KÜRESEL KANALİZASYONUN PATLADIĞI NOKTA: SİYONİZMİN KARANLIK DEHLİZLERİ VE EPSTEIN AĞI

KÜRESEL KANALİZASYONUN PATLADIĞI NOKTA: SİYONİZMİN KARANLIK DEHLİZLERİ VE EPSTEIN AĞI

Dünya, uzun zamandır süslü perdeler ardında saklanan, medeniyet makyajı yapmış vahşi bir yüzün ifşasına şahitlik ediyor. Zahirde “elit”, “hayırsever” ve “iş adamı” maskesi takanların, perde arkasında nasıl bir esfeli safilin çukuruna yuvarlandığı, Jeffrey Epstein denilen karanlık şahsın açılan kara kaplı defterleriyle ortaya saçıldı. Bu hadise, sadece bir şahsın sapkınlığı değil; küresel bir kanalizasyonun ana borusunun patlamasıdır.
Yıllardır “komplo teorisi” denilerek ötelenen hakikatler, bugün bizzat FBI belgeleri ve mahkeme tutanaklarıyla birer “delil” ve “isbat” hükmüne geçmiştir. Ortaya çıkan üç milyonu aşkın belge, ses kaydı ve görüntü; meselenin sadece nefsani bir sapkınlık olmadığını, bilakis planlı, organizeli ve devlet destekli bir istihbarat operasyonu olduğunu haykırmaktadır.
İsrail medyası, telaşla bu pisliği halının altına süpürme gayretine girmiş, Epstein’in MOSSAD ile irtibatını inkâr yoluna gitmiştir. Lakin güneş balçıkla sıvanmaz. Belgeler, Epstein’in sadece bir “pedofil” değil, bizzat İsrail Eski Başbakanı Ehud Barak’ın rahle-i tedrisinden geçmiş, casusluk eğitimi almış bir “etki ajanı” olduğunu göstermektedir. Bu ağ, dünyanın en mahrem, en kirli tuzaklarını kurarak; siyasetten ekonomiye, teknolojiden akademiye kadar her sahada şantajla güç devşiren bir örümcek ağıdır.
Tarih tekerrürden ibarettir derler; ibret alınsaydı hiç tekerrür eder miydi? Mazide Robert Maxwell gibi medya baronlarını kullanan, işleri bitince de onları okyanusun karanlık sularına gömen bu yapı, bugün Epstein üzerinden aynı karanlık senaryoyu tatbik etmiştir. Maxwell’in “İmparatorluğum çöküyor, beni kurtarın yoksa her şeyi ifşa ederim” tehdidi, nasıl ki şüpheli bir ölümle neticelendiyse; Epstein’in hücresindeki akıbeti de aynı “susturma” politikasının bir tezahürüdür.
Fakat meselenin en can yakıcı, vicdanları en çok kanatan tarafı, işin “çocuk” boyutudur. New York’un göbeğinde, Brooklyn’deki sinagogların altından çıkan gizli tüneller, kanlı döşekler ve bebek pusetleri; zihinlere tarihin tozlu sayfalarındaki “iğneli fıçı” hadiselerini getirmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın “Siz öldürmeyi çok iyi bilirsiniz” hitabı, sadece bir siyasi çıkış değil, tarihi bir hakikatin ve genetik bir kodun teşhisi gibidir.
Bir yanda Gazze’de çocukların üzerine bomba yağdıran zihniyet, diğer yanda New York’un dehlizlerinde çocukların masumiyetini katleden karanlık eller… Bu iki resim birbirinden bağımsız değildir. Biri zahiri, diğeri batini bir zulümdür. Biri aşikâr, diğeri gizli bir vampirliktir. Yıllardır kaybolan yüz binlerce çocuğun akıbeti, organ mafyası, kan ticareti ve satanist ritüelleri andıran ayinler; bu küresel şer şebekesinin, insanlıktan ne denli uzaklaştığının en acı göstergesidir.
Tucker Carlson gibi isimlerin “Bunu söylememize izin verilmiyor” diyerek işaret ettiği medya sansürü, aslında bu küresel suç ağının ne kadar muhkem bir koruma kalkanına sahip olduğunu göstermektedir. Lakin mızrak çuvala sığmamaktadır. Fıtrat, bu kadar inhirafı kaldırmaz. Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.
Bu yaşananlar, insanlığın vicdanına saplanmış bir hançerdir. Bu ağın deşifre olması, sadece bir hukuki süreç değil, aynı zamanda beşeriyetin bu “habis ur”dan kurtulma mücadelesinin bir parçasıdır. Görünen o ki; “medeniyet” denilen maske düşmüş ve altından dişlerinden kan damlayan bir canavar çıkmıştır. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Zira küfrün devamı mümkündür ama zulmün devamı mümkün değildir.

MAKALE ÖZETİ
Jeffrey Epstein skandalı, ferdi bir suç olmaktan öte, İsrail istihbaratı (MOSSAD) ile doğrudan bağlantılı, küresel çapta organize edilmiş bir şantaj ve casusluk ağıdır. İsrail basını her ne kadar bu bağı aklama gayretine girse de; FBI belgeleri ve şahitlikler, Epstein’in Ehud Barak gibi isimler tarafından eğitildiğini ve bu yapının bir parçası olduğunu isbat etmiştir. Robert Maxwell örneğinde olduğu gibi, bu yapı kendilerine hizmet edenleri kullandıktan sonra ortadan kaldırmaktadır. Meselenin en vahim boyutu ise; Brooklyn’deki tüneller, kanlı yataklar ve kayıp çocuklar gerçeğiyle birleşen, tarihi “iğneli fıçı” hadiselerini andıran sapkın ritüeller ve çocuklara yönelik zulümdür. Bu hadise, “Siz öldürmeyi iyi bilirsiniz” sözünün tarihi ve güncel bir tasdiki niteliğindedir. Küresel medya bu gerçekleri örtbas etmeye çalışsa da, patlayan bu kanalizasyon, siyonizmin insanlık dışı karanlık yüzünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermiştir.

Hazırlayan: Mehmet Özçelik www.tesbitler.com
www.mehmetözçelik.com
O7/02/2026