ASIRLIK HEYECAN
ASIRLIK HEYECAN
Mevcut bilgilere göre PKK’da silahsızlanma/çekilme ve yeni bir “barış/çatışmasızlık” süreci fiilen ilerliyor; bu süreç bölgesel jeopolitik dengelerden, özellikle İsrail–İran gerilimi ve ABD’nin bölgesel politikalarıyla doğrudan etkilenebilir. İsrail veya ABD’nin doğrudan ve tek başına “süreci sabote etme” niyeti/kararı olduğunu kesinleştirebilecek açık bir delil yok; ama hem niyet hem de kapasite açısından bu aktörlerin—dolaylı yollardan ve bölgesel dengelere göre—süreci zorlayabilecek veya sarsabilecek araçlara sahip oldukları açık.
Mümkün olabilecek senaryoları, dayanakları ve hangi göstergelere dikkat edilmesi gerektiğini ihtiva eden bir hatırlama.
Neden Önemli?
2025 sonu itibarıyla PKK cephesinde silahsızlanma/çekilme işaretleri, Ankara’da yeni bir “yeni safha” söylemi ve Meclis içi adımlar görülüyor; bu, Türkiye için tarihsel bir dönemeçtir. Bölgede aynı zamanda İsrail–İran gerilimi ve büyük güç rekabetinin yoğunlaşması var — bu ikili açı, iç barış süreçlerini dış müdahalelere açık hâle getirir.
Dayanaklar
• PKK’nın silahsızlanma ve örgütsel dönüşüm tercihine dair haberler ve uluslararası teyitler — PKK cephesinden ve büyük ajanslardan gelen bildirimler sürecin gerçek olduğunu gösteriyor.
• Türkiye yönetiminin “yeni safha” ilanı ve Meclis/komisyon adımları — iktidar seviyesinde operasyonel ve hukuki hazırlık yapıldığını gösterir.
• Bölgesel güvenlik baskıları: İsrail–İran çatışmasının Türkiye’deki barış çabalarını dolaylı etkileme riski ve farklı analiz yazıları bu riskin gerçekliğini vurguluyor.
• Türk kamuoyu ve bazı siyasetçilerin dış aktörlerin (özellikle İsrail/ABD) süreci sabote edebileceğine dair kaygıları, siyasi zeminde kırılganlık oluşturuyor.
Muhtemel niyet ve kapasite değerlendirmesi
• İSRAİL: Bölgesel istikrar ve İran’a karşı stratejik kaygılar açısından Türkiye’nin PKK ile barışa çevrilmesinin İran veya bölgedeki bazı hedefleri zorlaştıracağını düşünen aktörler olabilir. İsrail’in istihbarat ve bölgesel etki araçları güçlüdür; dolaylı operasyonel taktikler (muhbir ağları, medya-psikolojik operasyonlar, proxy etkileme, bölgesel aktörlerle koordinasyon) üzerinden sürece baskı yapabilir. Ancak doğrudan büyük operasyon yapmanın maliyeti ve diplomatik sonuçları yüksektir.
• ABD: ABD’nin resmi politikası terörle mücadele ve bölgesel istikrar üzerinedir; bir yandan Türkiye ile işbirliğini sürdürür, diğer yandan bölgesel müttefikleri (ör. Kürt gruplar, İran’a karşı ittifak) ile ilişkileri dengelemek zorundadır. ABD’nin “sabotaj”tan ziyade, kendi stratejik çıkarlarına göre süreci şekillendirmeye çalışması, zaman zaman Türkiye’nin tercihleriyle çalışabilir. Diplomasi, istihbarat paylaşımı ve bölgesel koordinasyonla sürece etki edebilir.
Olabilecek sabotaj/aksatma yolları (dolaylı ve doğrudan senaryolar)
• Provokasyonlar ve saldırılar: Barışı bozacak yüksek etkili saldırılar (büyük bombalama, askeri kayıplar) süreci aksatır; bu tür eylemler karanlık aktörlerce sahnelenebilir veya provoke edilebilir.
• Bilgi/siber ve algı operasyonları: Medya dezenformasyonu, sızdırmalar, “güvenilmeyen anlaşma” düşüncesi oluşturma.
• Proxy/yerel aktör manipülasyonu: Bölgedeki silahlı unsurların kışkırtılması; çekilme sürecini baltalayacak küçük grupların desteklenmesi.
• Diplomatik/ekonomik baskı: Bazı dış aktörlerin Türkiye’ye yönelik yaptırım ya da tehdit söylemleriyle süreçten caydırma girişimleri.
Bu yolların hepsi doğrudan “İsrail yaptı/ABD yaptı” şeklinde tekil bir suçlama gerektirmez; çok aktörlü ve zincirleme etkilerle süreç zedelenebilir.
Hangisi daha muhtemel?
• En muhtemel: Dolaylı etki ve baskı — istihbarat, algı operasyonları, bölgesel aktörleri kullanma. Bu, hem maliyet-etki hem de diplomatik risk açısından tercih edilen yoldur.
• Daha az muhtemel: Açık, büyük çaplı doğrudan operasyonlar (ör. bir devletin açık müdahalesi) — bunun sonuçları çok ağır ve iz bırakıcı olur; devletler bunu tercih etmeyebilir.
Hangi göstergelere dikkat edilmeli? (erken uyarı işaretleri)
• Barış sürecini hedef alan yüksek profilli şiddet eylemleri (özellikle şehir içi, askeri konvoylara saldırılar).
• Süreci baltalayacak boyutta belge sızıntıları veya provokatif medya kampanyaları.
• Bölgesel güçler arasında diplomatik gerilim artışı ya da Türkiye aleyhine yapılan koordine açıklamalar.
• PKK içindeki radikal kanatların hareketlenmesi veya çekilme planlarının sabote edildiğine dair saha raporları.
Bu göstergeler görüldüğünde sürecin güvenlik, hukuki ve siyasi boyutlarda acil koruma adımlarıyla güçlendirilmesi gerekir.
Politik, güvenlik ve hukuki öneriler (Türkiye için uygulanabilir tedbirler)
• Şeffaflık ve iletişim: Sürecin şeffaf şekilde, Meclis ve bağımsız denetim mekanizmalarıyla yürütülmesi; böylece dezenformasyonun etkisi azalır.
• Hukuki altyapı: Muhafaza, güvence paketleri ve entegre hukukî düzenlemelerin hızla hazırlanması.
• Uluslararası garantörler ve gözlem: BM, AGİT veya güvenilir üçüncü tarafların teknik gözlem/garanti mekanizmalarına davet; dış etki iddialarını azaltır.
• İstihbarat ve güvenlik koordinasyonu: Saha istihbaratının güçlendirilmesi; provokatif saldırılara karşı önleyici tedbirler.
• Toplumsal barış inşası: Yerel düzeyde barış programları, mağduriyetlerin giderilmesi, ekonomik ve sosyal entegrasyon paketleri.
• Diplomasi hattı: ABD/İsrail/Avrupa ile doğrudan ve yüksek düzeyli dialog — “yeni safha”nın bölgesel istikrarı güçlendireceğini açıkça anlatacak diplomasi.
Sonuç — mantıklı beklenti nedir?
Süreci baltalamaya yönelik dış müdahale riski mevcut; fakat bunun tek bir ülkeye atfedilmesi karmaşık ve çoğu zaman isbatlanması zor bir iştir. Daha gerçekçi ve faydalı yaklaşım, sürecin kırılgan noktalarını güçlendirmek, erken uyarı gösterge sistemi kurmak ve uluslararası garantörlerle ilişki kurmaktır. Böylece hem sahadaki provokasyonlar kırılır hem de “dış güçler sabote ediyor” söyleminin işleyeceği zemin daraltılır.
Kısa politika önerisi (3 maddede)
• Meclis’te şeffaf izleme-komisyonu + bağımsız gözlemci heyet.
• Saha güvenliği için istihbarat ve yerel güvenlik güçlerinin koordineli önlemleri; özel kriz müdahale planı.
• Bölgesel aktörlerle diplomasi; sürecin bölgesel fayda getirdiğini anlatan aktif dış politika kampanyası.
Ancak bütün bu risklerle beraber bugünkü Türkiye eski ve 1993 yılının Türkiyesi değil.
Yılların tecrübesi ve birikimi mevcuttur.
Bak:
https://www.facebook.com/share/p/1AEVjsesZe/
Hazırlayan: Mehmet Özçelik www.tesbitler.com
23/11/2025
![]()

