HAÇLI MUHİPLER CEMİYETİ

HAÇLI MUHİPLER CEMİYETİ

Filipinlerde uzun süre kalan bir arkadaş oranın yüz yıl önce yüzde doksanının Müslüman, yüzde onunun Hristiyan olduğunu söylerken, bugün bu durum tersine dönmüş ve yüzde doksanı Hristiyan ve yüzde onunun Müslüman olduğunu söylemişti.

70-80 yaşındaki adamların dahi kurban ve kurban etinin ne olduğundan haberlerinin olmadığını söylemişti.

İslam ülkeleri misyonerlerin vaad ve tehditleriyle ve de küçücük bir köye kocaman bir kilise yaparak oraya hakim olmuşlardır.

-“2. Dünya Savaşı sonrasında Türkiye-ABD ilişkileri açısından sembolik öneme sahip Missouri zırhlısı 1946 Nisan’ında İstanbul’a geldiğinde coşkulu törenlerle karşılanır. Basın da bu coşkudan geri kalmayan tezahüratlar eşliğinde buyur eder gemiyi. Ahmet Şükrü Esmer için bu ziyaret “bir dostluk tezahürü” iken, Abidin Daver “Amerika, Ortadoğu’nun koruyucusudur” diye yazar.”[1]

İngiliz muhibler cemiyetinden, Abd muhipler cemiyetine geçilmiştir.

Şimdi ise inen perdenin arkasındaki vahşet ve dehşet görüntüsü sırıtıyor.[2]

-“ İnönü’nün, manda ve himayeyi kesinlikle reddeden, milli sınırlar içinde vatanının bütünlüğünü esas alan kararın açıklandığı Erzurum Kongresi’nden (23 Temmuz-7 Ağustos 1919) sonra Kazım Karabekir’e gönderdiği “Bütün memleketi parçalamadan Amerika’nın murakabesine tevdi etmek yaşayabilmek için yegane ehven çare gibidir…” ifadelerinin olduğu mektup hem Falih Rıfkı Atay’ın “Çankaya” adlı eserinde hem de Kazım Karabekir’in “İstiklal Harbimiz” adlı eserinde yer alıyor.[3]

-Dünden bugüne tarih hiç değişmemiş. Oyun hep aynı oyun. Terane aynı terane.

-“ Şair ve kaymakam Eşref aynı zamanda sözünü budaktan sakınmayan bir hiciv ustasıydı. İçkiye düşkünlüğü ve devlet adamlarına yazdığı hicviyeler nedeniyle hayatı zorluklar içinde geçti. Sultan II. Abdülhamid ve istibdat aleyhine giriştiği şiddetli mücadele onu yoldan saptırdı, yurtdışına firara sürükledi. En nihayetinde İngiltere Kralı’na yazdığı mektup ihanetini uluslararası arenada da tescilliyordu.”[4]

-Bu topraklar bizimde, ya üstündekiler?

Yunanı denize mi döktük yoksa toprağa mı gömdük?

-“ 1921 sonlarında İzmir’in Türk bölgesinde Yunanlar tarafından İzmir’i Rumlaştırmak için getirilen Rum göçmenlerin iskân işiyle de uğraştığı bilinir.”[5]

-Bu memlekette 1980-den sonraki solcular gibi, yüz yıl öncesinde misyonerlerde Atatürk adını kullanarak her türlü misyonerliği yapmışlardır. Mesela;

-“ misyonerler Muhit dergisini Kemalizmin yayın organı göstererek Türk milletini İslamdan uzaklaştırıp Batılı hayat tarzının ve Hıristiyanlığın fikrî yapıtaşlarını bu topraklara serpmek amacıyla yaklaşık 5 yıl boyunca sıkı bir yayın faaliyeti sürdürmüş, deyiş yerindeyse bu uğurda kesenin ağzını sonuna kadar açmışlardı.”[6]

1863’te İstanbul’da Bebek sırtlarında kurulmuş olan Robert Kolej kısa sürede misyonerlik faaliyetlerinin
merkez üssü haline geldi. 1971’den bugüne eğitimin devam ettiği Arnavutköy’deki kampüs varlığını sürdürmektedir.

– “TUNÇ SOYER OSMANLI DEVLETİ İLE NE SÖYLEDİ?

TUNÇ SOYER İzmir’in düşman işgalinden kurtuluşunun 100’üncü yıl dönümü etkinliklerinde; işgalci Yunanistan’a tek kelime etmezken, Osmanlı’yı suçladı.

“100 yıl önceydi bu toprakları yönetenler gaflet, delalet ve hatta hıyanet içindeydi.” diyen Soyer, “Gençleri, kadınları, çocukları, geleceği hiç düşünmediler. Sadece saraylarındaki saltanatı korumak için bütün bir milleti ateşe attılar. İnsanlık onurumuzu, bağımsızlık tutkumuzu ve yaşam hakkımızı ayaklar altına aldılar ve teslim oldular.” ifadelerini kullandı.

Tamda Yunanlıların her vesile ile bize yüzlerce defa saldırmasına ragmen.

Maalesef yüz yıldır kutlamalarda uygulanan aynı terane ve hastalıkları yaşadık.

-“Osmanlı ülkesinde “fitnenin ve terakkinin” merkezi olarak değerlendirilen Amerikalı misyonerler49 Anadolu’daki Ermeni isyanlarında tahrikçilik ve teşvikçilik yaparak hem kendi inançlarını yaymışlar, hem de kendilerini himaye eden İngiltere’ye olan borçlarını ödemişlerdi. 1894’te Sason’da çıkan50 ve ardından Anadolu’ya yayılan Ermeni isyanları hakkında çoğu Türkiye’de vazife yapan Amerikalı misyoner papazlar tarafından çok sayıda kitap yazılmıştı. Propagandaya yönelik olarak benzer üsluplarla kaleme alınan bu kitaplar doğrudan doğruya İslâm’ı, Kur’an-ı Kerim’i, Hz. Muhammed’i (sas), Türkleri, Sultan II. Abdülhamid’in şahsiyetini ve politikalarını hedef almıştı.
Bu kitaplardan ilki, 1895’te Frederick D. Greene tarafından Gladstone’a ithaf edilen The Armenian Crisis in Turkey – The Massacre of 1894, Its Antecedents and Significance (Ermeni Krizi ve Türk Yönetimi, 1894 Katliamı, Oluşumu ve Önemi) adıyla New York ve Londra’da aynı zamanda yayınlandı.51 “Memalik-i Şahane’de Ermeni Buhranı ve 1894 Kıtaliyle Vuku’at-ı Mütekaddimesi ve Tafsilatı” adıyla Osmanlı belgelerine de yansıyan, Osmanlı yönetimi tarafından hemen yasaklanan ve tekzip edilen bu kitap, Sason isyanı hakkında Batı kamuoyunu yönlendiren ve kışkırtan, Haçlı seferi benzeri savaş çağrıları yapan 180 sayfalık bir propaganda broşürü idi.52 “Anadolu’daki halkın (Ermenilerin) bu isyanlarının insanlık adına acil müdahale için bir fırsat olarak kullanılması gerektiği” ileri sürülüyordu.”[7]

-” Amerikan misyonerlerinin Osmanlı topraklarındaki ilk faaliyetleri 19. yüzyılın başlarına tekabül eder. İmparatorluk sınırları içinde ilk Amerikan okulu ise 1824’te Beyrut’ta kuruldu. 1910’a gelindiğinde bu okulların sayısı 500’ü geçmiş ve yaklaşık 30 bin öğrenciye eğitim verilmişti. Bu kitlesel eğitimin bölgeye etkisi epeyce düşündürücüydü. Kolejlerin en tehlikeli yönü, imparatorluk topraklarında milliyetçiliği tetiklemeleri olmuştu. İlk Amerikan kolejine ev sahipliği yapan Lübnan aynı zamanda Arap milliyetçiliğinin yeşerdiği yerdi. Araştırmalar göstermektedir ki Osmanlı topraklarındaki Ermeni isyanlarıyla bu okullar arasında ciddi bağlantılar mevcuttu. Hatta bazı okullar Ermeni çetelerine silah ve mühimmat yardımı bile yapmıştır. Yine bu süreçte bölgedeki mezhebî gerilimler de epeyce artmıştı.

Misyoner okullarının bu şaibeli faaliyetleri tabii olarak rahatsızlık uyandırmış ve bazı itirazlara yol açmıştı. Bu yüzden ABD misyoner örgütlerini büyük oranda sahadan çekecek ve 19. asrın sonlarında onların yerini büyük şirketler tarafından kurulan vakıflar alacaktı. Bu değişime öncülük eden Carnegie, Ford ve Rockefeller vakıflarının başarıları yeni bir çığır açtı ve 20. yüzyılda ABD’de benzer amaçlara hizmet eden 40 binden fazla vakıf  kuruldu. Bunların bir kısmı ulusal düzeydeki faaliyetlerle yetinirken, bazıları küresel hayır kurumlarına dönüştü.

Şurası bir gerçekti ki bu süreçte hem ABD hükümetlerinin, hem de Rockefeller ve Ford vakıflarının yaptığı yardımlar Türkiye’nin rahat bir nefes almasını sağlamıştı. Peki, milyonlarca dolarlık bu yardımlar için Türkiye kime minnet duymalıydı? Dünyayı ahtapot gibi saran Amerikan emperyalizmine mi, yoksa sosyalist-komünist komşusu Sovyetler Birliği’ne mi?

… “Rockefeller ve Ford Vakıflarının Yatırımları Amerikan Küresel Hakimiyetinin Yolunu Açtı ve Türk Toplumuna Yeni Bir Şekil Vermeyi Amaçladı.

Amerikan okullarının açılması talebiyle gerilmeye başlayan Türkiye-ABD ilişkileri 1928’de Bursa Amerikan Kız Koleji’nde okuyan üç Türk öğrencinin Hıristiyan olmasıyla ciddi bir krize dönüşmüştü. Buna rağmen Cumhuriyetin kurucu kadroları Rockefeller Vakfının faaliyetlerine müsaade ettiler.
Dahası, Mustafa Kemal manevi kızlarını İstanbul’daki Amerikan kolejlerine göndermekte bir beis görmedi.
[8]

-Yüz yıl önceki hesaplaşma ve ona çanak tutan devlet ricali.
Suriye’den memleketimize gelen, daha doğrusu getirilen 50 Ermeni vatandaşı ve ona hamilik edenlerin ve alet olanların mücadelesi.[9]
PKK meselesi de Ermeni – Müslüman Türk meselesidir.[10]

MEHMET ÖZÇELİK

11-09-2022

[1] Derin Tarih. Nisan. 2021.Sh.68.

[2] https://tesbitler.com/index.php?s=ABD

https://tesbitler.com/index.php?s=M%C4%B0SYONER

[3] https://m.haber7.com/kultur/haber/3258322-sivas-kongresi-oncesi-ismet-inonuden-amerikan-mandasi-talebi

[4] Derin Tarih. Nisan. 2021.Sh.90,95.

[5] Derin Tarih- Kasım. 2018. Sh.20.

[6] Derin Tarih- Kasım. 2018. Sh.23,39.

[7] Derin Tarih- Temmuz. 2021. Sh.32.

[8] Derin Tarih- Mart. 2021. Sh.26,32-34,72.

[9]https://www.facebook.com/100008346600781/posts/pfbid0yK3q2HkMfE3YnhdAufDQXfdPMq8DTxFTF96KmS8JQUi66u1oRujnv5p3nunFeQvAl/

[10]https://www.facebook.com/100003042544804/posts/pfbid0KfW7E9aTqVtuAqmmUe7vn9pMkQgttkzxrS1eAMwXh5t3BgNH3oXQYB8kVipQFXsjl/

No ResponsesEylül 11th, 2022