeti. Bilimsel araştırmaların hayretle incelediği, Kur’an’ın “vahy-i ilahiye” mazhar olduğunu bildirdiği bu küçük mucize hem mimarisiyle, hem kimyasıyla, hem de sosyal hayatıyla tam bir harikadır. 1. Bilimsel Nazarla: Mühendislik ve Kimya Harikası Biyoloji ve zooloji ilmi, arının o küçücük dimağında (beyninde) dönen muazzam hesaplamaları keşfettikçe hayran kalmaktadır. Bu faaliyetler, kör bir içgüdüyle […]
Tefekkür yolculuğumuzda “Mucizevi topluluklar, Hayvanat Âlemi. Evvela yerin altındaki o muazzam teşkilatçıları, “Karınca Milletini” hem bilimsel bir nazarla (akıl gözüyle) hem de hikmet nazarıyla (kalp gözüyle) inceleyelim. 1. Bilimsel Nazarla: Yeraltındaki Mühendislik ve Nizam Modern zooloji ilmi, karıncaların hayat tarzını incelediğinde şoke edici bir “sosyal nizam” ile karşılaşır. Bu küçücik canlılar, tesadüfle açıklanamayacak kadar kompleks […]
Tefekkür yolculuğumuzun en hayret verici ve akılları en çok zorlayan durağı, “Haşir” (öldükten sonra diriliş) “Zerre” bahsinde gördüğümüz o baş döndürücü hareketliliğin, nihayetinde nasıl bir nizamla tekrar toplanacağını anlamak, imanın en mühim rükünlerinden biridir. İbn-i Sina gibi bir dâhinin “Akıl buna yol bulamaz, bu nakildir (sadece ayetle bilinir), akılla anlaşılmaz” dediği bu meseleyi, Risale-i Nur […]
Tefekkür yolculuğumuzda ‘Ene’ “Âfâk”tan (dış âlemden) nazarlarımızı çevirip, hakikatin en mühim tılsımı olan “Enfüs”e (iç âleme), yani “Ene” (Benlik) hakikatine odaklanalım. Risale-i Nur Külliyatı’ndan Sözler mecmuasında yer alan “Otuzuncu Söz”, bu konuyu izah eden şaheser bir metindir. Bediüzzaman Hazretleri, “Ene”yi, Cenab-ı Hakk’ın isim ve sıfatlarının gizli hazinelerini açan bir miftah (anahtar) olarak tasvir eder. 1. […]
MÜNAZARAT Bu eser, Müellif Bediüzzaman Said Nursi’nin “Eski Said” döneminde, 1329 (M. 1911) yılında Şarktaki aşiretlerin suallerine cevap olarak hazırladığı bir risaledir. Eser, “Azametli bahtsız bir kıt’anın, şanlı tali’siz bir devletin, değerli sahipsiz bir kavmin reçetesi” olarak takdim edilmiştir. Muhtevası, bir münazara (soru-cevap) formatında ilerler ve dönemin en mühim içtimaî, siyasî ve dinî meselelerini ele […]
NUR ALEMİNİN BİR ANAHTARI Eser, Bediüzzaman Said Nursi tarafından yazılmış ve farklı zamanlarda talebelerine gönderilmiş mektuplardan/derslerden oluşmaktadır. 1960 yılında İstanbul’da Sinan Matbaası’nda basılmıştır. Kitabın genel muhtevası, Tevhid (Allah’ın birliği) hakikatini, hususiyetle “hava” unsurunun ve radyo teknolojisinin bir delil olarak kullanıldığı dersler vasıtasıyla isbat etmektir. Eser, Risale-i Nur’un diğer bölümlerinden (Hüve Nüktesi, On Dördüncü Sözün Zeyli, […]
SİKKE-İ TASDİK-İ GAYBİ Risale-i Nur Külliyatı’nın hakkaniyetini ve makbuliyetini teyid eden gaybî (görünmeyen) işaretleri, kerametleri, ilahî inayetleri ve tevafukları (denklikleri) bir araya getiren bir derlemedir. Eser, bu “tasdik”leri (doğrulamaları) hem Kur’an-ı Kerim’den, hem Hadis-i Şeriflerden, hem de İmam-ı Ali (r.a.) ve Gavs-ı A’zam (k.s.) gibi büyük evliyanın asırlar öncesinden gelen ihbaratından (haber vermelerinden) iktibas eder. […]
ASAR-I BEDİİYYE Asar-ı Bediyye (veya “Asar-ı Envâr”) adlı bu hacimli kitap, Müellifi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin 1926’da Barla’ya nefyedilmesinden evvelki, “Eski Said” devri olarak bilinen döneme ait risalelerini, nutuklarını ve makalelerini bir araya getiren bir mecmuadır. Bu mecmuanın “Takdim” kısmında belirtildiği üzere, bu eserler müellifin ilk te’lif yıllarından itibaren yazdığı ve o dönemin siyasi ve […]
MESNEVİ-İ NURİYE Risale-i Nur Külliyatı’nın “bir nevi çekirdeği ve fidanlığı hükmünde” olan ve müellifi Bediüzzaman Said Nursî’nin “Eski Said”den “Yeni Said”e inkılab etmesi zamanında Arabça te’lif ettiği risalelerin bir mecmuasıdır. Kitabın mütercimi Abdülmecid Nursî’dir. Kitabın Fihristine ve bölümlerin kendi mukaddemelerine göre genel muhtevası şu şekildedir: 1. Mukaddeme Bu bölüm, eserin tamamının bir takdimi olup “Beş […]
MUHAKEMAT Bediüzzaman Said Nursi’nin telif ettiği bu eser, isminden de anlaşıldığı üzere, temel İslâmî meseleler üzerine kapsamlı bir “muhakeme” (değerlendirme, yargılama) yapmayı hedefler. Eserin gayesi, “Mariz Bir Asrın, Hasta Bir Unsurun, Alîl Bir Uzvun Reçetesi” olmak ve “Saykal-ül İslâmiyet” (İslâm’ın Cilası) adıyla İslâm hakikatlerinin üzerini kaplayan yanlış telakkileri, hurafe ve tenkitleri temizlemektir. Eser, “üç makale” […]
TARİHÇE-İ HAYAT Bu eser, Risale-i Nur Külliyatı’nın müellifi Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatını ve bilhassa Risale-i Nur’un telif ve neşir hizmetinin safhalarını tasvir eden bir kitaptır. Eserin muhtevası, büyüklüğüne göre şu ana bölümlerden müteşekkildir: Önsöz Kitap, Medine-i Münevvere’de bulunan mühim bir âlim (Ali Ulvi Kurucu) tarafından kaleme alınan teferruatlı bir “Önsöz” ile başlamaktadır. Bu bölümde: • […]
ŞUALAR Kitap, müellifi Bediüzzaman Said Nursî’nin farklı zamanlarda te’lif edilmiş “Şua” tabir edilen müstakil risalelerin bir araya gelmesinden teşekkül etmektedir. Her bir Şua, imanın muhtelif rükünlerini (esaslarını) ve Kur’an hakikatlerini hususi delillerle (hüccetlerle) tasvir ve isbat etmeye odaklanır. Muhtevada yer alan başlıca bölümler ve kapsamları şöyledir: İkinci Şua (Sayfa 3-39) Bu bölüm, “Eskişehir Hapishanesinin Son […]