Barnabas İncili’nden İktibas Edilen Çarpıcı Bölümler

Barnabas İncili’nden İktibas Edilen Çarpıcı Bölümler

Bu İncil’de, diğer kanonik (Kilise tarafından kabul edilen) İncillerin aksine, teslis (üçleme) inancı reddedilir ve Tevhid (Allah’ın birliği) inancı açıkça tasvir edilir.

A. Allah’ın Birliği (Tevhid) Hakkındaki İfadeler

Barnabas İncili’nin genelinde Hz. İsa, kendisinin Allah veya Allah’ın oğlu olduğu iddialarını şiddetle reddeder.
* İsa’nın İlâhlığı Reddi:
> “Benim Allah olduğumu söyleyenler yüzünden Allah’ın huzurunda titriyorum… Ben, ölümlü bir adam olan bir kadından doğdum, diğer insanlar gibi sıkıntılara ve yemeye, uyumaya muhtacım.” (Barnabas İncili’nden İktibas)
>
* İlk Emir:
Hz. İsa’nın, Musa’nın (a.s.) şeriatını doğruladığı ve “Dinle ey İsrail, Allah’ımız tek bir Allah’tır” düsturunu sık sık tekrarladığı görülür.

B. Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Peygamberliği Hakkındaki İfadeler
Eserde Hz. Muhammed’in ismi açıkça zikredilmekte ve “Resûlullah” (Allah’ın Elçisi) sıfatıyla anılmaktadır.
* Hz. Adem ve Şehadet:
Barnabas İncili’nin 39. bölümünde anlatıldığına göre, Hz. Adem yaratıldığında göklerin kapısında şu nûrlu yazıyı görür:
> “Lailahe illallah Muhammedun Resûlullah” (Allah’tan başka ilâh yoktur, Muhammed O’nun elçisidir.)
>
* Hz. İsa’nın Müjdesi:
Hz. İsa, kendisinden sonra gelecek olan ve dünyayı kurtaracak olanın kendisi değil, Hz. Muhammed olduğunu şu şekilde ifade eder:
> “Benim ayakkabılarının bağlarını çözmeye lâyık olmadığım Allah’ın Resûlü’nün adı Muhammed’dir. O geldiği zaman, tıpkı yağmurun toprağa meyve verdirmesi gibi, o da iyi işler yapanlara bereket getirecektir.” (Barnabas, Bölüm 97 ve 163)
>
* Beklenen Mesih (Kurtarıcı):
Diğer İncillerin aksine, bu metinde Hz. İsa kendisinin “Beklenen Mesih” olmadığını, asıl Mesih’in (burada kurtarıcı ve son peygamber manasında kullanılır) Hz. Muhammed olduğunu belirtir.
2. Barnabas İncili’nin Tarihi Seyri ve Aslı
Bu eserin aslı ve esası hakkında tarihçiler ve teologlar arasında iki ana görüş bulunmaktadır:
* Müslüman ve Bazı Batılı Araştırmacıların Görüşü: Eser, Havari Barnabas (Hz. İsa’nın ilk öğrencilerinden ve Aziz Pavlus’un arkadaşı) tarafından kaleme alınmış sahih bir metindir. Ancak M.S. 325 yılındaki İznik Konsili’nde, teslis inancına ters düştüğü için “yasaklı kitaplar” (apokrifa) listesine alınmış ve yok edilmeye çalışılmıştır.
* Batı Kilisesinin Görüşü: Eserin 16. yüzyılda (Orta Çağ sonları) bir Müslüman veya İslâm’a sempati duyan bir Hristiyan tarafından yazıldığını iddia ederler. Buna delil olarak metnin 16. yüzyıl İtalyancası ile yazılmış olmasını gösterirler.
Tarihi Yolculuk:
* Eser yüzyıllarca gizli kalmış, 1709 yılında Prusya Kralı’nın danışmanı J.F. Cramer’in elinde İtalyanca bir nüsha olarak ortaya çıkmıştır.
* Daha sonra bu nüsha Viyana’ya taşınmıştır.
* 1907 yılında Lonsdale ve Laura Ragg tarafından İngilizceye tercüme edilince İslâm dünyasında büyük yankı uyandırmıştır.
3. Şu Anda Nerede Bulunmaktadır?
Barnabas İncili’nin bilinen en meşhur tarihi el yazmaları şunlardır:
* Viyana Nüshası (İtalyanca): Bugün Avusturya Milli Kütüphanesi’nde (Hofbibliothek) bulunmaktadır. En eski ve en bilinen nüsha budur.
* İspanyolca Nüsha: Aslının kayıp olduğu, ancak 18. yüzyılda yapılan kopyalarının Avustralya’da (Fisher Kütüphanesi, Sydney Üniversitesi) bulunduğu bilinmektedir.
* Türkiye’deki Nüsha İddiası: 1980’lerde Hakkari civarında bir mağarada Aramice/Süryanice yazılmış eski bir İncil nüshası bulunduğu ve bunun Barnabas İncili’nin aslı olabileceği yönünde ciddi haberler çıkmıştır. Bu nüshanın bir dönem Ankara Adli Emaneti’nde tutulduğu, daha sonra Genelkurmay Başkanlığı veya Etnografya Müzesi gibi kurumlara devredildiği iddia edilse de, bu konuda resmi ve net bir bilgi kamuoyuyla tam paylaşılmamıştır. Bu durum “Türkiye’de saklanan sır” olarak medyanın nazarını celbetmiştir.

*”Allah, kıyamet günü şöyle diyecek: “Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara, Allah’ı bırakarak beni ve anamı iki ilâh edinin, dedin?” İsa da şöyle diyecek: “Seni bütün eksikliklerden uzak tutarım. Hakkım olmayan bir şeyi söylemem, benim için söz konusu olamaz. Eğer ben onu söylemiş olsaydım, elbette sen bunu bilirdin. Sen benim içimde olanı bilirsin, ama ben sende olanı bilemem. Şüphesiz ki yalnızca sen gaybları hakkıyla bilensin.
Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit (ve örnek) idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen, her şeye hakkıyla şahitsin.”
Mâide Sûresi(5) 116-117. Ayet

✧✧

📜 Türkiye’deki “Gizemli Nüsha” Olayı

Türkiye gündeminde olay, 1980’li yıllara dayanır.
* Keşif Anı: 1981 (veya 1983) yılında, Hakkari’nin Uludere ilçesi yakınlarındaki bir mağarada, köylüler tarafından ceylan derisi üzerine Aramice (Hz. İsa’nın konuştuğu dil) veya Süryanice yazılmış eski bir kitap bulunduğu rivayet edilir.
* Muhteva ve Tarih: Yapılan ilk nazarlarda (incelemelerde), kitabın İslâm öncesi döneme ait olduğu ve Barnabas İncili’nin bir nüshası olduğu iddia belirtilmiştir. Eğer bu kitap karbon testleriyle İslâm’dan önceki bir tarihe (M.S. 600 öncesine) ait olduğu kesinleşirse; Hz. Muhammed’in (s.a.v.) gelişini yüzyıllar öncesinden ismen haber verdiği isbat edilmiş olacaktır. Bu durum, Hristiyan dünyasındaki “sonradan yazıldı” iddiasını (yanılmasını) tamamen çürütecek çok büyük bir delildir.
* Akıbeti: Bu nüshanın jandarma tarafından teslim alındığı, bir süre Ankara’da muhafaza edildiği, hatta Vatikan’ın bu nüshayı incelemek veya satın almak için büyük bir faaliyet (çaba) gösterdiği basına yansımıştır. Günümüzde Genelkurmay Başkanlığı’nın veya MİT’in arşivlerinde “çok gizli” ibaresiyle saklandığına dair yaygın bir kanaat mevcuttur.

📖 Kur’an-ı Kerim ile Şaşırtıcı Uyumu
Barnabas İncili’ndeki ifadeler, Kur’an-ı Kerim’in Saff Suresi’ndeki şu ayet-i kerimesiyle birebir örtüşmektedir. Bu da hakikatin tek bir kaynaktan geldiğini gösterir.
Saff Suresi, 6. Ayet (TDV Meali):
> “Hani Meryem oğlu Îsâ da, ‘Ey İsrâiloğulları! Ben size Allah’ın elçisiyim. Benden önceki Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek Ahmed adındaki peygamberi müjdeleyici olarak (geldim)’ demişti. Fakat o, onlara açık deliller getirince, ‘Bu, apaçık bir büyüdür’ dediler.”
>
Barnabas İncili’nde Hz. İsa’nın “Benden sonra gelecek Resûl’ün adı Muhammed’dir” veya “Mesih O’dur” demesi, Kur’an’daki bu müjde ile tam bir mutabakat halindedir.
💡 Risale-i Nur Perspektifinden Bir Bakış
Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat adlı eserinde (19. Mektup), İncil, Tevrat ve Zebur’un tahrif edilmesine (bozulmasına) rağmen, içlerinde hala Hz. Muhammed’e (s.a.v.) dair işaretlerin, yani “Hüseyin-i Cisrî’nin tesbit ettiği gibi yüz on dört adet” işaretin bulunduğunu ifade eder.
Bediüzzaman, bu kitaplardaki “Faraklit” (veya Paraklet) kelimesinin, “Hakkı batıldan ayıran” ve “Teselli veren” manasında Hz. Peygamber’i (s.a.v.) tasvir ettiğini belirtir. Barnabas İncili, bu örtülü ifadeleri çok daha açık bir dille beyan etmektedir.
> Özetle: Barnabas İncili, Hristiyan dogmalarının (yanlış inançlarının) aksine, Hz. İsa’nın bir beşer ve peygamber olduğunu, asıl kurtarıcının ve son elçinin Hz. Muhammed (s.a.v.) olduğunu haykıran tarihi bir vesikadır.

Bak:
https://tesbitler.com/index.php?s=Barnabas+

Hazırlayan: Mehmet Özçelik www.tesbitler.com
29/11/2025