VE ONA İKİ DE YOL GÖSTERMEDİK Mİ?

image_pdfimage_print

VE ONA İKİ DE YOL GÖSTERMEDİK Mİ?

Kur’ân-ı Hakîm’de insan nefsine hitaben kullanılan “zalûm” (çok zalim), “cehûl” (çok cahil) ve “lekenûd” (çok nankör) gibi mübalağalı (aşırı) sıfatlar, insanın derûnî yapısındaki külli potansiyeli ve zıt kutupları tasvir eden, hikmetli ve ibretli vurgulardır. Bu ifadeler, insanın mutlak kemale yönelme açısı ile esfel-i sâfilîne (aşağıların aşağısına) düşme tehlikesini gözler önüne serer.

I. Mübalağalı İfadelerin Aslı ve Verdiği Mesajlar
Kur’an-ı Kerîm, bu sıfatları insanın fıtratındaki kötülük potansiyelini ön plana çıkarmak için kullanır. Bu sıfatlar, faaliyet alanına çıkmayan bir yapıyı değil, imansızlık ve gafletle yoğrulmuş nefsin varabileceği nihai düşüş halini tasvir eder.
| İfade (Sıfat) | Ayet (Konu Bağlantısı) | Derûnî Manası | Verilen Hikmetli Mesaj |
|—|—|—|—|
| Zalûm (Çok Zalim) | Ahzâb 33/72 (Emaneti yüklenme) | Haddi aşan, hakkı zıt bir açıyla ihlal eden. | İnsan, emaneti yüklenerek zulmün en büyüğünü kendi nefsine yapma potansiyeline sahiptir. |

| Cehûl (Çok Cahil) | Ahzâb 33/72 (Emaneti yüklenme) | Hakikati bilmeye yanaşmayan, gaflet ile kendini körleyen. | Kâinattaki isbatları görmesine rağmen, cehaleti tercih etme ve imandan yüz çevirme eğilimi. |

| Lekenûd (Çok Nankör) | Hac 22/66; Fâtır 35/34; Âdiyât 100/1-11 | Nimetin aslını inkâr eden, şükrü terk eden. | Allah’ın sayısız nimetine karşı gerekli cevap olan şükrü yerine getirmeyerek nankörlüğün en aşırısına düşme tehlikesi. |

| Hasîr (Çok Zararlı) | Fâtır 35/40 (Ortak koşma) | Hayat sermayesini tamamen kaybeden, hüsrana uğrayan. | Fâni olana yönelip Bâki olanı kaybetme eğilimi sebebiyle en büyük zararı kendi nefsine verme durumu. |

II. Hikmeti, İlleti ve Düşüşün Mahiyeti

1. Hikmet ve İlleti (Nedeni) Nedir?

Bu mübalağalı ifadelerin hikmeti, insanın yaradılışındaki külli mahiyete dayanır:
* Emanet Hikmeti: İnsan, kâinatın en büyük emaneti olan akıl, irade ve hürriyeti yüklenmiştir. Bu emanet, insana meleklerden üstün olma potansiyeli verdiği gibi, zulüm ve cehalette en aşağı seviyeye düşme riskini de beraberinde getirir. Bu yüksek potansiyelin tersine çevrilmesi, aşırı bir zalimliği (zalûmiyyet) gerektirir.
* İbret Hikmeti: Bu uyarılar, nefsi gafletten uyandırmak ve terakki için bir hareket alanı oluşturmak içindir. Eğer bu kadar büyük bir tehlike olmasaydı, insan gayret göstermezdi.
* **Ene Hikmeti: İnsanın ene’sindeki hadsizlik ve enaniyet, onu sınırsız bir nankörlüğe ve cehalete sürükler. Kendini kendi nefsine malik görme yanılması, bütün kötülüklerin anahtarıdır.

2. Bu Nasıl Bir Hâl ve Ne Gibi Bir Düşüştür?

Bu hal, aklın terki ve manevi bir yozlaşmadır.
* Hâl: Bu, imanın zıddı olan küfür, şirk ve zulüm ile yoğrulmuş bir gaflet halidir. Mübalağalı kullanım, imanla donatılmış bir varlığın kendi potansiyelini inkâr etmesi ve hakkı görmekten imtina etmesi nedeniyle oluşan yıkımı gösterir.
* Düşüş: Bu, mekan olarak bir düşüş değil, manevi bir alçalıştır; esfel-i sâfilîn denilen aşağıların aşağısına düşüştür. Meleklerden üstün olma makamından, bel hüm adal (hayvandan aşağı) seviyesine düşmektir.

3. Kavranabilir mi? Nihayetinde Nedir?

Bu düşüşün derinliği, insanın hakiki kıymetini bilenler için kavranabilir bir durumdur:
* Kavranabilirlik: Düşüşün büyüklüğü, ancak yükselişin sınırları bilindiğinde kavranır. İman ve kulluk ile insan, en yüksek makamlara ulaşabilirken, zulüm ve cehalet ile bu yüksek kıymeti yok eder.
* Nihayet: Nihayetinde, bu sıfatların gerçekleştiği insanın akıbeti, dünyada huzursuzluk ve ahirette azaptır. İnsanın kendi elinde bulunan cennet ve cehennemin faturasını kesmesi demektir.

III. Kurtuluş Nasıl ve Ne İledir?

Kur’an-ı Hakîm, bu mübalağalı olumsuz sıfatlardan kurtuluşun yolunu da aynı keskinlikle gösterir:

1. Kurtuluşun Esası: Zıddıyla Tedavi

İnsan, mübalağalı kusurlarından, onların zıddı olan mübalağalı erdemlerle (faziletlerle) kurtulabilir:

| Düşüş (Hastalık) | Fazilet (Kurtuluş) | Vasıta ve Faaliyet |
|—|—|—|

| Zalûm (Zulüm) | Adalet ve Hakperestlik | Hakkın Hukukunu Gözetme, Nefsi Muhasebe ve Teslimiyet |

| Cehûl (Cehalet) | Marifet ve İrfan | Tefekkür, İlim Tahsil etme, Kâinattaki Ayetleri Okuma |

| Lekenûd (Nankörlük) | Şükür ve Kanaat | Nimetin Aslını Bilme, İbadetleri İhlasla Yapma |

2. Külli Kurtuluşun İsbatı

Bu külli düşüşten kurtuluş, ancak iki temel direk ile mümkündür; iman ve salih amel (faaliyet):
* İman-ı Tahkikî (Gerçekleşmiş İman): Zulmün temeli olan şirki ve cehaleti yok eden, Allah’ı sıfatlarıyla hakkıyla tanıma gayretidir (Marifetullah). Bu, “cehûl” sıfatını yener.
* Amel-i Sâlih (Salih Faaliyet): İmanın gereklerini yerine getirme ve hakkı teslim etme yoludur. İnsan, kendi nefsine karşı olan zulmü bırakıp kulluk vazifesini yapmakla “zalûm” ve “lekenûd” sıfatlarından kurtulur.
Hülasa, Kur’an’ın mübalağalı hitapları, insana kendi derûnî varlığını hatırlatan ve ebedî bir terakkiye davet eden ilahi bir uyarı ve davettir.

Hazırlayan: Mehmet Özçelik www.tesbitler.com
26/11/2025

Loading

No ResponsesKasım 27th, 2025