FITRATA BAŞKALDIRI: NESLİ İFSAT EDEN “ÇAĞDAŞ” SEFAHAT VE AKIBETİMİZ
FITRATA BAŞKALDIRI: NESLİ İFSAT EDEN “ÇAĞDAŞ” SEFAHAT VE AKIBETİMİZ
İnsanlık tarihi, iman ve küfür mücadelesinin sahnesidir. Ancak bu asırda, inançsızlıktan neşet eden öyle büyük bir bela zuhur etmiştir ki; o da hayayı, edebi ve fıtratı hedef alan, ahlaksızlığı “hürriyet” maskesi altında pazarlayan sefahat cereyanıdır.
Bugün “LGBT” ve türevleri adıyla önümüze konulan, kökü dışarıda, tesiri ise hanelerimizin içine kadar uzanan bu hareket, asrın en büyük manevi vebasıdır.
Siyaset Masasında Ahlakın İflası
Gazete manşetlerine yansıyan ve yürekleri dağlayan son hadiseler, bu tehlikenin kapımıza dayandığını değil, bizzat evin içine sokulmak istendiğini isbat ediyor. Yeni Şafak gazetesinin manşetinde de görüldüğü üzere; CHP’nin parti programına aldığı, “cinsel yönelim” adı altında meşrulaştırılmaya çalışılan bu sapkınlık, sadece siyasi bir tercih değil, toplumun temel taşı olan aileye ve nesle yapılmış açık bir suikasttır.
Program taslağındaki “Evde, okulda, iş yerinde, siyasal hayatta, kısacası hayatın her alanında” ifadesi dehşet vericidir. Bu, sapkınlığın sadece şahsi bir “yanılma” değil, devlet eliyle teşvik edilen, okullardaki masum yavrularımıza kadar zerk edilmek istenen bir zehir olduğunun itirafıdır. Aileyi, anneyi, babayı ve fıtratı inkar eden bu anlayış; nesli kurutmak, cemiyeti maneviyatsız bir yığına dönüştürmek isteyen “ifsat komitelerinin” faaliyetinden başka bir şey değildir.
Epstein Skandalı: “Medeni” Dünyanın Maskesi Düştü
Bize “çağdaşlık”, “özgürlük” ve “insan hakkı” masalları anlatan Batı medeniyetinin, perde arkasında nasıl bir çirkef yuvası olduğu, patlak veren Epstein skandalı ile bütün çıplaklığıyla ortaya dökülmüştür. Dünyanın en “seçkin” görünen isimlerinin, siyasetçilerinin ve zenginlerinin, çocukların istismar edildiği, fuhşiyatın ve sapkınlığın zirve yaptığı bir adada nasıl bir bataklığa saplandığına cihan şümul bir nazarla şahit olduk.
Bu skandal, sadece bir şahsın suçu değil; nefsi, hevası ve şehveti ilah edinen, hududullahı (Allah’ın sınırlarını) tanımayan sistemin çöküşüdür. Batı’nın kokuşmuş değerlerini “ilericilik” diye bu millete dayatanlar, aslında Epstein’in temsil ettiği o karanlık ve süfli dünyanın şubesi olmaya taliptirler.
İlahi İkaz: Lut Kavminin Akıbeti
Tarih, tekerrürden ibarettir derler; eğer ibret alınsaydı hiç tekerrür eder miydi? Kur’an-ı Kerim, bizlere asırlar öncesinden, haddi aşan ve fıtrata savaş açan bir kavmin, Lut kavminin hazin sonunu haber vererek ikazda bulunur.
Cenab-ı Hak, A’raf Suresi’nde şöyle buyurmaktadır:
> “Hani Lût da kavmine şöyle demişti: ‘Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayâsızlığı mı yapıyorsunuz? Çünkü siz, kadınları bırakıp da cinsel arzuyla erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz, haddi aşan bir toplumsunuz.'” (A’râf, 7/80-81)
>
Ayette geçen “haddi aşan toplum” ifadesi, bugünkü “sınır tanımaz” özgürlük anlayışının tam karşılığıdır. Allah’ın koyduğu fıtrat kanunlarını çiğneyenler, taş yağmuruyla helak olan o kavmin akıbetine doğru koşar adım gitmektedirler.
Risale-i Nur Penceresinden Bakış
Asrın manevi tabibi Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, sefahatin ve ahlaksızlığın, medeniyet-i sefihane vasıtasıyla insanlığı nasıl bir uçuruma sürüklediğini eserlerinde mükemmel bir surette tasvir etmiştir. Hevesat-ı nefsaniyenin peşine düşenlerin, hem dünyalarını hem de ahiretlerini nasıl berbat ettiklerini şöyle ifade eder:
> “Ey bu vatan gençleri! Frenkleri taklide çalışmayınız. Âyâ, Avrupa’nın size ettikleri hadsiz zulüm ve adavetten sonra, hangi akılla onların sefahat ve batıl efkârlarına ittibâ edip emniyet ediyorsunuz? Yok, yok! Sefihane taklit edenler, ittiba değil, belki şuursuz olarak onların safına iltihak edip kendi kendinizi ve kardeşlerinizi idam ediyorsunuz. Âgâh olunuz ki, siz ahlaksızcasına ittiba ettikçe, hamiyet davasında yalancılık ediyorsunuz. Çünkü şu surette ittibaınız, milliyetinize karşı bir istihfaftır ve millete bir istihzâdır.” (Lem’alar.17. Lem’a. Beşinci nota)
>
Görüldüğü üzere, bugün siyasi parti programlarına giren, okullara sokulmak istenen bu “terbiye-i sefihane”, gençliğin imanını ve milli hamiyetini söndürmeye yönelik bir projedir.
Netice-i Kelam
Bugün karşı karşıya kaldığımız tehlike, basit bir siyasi tartışma meselesi değildir. Mesele; fıtratın muhafazası, neslin devamı ve imanın selametidir. “Cinsel yönelim” kılıfı altında sunulan bu ahlaksızlık, Lut kavmini helak eden hastalığın bu asırdaki metastaz yapmış halidir.
Müslüman Türk milleti, feraset ve basiret ile hareket etmeli, bu “süslü” ve “demokratik” ambalajlı zehri reddetmelidir. Aksi takdirde, hayasızlığın ve fuhşiyatın istila ettiği bir toplumda, ne aile kalır, ne devlet, ne de istikbal. Unutmayalım ki; edebi olmayanın, ebedi bir geleceği de olmaz.
Hazırlayan: Mehmet Özçelik www.tesbitler.com
23/11/2025
![]()

