Tarihin Kırılma Anında Bir Gün: 26 Kasım 2025 ve Hakikat Aynası

image_pdfimage_print

Tarihin Kırılma Anında Bir Gün: 26 Kasım 2025 ve Hakikat Aynası

​Tarih, sadece rakamların birbirini kovaladığı bir takvim yaprağı değil; milletlerin kaderinin, vicdanların imtihanının ve hak ile batılın mücadelesinin kayda geçtiği canlı bir şahittir. Önümüzde duran 26 Kasım 2025 tarihli gazete manşetleri, sadece o güne ait havadisleri değil, aynı zamanda bir devrin ruhunu, cemiyetin vicdan haritasını ve istikbalin sancılarını gözler önüne sermektedir. Bu manşetler, basiret nazarıyla bakıldığında bizlere derin dersler ve ibretli manalar fısıldamaktadır.

​Adalet Terazisi ve Hesap Vakti

​Gazete sütunlarına yansıyan en çarpıcı hakikatlerden biri, “hesap günü” kavramının dünyevi plandaki tezahürüdür. Manşetlerde yer alan “Rüşvette Hesap Zamanı”, “Hırsızlar İçin Hesap Vakti” ve “Yasa Dışı Bahis Ağı Çökertildi” ifadeleri, adaletin tecellisinin ne denli elzem olduğunu haykırmaktadır. Bir toplumun mayası, adalet ve dürüstlüktür. Milletin malına uzanan ellerin, kamu hakkını ihlal edenlerin ve enaniyetine yenik düşerek fesada bulaşanların, er ya da geç hukuk önünde hesap verecek olması, ilahi adaletin de bir nevi dünyadaki gölgesidir. Bu hadiseler bize gösteriyor ki; makam ve mevkiler geçici, mesuliyet ise bakidir. Hakikat güneşi doğduğunda, karanlıkta işlenen cürümlerin ön plana çıkması kaçınılmazdır.

​İnsanlık Vicdanı ve Çifte Standartlar
​Diğer yandan manşetler, asrımızın en büyük yanılmalarından biri olan vicdan tutulmasını da yüzümüze çarpmaktadır. Bir yanda “Kadına Şiddet İnsanlığa İhanet” manşetiyle kadının izzetini koruma gayreti, diğer yanda “Feminizm Öldü” başlığıyla Gazze’de katledilen kadınlara sessiz kalan Batı menşeli ideolojilerin iflası… Bu manzara, cihan şümul bir hakikati haykırır: Kendi ideolojisine hizmet etmeyeni yok sayan bir “hak” anlayışı, hakikat değil, ancak bir yanılmadır. Gazze’deki annelerin feryadına sağır kalan bir dünyanın, kadın haklarından bahsetmesi inandırıcılığını yitirmiş, tahrip olmuş bir vicdanın ilanıdır. Bu durum, faziletin ancak külli bir adalet anlayışıyla mümkün olacağının en büyük isbatıdır.

​Beka Mücadelesi ve Fedakarlık
​Devletin ve milletin hayatını idame ettirebilmesi adına verilen mücadele de manşetlerin derûnî katmanlarında hissedilmektedir. “Darağacına hazırız yeter ki terör bitsin” ve “Türkiye Tarihî Bir Eşikte” ifadeleri, mevzu vatan olduğunda şahsi ikballerin nasıl bir kenara itildiğini göstermektedir. Ayrıca İstanbul’da ve yurt genelinde yürütülen “Casus Avı”, dahili ve harici talihsiz kimselere karşı devletin teyakkuzda olduğunu, milli hafızanın diri tutulduğunu tasvir etmektedir. Hürjet gibi milli projelerin hedefe ilerlemesi ise, bu milletin kendi aslına ve öz kaynaklarına dönüşünün müjdecisidir.

​Hülasa
​26 Kasım 2025 tarihli bu gazeteler, sadece bir günü değil, bir dönüm noktasını işaretlemektedir. Rüşvet ve yolsuzlukla mücadeleden, terör belasının defi için göze alınan riskler; Batı’nın çürüyen değerlerinden, Anadolu’nun irfanına sığınışa kadar pek çok mesaj bu sayfalarda gizlidir. Bizlere düşen, bu hadiseleri sadece birer haber olarak okumak değil; onlardan hikmet süzerek, hakikatin ve adaletin tarafında sarsılmaz bir irade ile durmaktır. Zira tarih, seyredenleri değil, müspet hareket edenleri yazar.

Hazırlayan: Mehmet Özçelik www.tesbitler.com
26/11/2025

Loading

No ResponsesKasım 27th, 2025