ÇAP MESELESİ

ÇAP MESELESİ

Mümin bir delikten iki kere ısırılmaz. Eğer bir insan gerçekten iki kere hatta üç dört kere ısırılıyorsa, o kendisini bir sorgulasın.

Gerçekten kim ne kadar samimi veya ne kadar dürüst?

Çapı ne kadar?

Yalan mı konuşuyor, aldatarak iş mi görüyor?
Yüzyıllık bozuk zihniyet bu milleti çok aldattı. Şimdiye kadar hep münafıkane davrandı.

Artık gizlemiyor. Şimdi açıkça gidiyor ve aynı şekilde cephe alarak ve yalanlarla, dolanlarla, tamamen hileler ve samimiyetsizlikle de yine aynı şekilde kandırma yoluna gidiyor. Oysa Ayinesi iştir kişinin, kim ne yaptı ki ne yapacak?

Kırk yıllık kani olur mu yani.

Siyasetin çirkin yüzü.

Hep zaafımızdan ve ihtilafımızdan istifade edildi.

Timsah göz yaşları.
Timsah avını yedikten sonra, gözyaşı dökermiş.
Menderes’i asıp, Özal’ı zehirleyenler kabri başında gözyaşı döküyorlar.

Tevbe edemez mi?
Vazgeçmiş olamaz mı?
O Tevbe edenin samimiyet ve ciddiyetiyle alakalı.
Bir saat sonra tevbesini bozandan bir ümit bekleyenin kendisi tevbeye devam etsin, ciddi ve samimi olarak.
Milyonların hakkını ve hukukunu çiğneyenin ve de aynı hukuksuzluğa devam edip haksızları ve haksız ve hukuksuzlukları destekleyenin psikolojik desteğe ihtiyacı vardır.

-“Bize hep yalan söylediler ve biz inandıkça daha çok söylediler. MalcolmX .

*************  

Yüz yıldır Türkiye’de hala kendisini aşamamış birçok insan var.Deli gömleğinin içerisinde dönüp durmaktadır.Kısır döngü.Gövdesi burada, zihniyet hala yüz yıl öncesinde takılı kalmış.Bozuk plak gibi.Hep aynı şarkı, şeyy yani aynı terane.Anlat anlat anlamaz, kaynat kaynat kaynamaz.Az gitti, uz gitti, dere tepe düz gitti.Bir arpa boyu yol gitti.Kellim kellim, la yenfa’.Anlat anlat fayda etmez.

***********  

Türkiye’deki siyasi cehalet aslında cehalet asrındaki cehalete eş cehalettir.

O gün puta tapanlar bunun sebebinin; atalarından böyle görüp, devam ettirdiklerini söylüyorlardı.

Şimdi de aynı şekilde, neden falan partiye veriyorsunuz, falan yanlışı neden devam ettiriyorsunuz denildiğinde; hiçbir meşru sebep ve başarı örneği gösteremeden bunların da aynı şekilde; Biz atadan böyle gördük, ondan beri aynı şekilde bunu devam ettirmekteyiz, zihniyeti aynı zihniyettir.

Zaman değişse de cehalet asla değişmemektedir. İnsanların cehaleti de aynen devam etmektedir.

************ 

Bediüzzaman 100 yıl önceki tesbitinde doğunun üç hastalığından bahsetmişti. Bunlar; Zaruret, ihtilaf ve cehalettir.

Zaruret yani fakirlik. Bugün çok iyi imkanlar içerisinde bulunurken ancak bir şükürsüzlük durumu devam etmektedir.

İhtilaf az da olsa sürmekte ve o kadar üniversite ve eğitim kurumları ve iletişime rağmen cehalet hala devam etmektedir. 

Pkk doğunun bu cehaletinden istifade etmektedir.

-Evet her şey artık gün yüzüne çıktı.
Ancak basiretsiz olanların hala bunu görmeyip, onlarla beraber hareket etmesi ve de yüz yıl önceki oynanan aynı oyun gibi gözünü kör ettiği Erdoğan düşmanlığından dolayı aynı safta hareket etmeleri affedilecek ve izah edilecek bir durum değildir.
Lut kavmindeki lgbt-liler ile, onlara destekte bulunan Lut’un karısının arasındaki fark nedir?
Neticede her ikisi de helak olmuştur.
Bugünkü lgbt-liler ile, onlarla beraber hareket edip destek olan, en azından ses çıkarmayanlar arasındaki fark nedir?
Zira Lut’un kavminde 33 lgbt-li var iken, rivayete göre 70 binde teheccüt namazı kılan vardı.
Ancak bu sessizlikleri ve gündüz onlarla beraber arkadaşlıklarını sürdürüp sessiz kalmaları onları helak olmaktan kurtarmadı.
Zamanımızda ve memleketimizde de aynı durum yaşanıyor.
Bunda durum böyle olduğu gibi, bugün PKK’ya destek olanların hali de böyledir. Zira onlar zulme ortak olmakta, küfrün yanında durmaktadır.
Bu bir hükümdür; küfre rıza küfürdür, zulme rıza zulümdür.
PKK’ya doğrudan veya dolaylı, maddi veya manevi, fikren veya bedenen ortak ve taraftar olan zulmetmiş ve küfre düşmüştür.
Bunun sayısı altı milyon değil, altı milyar da olsa farketmez.
Ve bunu meşru görüp basite alan kişide, en az tabirle basitlik etmiş olur.
Katille, katile her ne suretle olursa olsun, yardım ve yataklıkta bulunan kişi, aynı cürmü işlemiş olur.
Tıpkı Yunan ve Yunanlı olmak ile, Türkiye’nin karşısında, Türkiye’ye karşı olmak arasında bir farkın olmaması gibi.
Maalesef, Erdoğan düşmanlığı, insanların gözünü kör etmiş, hainlerle ortak etmiş, vatan topraklarını düşmana bile peşkeş çekmiştir.
Hiç bir devirde bu kadar aleni ve açıkça ihanet ve cehalet içinde olunmadı.
Düşmanlıklar bu kadar net görülmedi.
Üç yüz yıllık kriptolar ortaya döküldü.

-Hıyanet ve ihanet hiç bu kadar açık ve net ortaya konulmamıştı.
Hep münafıkane, münafıkça ve iki yüzlü tavırlar sergilenmişti.
Bu da münafık yapının çökmesi, maskelerin düşmesi, mızrakların çuvala sığmaması, hep aynı yalanları söyleyip artık söyleyecek ve söylenecek yalanların kalmaması, yalancının mumunun yatsıya kalmadan sönmesi gibi sebeplerle artık düşmanlık ve oyunlar açıkça ortaya konulmakta, gerçek niyet gizlenmemektedir.
Yüz yıllık kumdan yalan kalesi çöktü. Çökmeye de mahkumdu.

MEHMET ÖZÇELİK

20-09-2022

 

 

 

 

No ResponsesEylül 20th, 2022