MODERNİZM VE İLAHSIZ TANRILAŞTIRMALAR İnsanı, Devleti, Bilimi ve Tabiatı Putlaştırmak > “Göklerde ve yerde olan herkes Rahmân’a kul olarak gelecektir.” (Meryem, 93) Ama modern insan, kul olmak istemedi. Kul olmayı terk etti, tanrılaşmak istedi. ALLAH HAYATTAN ÇIKARILDI, BOŞLUĞU PUTLAR DOLDURDU Modernizm, Allah’ı hayattan, yönetimden, toplumdan, bilimden ve eğitimden dışladı. Ancak bu boşluk uzun süre boş […]
MADDEDE ARAMAK, MÂNÂYI KAÇIRMAKTIR “Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir. Göz ise maneviyatta kördür.” — Bediüzzaman Said Nursî, Mektubat GÖZLE GÖRÜLEN, GÖRÜLMEYENİ PERDELEYEBİLİR Modern insan, “göze görünmeyeni yok sayan” bir zihniyetle büyüdü. Ne var ki gözle görünmeyen, aslında en hakiki olandır. Zira: Ruh görünmez, ama bedeni ayakta tutar. Aşk görünmez, ama dağları deler. Vicdan görünmez, […]
ALLAH YERİNE İKAME EDİLEN MEÇHUL VE MATRÛD İNANÇ: TANRI > “Biz materyalistler Allah’a inanmadığımız için tanrı derdik… Tanrıyla barıştım.” (Cem Karaca) Bu kısa ama derin itiraf, sadece bir sanatçının kişisel dönüşümünü değil; modern zamanların ruhî krizini, inançla savaşını ve sonunda hakikate meyil edişini yansıtır. ALLAH DEĞİL DE “TANRI” DEMEK NEDEN BİR TERCİH OLDU? “Tanrı” kelimesi […]
ÜÇ İNTİKAM KANCASI: FİKRÎ, HIRSÎ VE HİSSÎ İNTİKAMIN GÖLGESİNDE BİR YÜZYIL Son yüz yıl, İslam dünyası için sadece toprak kayıpları, darbeler ve savaşlar dönemi değil; aynı zamanda bir ruhun kuşatma altına alınışıdır. Modernleşme ve Batılılaşma süsüyle örtülmeye çalışılan bu büyük operasyonun arka planında, çoğu zaman adalet değil intikam duygusu yön verici olmuştur. Ama bu intikam, […]
Fıtratın İzinde: Herkes Özünün Gereğini Yapar İnsan, yaratılışı (fıtratı) ve tabiatı gereği bir yolda yürür. Kur’an-ı Kerim’de, İsra Suresi’nin 84. ayetinde Cenab-ı Hak şöyle buyurur: “De ki: Herkes fıtrat ve mizacına göre amel eder. Fakat kimin daha doğru bir yolda olduğunu en iyi Rabbiniz bilir.” Bu ilahi beyan gösteriyor ki herkesin hayat çizgisi, ruhundaki asli […]
ZÂLİM: ALLAH’IN YERYÜZÜNDEKİ ÂDÂLETİ “Zâlim, yeryüzünde Allah’ın adâletidir. Allah onunla (başkalarından) intikâm alır. Sonra (döner), ondan da intikâmını alır.” (Keşfu’l-Hafâ, 2/64) İnsanlık tarihi, zalimlerin ve mazlumların hikâyesidir. Her çağda zulüm edenler olduğu gibi, onların eliyle imtihan edilen toplumlar da olmuştur. Lakin çoğu zaman unutulan büyük bir hakikat vardır: Zalim, sadece bir fail değil, bazen bir […]
Aile ve Nesil: Dua ile Yoğrulan Bir Miras İnsan, sadece kendisinden ibaret olmayan bir varlıktır. Varlığı; geçmişten gelen bir mirasın taşıyıcısı ve geleceğe doğru akan bir neslin temsilcisidir. Kur’ân-ı Kerîm, bu geniş perspektifi bize özellikle aile ve zürriyet ekseninde sıkça hatırlatır. Zira iman, sadece bireysel bir kurtuluş gayreti değil; aynı zamanda bir neslin inşa sürecidir. […]
BİLGİNİN MERTEBELERİ: MALUMATTAN ŞUURA GİDEN YOL “Her bilen âlim değildir, her anlayan idrak etmiş sayılmaz, her idrak eden de şuurla hareket etmez.” Zamanımızda bilgiye erişim kolaylaştı. Fakat insanın bilgiyle kemâle ermesi, hâl ve davranışlarına yön vermesi ise zorlaştı. Çünkü bilgiyle hikmet, ezberle idrak, düşünmekle muhakeme aynı şey değildir. Bu makalede, zihin dünyamızın mertebelerini anlamaya çalışacağız: […]