ARI SU İÇER BAL AKITIR.YILAN SU İÇER ZEHİR AKITIR

ARI SU İÇER BAL AKITIR.YILAN SU İÇER ZEHİR AKITIR

40 yıllık kani olur mu yani.

Anlat anlat anlamaz, kaynat kaynat kaynamaz.

Bizim oğlan bina (Arapça gramer kitabı) okur, döner döner yine okur.

Arı su içer bal akıtır, yılan su içer zehir akıtır.

Katranı kaynatsan olur mu şeker, elbette nalan herif aslına çeker.[1]

-“TBMM Genel Kurulu’nda CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan’ın hadsiz sözleri tartışmaya sebep oldu.

Umut Akdoğan, gündem dışı sözlü alarak Deniz Gezmiş’i savundu.

CHP’li vekil önce, “Deniz Gezmiş ve arkadaşları anayasayı ortadan kaldırdıkları için değil anayasa tam uygulansın dedikleri için idam edildiler.” dedi. Ardından ise haddini aşarak Efendimiz Hazreti Muhammed’in (sav) yaşadığı dönemi ima edip hakaretler savurdu.

Akdoğan, “Ey zalimler ister kaymakam olun ister vali, ister hakim olun ister savcı, ister vekil olun ister bakan, boşa çiğniyorsunuz yalan dünyayı. 1400 senedir yapıyorsunuz bunu. Nesimi’nin derisini yüzerken yaptınız bunu. Hallac-ı Mansur’u asarken yaptınız bunu. Kubilay’ın başını keserken yaptınız bunu.” ifadelerini kullandı.

AK Partili milletvekilleri CHP’li Akdoğan’a sert tepki göstererek, “1400 senedir” sözleriyle ne demek istediğini açıklamasını istedi.

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, “1400 senedir demek bu ülkenin Müslümanlarına çok ciddi iftira ve hakaret etmek demektir.” şeklinde konuştu. AK Partili Usta, Akdoğan’ın özür dilemesini istedi.”[2]

Bu ilk değil, bir de bunu seçenler bunu bilerek ve kendilerini temsil ederek seçtiler.

-” İzmir’de bir nikah töreninde nikah memurunun masada ailenin bir din görevlisine dua okutmasına müdahalesi büyük tepki çekti.

Karşıyaka’da ailelerin evlatlarını evlendirdiği en mutlu gününde nikah masasında bir din görevlisine dua ile başlama istediği nikah memurunun düşmanca tavrıyla kesildi.

MİKROFONU ELİNDEN ALDI.

Görüntülerde nikah başlamadan önce aile din görevlisinden bir dua istiyor ve hocanın mikrofunu eline alıp besmeleye başlamasının ardından nikah memuru kadın anında müdahale ederek mikrofonu alıyor. 

Nikah memurunun “Burada resmî nikah kıyılıyor, dua edemezsiniz. Burası resmi daire, duanızı evinide edin” sözlerinin ardından din görevlisi kişi mikrofunsuz bir şekilde dua etmeye devam ediyor.”[3]

Aslında bu bir memurla sınırlı bir durum değildir.

Balık baştan kokar, sözü boşuna denilmemiştir.

Nitekim bu da doğru çıkmıştır.[4]

Ankebut Suresi- Bismillahirrahmanirrahim.
2.Ayet: İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece «İman ettik» demeleriyle bırakılı vereceklerini mi sandılar?
3.Ayet: Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.
4.Ayet: Yoksa kötülükleri yapanlar bizden kaçabileceklerini mi sandılar? Ne kadar kötü (ne yanlış) hüküm veriyorlar!
5.Ayet: Kim Allah´a kavuşmayı umuyorsa, bilsin ki Allah´ın tayin ettiği o vakit elbet gelecektir. O, her şeyi işiten ve bilendir.
6.Ayet: Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden müstağnîdir. (O´nun hiçbir şeye ihtiyacı yoktur).
7.Ayet: İman edip iyi işler yapanların (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.”

 

MEHMET ÖZÇELİK

8-5-2024

[1] https://tesbitler.com/2024/04/27/bu-kan-o-kan/

https://tesbitler.com/2024/03/25/insanlar-madenler-gibidir/

https://tesbitler.com/2024/03/03/tarihi-hatalar-tekerrur-ediyor/

https://tesbitler.com/2024/02/21/kim-kimi-temsil-ediyor/

[2] https://www.yeniakit.com.tr/haber/chpli-vekilin-efendimizin-sav-yasadigi-doneme-ait-hadsiz-sozleri-tbmmyi-karistirdi-1851207.html

https://www.yeniakit.com.tr/foto-galeri/anmak-icin-siraya-girdiler-ama-bakin-sizin-3-fidan-neler-yapmis-83028

https://tesbitler.com/2024/04/06/adiyaman-ders-verdi-simdi-ders-alma-zamani/

[3] https://video.haber7.com/video-galeri/276157-izmirde-nikah-memurundan-cirkin-hareket-burada-resmi-nikah-kiyiliyor-dua-edemezsiniz

[4] https://www.haber7.com/guncel/haber/3422367-karsiyaka-belediye-baskani-unsaldan-nikahta-duanin-engellenmesine-skandal-yanit

https://www.haber7.com/guncel/haber/3422481-ibb-personeli-icki-servisinde-eyup-sultana-karsi-kadeh-kaldirdilar

https://www.yenisafak.com/gundem/bu-nasil-bir-kin-4619891




MİLLİ EĞİTİMDE YANGIN VAR

MİLLİ EĞİTİMDE YANGIN VAR

Göreve başladığım ilk yıllarda yaptığım okullarda anlatılan evrim safsatası ve bilimsel olmayışını araştırıp anlatmak olmuştur.[1]


Maalesef bu millete yıllarca soyunun, hayvan soyu olduğu anlatılmış, Allah’ın yükseltip yücelttiği bu insanın hayvanlığı kabul ettirilerek alçaltılmış adeta hayvanlaştırılmıştır.
Maalesef bu bizzat milli eğitimin eliyle ve anlatımıyla yapılmıştır.
Bu milli eğitimin ve zihnin işgali değildir de, nedir?
Gerek yeni bir müfredatında yapılmasında, müfredata yeni bir şey ekleyip düzenlemeye gidildiğinde, evrim safsatası dile getirildiğinde hırçın, maneviyattan ve bilimden kopuk, bu milleti temsil etmeyen kimseler tarafından saldırıya uğramaktadır.

-Daha önceleri milli eğitim bakanlığı ile ilgili duyduğum bir haber beni dehşete düşürmüştü.

Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, eğitim sistemindeki bozulmayı, ”1945’e kadar İngiltere’nin sömürgesiydik. 1945’ten sonra ABD’nin sömürgesi olduk. Milli Şef İsmet İnönü 1947 tarihinde yaptığı resmi (Fulbright) anlaşması ile Türk Milli Eğitim sistemini ABD’lilere teslim etti”

Araştırmacı-Yazar Yılmaz Dikbaş ‘Atatürkçüler Yenildi’ isimli kitabında bu anlaşmayı “ABD ile imzalanan ikili anlaşma gereği, sekiz kişiden oluşan bir Eğitim Komisyonu kuruldu. Bu komisyonun adı Fulbright Eğitim Komisyonu idi… Bu Komisyonun görevi, Türk çocuklarının ilk, orta ve lisede okuyacağı derslerin müfredatını yani programlarını belirlemekti. Türk ulusunun geleceği olan gençlerin eğitimi, yarısı Amerikalılardan oluşan bir komisyona bırakılıyordu” şeklinde özetliyor.[2]

-Ve şu anda bunu teyid eden ikinci haber ise bu dehşete işaret ediyordu.

O da Amerikalı bir çiftin ifşaatı. 

“EĞİTİM SİSTEMİNİ ÇÖKERTMEYE GELDİK”

“Alman devleti beni Türkiye’den gelen işçilerin genel koordinatörü yaptı. Resmi bir görev verdi. Bunun üzerine ben Alman devletinin çeşitli toplantılarına, davet edilmeye başladım. Bir resepsiyonda oturduğum masada bir Amerikalı adam vardı. Adam beni ben de adamı tanıyacak gibi oldum. O sırada Amerikalının eşi geldi masaya ve onu hemen tanıdım. Onu tanıyınca eşini de tanıdım ve birbirimize sarıldık. Sohbet ettik. İkisi de emekli olmuşlar ve Almanya’ya yerleşmişlerdi. Ben hep aklımda olan soruyu yönelttim: ‘Ankara’da sizin yanınızda yıllarca çalıştım. Ama o zamanlar cesaret edip de soramadım. Sizin ne iş yaptığınızı hep merak etmişimdir. Siz Ankara’da ne iş yapıyordunuz?’.

Adam dedi ki; ‘Biz o dönemde Türkiye’ye Türk Milli Eğitim politikasını bizim istediğimiz çizgiye getirmek üzere geldik. On yıl içinde tam 9 bin kişi gizli görevle bu iş için geldik. Ne zaman ki; istediğimiz oldu. Yani Türk Milli Eğitimi’ni Amerikan çıkarları çerçevesinde yoluna koyduk. Ondan sonra Amerika’ya döndük.”[3]

MEHMET ÖZÇELİK

8-5-2024

[1] https://tesbitler.com/index.php?s=Evrim

https://www.facebook.com/648922707/posts/pfbid02psDTaKLiKKB3Mw747L2Qqx6CEWEow1BgQQMXTCCM3BsSDoWwq6KzuxtY1WBZQCbEl/?mibextid=Nif5oz

[2] https://tesbitler.com/2017/03/11/bu-milli-egitim-bizim-mi/ 

[3] https://m.yeniakit.com.tr/yazarlar/latif-simsek/amerika-turkiyeye-9-bin-ajan-gonderdi-ve-sistem-nasil-coktu-45312.html

https://tesbitler.com/index.php?s=E%C4%9Fitim+