UYKUDAYDIK…

UYKUDAYDIK…

Yeni uyanıyoruz.

Coğrafyamızda, çevremizde, İslam dünyasında bulunan kardeşlerimizin çektiği acıların yeni farkına varıp, yeni uyanıyoruz.

Bizim kadar hatta bizden fazla zulüm görmüşler.

50 yıldır bizdeki PKK, daha fazlasıyla onlara zulmetmiş.

Biz her ne vakit uyanmaya çalıştıysak uyutulduk, uyandırılmadık.

100-150 yıldır uykudayız.

Ne kadar uyandığımız ise tartışılır.

-“Atina’daki camiye Ortodoks yönetim.

Yunanistan, Avrupa’nın cami olmayan tek başkenti Atina’ya Türkiye’nin de ısrarları ve 14 yıllık uzun bir sürecin sonunda cami yapmak zorunda kaldı. Ancak kubbesiz ve minaresiz caminin yönetim kurulu da tam Yunan işi. 9 kişilik yönetimde başkan ve başkan yardımcısı dahil 5 Ortodoks Hıristiyan var.”[1]

Bu haberi aslında şunun için aldım;

Gerek Türkiye’de ve gerekse de İslam dünyasında ortaya konulan yönetim sistemleri bu şekilde oluşturulmuş.

Eğitiminden hukukuna, maliyesinden ailenin yönetimine kadar resmi olarak karar mercii azınlıkların yönetimdeki ağırlığının sağlanmasıyla sürdürülmüş.

Suriye’yi bu hale getiren uygulama budur.

Bizi bir asırdır yönetimden darbelere kadar yöneten zihniyet bu zihniyettir.

Azınlıkların çoğunluğa üstünlüğü.

Bu bir masonik yapılanmadır.

-“Avrupa’da Müslüman kadına psikolojik şiddet: Başörtün var işe alamayız!”[2]

Türkiye de yıllardır başörtüsü zulmünü işleyenler, şimdi pazarlarını Almanya, Fransa gibi ülkelere kurdular.

Acaba bu zulmü bizdeki münafık yapılırlar mı ihraç etti yoksa batılılar mı pazarlarını geri çekip, başka pazarlar mı aramaya başladılar?

Belki her ikisi…

-Türkiye bugün yüz yıllık uykusundan birazcık uyanmasıyla Türkiye’nin bugününün dünkünden farkı; yüz yıl önce sırtını döndüğü orta doğudaki kardeşlerine yüzünü dönmesi ve Türk cumhuriyetlerini yanına almasıdır.

Kardeşlerine imdada koşmaktadır.

Hatta insanlığa…

Türkiye İslam dünyası ile insanlık dünyası arasında köprülük yapmaktadır.

Kıtaları birleştirmektedir.

*****************  

Kirlenmek, lekelenmek ve ömür boyu mahcup olmaktan, mahcup olarak yaşayıp mahcup olarak ölmekten, mahcup dirilip mahcup hesap vermekten korktuğum için kime oy vereceğim veya kimin gelmesinin önemi kadar, kimin gelmemesi beni düşündürüyor.

Dünyada neredeyse hiç görülmemiş bir tezat ve uygulama;

Sağ kesimi temsil ettiğini söyleyen 5 parti, sol partiyi iktidar etmek için bir arada.

O sol partide Pkk’nın etki ve kontrolünde adeta ona gebe ve borçlu gibi.

Maalesef oyunlar bitmedi. Kirli işler devam edecek.

Çalınan Kpss soruları gibi.

Bağırsaktaki mikroplar tamamen bitmiş değil. Kalıntılar var. Üremeye, türemeye ve üretmeye devam ediyor.

Ne tezat değil mi?

Oysa birlik zamanı.

MANEVİ KÖRLÜK

Neye mi?
Hakikate…
Vicdana…
Kalbe…
Akla…
İnsaniyete…
Maddi körlükten daha dehşetlisi, manevi körlüktür.
Manevi yapının zayıflığı nisbetinde, manevi körlükte ziyadeleşir.
İnsanlarda ve toplumlarda maddi körlükten önce, manevi körlük başlar.
Maddi körlüğün yolu, manevi körlükten geçer.
Kur’an’ı Kerim’in, onlar; Kör, sağır ve dilsizler, hakka dönmezler, sözündeki körlük, maddi körlük değildir.
Kâfirler ahirette kör olarak yaratılınca, ya Rabbi biz dünyada kör değildik, diyeceklerdir.
İşte bu körlük hak ve hakikati görmeme körlüğüdür.

MEHMET ÖZÇELİK/ 8-8-2022

[1] https://www.yenisafak.com/gundem/atinadaki-camiye-ortodoks-yonetim-3840813

[2] https://www.yenisafak.com/dunya/avrupada-musluman-kadina-psikolojik-siddet-basortun-var-ise-alamayiz-3840943

 

No ResponsesAğustos 8th, 2022