Vahşetin Maskesi: Din Kisvesi Altında Enaniyetin Kanlı Oyunu İnsanlık tarihi, hak ile batılın mücadelesine sahne olduğu kadar; hakikatin tahrif edilerek zulme alet edilmesine de şahitlik etmiştir. İster semavi olsun, ister beşeri ve sapık bir yanlış inanç olsun, dinin aslı ve esası, masum bir cana kastetmeyi, hele ki bir bebeğin, bir kadının veya bir mabetteki din […]
NE EKERSEN BİÇERSİN Vaktiyle bir padişah, üç vezirini imtihan etmek ister. Onları büyük bir bahçeye gönderir ve her birinden heybelerini en güzel meyvelerle doldurmalarını emreder. Birinci vezir, padişahın rızasını düşünerek en taze, en olgun meyveleri toplar. İkinci vezir, “Padişah zaten bunlara bakmaz,” diyerek iyi-kötü, ham-olgun ne bulursa doldurur. Üçüncü vezir ise, “Padişahın işi gücü yok […]
Fitne 1. Kelimenin Aslı ve “Neden Fitne Denilmiştir?” Suali Arapça lügatlerde “F-T-N” (fetene) kökünden türeyen fitne, asıl mana itibarıyla; “Altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerin, sahtesinden ve cürufundan (kirinden) ayrılması için ateşe atılıp eritilmesi” demektir. Bu kelimenin Kur’an’da ve İslami lügatte kullanılmasının hikmeti şudur: Nasıl ki ateş, altının saf olanını sahte olandan ayırırsa; fitne de […]
DÖNÜŞ O’NADIR 1. Eynel Mefer: “Kaçış Nereye?” (Çaresizlik ve Acziyet) Bu ifade, Kıyamet gününde insanın içine düşeceği dehşeti ve Allah’ın huzurundan başka sığınacak hiçbir yerin olmadığını anlatır. İnsan tabiatı gereği zorluktan kaçmak ister, ancak o gün zahiri ve maddi kaçış yolları kapalıdır. • Ayet: Kıyamet Suresi, 10. Ayet: “O gün insan, ‘Kaçacak yer neresi!’ diyecektir.” […]