45-İTTİHAD-I İSLAM

İTTİHAD-I İSLÂM

Bizde bir asırdır. Müslümanla, İslamiyet ile kavgalı olan; hasta, özürlü, problemli bir nesil var. Bu nesil, düne kadar bu insanlar, niye bu Müslümanlar aya gitmiyor diye, bu Müslümanları tenkit ederken, bugün nedense, bu millet aç aç diyerek fakirlik edebiyatı yapan ve ayranı yok içmeye kalkmış uzaya, Mars’a, aya gidiyor diye, gitmesinden dolayı tenkit etmektedir.

Gerçekten kafadan ve kalpten özürlüdür. Bozuk bir nesil. maalesef bir asırdır dinle problemi olan bir nesil ortaya çıkartıldı .

***********  

Büyük idealleri ve hedefleri olan Fatih Sultan Mehmet Küçük yaşından beri adeta gerek yetişmesi ile, gerekse de düşüncesi ile İstanbulu Fethetmeye çalışmaktadır.

Ancak 80 küsür yaşındaki Çandarlı Fatihe engel olmaktadır. Fatih için İstanbulu fetihten önce en önemli olarak yapılacak iş, öndeki ve önündeki manileri ve engelleri kaldırmaktır.

İşte 15 yıl veziriazamlık yapmış olan ve daha sonra idam edilen Çandarlı Halil Paşayı önünden kaldırmasıyla İstanbul’un kapıları açılmış. Müjde gerçekleşmiştir.

-Yine Musa’nın da Yahudi çocuklarını çölde kırk yıl eğitip, engellerin kaldırılıp yeni nesillerin yetişmesi fethin önünü açmıştır.

Hala memleketimizde kendisini aşamayan birçok insan var. Bunlar toplumu Nasıl aşsınlar?

Onun içindir ki de mesele manileri defetmektir.

Türkiye’de yeni yeni manileri defetmekle dışa açılmakta, Ayağa kalkmaktadır.

************

İttihat ve Terakki Mason hakimiyetinde olan bir teşkilattır.

maalesef başında İttihat yani Birlik, sonunda da Terakki yani Yükseliş olan bir parti. fakat masonluğa hizmet eden bir parti.

Bugün ise değişik adlarla aynı zihniyet varlığını devam ettirmektedir.

Dün İttihat ve Terakki’nin hedefe abdülhamid’i devirerek, İslam dünyasıyla bağlantısını koparmak iken, bugün ise Sayın Erdoğan’a bahane ederek İslam dünyasıyla bağının kurulmasını engellemeye çalışmaktadır.

Dün bağlantıyı koparmaya çalışanlar, bugün bağlantıyı engellemeye çalışmaktadırlar. Zira tesbihin imamesi Eğer koparsa taneler etrafa saçılır ve dağılır.

1502 yılında Şah İsmail, safeviler şeyhlikten şahlığa geçmek için Anadolu’yu Şii yapmaya çalışmıştır. Yavuz ise onun önünde en büyük engel olmuştur.

İran 23 defa bu milletle savaşmış, problem çıkartmıştır ve Bugün Amerika İran bahanesiyle bize saldırmakta, iran Türkiyenin güçlenmemesi için pkk-yı engellememektedir.

Adeta abd-nin ortadoğuya saldırmasına iran çanak tutmaktadır.

Bugün de PKK 16 kişiyi şehid ettiği halde hala Onların bir terör örgütü olduğuna inanmamak da, eğer doğruysa diyerekten maalesef şüpheli hareket etmektedir.

Sözde müttefik.. Güya müttefik

Batsın senin böyle müttefikliğin.

*********** 

Ne Hazin bir Tecellidir ki 16 tane şehit veriyoruz. Onların, Şehit verilenlerin hesabı sorulmuyor. Onun karşılığında PKK’lıların nasıl öldürüldüğü, gerçekten o şehitleri onlarınmı öldürdüğü, Bu doğru mu, belki, Acaba, gerçekten PKK mı yaptı diyerekten adeta katil affedilmeye savunmaya çalışılırken, şehit olanlar maalesef göz ardı ediliyor. Ne kadar Hazin bir tecellidir ki hem içeride, hem de dışarıda, hem Amerika belkiler ile, acabalar ile, Acaba gerçekten PKK yaptığımı diyerekten adeta onu temize çıkartmak için her türlü kolaylık gösteriliyor.

O şehitlerin Şehadet’inin üzerini örtmek, perdelemek amacıyla suçu tamamı ile devlete yıkmak hesaplanmaktadır.

Bunca 6 binin üzerinde insanı öldürdüğü, çocuk kadın yaşlı demeden herkesi öldürdüğü halde, hala PKK’yı temize çıkartma yoluna gidilmektedir.

************    

Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”

Doğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; (ve de öldürürler)sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler.”Nuh.26,27.

Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştahasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.”Mektubat, s. 456

************    

Boğaziçi Üniversitesindeki oyun dış destekli ve Üniversite içindeki piyon ortaklığıdır.

*Devletin en üst kademesinden İç İşleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu 15 Temmuzda Abd’nin işin içinde olduğunu dile getirdi.

‘Fetö Abd ile yaptı’ ve Pkk’ya 50 tır silah ne olduğunu ve kimin yanında olduğunu ve bu milleti nasıl yüzüne gülüpte arkadan hançerlediğini göstermiyor mu?

Hani Pkk’yı terörist olarak tanımışlardı?

Yetmedi mi?

Ya Türkiyeden kaçan teröristler nerede barınmakta?

Neden nato darbe yapanları bize iade etmedi?

Hemen cevap vermeye çalışan elçi, bunun nato ortaklığına uygun olmadığını söylerken, nato ortaklarının dünden bugüne darbelerin içinde olduklarını kendilerine çok iyi yakıştırmış olsa gerekler.

-Ne Hazin bir Tecellidir ki 16 tane şehit veriyoruz. Onların, Şehit verilenlerin hesabı sorulmuyor. Onun karşılığında PKK’lıların nasıl öldürüldüğü, gerçekten o şehitleri onlarınmı öldürdüğü, Bu doğru mu, belki, Acaba, gerçekten PKK mı yaptı diyerekten adeta katil affedilmeye savunmaya çalışılırken, şehit olanlar maalesef göz ardı ediliyor. Ne kadar Hazin bir tecellidir ki hem içeride, hem de dışarıda, hem Amerika belkiler ile, acabalar ile, Acaba gerçekten PKK yaptığımı diyerekten adeta onu temize çıkartmak için her türlü kolaylık gösteriliyor.

O şehitlerin Şehadet’inin üzerini örtmek, perdelemek amacıyla suçu tamamı ile devlete yıkmak hesaplanmaktadır.

Bunca 6 binin üzerinde insanı öldürdüğü, çocuk kadın yaşlı demeden herkesi öldürdüğü halde, hala PKK’yı temize çıkartma yoluna gidilmektedir.

************    

Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”

Doğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; (ve de öldürürler)sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler.”Nuh.26,27.

Aç canavara karşı tahabbüb, merhametini değil, iştahasını açar. Hem de diş ve tırnağının kirasını da ister.”Mektubat, s. 456

************    

-Boğaziçi Üniversitesindeki oyun dış destekli ve Üniversite içindeki piyon ortaklığıdır.

-Devletin en üst kademesinden İç İşleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu 15 Temmuzda Abd’nin işin içinde olduğunu dile getirdi.

‘Fetö Abd ile yaptı’ ve Pkk’ya 50 tır silah ne olduğunu ve kimin yanında olduğunu ve bu milleti nasıl yüzüne gülüpte arkadan hançerlediğini göstermiyor mu?

Hani Pkk’yı terörist olarak tanımışlardı?

Yetmedi mi?

Ya Türkiyeden kaçan teröristler nerede barınmakta?

Neden nato darbe yapanları bize iade etmedi?

Hemen cevap vermeye çalışan elçi, bunun nato ortaklığına uygun olmadığını söylerken, nato ortaklarının dünden bugüne darbelerin içinde olduklarını kendilerine çok iyi yakıştırmış olsa gerekler.

**********  

Bu memlekette konuşanlar bir asra yakın süredir ya konuşturulmadı, ya konuşursa bir vesile ile susturuldu.

************  

Eğer deccal gelse ateizm, kominizmden daha dehşetli ne yapılacak ki?

Hatta sadece İslam’a değil, tüm dinlere savaş açmıştı, komünizm ve sosyalizm…

Veya gerek Türkiye de ve gerekse İslam dünyasında değiştirilmemiş, tahrib edilmemiş ne kaldı ki, gelecek olan deccal ve Süfyan onu değiştirmiş olsun?

**********  

Bu memlekette konuşanlar bir asra yakın süredir ya konuşturulmadı, ya konuşursa bir vesile ile susturuldu.

************  

Eğer deccal gelse ateizm, kominizmden daha dehşetli ne yapılacak ki?

Hatta sadece İslam’a değil, tüm dinlere savaş açmıştı, komünizm ve sosyalizm…

Veya gerek Türkiye de ve gerekse İslam dünyasında değiştirilmemiş, tahrib edilmemiş ne kaldı ki, gelecek olan deccal ve Süfyan onu değiştirmiş olsun?

**************  

RAHMET-İ RAHMÂN’A KAVUŞAN ÜNLÜ PSİKOLOG DOĞAN CÜCELOĞLU’NDAN HAYAT DÜSTURLARI:

  Yalan insanın ruhunu öldürür.                                                             

Ayrılıktır aslında ölümü acı kılan.

Ayrılıklar ölüm acısı gibidir.                                                    

Ön yargı; arı soktu diye bal yememektir.                                                   

İnsanın gerçek gücü sevgisinde açığa çıkar.

Mücadele insana değer katar.

Göz yaşı merhametin pınarıdır.

Merhamet etmeyen  meyve vermeyen ağaç gibidir.                              

İki insan birbirinin farkına varınca iletişim başlar.  Mutlu olmak istiyorsan mutlu etmesini bilmelisin.                                   

Mükemmel değil merhametli insan yetiştirmeyi hedefleyin.                                                            İnsanın kaçamayacağı en büyük otorite kendi vicdanıdır.                    

Ruhu öldürmek, bedeni öldürmekten daha büyük cinayettir.                    

Dil ne kadar yetersiz kalıyor insanın çektiklerini anlatmada.                             

Aklını gönlünün değerleriyle yöneten insan yaşamın efendisidir.

Kalbinin sesini dinleyen insan vicdanlıdır.

Mutluluk aramakla bulunacak şey değildir, onu inşa etmek gerekir.     

Kendi özüyle ilişkisi olmayanın gerçek anlamda kimseyle ilişkisi olamaz.                                                                                                  Sanırım çocuğun aklını hiçe saymak ona yapılabilecek en büyük zulümdür.                                                                                                                                                                                                          Çocukluğunu doya doya yaşayamamış bir insanın acısı hep gizlidir.                                                                                                                                                                                                                                           Hiç hata yapmayan insan,hiçbir şey yapmayan insandır.

Hayatta en büyük hata,kendini hatasız sanmaktır.

Sevilmek için sevmek gerek.

Annen yoksa  kimsen yok.?   

Saygı ve rahmetle anıyoruz.

++++++.

Doğan Cüceloğlu

“Ben Amerika’da 25 yıl kalmış bir insan olarak şöyle bir gözlem yapıyorum. Amerika’da hiç eğitim görmemiş bir insanla aynı odada kalmaktan korkarım. Beş dolar için gırtlağını kesebilir. Eğitim orada gerçekten bir fark yaratıyor. Eğitim düzeyi yükseldikçe, uygar, olgun, sorumluluk sahibi, verdiği sözü tutan, kişisel bütünlüğü olan bir insan olma yolunda ilerliyor. İstisnalar kesinlikle olabilir ama genellikle böyle.

Türkiye’ye gelip baktığımda iki faktör görüyorum. Şehirleşme ve eğitim. Türkiye’de şehirleşmiş ve eğitim görmüş insandan korkuyorum. Kesinlikle insafsız, kendinden ve kendi yakınlarının çıkarından başka bir şey düşünmüyor. Bu son derece kuvvetli bir duygu bende. İliğini sömürür bitirir, hiç acıma duygusu yoktur.

Ama şehirleşmemiş, okumamış, saf köylü olarak kalmışsa, onda değerler bilinci çok yüksektir. Sanki eğitilmiş Amerikalı…. Burada çok önemli bir gözlem var. Bunun üzerine düşünmek lâzım.

Benim analığım yörüktü. Annem öldükten sonra babam yeniden evlendi. Biz ona anne demedik, Ayşe teyze dedik. Ben daha on yaşındayım, sapanla vicik dediğimiz küçücük bir kuşu vurmaya çalışıyorum. ‘Vurma oğlum’ dedi. Ben, sen ne bilirsin Yörük karısı tavrı içinde,  ‘Ne var parmak gibi küp küçücük kuş’ dedim.

Analığımın cevabı: ‘Yavrum! Canın küçüğü büyüğü olur mu? Allah her birine bir can vermiş. Vurma yavrum günah.’ dedi.

Şu derinliğe bakın. Okuma yazması yok bu kadının. Yıllar Sonra bunun anlamını anladım. Anladığım zaman ağlamaya başladım.

Konferanstayım, böyle gözyaşı dökerek ağlıyorum. Yanımdaki Amerikalı kadın, ne oluyor bu adama diye meraklanmaya başladı. Ne oluyor dedi. O kadar mutluydum ki, ‘çok mutluyum’ dedim ağlayarak. Kendi kendime ‘Ya Rabbi! Çok şükür. Sağken bunun farkına vardım.

Biz bütün insanlar kardeştir deyince sanki çok şey söylüyoruz. Kadın bunları aşmış. Canlardan oluşan bir aile, büyük küçük yok. Hepsi birbirine eşit. Onur eşitliği var. Canın büyüğü küçüğü olur mu? Allah hepsine can vermiş. Şu bilinci görüyor musunuz? Nereden geliyor bu?

Bu, tasavvuf kültüründen geliyor. Bu yayılmış. Eğer şehirleşme ve eğitim ele geçirmemişse, hâlâ bu mayamızda var. Ben zamanım olsa, hiç şehir yüzü görmemiş hiç okumamış köylülerin, özellikle yaşlı kadınların arasında zaman geçirip, onlardan bilgelikler öğrenmek isterim.

Bu topraklarda neler birikmiş. Ne insanlık deneyimleri var. Bir de doğadan kopmamış. Sürekli doğayla haşır-neşir içerisinde o bilgelikler bilenmiş. Kitap bilgisi değil. Farkına varmış ve bir yere oturtmuş.”

*Cemil Meriç ise; Bizim aydınlarımız din düşmanı değil ancak İslam düşmanıdırlar, der.

Loading

No ResponsesŞubat 21st, 2021