İSLAMDA SAVAŞ HUKUKU

İSLAMDA SAVAŞ HUKUKU

İslamda savaş hukuku nedir?


İslam savaş hukuku, İslam’ın barış, adalet ve insan haklarına dayalı bir din olduğunu gösteren bir hukuk dalıdır. İslam savaş hukuku, savaşın ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağını belirleyen kurallar ve ilkeler içerir. İslam savaş hukuku, Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas gibi kaynaklara dayanır. İslam savaş hukuku, savaşın ancak meşru bir sebeple, son çare olarak ve ahlaki normlara uygun bir şekilde yapılmasını emreder. İslam savaş hukuku, savaşta masum insanlara, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, hastalara, esirlere, hayvanlara, bitkilere ve çevreye zarar verilmesini yasaklar. İslam savaş hukuku, savaşta aşırı gitmeyi, hile yapmayı, zulmetmeyi, işkence etmeyi, yalan söylemeyi, hainlik etmeyi, ihanet etmeyi, haksız yere mal yağmalamayı, mabetleri yıkmayı ve barış tekliflerini reddetmeyi haram kılar. İslam savaş hukuku, savaşta adaletli, merhametli, sabırlı, cesur, şefkatli, cömert, dürüst, güvenilir, saygılı ve hoşgörülü olmayı tavsiye eder. İslam savaş hukuku, savaşın sonunda barışın sağlanması, düşmanla uzlaşma, af ve bağışlama, esirleri serbest bırakma, zararları tazmin etme ve insan haklarına saygı gösterme gibi hususları da içerir. İslam savaş hukuku, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in örnek hayatı ve uygulamaları ile şekillenmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), savaşlarda hep meşru savunma yapmış, barışı esas almış, savaşa izin verilen durumlarda bile en yumuşak ve en beliğ ifadeleri kullanmış, savaş esirlerine ve düşmanlara karşı en yüksek ahlakı göstermiştir. İslam savaş hukuku, İslam’ın insanlığa sunduğu en büyük nimetlerden biridir.

@@@@@@@@@

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in savaş uygulamaları nelerdir?

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in savaş uygulamaları, İslam’ın barışçıl, merhametli ve adaletli bir din olduğunu gösteren örneklerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in savaşlarda uyguladığı kurallar şunlardır:

– Savaş, ancak meşru bir sebep, son çare ve Allah’ın izni ile yapılmalıdır. Savaş, zulme karşı durmak, hakkı savunmak, din özgürlüğünü sağlamak, insanları kölelikten kurtarmak gibi amaçlar için yapılabilir. Savaş, kin, intikam, baskı, zorbalık, mal ve toprak elde etmek gibi amaçlar için yapılmamalıdır. (Bkz. Bakara, 2/190-193; Enfal, 8/39-40; Tevbe, 9/12-14; Hac, 22/39-40)
– Savaş, ancak düşmanın saldırısına karşı savunma veya barışı sağlamak için taarruz şeklinde yapılabilir. Savaş, ancak düşmanın savaşa hazır olduğu zaman ve yerde yapılabilir. Savaş, düşmanın barış istemesi, teslim olması veya geri çekilmesi halinde durdurulmalıdır. (Bkz. Bakara, 2/190-191; Enfal, 8/61; Nisa, 4/90-91)
– Savaş, ancak ahlaki kurallara uygun bir şekilde yapılmalıdır. Savaşta, masum insanlara, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, hastalara, esirlere, hayvanlara, bitkilere ve çevreye zarar verilmemelidir. Savaşta, aşırı gitmek, hile yapmak, zulmetmek, işkence etmek, yalan söylemek, hainlik etmek, ihanet etmek, haksız yere mal yağmalamak, mabetleri yıkmak ve barış tekliflerini reddetmek yasaklanmıştır. Savaşta, adaletli, merhametli, sabırlı, cesur, şefkatli, cömert, dürüst, güvenilir, saygılı ve hoşgörülü olunmalıdır. (Bkz. [Peygamber Efendimizin Savaş Kuralları](^2^); Müslim, Cihâd, 3; Ahmed, V, 352, 358; Buhârî, Cihâd, 148; Müslim, Cihâd, 24, 25)
– Savaşın sonunda, barışın sağlanması, düşmanla uzlaşma, af ve bağışlama, esirleri serbest bırakma, zararları tazmin etme ve insan haklarına saygı gösterme gibi hususlar da gözetilmelidir. Savaşın sonunda, düşmanı küçümsemek, alay etmek, övmek, övünmek, kibirlenmek, gururlanmak, kin tutmak, intikam almak gibi davranışlardan kaçınılmalıdır. Savaşın sonunda, Allah’a şükretmek, O’ndan bağışlanma dilemek, şehitleri anmak, yaralılara yardım etmek, ölülere saygı göstermek gibi davranışlar yapılmalıdır. (Bkz. Enfal, 8/70-71; Muhammed, 47/4; Feth, 48/1-5; Tevbe, 9/100; Nisa, 4/94; Enfal, 8/46-47; Ali İmran, 3/159; Nisa, 4/103; Bakara, 2/286; Tevbe, 9/111; Nisa, 4/74)

Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in savaş uygulamaları, onun örnek hayatı ve uygulamaları ile şekillenmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), savaşlarda hep meşru savunma yapmış, barışı esas almış, savaşa izin verilen durumlarda bile en yumuşak ve en beliğ ifadeleri kullanmış, savaş esirlerine ve düşmanlara karşı en yüksek ahlakı göstermiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in savaş uygulamaları, İslam’ın insanlığa sunduğu en büyük nimetlerden biridir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 23.11.2023
(1) Peygamber Efendimizin Savaş Kuralları | İslam ve İhsan. https://www.islamveihsan.com/peygamber-efendimizin-savas-kurallari.html.
(2) Hz.Muhammed (s.a.v.) Efendimizin savaşları ve nedenleri – Fetvalar. https://www.fetvalar.com/sorularla-cevabi-2642.html.

@@@@@@@@@@@@@

Kuranda savaş hükümleri.

Kuranda savaş hükümleri, İslam’ın barış, adalet ve insan haklarına dayalı bir din olduğunu gösteren bir konudur. Kuranda savaş hükümleri, savaşın ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağını belirleyen kurallar ve ilkeler içerir. Kuranda savaş hükümleri, Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas gibi kaynaklara dayanır. Kuranda savaş hükümleri, savaşın ancak meşru bir sebeple, son çare olarak ve ahlaki normlara uygun bir şekilde yapılmasını emreder. Kuranda savaş hükümleri, savaşta masum insanlara, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, hastalara, esirlere, hayvanlara, bitkilere ve çevreye zarar verilmesini yasaklar. Kuranda savaş hükümleri, savaşta aşırı gitmeyi, hile yapmayı, zulmetmeyi, işkence etmeyi, yalan söylemeyi, hainlik etmek, ihanet etmek, haksız yere mal yağmalamayı, mabetleri yıkmayı ve barış tekliflerini reddetmeyi haram kılar. Kuranda savaş hükümleri, savaşta adaletli, merhametli, sabırlı, cesur, şefkatli, cömert, dürüst, güvenilir, saygılı ve hoşgörülü olmayı tavsiye eder. Kuranda savaş hükümleri, savaşın sonunda barışın sağlanması, düşmanla uzlaşma, af ve bağışlama, esirleri serbest bırakma, zararları tazmin etme ve insan haklarına saygı gösterme gibi hususları da içerir. Kuranda savaş hükümleri, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in örnek hayatı ve uygulamaları ile şekillenmiştir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), savaşlarda hep meşru savunma yapmış, barışı esas almış, savaşa izin verilen durumlarda bile en yumuşak ve en beliğ ifadeleri kullanmış, savaş esirlerine ve düşmanlara karşı en yüksek ahlakı göstermiştir. Kuranda savaş hükümleri, İslam’ın insanlığa sunduğu en büyük nimetlerden biridir.

Kaynak: Bing ile konuşma, 23.11.2023
(1) Kur’an’da Özsavunma (Savaş) Ayetleri Haritası – R. İhsan Eliaçık. https://ihsaneliacik.com/kuranda-ozsavunma-savas-ayetleri-haritasi/.
(2) Kur’an’da savaş hukukuyla ilgili ne gibi esaslar vardır?. https://sorularlaislamiyet.com/kuranda-savas-hukukuyla-ilgili-ne-gibi-esaslar-vardir.
(3) MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi » Makale » Kuran’da … – DergiPark. https://dergipark.org.tr/tr/pub/mjss/issue/40511/485620.
(4) MANAS Sosyal Araştırmalar Dergisi » Makale » Kuran’da … – DergiPark. https://bing.com/search?q=Kuranda+sava%c5%9f+h%c3%bck%c3%bcmleri.

@@@@@@@@@@

İslam savaş hukuku hangi kaynaklara dayanır?

İslam savaş hukuku, Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas gibi kaynaklara dayanır. Kur’an, Allah’ın insanlara indirdiği son ve en doğru kitaptır. Kur’an, savaşın ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağını belirleyen pek çok ayet içerir. Kur’an, savaşın ancak meşru bir sebeple, son çare olarak ve ahlaki normlara uygun bir şekilde yapılmasını emreder. Kur’an, savaşta masum insanlara, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, hastalara, esirlere, hayvanlara, bitkilere ve çevreye zarar verilmesini yasaklar. Kur’an, savaşta aşırı gitmeyi, hile yapmayı, zulmetmeyi, işkence etmeyi, yalan söylemeyi, hainlik etmek, ihanet etmek, haksız yere mal yağmalamayı, mabetleri yıkmayı ve barış tekliflerini reddetmeyi haram kılar. Kur’an, savaşta adaletli, merhametli, sabırlı, cesur, şefkatli, cömert, dürüst, güvenilir, saygılı ve hoşgörülü olmayı tavsiye eder. Kur’an, savaşın sonunda barışın sağlanması, düşmanla uzlaşma, af ve bağışlama, esirleri serbest bırakma, zararları tazmin etme ve insan haklarına saygı gösterme gibi hususları da içerir. (Bkz. Bakara, 2/190-193; Enfal, 8/39-40; Tevbe, 9/12-14; Hac, 22/39-40; Enfal, 8/61; Nisa, 4/90-91; Bakara, 2/190-191; Enfal, 8/70-71; Muhammed, 47/4; Feth, 48/1-5; Tevbe, 9/100; Nisa, 4/94; Enfal, 8/46-47; Ali İmran, 3/159; Nisa, 4/103; Bakara, 2/286; Tevbe, 9/111; Nisa, 4/74)

Sünnet, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in söz, fiil ve takrirleridir. Sünnet, Kur’an’ın açıklaması, yorumu ve uygulamasıdır. Sünnet, savaşın ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağını belirleyen pek çok hadis içerir. Sünnet, Kur’an’ın savaş hükümlerini detaylandırır, örneklendirir ve açıklar. Sünnet, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in savaşlarda uyguladığı kuralları ve ilkeleri gösterir. Sünnet, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in savaşlarda hep meşru savunma yaptığını, barışı esas aldığını, savaşa izin verilen durumlarda bile en yumuşak ve en beliğ ifadeleri kullandığını, savaş esirlerine ve düşmanlara karşı en yüksek ahlakı gösterdiğini anlatır. (Bkz. [Peygamber Efendimizin Savaş Kuralları]; Müslim, Cihâd, 3; Ahmed, V, 352, 358; Buhârî, Cihâd, 148; Müslim, Cihâd, 24, 25)

İcma, İslam alimlerinin bir konuda görüş birliği etmesidir. İcma, Kur’an ve Sünnet’in açık olmayan veya yeni ortaya çıkan konularda yorumlanmasıdır. İcma, savaşın ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağını belirleyen pek çok görüş birliği içerir. İcma, Kur’an ve Sünnet’in savaş hükümlerini açıklar, günceller ve genişletir. İcma, İslam alimlerinin savaşlarda uyguladıkları kuralları ve ilkeleri gösterir. İcma, İslam alimlerinin savaşlarda hep meşru savunma yaptıklarını, barışı esas aldıklarını, savaşa izin verilen durumlarda bile en yumuşak ve en beliğ ifadeleri kullandıklarını, savaş esirlerine ve düşmanlara karşı en yüksek ahlakı gösterdiklerini anlatır. (Bkz. [İslam Alimlerinin Savaş Hükümleri]; [İslam Alimlerinin Savaş Uygulamaları])

Kıyas, bir konuda Kur’an, Sünnet ve İcma’da açık bir hüküm olmadığında, benzer bir konuda var olan hükmün delil olarak kullanılmasıdır. Kıyas, Kur’an, Sünnet ve İcma’nın açık olmayan veya yeni ortaya çıkan konularda yorumlanmasıdır. Kıyas, savaşın ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağını belirleyen pek çok hüküm içerir. Kıyas, Kur’an, Sünnet ve İcma’nın savaş hükümlerini açıklar, günceller ve genişletir. Kıyas, İslam alimlerinin savaşlarda uyguladıkları kuralları ve ilkeleri gösterir. Kıyas, İslam alimlerinin savaşlarda hep meşru savunma yaptıklarını, barışı esas aldıklarını, savaşa izin verilen durumlarda bile en yumuşak ve en beliğ ifadeleri kullandıklarını, savaş esirlerine ve düşmanlara karşı en yüksek ahlakı gösterdiklerini anlatır. (Bkz. [İslam Alimlerinin Savaş Hükümleri]; [İslam Alimlerinin Savaş Uygulamaları])

İslam savaş hukuku, Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas gibi kaynaklara dayanarak, savaşın ne zaman, nasıl ve kimlerle yapılacağını belirleyen kurallar ve ilkeler içerir. İslam savaş hukuku, savaşın ancak meşru bir sebeple, son çare olarak ve ahlaki normlara uygun bir şekilde yapılmasını emreder. İslam savaş hukuku, savaşta masum insanlara, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, hastalara, esirlere, hayvanlara, bitkilere ve çevreye zarar verilmesini yasaklar. İslam savaş hukuku, savaşta aşırı gitmeyi, hile yapmayı, zulmetmeyi, işkence etmeyi, yalan söylemeyi, hainlik etmek, ihanet etmek, haksız yere mal yağmalamayı, mabetleri yıkmayı ve barış tekliflerini reddetmeyi haram kılar. İslam savaş hukuku, savaşta adaletli, merhametli, sabırlı, cesur, şefkatli, cömert, dürüst, güvenilir, saygılı ve hoşgörülü olmayı tavsiye eder. İslam savaş hukuku, savaşın sonunda barışın sağlanması, düşmanla uzlaşma, af ve bağışlama, esirleri serbest bırakma, zararları tazmin etme ve insan haklarına saygı gösterme gibi hususları da içerir.

@@@@@@@@@@

Savaşın ne zaman meşru olduğu hakkında bilgi alabilir miyim?

Savaşın ne zaman meşru olduğu, yani haklı ve dinen uygun olduğu, İslam savaş hukukunun belirlediği kurallar ve ilkelerle anlaşılabilir. İslam savaş hukuku, Kur’an, Sünnet, İcma ve Kıyas gibi kaynaklara dayanır. Bu kaynaklar, savaşın ancak meşru bir sebeple, son çare olarak ve ahlaki normlara uygun bir şekilde yapılmasını emreder. Meşru sebepler arasında, zulme karşı durmak, hakkı savunmak, din özgürlüğünü sağlamak, insanları kölelikten kurtarmak gibi amaçlar sayılabilir. Savaş, kin, intikam, baskı, zorbalık, mal ve toprak elde etmek gibi amaçlar için yapılmamalıdır. Savaş, ancak düşmanın saldırısına karşı savunma veya barışı sağlamak için taarruz şeklinde yapılabilir. Savaş, ancak düşmanın savaşa hazır olduğu zaman ve yerde yapılabilir. Savaş, düşmanın barış istemesi, teslim olması veya geri çekilmesi halinde durdurulmalıdır. Savaş, ancak ahlaki kurallara uygun bir şekilde yapılmalıdır. Savaşta, masum insanlara, kadınlara, çocuklara, yaşlılara, din adamlarına, hastalara, esirlere, hayvanlara, bitkilere ve çevreye zarar verilmemelidir. Savaşta, aşırı gitmek, hile yapmak, zulmetmek, işkence etmek, yalan söylemek, hainlik etmek, ihanet etmek, haksız yere mal yağmalamak, mabetleri yıkmak ve barış tekliflerini reddetmek yasaklanmıştır. Savaşta, adaletli, merhametli, sabırlı, cesur, şefkatli, cömert, dürüst, güvenilir, saygılı ve hoşgörülü olunmalıdır. Savaşın sonunda, barışın sağlanması, düşmanla uzlaşma, af ve bağışlama, esirleri serbest bırakma, zararları tazmin etme ve insan haklarına saygı gösterme gibi hususlar da gözetilmelidir.

@@@@@@@@@@

Savaşın sonunda barış nasıl sağlanır?

Savaşın sonunda barış nasıl sağlanır, çok önemli ve karmaşık bir sorudur. Savaş, insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biridir. Savaş, milyonlarca insanın ölümüne, yaralanmasına, göç etmesine, açlık ve sefalet çekmesine, kültürel ve tarihi mirasların yok olmasına, ekonomik ve sosyal krizlere, çevre kirliliğine ve insan haklarının ihlaline neden olur. Savaş, aynı zamanda, uluslararası ilişkilerde güven, işbirliği ve diyalogun kaybolmasına, düşmanlık, kin ve intikam duygularının artmasına, bölgesel ve küresel istikrarsızlığa yol açar. Bu nedenle, savaşın sonunda barışın sağlanması, hem savaşan taraflar hem de dünya için hayati bir önem taşır.

Savaşın sonunda barışın sağlanması için, savaşın nedenlerinin, sonuçlarının ve etkilerinin iyi analiz edilmesi, savaşın kaybeden ve kazanan taraflarının belirlenmesi, savaşın sona ermesi için ateşkes ve barış antlaşmalarının imzalanması, savaşın yarattığı zararların tazmin edilmesi, savaşın mağdurlarının haklarının korunması, savaşın sorumlularının yargılanması, savaşın travmalarının tedavi edilmesi, savaşın yıkımlarının onarılması, savaşın bölgesel ve küresel etkilerinin giderilmesi, savaşın tekrarlanmasını önlemek için önleyici ve çözücü mekanizmaların kurulması, savaşın tarafları arasında uzlaşma, af ve bağışlama süreçlerinin başlatılması, savaşın tarafları arasında güven, işbirliği ve diyalogun yeniden kurulması gibi pek çok adım atılması gerekir.

Savaşın sonunda barışın sağlanması, kolay ve hızlı bir süreç değildir. Savaşın sonunda barışın sağlanması, uzun, zorlu ve sabır gerektiren bir süreçtir. Savaşın sonunda barışın sağlanması, savaşın taraflarının yanı sıra, uluslararası toplumun da katkısı ve desteği ile mümkün olabilir. Savaşın sonunda barışın sağlanması, sadece savaşın bitirilmesi değil, aynı zamanda savaşın nedenlerinin ortadan kaldırılması, savaşın sonuçlarının telafi edilmesi, savaşın etkilerinin iyileştirilmesi ve savaşın tekrarlanmasının engellenmesi anlamına gelir.

Savaşın sonunda barışın sağlanması, insanlık için en büyük hedeflerden biridir. Savaşın sonunda barışın sağlanması, insanlığın ortak değerleri, çıkarları ve sorumlulukları gereğidir. Savaşın sonunda barışın sağlanması, insanlığın geleceği, refahı ve mutluluğu için şarttır. Savaşın sonunda barışın sağlanması, insanlığın en büyük umudu, dileği ve duasıdır.

@@@@@@@@@@

 

Loading

No ResponsesKasım 23rd, 2023